İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/961 E. 2026/563 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/961
- Karar No
- 2026/563
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/961 Esas KARAR NO : 2026/563
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2025 KARAR TARİHİ : 23/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili firmanın, kendisine ait olan ... plaka sayılı aracına davalı sigorta şirketinden 15.08.2024-15.08.2025 tarihlerini kapsar şekilde ... poliçe no ile genişletilmiş kasko poliçesi yaptırdığını, müvekkili firmanın ... plaka sayılı aracının, şirket yetkilisi ...'ın kullanımında iken, 27.05.2025 tarihinde kaza geçirdiğini, kaza neticesi sigorta şirketi ile görüşüldüğünü ve...nolu hasar dosyasının açıldığını, Sigorta Şirketinin yeni poliçe kesmekten men edildiği ve faaliyet gösteremediği için hasar bedelini ödemeye yanaşmadığını ve ikame araç temin etmediğini, eksperin sigorta şirketinin ödemesi gereken parçaları ve işçiliği onaylaması neticesi müvekkili şirket tarafından aracın tamiri için ...ŞTİ.'den 18.06.2025 tarih ... seri nolu fatura ile 54.000 TL'lik yedek parça temininin sağlandığını, aracın tamir için ... tarafından işletilen servise götürülerek tamir ettirildiğini, işçilik bedeli olarak 56.400 TL ödeme yapıldığını ve bu ödemeye ilişkin olarak ... tarafından 23.06.2025 tarih ... seri nolu faturanın düzenlendiğini, müvekkili şirketin aracını kullanamadığı dönem için davalı şirket tarafından ikame araç temin edilmediğinden ...Tic. Ltd.Şti. nden 30.06.2025 tarih ve ... seri nolu fatura ile 15.145,79 TL bedelli fatura ile ikame araç kiralandığını, müvekkili şirketin aracın tamiri ve ikame araç bedeli ödemesi nedeniyle zarara uğradığını, müvekkili şirketin uğradığı zararların tazmini için 14.07.2025 tarihli dilekçe ile davalı şirkete başvurduğunu ve 123.590,79 TL bedelin ödenmesini talep ettiğini, ancak sigorta şirketinin ödeme yapamayacaklarını şifahi olarak ilettiklerini ve bugüne kadar herhangi bir ödeme yapmadığını, sigorta şirketinin ödeme yapmaması üzerine ... 18. İcra Müdürlüğü 'nün ... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe süresi içinde itiraz ettiğini, bunun üzerine İstanbul Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak tarafların anlaşamadıklarını, Sigorta şirketinin, poliçe yetkisinin kaldırılması ve ödeme güçlüğü içine düşmesi sebebiyle ödeme yapamayacağını beyan ettiğini, dava neticesinde müvekkilinin alacağını alabilme imkanının da şüpheli olduğundan alacağını temin için dava değeri kadar davalının banka, araç, teminat ve gayrimenkulleri üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin alacaklarını ödemediğini ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalarının kabulü ile ... 18.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, icra takibine konu alacağın ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, alacağın temini bakımından davalının banka, araç, teminat ve gayrimenkulleri üzerine ihtiyati haciz konulması için ihtyiati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı aleyhine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; huzurdaki davaya konu kazaya karışan "..." plakalı aracın müvekkil sigorta şirketi nezdinde ... sayılı Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesinin mevcut olduğunu, söz konusu poliçe ile araçta meydana gelen hasarın tespitinin, hasarın ne şekilde ve nerede giderileceğinin, iskonto uygulanıp uygulanamayacağının düzenleme altına alındığını, bahse konu sigorta poliçesinin, zorunlu trafik sigortasından farklı olarak tamamen özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bu sözleşmenin hükümleri ile belirlendiğini, dolayısıyla, bu poliçeye dayalı olarak açılacak davalarda öncelikle sözleşme hükümlerinin detaylı bir şekilde incelenmesi, somut uyuşmazlığın sözleşme kapsamında değerlendirilmesi ve bu değerlendirme neticesinde hüküm kurulması gerektiğini, bu itibarla, işbu davada öncelikle kazanın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumları ve kazanın sebep ve sonuçları bakımından bir inceleme yapılması gerektiğini, ayrıca poliçe şartlarında öngörülen istisnalar ve sınırlamalar da dikkate alınarak, kazanın teminat kapsamında bulunup bulunmadığının kesin olarak belirlenmesi gerektiğini, bu doğrultuda ilgili poliçede yer alan "Kasko Sigortası Teminat Kapsamı" başlıklı maddenin; "Aracın karayolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz taşıtlarla müsademesi, gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, Aracın yanması, Aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi. " şeklinde olduğunu, öncelikle meydana gelen kazanın bu madde kapsamında yer alıp almadığının irdelenmesi gerektiğini, bunun yanı sıra poliçede ayrıca "Hasar Tazmin Yöntemi" başlıklı klozun da düzenleme alanı bulduğunu, ilgili poliçe hükmünün; "Kısmi