İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/947 E. 2026/282 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/947
Karar No
2026/282
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1039 KARAR NO : 2026/285

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) DAVA TARİHİ : 04/11/2025 KARAR TARİHİ : 07/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ---- Şubesine ait ----- çek seri numaralı, keşidecisi ----- olan 31/12/2024 keşide tarihli, 480.000,00 TL bedelli çek ile -----şubesine ait ---- çek seri numaralı, keşidecisi ----- olan 15/12/2024 keşide tarihli, 250.000,00 TL bedelli çeklerin müvekkilinin uhdesindeyken kaybolduğunu, bu nedenle ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------- Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, çekler hakkında ödemeden men kararı verildiğini ve bankalara bildirildiğini, çekler hakkında da ilanların yapıldığını, davalının bu çekleri haksız olarak bankaya ibraz ederek çekler hakkında icra takipleri başlattığını, çeklerde ciro silsilesi bozulduğunu, sahte kaşe ve imzalarla ciro edildiğini belirterek; ilgili çeklerin bedelinin davalıdan istirdatına, çeklerle ilgili ödeme yasağının devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın menfi tespit davası olduğunu, menfi tespit davalarında yetkili mahkemenin genel kurallara göre belirlendiğini, işbu nedenle yetkili mahkemenin ----- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davaya konu çekin müvekkili şirket ile faktoring müşterisi arasında akdedilen Faktoring Sözleşmesi (Ek-1), Alacak Bildirim Formu Ödeme Araçları Tevdii Bordrosu (Ek-2) ve numaralı faturaya dayanılarak devir ve temlik alındığını, çekin temliki öncesinde müvekkili şirket tarafından çek ile ilgili gerekli istihbarat ve mali analiz çalışmaları yapılarak ilgili finansal bilgiler, ticari faaliyet geçmişi, ödeme alışkanlıkları ve karşılıksız çek sicili dikkate alınarak risk değerlendirmesi gerçekleştirildiğini beyan ederek davanın reddine, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Dava, rıza dışında elinden çıkan çekin istirdatı ve menfi tespit istemine ilişkindir. Dava; davacının rızası dışında elinden çıkan çeklerin istirdadı istemine ilişkindir. Dosya kapsamından dava konusu yapılan çekler nedeniyle taraflar arasında kambiyo ilişkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Gerek HMK'da gerekse 6102 sayılı TTK'da çek istirdadı davalarında yetkili mahkemeye ilişkin özel bir düzenleme yer almamaktadır. Bu durumda açılan davanın HMK'nın 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde görüleceği kuşkusuzdur. Davalı vekilince süresinde ve usulüne uygun biçimde yetki itirazında bulunulması, davalı şirketin merkezinin "----" olması karşısında mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir..." (Yargıtay ---Hukuk Dairesi'nin 16.11.2015 tarih ve --- Esas ----- Karar sayılı ilamı)

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasında "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir" Anılan yetki kuralı kesin olmadığından HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde "Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazını "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise; "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir. Son olarak; "Cevap dilekçesini verme süresi" başlıklı 127/1. maddesi ise; "Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir." şeklinde düzenleme getirmektedir. Dava konusu yapılan çek nedeniyle taraflar arasında kambiyo ilişkisi bulunduğu iddia edilmemektedir. TTK'da ve HMK'da çek istirdadı davalarında yetkili mahkemeye ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından çek istirdadı davasında, 6100 sayılı HMK’nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.Somut olayda davalının yerleşim yerinin ----- olduğu, yetkili mahkemenin ----- Merkez Mahkemeleri olduğu, davalının yetki ilk itirazının süresinde yapıldığı da gözetilerek, HMK.'nun 6. maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliği karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın yetki yönünden REDDİNE, 2-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 3-Karar kesinleştiğinde dosyanın talep halinde yetkili ve görevli ------ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-Aksi halde davanın açılmamış sayılmasına, 5-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında yetkili mahkemece karar verilmesine,Sair hususların gerekçeli kararda gösterilmesine, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/947, K. 2026/282, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-947-e-2026-282-k-a69c1e0f161d