İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/972 E. 2026/57 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/972
Karar No
2026/57
Karar Tarihi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/972 Esas - 2026/57 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/972 Esas KARAR NO : 2026/57 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 25/03/2024 KARAR TARİHİ : 26/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/01/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 11/03/2024 tarihinde ...İşletme Müdürlüğüne ait, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki 06 BU 2080 plakalı otobüsün Temelli istikametinde seyrederken şarampole devrildiğini, otobüste yolcu olarak bulunan müvekkilinin kaza nedeniyle ağır şekilde yaralandığını, omuriliğinde iki, kaburgalarında kırıklar oluştuğunu ve kafatasının yarılarak 25 dikiş atıldığını, kaza tespit tutanağı ve ...Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/13256 soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre davalı sürücünün KTK'nın 52/1-a maddesini ihlal ederek asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, yolcu beyanlarına göre sürücünün aracı hızlı kullandığını ve elinde telefon olduğunu, bu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün yanı sıra, aracı işleten ...Genel Müdürlüğü ile ...Büyükşehir Belediyesi'nin de asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle büyük bir korku ve travma yaşadığını, fiziksel acılar çektiğini ve yaşam koşullarının değiştiğini ileri sürerek, 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, ayrıca davalıların mal kaçırma ihtimaline karşı menkul ve gayrimenkulleri üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı ...Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımı süresi içinde açılıp açılmadığının re'sen incelenmesi gerektiğini, müvekkil idarenin eylemlerinin idari eylem niteliği taşıması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğunu ve davanın görev yönünden reddi gerektiğini, ayrıca davalı şoförün müvekkil idare bünyesinde çalışmadığını ve 06 BU 2080 plakalı otobüsün işleteninin ...Genel Müdürlüğü olduğunu, ...Genel Müdürlüğü'nün ayrı bir tüzel kişiliğe ve bütçeye sahip olması nedeniyle müvekkil idareye husumet yöneltilemeyeceğini, davacıya SGK tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini ve talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu savunarak, davanın öncelikle görev ve husumet yönünden, aksi halde esastan reddini talep etmiştir. Davalı ...Elektrik Havagazı ve Otobüs İşletmesi Müessesesi (...) vekili 01/12/2025 tarihli cevap dilekçesinde, görev, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin itirazlarını yinelediğini, uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının tüketici olması nedeniyle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkil kuruluşun kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, araç sürücüsü ...'ın hizmet alımı yapılan ... A.Ş. bünyesinde çalıştığını ve müvekkil kuruluşun sadece malik olduğunu, bu nedenle husumet yöneltilemeyeceğini, aracın ...Sigorta A.Ş. tarafından 1104806440 poliçe numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu ve davacının taleplerini sigorta şirketine yöneltmesi gerektiğini, manevi tazminat talebinin de sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, davanın ...Sigorta A.Ş. ve ... A.Ş.'ye ihbarını ve davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, kazanın müvekkilinin sevk ve idaresindeki otobüsün tekerleklerindeki ve teknik aksamındaki bir arıza nedeniyle meydana geldiğini, müvekkilin kazadan birkaç gün önce araçtaki sorunu fark edip kuruma bildirmesine rağmen aynı aracın kendisine kullandırıldığını, bu nedenle asıl sorumlunun araç bakımından sorumlu olan ...Genel Müdürlüğü olduğunu, kaza tespit tutanağındaki KTK 52/1-a ihlali tespitinin hatalı ve varsayımsal olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen 250.000,00 TL manevi tazminatın fahiş olduğunu ve müvekkilinin işçi olması nedeniyle ekonomik durumu gözetilerek belirlenmesi gerektiğini, ayrıca aracın ...Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu ve müvekkilinin üyesi olduğu sendika ile işveren ... arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi gereği üçüncü kişilere verilen zararların işveren tarafından karşılanacağının düzenlendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, dava dosyası ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan trafik kazası nedeniyle cismani zarar sonucu uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. 11/03/2024 tarihinde davalı ...Genel Müdürlüğü'ne ait, davalı ...'ın kullandığı otobüsün devrilmesi sonucu yolcu olan davacının yaralandığı, davacı vekilinin kazada sürücünün tam kusurlu olduğunu, bu nedenle işleten ...Genel Müdürlüğü ve ...Büyükşehir Belediyesi'nin de sorumlu olduğunu ileri sürerek 250.000,00 TL manevi tazminatın tahsili istemiyle bu davayı açtığı, davalıların ise görev ve husumet itirazında bulunarak, kazada kusurlarının olmadığını ve talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istedikleri görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Taşıma işleri de TTK'nın Dördüncü Kitabında düzenlendiğinden, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ticari dava niteliğindedir. Nitekim ...Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 31/10/2025 tarih ve 2025/2021 E, 2025/2050 K. sayılı kararında bu husus vurgulanmıştır. TTK'nın 5/A maddesi, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını bir dava şartı olarak düzenlemiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise, "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü yer almaktadır. Dosyanın ilk olarak ...39. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/143 Esas sayılı dosyası ile açıldığı, mahkemenin 25/11/2024 tarihli kararı ile idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 31/10/2025 tarih ve 2025/2021 Esas, 2025/2050 Karar sayılı ilamı ile "taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ticari bir dava olduğu" gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı ve dosyanın görevli mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. ...Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 09/02/2022 tarih ve 2021/1760 esas, 2022/102 karar sayılı kararında, "Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine giren bir davanın görevli olmayan bir başka mahkemede açılması durumunda da arabuluculuğa başvuru şartının aranması gerektiği, aksi halde taraflarca görevli olmayan bir başka mahkemede arabuluculuk dava şartını aşmak amacıyla dava açılmasına yol açılması durumunun söz konusu olacağı" belirtilmiş, temyiz edilen karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17/10/2023 tarih ve 2022/2421 esas, 2023/5898 karar sayılı ilamı ile (görevsiz mahkemeye açılan dava tarihi olan) "12/12/2019 dava tarihinden önce arabuluculuk sürecinin bitirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin" usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek istinaf mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19/12/2023 tarih ve 2023/4107 esas, 2023/4318 karar sayılı kararında da "6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, görevsizlik kararı üzerine davaya görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından mahkemece görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından" istinaf kararının onanmasına karar verilmiştir. Usul ekonomisi gereğince arabuluculuk dava şartının, davanın görevli mahkemenin esasına kaydından önce giderilebileceğine dair içtihatlar bulunmakta ise de, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede bakılan davanın yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğu, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasının hükmüne göre arabuluculuk son tutanağın dava dilekçesine eklemesinde zorunluluk bulunduğu, usul ekonomisi ilkesinin kanunun açık hükmünün önüne geçemeyeceği, aksinin kabulünün taraflarca arabuluculuk dava şartını aşmak amacıyla görevli olmayan mahkemede dava açılmasına yol açacağı gözetilerek bu dava şartı eksikliğinin sonradan giderilmesinin mümkün olmadığı kabul edilmiştir. Kaldı ki dosyanın 24/11/2025 tarihinde mahkememiz esasına kaydedildiği, davacının 28/11/2025 tarihinde arabulucuya başvurduğu ve son tutanağın 09/12/2025 tarihinde düzenlendiği görülmüştür. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, arabuluculuk son tutanağı, dava dosyası ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 11/03/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle uğranılan cismani zarara dayalı manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davanın ilk olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi ve kararın istinaf edilmesi üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 31/10/2025 tarihli kararıyla uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ticari bir dava olduğunun tespit edilerek dosyanın mahkememize gönderildiği, bu suretle davanın ticari dava niteliğinde olduğunun kesinleştiği, 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi ve 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının zorunlu olduğu ve bu hususun HMK'nın 114. maddesi uyarınca bir dava şartı olduğu, davacının 25/03/2024 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığı, bu tarihte arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir belgenin dosyada bulunmadığı, davacının ancak dosyanın mahkememize tevzi edilmesinden sonra arabuluculuğa başvurduğu ve anlaşamama tutanağını dosyaya sunduğu, yerleşik Yargıtay içtihatları ve kanunun lafzı uyarınca arabuluculuğa başvuru dava şartının davanın açılmasından önce yerine getirilmesi gerektiği, dava açıldıktan sonra bu eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davanın açıldığı tarih ve dosyanın mahkememiz esasına alındığı 24/11/2025 tarihi itibarıyla dava şartının mevcut olmadığı anlaşıldığından, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi ile HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın esasına girilmeksizin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Arabulucuya başvurulmadan dava açılması nedeniyle davanın, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. fıkrası ile HMK'nun 114/2. ve 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 853,88 TL peşin harçtan düşümü ile artan 121,88 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca, ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddi halinde, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı (maktu) miktarı geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı (nisbi) avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, 250.000,00 TL dava değeri üzerinden hesaplanan 40.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/01/2026

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/972, K. 2026/57, T. 26.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-972-e-2026-57-k-153d0e2fbafe