hasarlarda, hasarlanan parçanın onarımı mümkünse onarım yoluna gidilir. Bu hususta hasarın tespiti için sigorta şirketi tarafından görevlendirilen eksper tarafından yapılan değerlendirme esastır. Hasar gören parçanın onarımı mümkün değilse, parça tedariğinin sigortacı tarafından yapılabileceği şartlarda tedarik sigortacı tarafından yapılır. Sigortalının veya onarım servisinin parça tedariğinin sigortacı tarafından yapılmasını kabul etmediği durumlarda, ödenecek tazminata konu parçanın tutarı sigorta şirketinin tedarik maliyetini aşmayacaktır. Araç onarımının sigorta şirketinin anlaşmalı servislerinde yapılması durumunda onarım tutarı servise ödenir. Onarımın sigortalı tarafından seçilen anlaşmalı olmayan bir serviste yapılması halinde ise sigorta şirketi tarafından atanan eksper tarafından yapılan tespite istinaden tazminat tutarı sigortalıya ödenir. Hasar tespitinde araç üzerindeki parçanın orjinal olmadığının tespit edilmesi halinde parçanın muadili tedarik edilecek, tedarik edilememesi durumunda benzer özellikteki parça fiyatı ödenecektir." şeklinde olduğunu, alıntılanan poliçe maddesi kapsamında, hasarlı araç üzerinde meydana gelen hasar durumunun öncelikle sigorta şirketi tarafından görevlendirilen uzman eksper tarafından detaylı bir inceleme ve değerlendirme sürecine tabi tutularak, hasarın kapsamı, boyutu ve niteliği bakımından kapsamlı bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde alacağın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, söz konusu alacak talebinin bütünüyle fatura alacağından ibaret olduğunu, davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu faturalar haricinde alacağın mevcudiyetini, miktarını ve dayanağını ispat edecek herhangi bir belge, evrak, sözleşme, yazışma veya başkaca delil sunamadığını, nitekim tarafların iddialarını ispat külfeti altında bulunduğu temel hukuk prensibi gereğince, davacı tarafın ileri sürdüğü alacak talebinin sadece fatura ibrazıyla sınırlı kalması ve bu belgelerin ötesinde somut delillerin bulunmamasının, ispat açısından yetersiz kaldığını, huzurdaki davayı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla ve müvekkili şirketin hiçbir şekilde talep olunan alacak bedelini ödemekle yükümlü olmamakla birlikte, Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde dahi müvekili şirketin KDV'den sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, davacının alacağının likit olduğunun söylenemeyeceğini, likit olmayan alacaklar için icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinin de açık olduğundan bu talebe karşı itiraz ettiklerini, söz konusu talebin reddedilmesini talep ettiklerini bildirerek huzurdaki davanın reddine, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak davacıya ait araçta hasar meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarının tespiti, ikame araç talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarının tespiti, kasko sigorta poliçesi kapsamında davalıdan talepte bulunup bulunamayacağı, itirazın iptali şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. İİK'nun 62/1 maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. " belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacıya ait ... plakalı aracın 27/05/2025 tarihinde şirket yetkilisinin kullanımında iken kaza yaptığının, bu araç yönünden davacı ile davalı arasında kaza tarihini kapsar düzenlenmiş kasko sigorta poliçesi bulunduğunun, kaza nedeniyle oluşan hasar ve ikame araç bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından ödenmediğinin nu nedenle davaya konu icra takibinin başlatıldığın beyan edilerek itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, davacı tarafından davalıya karşı ... 18. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyası ile 123.590,79 TL asıl alacak, 7.491,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 131.082,42 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, itirazın iptali davalarının icra takibiyle bağlı olduğu, itirazın iptali davasının açılabilmesi için usulüne uygun olarak başlatılmış geçerli bir icra takibinin, bu takibe süresi içerisinde yapılmış bir itirazın bulunması ve takibin durması gerektiği, icra dosyasının incelenmesinde ödeme emrinin davalıya 22/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği, yukarıda belirtilen İİK'nun 62/1 maddesinde düzenlenen yedi günlük yasal süre içerisinde davalı tarafça borca itiraz dilekçesi sunulmadığı, bu hususun İcra Dairesinin 13/04/2026 tarihli müzekkere cevabı ile de bildirildiği, davalı tarafça yasal süresi içerisinde borca itiraz edilmemiş olmakla takibin kesinleştiği, durdurulmasına karar verilen bir takibin bulunmadığı, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.583,16-TL harçtan mahsubu ile bakiye 851,16-TL 'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 23/06/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır