İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/98 E. 2026/307 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/98
Karar No
2026/307
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/98 Esas KARAR NO : 2026/307

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 17/09/2010 KARAR TARİHİ : 24/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf vekili Bakırköy..... Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 17/09/2010 harçlandırma tarihli dava dilekçesi ile; davalı ......'nin, davalı .....’nun kayıt maliki bulunduğu ve diğer davalı .... Sigorta A.Ş.nin 07/04/2010- 07/04/2011 vade tarihli -...... nolu Zorunlu Mali Mesuliyet Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ..... plaka sayılı araç ile ..... Sahil Yolu istikametine doğru seyir halinde iken aşırı hız ve slalom tabir edilen şeritten şeride geçiş hareketleri yapması sonucu direksiyon hâkimiyetini kaybederek , kendi şeridinde seyir halinde olan müvekkil-davacının yönetimindeki ....... plaka sayılı araca çarpması üzerine müvekkil-davacının ağır şekilde yaralandığı, çenesi dağılan-yüz ve bacak kemikleri kırılan müvekkil-davacının bir dizi operasyon geçirmek zorunda kaldığı, tedavisinin halen devam etmekte olduğu, Bakırköy C. Savcılığı nezdinde ..... Soruşturma no üzerinden soruşturmasının devam ettiği, Trafik Kaza Tutanağrnda davalı .....-’ye asli kusur, dava dışı .....’a tali kusur atfedilmiş ise de dava dışı ......’a atfedilen kusurlu hareketler ile müvekkil-davacının yaralanması arasında illiyet bağı bulunmadığı, matbaa işçisi olan müvekkil-davacının kaza öncesi çalışmakta olduğu matbaa işyerinde aylık 1.050,00.-TL net maaş geliri elde etmekte iken, işinin gereği olarak sürekli ayakta durması gerektiğinden sol bacağından yaralanması nedeniyle kaza tarihinden sonra mesleğini icra edemediği, kalıcı-sürekli işgöremezliğinin ve geçici işgücü kaybının oluştuğu , sigorta tarafından karşılanmayan tedavi giderlerini bizzat karşılamak ve tedavisi için hastaneye giderken toplu taşıma araçlarından yararlanamaması nedeni ile taksi ücreti ödemek zorunda kaldığı, kaza neticesi yaralanmasından dolayı maddi ve manevi zarara maruz kaldığı , davalı ......'nin haksız fiil faili olması, davalı ......'nun araç maliki/işleticisi sıfatı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği kusursuz sorumluğu bulunması ve davalı .... Sigorta A.Ş. 'nin kazaya karışan ..... plaka sayılı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olması nedeni ile tazminat sorumluluklarının bulunduğu ileri sürülerek; 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...... den ve .....'ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik; müvekkil-davacının çalışma gücünde meydana gelen sürekli/kalıcı azalmadan doğan zarara yönelik olarak 1.000,00-TL maddi tazminat; müvekkil-davacının çalışmadığı günler yoksun kaldığı gelir kaybı zararrıa yönelik olarak 1.000,00-TL maddi tazminat, müvekkil-davacının sigorta tarafından karşılanmayan yada sigorta ödemesi dışında kalan tedavi giderlerine yönelik olarak 1.000,00-TL maddi tazminat, Sigorta nezdinde karşılanmayan tedavi için hastanelere/sağlık kurumlarına giderken yapılması zorunlu ulaşım giderlerine ve benzeri giderlere yönelik 500,00-TL maddi tazminat olmak üzere, toplam 3.500,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 01/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Sigorta vekili Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete davadan önce başvuru yapılmadığını, bu nedenle temürrüdün söz konusu olmadığını, öncelikle kusur durumlarının tespitinin ve maddi zararın kanıtlanmasının gerektiğini, müvekkili şirketin ancak sigortalının kusuru oranında ve maddi zararın kanıtlanması halinde poliçe azami teminatı ile sınırlı olarak maddi zarardan sorumlu olabileceğini, manevi tazminatın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir. Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyası üzerinde birleştirilen Bakırköy .....Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyasında davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı .....'nin, davalı .....’nun kayıt maliki bulunduğu ve diğer davalı ..... Sigorta A.Ş.nin 07/04/2010- 07/04/2011 vade tarihli - ..... nolu Zorunlu Mali Mesuliyet Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ...... plaka sayılı araç ile .... Yolu istikametine doğru seyir halinde iken aşırı hız ve slalom tabir edilen şeritten şeride geçiş hareketleri yapması sonucu direksiyon hâkimiyetini kaybederek , kendi şeridinde seyir halinde olan müvekkil-davacının yönetimindeki ..... plaka sayılı araca çarpması üzerine müvekkil-davacının ağır şekilde yaralandığı, çenesi dağılan- yüz ve bacak kemikleri kırılan müvekkil- davacının bir dizi operasyon geçirmek zorunda kaldığı, tedavisinin halen devam etmekte olduğu, kaza nedeni ile geçici işgücü kaybı ve sürekli maluliyet oluştuğu , Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde ..... Esas sayılı dosya üzerinden açılan maddi ve manevi tazminat davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak sureti ile maddi ve manevi tazminat davası açtıkları, bilirkişi raporuna göre maddi tazminat taleplerini 119.922,23-TL olarak ıslah ettikleri , ancak mahkemece Matbaacılar ve Ciltçiler Sanatkarlar Odası'ndan emsal ücret sorularak yeniden aktüerya bilirkişi raporu alınmakla bu kez bilirkişi raporunda müvekkil-davacının işgöremezlik gelir kaybına yönelik zararın 13.268,58-TL olarak hesaplandığı , bir davada .birden fazla ıslah yapılamayacağından bakiye 13.346,58-TL maddi tazminatın hüküm altına alınması bakımından eldeki davanın açılması zorunluluğu doğduğu ileri sürülerek; derdest dava ek dava niteliği