İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/386 E. 2025/834 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/386
Karar No
2025/834
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/386 Esas KARAR NO :2025/834

DAVA:İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:11/12/2024 KARAR TARİHİ:24/12/2025

.... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/... Esas, 2025/... Karar sayılı dosyasından 21/03/2025 tarihinde verilen görevsizlik kararı ile Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 03/07/2019 tarihinde, "..." adresinde kain işyeri/dükkan Kira Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili ile davalı arasında yalnızca Kira Sözleşmesi kapsamında bir hukuki ilişki mevcut olduğunu, müvekkili, davalı yana kira ilişkisinden doğan borçlarını ödediğini ve alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin, hem banka kanalıyla hem de elden olmak üzere kira ödemelerini yaptığını, elden yapılan ödemeler bazı zamanlar davalı tarafından bizzat veya yönlendirdiği birisi tarafından teslim alınırken bazı zamanlarda da davalının ofisinin girişinde bulunan posta kutusuna zarfın içerisine koyarak atıldığını, davaya konu Kira Sözleşmesi kurulurken davalı kiraya veren tarafından müvekkiline boş senetlerin imza altına alınması talep edildiğini, müvekkili ise söz konusu işyerini kiralamak maksadıyla ve davalı yana güvenerek senetleri imza altına aldığını, Davalı ...'ın, davacı müvekkili aleyhine önce .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/08/2024 tarihli, ... D.İş ve ... K. sayılı dosyası ile 'İhtiyati Haciz Kararı' aldığını, bu kararı ... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden 27/08/2024 tarihinde başlattığı ihtiyati haciz takibine konu ettiğini, 28/08/2024 tarihinde müvekkilinin hesabının bulunduğu bankalara Birinci Haciz İhbarnamesi gönderildiğini ve müvekkilinin banka hesapları üzerine haciz uygulandığını, daha sonra ödeme emri müvekkiline 12/09/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, 17/09/2024 tarihinde de ... 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile borca itiraz edilerek icra takibinin tedbiren durdurulması talep edilmişse de İcra Hukuk'un 18/09/2024 tarihli Tensip Zaptının 9 nolu ara kararı ile "9- Davacı tarafın tedbir talebinin kabulünü gerektirir yeterli delil bulunmadığından tedbir talebinin bu aşamada REDDİNE," karar verildiğini, bu sebeple icra takibinin kesinleştiğini ve müvekkilinin banka hesaplarına uygulanan hacizler sonucunda 24/09/2024 tarihinde 16.500,00-TL, 08/10/2024 tarihinde 16.462,86-TL ve 14/10/2024 tarihinde 5.614,71-TL olmak üzere toplamda 38.577,57-TL müvekkilinden icrai haciz yoluyla tahsil edildiğini, davalı alacaklı, müvekkili aleyhine, aslen hak kazanmış olmadığı sözde alacağı için kötü niyetle 27/08/2024 tarihinde icra takibi başlattığını ve icra hukukta takibinde durdurulması talep edilmişse de dosyada yeterli delil bulunmadığından bahisle tedbir talebinin reddine karar verildiğini ve icra takibinin kesinleştiğini, bu sebeple müvekkili dosya borcunu icrai haciz altında ödediğini, müvekkilinin davalı yana borçlu olmadıkları hususuna ilişkin olarak zorunlu dava şartı kapsamında arabuluculuk başvurusu yapılmış ise de yapılan görüşmeler neticesinde anlaşmaya varılamadığından anlaşmama şeklinde son tutanak düzenlendiğini, bu sebeplerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları baki kalmak kaydıyla, ... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takibinin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 38.577,57-TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına, İİK md. 72/5 uyarınca, davalı tarafından haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararların takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere davalı tarafından giderilmesine, her türlü yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine konu senetlerin borç niteliğinde olmadığını, teminat amacıyla alındığını iddia ederek, kambiyo senetlerine dayalı bu takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini ve tahsil edilen tutarın iadesini talep ettiğini, bu iddiaları kesinlikle kabul etmediklerin, taraflar arasındaki takibe konu kambiyo senetleri, tüm yasal unsurları taşıyan ve geçerliliği olan belgeler olduğunu, senetlerin teminat amacıyla verildiği iddiasının ispat yükü davacıya ait olduğunu ve bu husus somut delillerle kanıtlanamadığını, her ne kadar davacı tarafından 03.07.2019 tarihli bir kira sözleşmesi sunulmuş olsa da, söz konusu sözleşmede yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, taraflar arasında en son 03.07.2023 tarihli bir kira sözleşmesi akdedildiğini, bu sebeplerle; davanın reddine, davacının haksız itirazları nedeniyle, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ve %10 oranında para cezasına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ... 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/484 Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları, Yapı Kredi Bankası'ndan gelen davalı asilin ... numaralı hesaba 03/07/2019 - 11/12/2024 tarihleri arasında davacı adına gelen tutarları gösterir hesap hareketleri, kira sözleşmesi, senet suretleri, yemin ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı ile davalı arasında düzenlenen kira sözleşmesine istinaden teminat olarak düzenlendiği iddia edilen senetlerin davalı tarafından icra takibine konu etmesi sebebiyle davacının ... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı icra dosyasından dolayı davalı tarafa borçlu olup olmadığı, icra tehdidi altında ödediği bedel olan 38.577,57-TL'yi davalıdan talep edip edemeyeceğinden ibaret İstirdat davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında 03/07/2019 tarihinde kira sözleşmesi akdedildiğini, kira sözleşmesinden kaynaklı tüm borcunu davalı tarafa ödediğini, herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalıya kira ödemelerini hem banka aracılığıyla hem de bazı dönemlerde elden yaptığını, davaya konu senetlerin düzenlenen kira sözleşmesinden kaynaklı teminat amaçlı düzenlendiğini, davalı ile kira ilişkisi dışında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını tüm bu sebeplerden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığından bahisle icra takibinin kesinleşmesi ile birlikte ödenen bedelin istirdatına ve davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın senetlerin teminat niteliğinde olduğunun yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini, sunulan kira sözleşmesindeki imzanın müvekkile ait olmadığını, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesini ve haksız itirazlar sebebiyle takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. ... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davalı/alacaklı tarafından davacı/borçlu aleyhine toplam 28.111,38-TL borcun ödenmesi amacıyla 14/03/2022 tarihinde cari alacaklardan kaynaklı ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava konusu senetlerin incelenmesinde; keşideci ... tarafından düzenlendiği, bono lehtarının ... olduğu, bono bedellerinin her birinin 2.750,00-TL olduğu ve vadelerinin 2023 ve 2024 yıllarına ait farklı aylarda olduğu anlaşılmıştır. Dava konusunun yasal dayanağı İİK 72/1,7 maddeleri olup, İİK 72/1 maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir." İİK 72/7 maddesinde; "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Dava konusu ihtilafın davacı tarafından düzenlenen dava konusu 6 adet senetten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı ve bononun teminat senedi niteliğinde olup olmadığı, haksız olarak icra tehdidi altında ödenen bedelin iadesi hususundan kaynaklıdır. Menfi tespit davasında ispat yükü davacının iddiasının dayandığı nedenlerin niteliğine göre değişir. 4. HD 9.2.1973 T.6096/1189. Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebinin karşılaştırılarak ispat yükünün kime düşeceğinin saptanması gerekir. 11 HD 12.5.1977 T. 1966/2520. Davacı borçlunun senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, senedin sahte olduğunu ileri sürmesi halinde ispat yükü davalı alacaklıya düşer. Davalı alacaklının, davacı borçlu tarafından varlığı inkar edilen hukuki ilişkinin gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Buna karşılık davacı borçlunun senedin hata, hile, ikrah nedeni ile geçersiz olduğunu, senedin karşılıksız olduğunu, hatır senedi olduğunu, borcun ödeme ibra takas gibi nedenlerle son bulduğunu, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu, ileri sürmesi halinde bu iddiasını kendisinin ispat etmesi gerekir. Senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiası, ancak kesin delil ile ispat edilebilir. HGK 26.02.2003 T. 19-135/105; 19.HD. 28.1.2002 T. 4744/551; 3.6.2001 T. 1568/5172. Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 2014/11410 E. 2014/13843 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere; bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için; ya senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiği belirtilmeli, ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması sağlanmalıdır. Senet üzerine yazılacak olan "teminattır" ibaresi tek başına senede teminat senedi olma hüviyetini kazandırmaz. "teminat senedidir," "devredilemez", "ciro edilemez", ibareleri tek başına geçersiz olup, hiç yazılmamış kabul edilir. Senedin teminat amacıyla verildiğini ispat külfeti davacıda olup davacı yazılı delil ile ispatlayamadığından ilgili hüküm kurulmuştur.