İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/97 E. 2025/1161 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/97
Karar No
2025/1161
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/97 Esas KARAR NO : 2025/1161

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/04/2014 KARAR TARİHİ : 13/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hamili bulunduğu çekin rızası dışında elinden çıktığı için Bakırköy .... ATM'nin ... E sayılı dava dosyası ile iptali için dava açtıklarını, mahkemece ödeme yasağı konulduğunu, dava konusu çekin ... Bankası ... şubesinin hesabına ait ve ... çek nolu ve 180.000,00 TL bedelli ve 07/03/2014 keşide tarihli olduğunu, çekin takas yolu ile ibraz edildiğini ve bilahare İstanbul Anadolu .... İcra müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyası ile takibe konulduğunu, bu çekin incelenmesinde müvekkilinin cirosundan sonra cirosu olan ... şirketi ile müvekkilinin eskiye dayalı ilişkisi olmasına rağmen bu çekin kendisine verilmediğini, bu hususun ticari defter kayıtları ile anlaşılacağını, Bakırköy .... ATM'nin ödeme yasağını kaldırdığını ileri sürerek ihtiyati tedbir ile davalılara dava konusu çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, çekin veya bedelinin istirdatına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Bankası ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çekin banka müşterileri olan ... şirketi tarafından kredi borçlarından mahsup edilmek üzere verildiğini, müvekkilinin yetkili hamil olduğunu, çekin tahsili için İstanbul Anadolu .... İcra müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyası ile takibe konulduğunu, davacının sürdüğü def'ilerin şahsi defiler olup, müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin kötüniyetli olduğunun ispat edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Davalı ... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi yetkilisi cevap dilekçesinde; davacı ... Sistemleri ile önceden ticaret yaptığını, yaptığımız her ticari faaliyet şirket olması sebebiyle fatura kesilmesi zorunluluğu olduğunu, kesilmiş olan tüm faturalar hem davacının, hem de benim yetkilisi bulunduğum şirketin defter kayıtlarına işlendiğini, davacı ile yaptığı ticari faaliyetlerden olan alacakların yine resmi olarak ya nakit, yada çek ile ödendiğini, ayrıca yapılan bu ödemelerin şirketin resmi ticari defterlerine işlendiğini, dava konusu olan ve davalı banka tarafından takibe konulmuş olan çekin davacı ile yapmış olduğu ticaretten kaynaklanan bir çek olmadığını, dava konusu çek ticaretten kaynaklanmadığı için defter kayıtlarında da bulunmadığını, davacı ... İnşaat Elektrik Makine şirketi ile yapmış olduğu başkaca ticari ilişkilerle ilgili olarak yapılması gereken ödemelerle ilgili olarak hesap görmeye davacı şirkete gittiğinde masanın üzerinde bulunduğunu, ticari ilişkiden ötürü çekin kendisine bırakıldığı düşüncesiyle davacı şirkete ait işyerinden aldığını, mevcut çeki bankaya kredi kullandığı esnada bıraktığını, kredi kullandıktan çok sonra çekin kendisine bırakılmadığını ve yanlışlıkla aldığını farkettiğini, davalı bankadan almış olduğu kredi esnasında dava konusu çek dışında başkaca çeklerde bankaya bırakıldığını olup, bu çek bedelleri alınmış olan kredi bedelinin çok üstünde olduğunu, verilmiş olan çeklerin büyük bir kısmını bankanın tahsil ettiğini, kendisi yüzünden davacı şirketin mağdur olduğunu belirterek şirket yetkilisi gereğinin yapılmasını istemiştir. HUKUKİ SÜREÇ: Mahkememizin ... esas, ... karar sayılı, 2017/05/2016 tarihli kararı ile, "1-Davalı ... Bankası hakkındaki davanın reddine, koşulları bulunmadığından İİK 72. maddesi gereğince tazminata karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davalı ... iç ve dış ticaret limited şirketi hakkındaki davanın kabulü ile davacının dava konusu 07/03/2014 keşide tarihli ve 180.000,00 TL bedelli çekten dolayı bu davalıya borçlu olmadığının tespitine,koşulları bulunmadığından İİK 72. maddesi gereğince tazminata karar verilmesine yer olmadığına," karar verilmiş, bu karara karşı Temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı ... şirketi temsilcisinin mahkemeye verdiği dilekçe ile çekin davacıya ait olduğu,bir yanlışlık sonucu kendi ellerine geçtiğini ikrar ettiği,iş bu ikrarının bu davalı yönünden bağlayıcı olduğu ve bu ikrar nedeniyle davacının dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığı olgusunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... şirketi hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalı banka hakkındaki davanın ise kötüniyetli hamil olduğu ispat edilemediğinden reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava konusu 07/03/2014 keşide tarihli 180.000,00 TL bedelli çekte davalı ... Bankası ... 