taşıdığından asıl dava dosyası olan Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile birleştirme kararı verilmesi, 13.346,58-TL bakiye maddi tazminatın kaza tarihi olan 01/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep edilmiştir. Davalılar ..... ve ..... vekilleri tarafından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/05/2015 tarih, ..... Esas -.....Karar sayılı ilamı ile fiili ve hukuki irtibat nedeni ile 6100 sayılı HMK.nun 166/1 maddesi uyarınca Bakırköy ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dava dosyasının Bakırköy ...... Asliye Hukuk Mahkemesi 'nin .... esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, yargılamasının Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... ESASI üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... esas ..... karar sayılı görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; 24/03/2016 tarih, ..... esas, ..... karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 9.864 TL davacının geçici iş görememezlik tazminatının, 119.922 TL kalıcı iş görememezlik tazminat toplamı 129.786 TL tazminatın davalılar .... ve .... yönünden olay tarihi olan 01/06/2010 tarihinden, davalı .... Sigorta A.Ş yönünden ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... ve ...' ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, dair karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı .... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay ......Hukuk Dairesinin 15/06/2020 tarihli ..... esas,..... karar sayılı ilamı ile " Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL’ye çıkarılmıştır.Temyize konu karar anılan Yasanın yürürlüğünden sonra verilmiş olup davacı yönünden reddedilen 1.585,00 TL maddi tazminata dair karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin reddedilen 1.585,00 TL maddi tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Hesaplama yapılırken, davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadarki gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi, bu belgeler ile saptanan gelir üzerinden hesap tarihine kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; işleyecek dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanması hususlarına dikkat edilmelidir. Dava dilekçesinde davacının matbaa işinde çalıştığı ve aylık kazancının net 1.050 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece kolluk marifetiyle yaptırılan ekonomik sosyal durum araştırma tutanağında davacının matbaacı olduğu ve aylık gelirinin 590,00 TL olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda, emsal ücret araştırmasında İTO tarafından davacının aylık ücretinin asgari ücretinin 1,5 ila 2,5 katı olabileceği, .... Sendikası tarafından davacının emsali olan bir sendikalı işçinin 2011/Haziran ayındaki ücretinin 1.300 TL olduğu, kök rapordan sonra İstanbul Matbaacılar ve Cilrçiler Sanatkarlar Esnaf Odasının bildirdiği emsal ücretin 1.000 TL ila 1.500 TL arasında olabileceği belirtildiğinden, bildirilen emsal ücretlerin davacının iddia ettiği 1.050 TL net ücret miktarına uygun olduğu, bu nedenle davacının bordroda kayıtlı ücretine göre ve 1.050 TL net maaşla çalıştığına dair beyanına göre seçenekli olarak hesaplama yapılmış, mahkemece davacının 1.050 TL geliri olduğu kabul edilerek bu gelir üzerinden yapılan hesaplama ve ıslah edilen miktara göre davanın kabulüne karar verilmişse de, davacının çalıştığı işyerinden gelen maaş bordrolarına göre Haziran 2010 ila Nisan 2011 tarihlerine ilişkin bir bordroların dosyaya sunulduğu, davacının hesap tarihine kadar olan bordrolar dosya arasına alınmadan hesap bilirkişisinden rapor alındığı anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda, mahkemece, davacının hesap tarihine (22.09.2014) kadarki gelirini gösteren belgelerin davacının çalıştığı işyerinden ve SGK'dan temin edilmesi, bu belgeler ile saptanan gelir üzerinden hesap tarihine (22.09.2014) kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden hesap tarihine kadar işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; işleyecek dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde (22.09.2014) bilinen son gelirinin uygulanması, anılan raporlara davacının itiraz etmediği gözetilerek, 22.09.2014 tarihindeki asgari ücrete ilişkin verilerin kullanılarak ve 22.09.2014 tarihli rapordaki aktif ve pasif dönem hesabındaki miktarları aşmayacak şekilde bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı hesap içeren bilirkişi raporuna göre ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Davacı ...... vekili, kaza sonucunda davacının geçici ve sürekli işgöremezliği nedeniyle zarara uğradığını iddia etmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulu'nun 14.09.2012 tarihli raporunda davacının trafik kazası nedeniyle iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Hesap uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan 22.