İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/110 E. 2026/30 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/110
- Karar No
- 2026/30
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/ KARAR NO : 2026/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/06/2025 KARAR TARİHİ : 27/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde özetle ; Müvekkil ile davalı arasında ticari münasebetinden kaynaklanan cariye konu faturalardan kaynaklanan konusu "hazır beton" satımı ve pompa kiralamaya ilişkin alacak bedellerinin ödememesi neticesinde, ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/ Esas sayılı takip dosyası ile bu alacağın tahsili için ilamsız takip yapıldığını, davalı tarafça takibe, borca, faize ve her türlü ferilerine ve icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğini, itiraz nedeni ile ilgili icra takibi ... İcra Dairesi'nin 2024/ Esas sayılı takip numarasını almış olup neticeten durmuş bulunan takip neticesi arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk son tutanağında da görüleceği üzere anlaşma sağlanamadığını, davalının tüm itirazları yersiz ve mesnetsiz olup iptalinin gerektiğini, davalının borca itirazının yersiz olduğunu, davalının müvekkiline "hazır beton" ve ''pompa kiralama'' bedellerini ödemediğini, müvekkile ait ticari defterler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ve yargılama neticesinde müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu sabit olacak olup, davalının borca ve ödeme emrine yönelik itirazının iptali gerektiğini, yargılama esnasında celp ve tetkik olunacak delillerle, taraf ticari defter ve kayıtlarının tetkiki ile, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu açıkça ortaya çıkacağını, bu nedenle davalının borca ve ödeme emrine itirazı yersiz ve mesnetsiz olup, iptalinin gerektiğini, davalının kötü niyetli olarak bu zamana kadar ödemelerini yapmadığını, müvekkilin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ve dava konusu icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ederek müvekkilin alacağına ulaşmasına engel olduğunu, davalı tarafa ulaşılamaması ve iletişime geçilememesi, davalı tarafın edimini ifa etmemesi, davalı tarafın borçlarını bu şekilde talik etmesi müvekkilin alacağını hiç tahsil edemeyeceği ve davalı tarafın borçlarından kurtulmaya çalıştığı hususunda kanaat uyandırmadığını, bu sebeple ileride telafisi mümkün olmayan zararların oluşmaması için ihtiyati haciz taleplerinin olduğunu,2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca davalının alacağı tahsilini zorlaştırmak amaçlı haksız itirazı nedeniyle %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, borç tutarının likit olup davalı tarafından da belirlenebilir mahiyette olduğunu, davalı/borçlunun icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini ve icra takibinin hızlı bir şekilde sonuçlandırılmasına engel olduğunu, öncelikle teminatsız, mahkemeaksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulü ile sonrasında davanın kabulüne karar verilmesini, davalının, ... İcra Dairesi'nin 2024/ Esas sayılı icra dosyasına vaki yersiz ve yasal mesnetten yoksun borca ve ödeme emrine ilişkin itirazının iptali ile icra takibinin devamına, itirazlarında haksız olan davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde özetle ;davacı tarafın takibin dayanağının ne olduğuna dahi açıklık getirmediğini, dava dilekçesinde pompa kiralama ve hazır beton bedellerinin ödenmediği iddiasında bulunulduğunu, bu iddiaların gerçeği yansıtmamakta olduğunu, öncelikle müvekkil söz konusu davacı firmadan ... İli ... İlçesi ... Köyü'nde yer alan ev inşaatı için beton siparişi verdiğini, verilen sipariş miktarı 160 m³ olup, bu miktara ilişkin bedel, dilekçe ekinde sunulan dekonttan da anlaşılacağı üzere, davacı firmaya ödendiğini, sipariş üzerine davacı firma belirtilen miktardaki 160 m³ betonu inşaat sahasına döktüğünü, bu teslimata ilişkin müvekkile ne bir belge ne de herhangi bir irsaliye fişi verilmediğini, yaşanan bu gelişmelerin ardından dökülen 160 m³ betonun yetersiz kaldığının görüldüğünü, bunun üzerine müvekkil eksik kalan miktarı "..." isimli firmadan temin ederek inşaatını tamamlamak zorunda kaldığını, bu durumun müvekkilin mağduriyetine yol açtığını, daha sonra, davacı firma müvekkili defalarca arayarak "vade farkı oluştu", "daha fazla beton döküldü" gibi gerekçelerle müvekkilden tekrar ödeme talebinde bulunduğunu, müvekkilinin davacı firmanın