'nun herhangi bir sıfatı bulunmamakta olup kendisi yalnızca muhatap banka ... bankasına vekaleten çek hakkında ödeme yasağı bulunduğunu tespit etmiştir. Dava konusu çekin incelenmesinde çeki muhatap bankaya ibraz edenin diğer davalı şirket olduğu anlaşılmıştır. Davalı bankanın çekte herhangi bir alacaklı sıfatı bulunmamasına rağmen davacı hakkında dava konusu çek ile kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip başlatmış ve alacaklı sıfatı bulunmayan çeke dayalı olarak alacak isteminde bulunmuştur. Bu sebeple daval0ı banka hakkında da davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine dair hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile Mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. Söz konusu Yargıtay kararı sonrası, dosya mahkememizin ... esas sırasına kaydedilmiş, Yargıtay ilamına uyulmasına karar verilerek Yargılamaya devam edilmiş, Mahkememizin ... esas, ... karar sayılı kararı ile, "1-Davanın kabulü ile davacının dava konusu 07/03/2014 keşide tarihli ve 180.000,00 TL bedelli, keşidecesi ..., lehdarı ...olan, ... çek nolu çekten dolayı bu davalılara borçlu olmadığının tespitine, Dava konusu çekin icra takibine konu edildiği Silivri İcra Müdürlüğünün ... (Eski Silivri ... İcra Müdürlüğünün ... E) Esas sayılı icra dosyası kapsamında davalı bankaya ödenen 217.275,00 TL nin davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine, koşulları bulunmadığından İİK 72. maddesi gereğince tazminata karar verilmesine yer olmadığına," karar verilmiştir. bu karara karşı Temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile; mahkememiz kararının onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay onama kararına karşı davalı ... Bankası ...'nun karar düzeltme yoluna başvurması üzerine, Yargıtay .... Hukuk ... esas, ... karar sayılı ilamı ile; davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile, mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine dosya mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, Menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. Yukarıda hukuki süreç kısmında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile, davalı bankanın karar düzeltme talebi kabul edilerek mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiş olup, mahkememizin ... esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiş, mahkememizin 13/11/2025 tarihli duruşmasına usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamın uyulmasına karar verilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve sağlanan bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere; Davacı, davalı ... Bankası tarafından İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası ile takibe konulan ... Bank ... şubesine ait ve keşidecisi ... olan 07/03/2014 keşide tarihli ve ... emrine keşide edilen 180.000,00 TL edilen çekin rızası dışında elinden çıktığını iddia ederek iş bu davayı açmıştır. Dava konusu çekin tüm unsurları mevcut olup ciro silsilesinde ise herhangi bir kopukluk bulunmamaktadır. Çekte ilk ciro emrine keşide edilen ...'a, sonra davacı şirkete, bundan sonraki cironun davalı ... şirketine ait olup, son ciranta tarafından davalı bankaya ciro edilerek verildiği ve davalı bankaca ibrazında karşılıksız çıktığı saptanmıştır. Çekin meşru hamili olduğunu ileri süren kişinin, çeki elinde bulunduran 3. kişinin rızası dışında elinden çıktığını bilerek kötüniyetle iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Aksi halde bu husustaki iddianın iyiniyetli hamile karşı ileri sürülmesi hukuken mümkün değildir. Somut olayda, davalı ... şirketi temsilcisi mahkememize verdiği dilekçe ile çekin davacıya ait olduğu, bir yanlışlık sonucu kendi ellerine geçtiğini ikrar ettiğinden iş bu ikrarının bu davalı yönünden bağlayıcı olduğu ve bu ikrar nedeniyle davacının dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığı olgusunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ancak, davalı banka yönünden, her ne kadar Mahkememizce 17.05.2016 tarihinde davalı Banka hakkındaki davanın reddine dair verilen kararın, Yargıtay (Kapatılan) .... Hukuk Dairesinin 19.02.2018 tarihli, ... E. ve ... K. sayılı ilamı ile "... Dava konusu 07/03/2014 keşide tarihli 180.000,00 TL bedelli çekte davalı ... Bankası ... 