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 9 aylık süre için geçici işgöremezlik zararı hesaplanmış olup, mahkemece davacı yönünden hesaplanan 9 aylık geçici işgöremezlik nedeniyle maddi tazminata karar verilmiş ise de, davacının çalıştığı işyerinden getirtilen maaş bordroları incelendiğinde davacının Haziran ayında 30 gün, Temmuz ayında 3 gün için maaş aldığı, bu durumda, mahkemece, davacının geçici işgöremezlik süresinde kazanç kaybına uğrayıp uğramadığına ilişkin yapılan araştırmanın yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Davacının geçici işgöremezlik nedeniyle talep edebileceği zarar, çalışmakta olduğu işini yapamaması nedeniyle uğradığı kazanç kayıpları olup, bu durumda mahkemece yapılması gereken, davacının kaza tarihinde çalıştığı işyerinden, kaza sonrasında davacının çalışamadığı (geçici işgöremezliğe maruz kaldığı) dönemde maaş ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa miktarının sorulması, SGK'dan maaş bordrosu, hizmet döküm cetveli ve sosyal güvenlik kayıtlarının getirtilmesi, anılan ilkelere ve dosyaya temin edilecek bilgi ve belgelere göre geçici işgöremezlik zarar hesabı yapılması için bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Davalılar arasında yer alan davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın trafik sigortacısı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'na göre (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) maddi tazminattan sorumlu olduğu, manevi tazminattan sorumlu olmadığı gibi manevi tazminata ilişkin yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçlardan da sorumlu değildir. Mahkemece maddi-manevi tazminat talebinden kabul edilen miktara göre ayrı ayrı yargılama gideri, vekalet ücreti, karar ve ilam harcı belirlenerek davalı sigorta şirketinin, davacının maddi tazminat talebi nedeniyle yargılama gideri, vekalet ücreti, karar ve ilam harcından poliçe limiti dahilinde sorumluluğuna dair karar verilmesi gerekirken maddi-manevi tazminat talebi hakkında tek bir yargılama gideri, vekalet ücreti ile karar ve ilam harcı belirlenip, bundan sigorta şirketinin de sorumlu olduğuna dair karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı taraf, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.500 TL maddi tazminat talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini geçici işgöremezlik nedeniyle 9.864 TL, sürekli işgöremezlik nedeniyle 119.922 TL, tedavi giderleri nedeniyle 1.585 TL'ye yükseltmiş ve tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesini istemiş olmasına rağmen, mahkemece davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, davalı sigorta şirketi yönünden ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir. davacı taraf, dava dilekçesinde 50.000 TL manevi tazminat talep etmiş, mahkemece davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminata karar verilmiş, davacı yararına kabul edilen manevi tazminat nedeniyle 1.800 TL, davalı yararına reddedilen manevi tazminat nedeniyle 4.750 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan 2016 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.(2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, mahkemece, reddedilen manevi tazminat miktarı nedeniyle davalı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, kabul edilen manevi tazminat miktarı nedeniyle davacı yararına hükmedilen 1.800 TL vekalet ücretini geçemeyeceği gözetilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir"gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmak suretiyle yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce bozma ilamında belirtilen eksikliklerin giderilmesi için Bağcılar SGK tarafından ..... T.C. kimlik numaralı .....' a ait hizmet döküm cetveli, çalıştığı işyerlerine ait ünvan bilgileri ile iş göremezlik ödeneğine ait bilgiler celp edilmiştir. Mahkememizin ara kararı ve Yargıtay İlamı doğrultusunda rapor alınmasına karar verilmiş, 27/05/2022 havale tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 5.031,46 TL olduğu, Davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 90.788,26 TL olduğu, 16/09/2022 havale tarihli alınan bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı ve davalı taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda önceki raporda değişiklik gerektiren bir hususunun bulunmadığı, Bozma ilamı öncesinde bilirkişi ..... tarafından düzenlenen ve bozma ilamı öncesindeki hükme esas alınana rapor ile tarafımdan düzenlenen raporun uyumlu olmasının mümkün olamayacağı, çünkü; tarafından düzenlenen raporda bozma ilamına aynen uyulduğu, Önceki raporda tespit edildiği gibi davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 5.031,46 TL olduğu, Önceki raporda tespit edildiği gibi davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 90.788,26 TL olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin 15/11/2022 tarih, ..... esas ve ..... karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkememiz ilamının Temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 27/06/2024 tarih, ..... esas ve ..... karar sayılı ilamı ile; ".....Uyuşmazlık; çift taraflı trafik kazasında sürücü olan davacının bedensel zarara uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk karar davacı vekili ve davalı sigorta şirketi tarafından temyiz edilmiş olup, hükmün temyiz eden taraflar yararına bozulmasına karar verilmiştir. Bu durumda mahkemenin ilk kararı davalı ..... yönünden kesinleşmiş olup, bozma sonrası verilen kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından, temyiz isteminin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan hesap raporunun usul ve yasaya uygun olmasına, manevi tazminatın takdirinde isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacı vekili, birleşen davada; asıl davada bir davada birden fazla ıslah yapılamayacağından bakiye 13.346,58 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar bilirkişi raporu ile 5.031,46 TL geçici iş göremezlik 90.788,26 TL sürekli iş göremezlik olarak tespit edilmiş ve bu miktar ile davalı sigorta şirketi sorumlu tutularak karar verilmiştir. Bu durumda birleşen davada, davalı .... (....) Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, birleşen dava hakkında bozma kararı olmadığından bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hatalı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ..... vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,

Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı .....) Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar ...... ve ..... Sigorta A.Ş.'ye iadesine,

Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine..." gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Tüm asıl ve birleşen dava dosyaları, toplanan deliller ve Yargıtay bozma ilamları birlikte değerlendirildiğinde;Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 27/06/2024 tarih, ..... esas ve ..... karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi Mahkememizce verilen ilk karar davacı vekili ve davalı sigorta şirketi tarafından temyiz edilmiş olup, hükmün temyiz eden taraflar yararına bozulmasına karar verildiği, Bu durumda mahkememizin ilk kararının davalı ..... yönünden kesinleşmiş olduğu, ayrıca Davacı vekilinin bu kez yaptığı tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş olduğu, Davalı Sigorta vekilinin de sadece birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabul edilmiş olduğu ve böylelikle asıl dava tarafları yönünden asıl davanın kesinleşmiş olduğu, asıl dava kesinleşmiş olmakla yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, birleşen dava yönünden ise yargıtay bozma ilamında " davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar bilirkişi raporu ile 5.031,46 TL geçici iş göremezlik 90.788,26 TL sürekli iş göremezlik olarak tespit edilmiş ve bu miktar ile davalı sigorta şirketi sorumlu tutularak karar verilmiştir. Bu durumda birleşen davada, davalı .... Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği" açıkça tespit edildiğinden Davalı .... sigorta yönünden birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş, Diğer davalılar ..... ve ..... yönünden ise; usulü kazanılmış haklar ve daha önce temyiz itirazlarının bulunmaması dikkate alınarak birleşen ve açılan davanın kabulüne, 13.346,58-TL tazminatın davalılar ömer ..... ve ..... yönünden kaza tarihi olan 01/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN Yapılan temyiz itirazları reddedilmiş olduğundan asıl dava kesinleşmiş olmakla yeniden HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA, B-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN Bakırköy ..... AHM'NİN ..... Esas Karar sayılı dosyasında; a)Davalı ...... sigorta yönünden açılan davanın reddine, -Davalı ..... sigorta kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

b)Diğer davalılar ..... ve ..... yönünden ise; usulü kazanılmış haklar dikkate alınarak açılan davanın KABULÜNE, 13.346,58-TL tazminatın davalılar ömer ..... ve ..... yönünden kaza tarihi olan 01/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, -Alınması gereken 911,70-TL harçtan, peşin alınan 794,50-TL peşin harcın indirilmesi ile kalan 117,20-TL eksik harcın, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile Hazine'ye gelin kaydına,

-Davacı tarafından yatırılan 794,50-TL peşin harç ve 17,15-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 811,65-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine,

-Davacı tarafından yapılan 1.310,00-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 160,08-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 13.346,58-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması alınarak alınarak davacıya verilmesine, -Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile YARGITAY yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/03/2026

Katip ..... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ...... ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/98, K. 2026/307, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-98-e-2026-307-k-66473f81951b