kurumsal bir firma olduğu düşüncesiyle, herhangi bir borcu bulunmadığı hâlde 30.000 TL tutarında vade farkı ödemesi yaptığını, (Bu hususla ilgili istirdat davası açma hakkımız saklıdır.), ancak davacı firma bu ödeme ile yetinmediğini, yeniden irtibata geçerek 160 m³’ten daha fazla beton döküldüğünü iddia ederek bu fazlalığın bedelinin de ödenmesini talep ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin fazla döküldüğü iddia edilen betona ilişkin irsaliye fişlerini istediğini, ancak davacı firma bu yönde herhangi bir belge sunamadığını, davacının alacak talebini somut herhangi bir temele dayandırmadan, hukuk mantığına aykırı şekilde hareket ettiğini, keyfi başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, bu nedenlerle davanın reddine, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı taraf aleyihine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan etmiştir. HUKUKİ DELİLLER: Dosya mahkememize ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) 20/11/2025 tarihli 2025/ esas 2025/ karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderilmiştir. Mahkeme gerekçesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın cari hesaptan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğunu ve davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu belirtilmiştir.Davalının tacir olup olmadığı hususunda ... Vergi Dairesinden, ...'dan ve ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasına müzekkereler yazılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, hazır beton satışı ve pompa kiralamasından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Ticari davaların hangi davalar olduğu TTK m.4'te tanımlanmış ve belirlenmiştir. Bu maddeye göre ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK.nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK.nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Bu açıklamalarla birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, eldeki dava, davacının davalıya hazır beton satışı ve pompa kiralama hizmeti sunduğunu, buna karşılık davalının bedel ödemediğini ileri sürerek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf her ne kadar cari hesap alacağına dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatmış ise de, dosya kapsamında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca taraflar arasında imzalanmış bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu hâliyle eldeki davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı açıktır. Bu durumda, tarafların tacir olup olmadığı ile işin her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması ve sonucuna göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir.Davacının tüzel kişi tacir olduğu hususu ihtilafsızdır. Davalı gerçek kişi yönünden yapılan araştırmada; Ticaret Sicilinde ve ... Odasında adına kayıtlı herhangi bir kaydın bulunmadığı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 21/01/2026 tarihli yazısında ise davalının 2024 yılında faaliyet kaydının olmadığının, faaliyetine 30/05/2025 tarihi itibariyle başladığı ve 431201 nace kodlu Zemin ve Arazi Hazırlama, Alanın Temizlenmesi ile Kazı ve Hafriyat İşleri faaliyeti ile iştigal ettiğinin bildirildiği, dolayısıyla davalının beton alımının gerçekleştiği 2024 yılında herhangi bir faaliyet kaydının olmadığı görüldüğü bu haliyle davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir sıfatını haiz olmadığı, bu itibarla eldeki davanın nispi ticari dava niteliği de taşımadığı görüldüğünden uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekecektir.Mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden görevli mahkeme ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bununla birlikte, kararın istinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde mahkememiz ile ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından yargı yerinin belirlenmesi ve merci tayini için dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin ... 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE, 3-Kararın, istinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için, HMK.nun 20. Maddesi gereğince dava dosyasının mercii tayini konusunda karar verilmesi bakımından resen ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİNE gönderilmesine, 4-Yargılama giderleri, harç, vekalet ücreti ve sair hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere dosya üzerinde karar verildi. 27/01/2026
Katip ✍E-Imzalıdır
Hakim ✍E-Imzalıdır