'nun herhangi bir sıfatı bulunmamakta olup kendisi yalnızca muhatap banka ... bankasına vekaleten çek hakkında ödeme yasağı bulunduğunu tespit etmiştir. Dava konusu çekin incelenmesinde çeki muhatap bankaya ibraz edenin diğer davalı şirket olduğu anlaşılmıştır. Davalı bankanın çekte herhangi bir alacaklı sıfatı bulunmamasına rağmen davacı hakkında dava konusu çek ile kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip başlatmış ve alacaklı sıfatı bulunmayan çeke dayalı olarak alacak isteminde bulunmuştur. Bu sebeple davalı banka hakkında da davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine dair hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, bu bozma ilamına karşı davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş ve aynı Dairenin 03.10.2019 tarihli, ... E. ve ... K. sayılı ilamı ile davalı Banka vekilinin karar düzeltme istemi reddedilmiş, Mahkememizce bu bozma ilamına uyularak davalı Banka hakkında da davanın kabulüne karar verilmiş, davalı Banka hakkında kabule dair verilen hüküm, Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 15.04.2024 tarihli, ... E. ve .... K. sayılı ilamı ile onanmış ise de; Mahkememizce uyulmasına karar verilen Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı karar düzeltme ilamında da belirtildiği üzere, aynı çeke ilişkin İcra Hukuk Mahkemesinde kambiyo şikâyeti isteminden dolayı yapılan inceleme sürecinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesince verilen direnme kararı üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.11.2022 tarihli, ... E. ve ... K. sayılı ilamı ile "... takibe konu çeki .... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’den temlik cirosu ile devralan ... Bankası .... aynı zamanda muhatap banka durumunda olmadığından ve çek adı geçen banka tarafından ibraz edildiğinden, takip yapan bankanın yetkili hamil olduğunun kabulü ile borçluların şikâyetinin reddi gerekir. TTK'nın 789. maddesinin 4. fıkrasında belirtildiği üzere muhatap lehinde ciro yalnız makbuz hükmünde olup, böyle bir ciro ancak çek bedelinin tamamen veya kısmen ödenmesi hâlinde söz konusu olabilir. Takip alacaklısı banka muhatap banka konumunda olmayıp çeki muhatap bankaya da ciro etmiş değildir..." gerekçesiyle aksi yöndeki direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce, Yargıtay (Kapatılan) .... Hukuk Dairesinin 19.02.2018 tarihli, ... E. ve .... K. sayılı ilamına uyulmakla davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun daha sonraki tarihli bir kararı ile açıkça dava konusu çekte davalı Bankanın yetkili hamil olduğu kabul edilmiş olmakla, aynı konuda çelişkili iki mercii kararının bulunmaması, kamu düzenine tekabül etmekle usuli kazanılmış hakkın istisnasını oluşturur. Öte yandan icra hukuk mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklar hakkında verilen kararlar, kural olarak genel mahkemeler için kesin hüküm niteliği taşımasa da, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından davalı Bankanın çekin yetkili hamili olduğu yönündeki tespit, aynı zamanda maddi bir vakıaya yönelik belirlemeyi içermektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davalı Bankanın yetkili hamil olduğu, çeki bile bile borçlunun zararına iktisap ettiğinin ispat edilemediği anlaşılmakla, davalı banka yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davalı .... Bankası hakkındaki davanın reddine, koşulları bulunmadığından İİK 72. maddesi gereğince tazminata karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davalı ... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi hakkındaki davanın kabulü ile davacının dava konusu 07/03/2014 keşide tarihli ve 180.000,00-TL bedelli çekten dolayı bu davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları bulunmadığından İİK 72. maddesi gereğince tazminata karar verilmesine yer olmadığına, 3-Alınması gereken 12.295,80-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 3.073,95-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan 9.221,85-TL eksik harcın davalı ... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 3.073,95-TL peşin harç ve 25,20-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.099,15-TL harcın davalı ... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 966,50-TL yargılama giderinin davalı ... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı ... Bankası ... tarafından yapılan 1.230,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınması ile davalı ... Bankası ...'na verilmesine, 7-Davalı ... Bankası ... tarafından yapılan 179,90-TL Temyiz Karar Harcı, 886,80-TL Temyiz Yoluna Başvurma Harcı, 3.530,62-TL Temyiz Karar Harcı, 891,50-TL Karar Düzeltme Harcı olmak üzere toplam 5.488,82-TL'nın davacıdan alınarak davalı ... Bankası ...'na verilmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı ... Bankası ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Bankası ....'na verilmesine, 10-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize gönderilecek veya sunulacak dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/11/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/97, K. 2025/1161, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-97-e-2025-1161-k-c20c2c33badc