İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/993 E. 2026/18 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/993
Karar No
2026/18
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/993 Esas KARAR NO : 2026/18

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2025 KARAR TARİHİ : 13/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: (1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... mevkinde 30.11.2025 tarihinde davalıya ait ... plaka sayılı aracı, müvekkiline ait ... plaka sayılı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalı araçın tam ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, kaza neticesinde müvekkilinin ... plakalı aracı tamamen hasar oluştuğunu, müvekkilinin aracının kaza mahallinde ve kaza sonrasında çekilen fotoğraflarını dilekçeye eklediklerini, davalarının yetkili mahkemede açıldığını, işbu davayı açmakta hukuki yararlarının olduklarını, söz konusu eylemin haksız fiilden kaynaklanan trafik kazasında zararların tazmini için olduğunu, araçta meydana gelen hasar ve hasardan kaynaklı araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin tazminat taleplerinin uzman bir bilirkişi marifetiyle tespit edilebileceğini, 4 Aralık 2021 Cumartesi tarihinde yapılan Resmi Gazete yayınlanan değişikliğe istinaden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar başlığı ile Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile araç hasarlarının onarımında öncelikle orijinal parça kullanımı şartı düzenlemesi mevcut olduğunu, yani orjinal parça zorunlu olup hasar bedelinin orjinal parça olma zorunluluğu göz önünde bulundurulmalısını, işbu sebepten dolayı öncelikle müvekkilinin araçta değişmesi gereken parçaların tespit edilmesini, tespit edildikten sonra bu parçaların orjinal parça ile mi değiştirilip değiştirilmediğinin tespit edilmesini, eğer ki eşdeğer veya çıkma parça takıldı ise orjinal parça fiyatları üzerinden müvekkilinin gerçek zararın tazminini, hasar bedeli hesaplanırken iskonto yapılmasının mümkün olmadığını, hasar bedeli KDV dahil edilerek hesaplanmasını, kaza sonucunda müvekkilin aracı hasara uğradığını, hasar bedeli hasar sonucunda ortaya çıkan reel değer kaybı bedeli ve müvekkilinin işbu kaza sebebiyle aracını kullanamadığı gün sayısınca uğramış olduğu hak mahrumiyet bedelini ortaya çıktığını, buna göre Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli 31269 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan... E. ve ...K. Sayılı kararı uyarınca müvekkiline ait aracının uğradığı reel değer kaybının hesaplanmasını, arabanın kazasız hali ile kazalı hali arasında ki (araçta oluşan hasar veya tramere işlenmiş hasardan dolayı) fiyat farkı değer kaybı olduğunu, bu sebeple kazadan önce ki rayici ile kazalı halinde ki rayicinin tespit edilerek aradaki farkın bulunmasını, müvekkilinin aracın onarımda kaldığı gün sayısınca aracını kullanamamış hak mahrumiyeti kaybına uğradığını, bilirkişi onarım gün sayısı ve aracın rayiç piyasa değerinin tespiti ile müvekkilinin davalının haksız fiili sebebiyle ortaya çıkan hak mahrumiyet bedelinin tespiti ve davalıdan tanzimi gerektiğini, davacı müvekkilinin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak talep edilebilir tazminat bedelinin yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK m.107 gereği belirsiz alacak davamızı) fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak şimdilik 100,00 TL alacaklarının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. (2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti: Davalının evap dilekçesi sunulmadığı görüldü. (II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: 1-... Vergi Dairesi tarafından davacının gelir vergisini gösterir müzekkere cevabı, 2-Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: HMK'nın 1. Maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindedir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Ayrı Yasa'nın 115/1.maddesine göre de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı düzenlenmiştir. 6335 sayılı Kanun'un 2. Maddesi ile değişik 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. TTK'nın 4/1.maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK'nın 11/1.maddesine göre, Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. TTK'nın 12/1.maddesinde tacir tanımına yer verilerek " Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişi "tacir olarak tanımlanmaktadır. TTK'nın 15/..maddesinde de esnaf tanımı yapılmıştır. Buna göre "İster gezici olsun ister bir dükkanda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyet sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.". 21.06.2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giden 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 3.maddesinde yer ise esnaf ve sanatkar, "ister gezici ister sabit bir mekanda bulunsun, Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimler" olarak açıklanmıştır. (m İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi ... Esas... Karar) Davacının davası, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle taksi olarak kullanılan davacıya ait ... plakalı aracın, tamir edildiği süre içinde davacının uğradığı kar kaybının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında ... tarihinde davacıya ait ...plakalı numaralı taksi ile davalı şirket adına tescilli ... plaka sayılı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasında uyuşmazlık, taksi olarak kullanılan davacı aracının tamir süreci içinde davacının kar kaybına uğrayıp uğramadığı, davacının aracında değer kaybı oluşup oluşmadığı, davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin ne kadar olduğu, varsa davacının davalıdan talep edebileceği hasar bedeli, değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli ile munzam zarardan oluşan madde tazminatın ne kadar olduğu hususlarından kaynaklanmaktadır. Dosyaya celp edilen kayıt ve belgelerin incelenmesinden, davacının basit usul ticari kazanç olarak mükellefiyetini yürüttüğü, gelir vergisi kanun 46,47 ve 48 maddeleri uyarınca basit usul ticari kazanç elde ettiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı adına kayıtlı ... plakalı ticari taksiye, davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın çarpması nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar ve değer kaybı ile, ikame araç bedeli ve munzam zarar bedelinin talep edildiği, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olmadığı, davacı tarafın dosyadaki belgelere göre tacir olmadığı ve olayın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek çözümlenmesi gerekmektedir. (Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tacir olmadığı, basit usulde vergi mükellefi olduğu, ticari taksi işletmiş olmasının somut olayı ticari dava niteliği kapsamına sokmayacağı, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olmadığı ve olayın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, davacının davasının Mahkememizde görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacının davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi için Mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20.01.2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/993, K. 2026/18, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-993-e-2026-18-k-27c6512dc3c6