(19.H.D. 02.10.2017 5937/8496)Senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası kesin delil ile ispatlanmalıdır.(19.H.D. 25.9.2007 3933/8091) Mahkememizin 24/12/2025 tarihli celsesinde yemin eda eden davalı asil beyanında; "Davacı ... ile aramda 3 Temmuz 2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile dava konusu icra takibine konu olan 10 Eylül 2023, 10 Kasım 2023, 16 Kasım 2023, 16 Aralık 2023, 16 Ocak 2024 ile 7 Şubat 2024 tarihli ve her birinin bedeli 2.750,00-Türk Lirası olan senetleri Davacı ...'den kira sözleşmesinin teminatı olarak almadığıma, dava konusu senetlerin kira ilişkisi için verilmediğine, Davacının kira ilişkisi dışında tarafıma borcu olduğuna, tüm dava dosyası kapsamında gerçeğe uygun cevap vereceğime, hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim." şeklinde yemin etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller kapsamında davacı tarafça dava konusu bonolardan dolayı borçlu olmaması nedeniyle icra tehdidi altında ödenen bedelin iadesi talep edilmişse de; Davacı tarafından düzenlenen dava konusu her biri 2.750,00-TL bedelli bonoların teminat amacıyla düzenlendiği, bu hususun taraflar arasında imzalanmış olan 03/07/2019 tarihli kira sözleşmesinin olduğu, senetlerin bu sözleşmeden kaynaklı alacağı teminat altına almak maksadıyla düzenlendiği, davacı tarafından dava konusu bonolardaki imzaya yönelik itirazda bulunulmadığı anlaşılmış bononun taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesine istinaden teminat senedi olarak verildiği ileri sürülmüş ise de, kambiyo senetleri sebepten soyut olmakla, senedi elinde bulunduran kişiden ayrıca alacağın sebebini ispat etmesinin beklenemeyeceği, ispat yükünün, senedin teminat senedi olarak verildiğini iddia eden davacı tarafta olduğu açık olup, davacı tarafça bu hususta yazılı delil sunulmadığı, davalı hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan yapılmış bir şikayet ve açılmış ceza soruşturma dosyası bulunduğuna dair bir delil ibraz edilmediği gibi bu yönde bir beyanda da bulunulmadığı anlaşıldığından, dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra usulüne uygun şekilde ön inceleme aşamasının tamamlanması akabinde davacı tarafın yemin deliline dayandığı, düzenlenen yemin metninin davalı asile usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve davalı tarafından yeminin eda edildiği bu haliyle mahkemece başkaca araştırılacak bir husus kalmadığı, ispat yükünün, senedin sözleşmeye istinaden teminat senedi olarak verildiğini iddia eden davacı tarafta olduğu açık olup, davacı tarafça bu hususta yazılı delil sunulmadığı, davaya konu sözleşmenin incelenmesinde senetlerin teminat olarak verildiğine dair herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, söz konusu senetlerin birbirinden bağımsız olup ilgisinin bulunmadığı, somut davaya konu bono incelendiğinde, unsurlarının tam olduğu, davacının dava konusu bonoyla borç altına girdiği, davalının ise senette alacaklı olduğu, davalının savunmasında borç karşılığında senedi aldığını beyan etmesi sebebiyle senedin veriliş sebebini talil etmediği, aksine ispat yükünün, senedin teminat senedi olarak verildiğini iddia eden davacıda olduğu, imzası açıkça inkar edilmeyen davaya konu senet yönünden somut olayda icra takibine konu senet metninde senedin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmamakla birlikte, taraflar arasındaki sözleşmede de senede yapılmış bir atıf bulunmadığından dava konusu senetlerin teminat senedi olduğu iddiası davacı tarafça ispatlanamamış bu yöndeki iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı sabit olduğundan davalının usule uygun yemin eda etmesi de dikkate alınarak başkaca araştırılacak bir husus bulunmadığından davacılar tarafından dava konusu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarına yönelik davada yukarıdaki açıklamalar kapsamında ispata elverişli delillerle ispatlanamaması nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin koşulların oluşmadığından reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 43,42-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 38.577,57-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafça yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra karar kesinleştiğinde davacı tarafa resen iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/386, K. 2025/834, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-386-e-2025-834-k-55f41bb71401