İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/915 E. 2025/906 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/915
Karar No
2025/906
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/915 Esas KARAR NO :2025/906

DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/12/2025 KARAR TARİHİ:10/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından keşide edildiği iddia edilen ...' ne ait, ... seri no'lu, 05.06.2025 keşide tarihli, 750.000,00 TL değerindeki çeke dayalı olarak müvekkil şirket aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı kambiyo takibine ilişkin olarak borçlu olunmadığının tespiti ve 2025/... Esas arabuluculuk başvurusuna rağmen sonuç alınamaması nedeniyle iş bu menfi tespit davasının açıldığını, haksız kambiyo başlatıldığını ve müvekkili şirket hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçuna ilişkin şikayette bulunulduğunu, müvekkil şirketin imzası sahte olup, çekin kendisi tarafından düzenlenmediğini, keşideci ve lehtar arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, yetkili hamil olduğu iddiasındaki Faktoring Şirketi alacağını fatura ile tevsik etmediğini, Kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı davranan Faktoring şirketi alacak iddiasında bulunamayacağını, ciro zincirinde kopukluk ve muvazaa bulunduğunu, çek kambiyo senedi vasfını kaybettiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle müvekkil şirketin, davalılara herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine, ... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyada yürütülen kambiyo takibinin tedbiren durdurulmasına, takip konusu çekin sahte imzalı, muvazaalı ciro zincirli ve ilişkisiz taraflar arasında düzenlendiğinin tespitine, bu suretle söz konusu çekin kambiyo senedi vasfını kaybettiğinin belirlenmesine, davalının takip nedeniyle uğradığı zararları karşılamak için takip konusu alacağın yüzde yirmiden az olmamak üzere haksız takip (kötüniyet) tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; dava konusu çekten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davası olduğu anlaşıldı. 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesine göre; “Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.” HMK'nın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine ilişkin 2/2 maddesinde ise; “Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça...” ifadesine yer verilerek, HMK'da yer alan mahkemelerin görevine ilişkin genel düzenlemelere ancak yine HMK'daki diğer düzenlemelerle veya diğer kanunlardaki göreve ilişkin düzenlemelerle istisnalar getirilebileceği hükmü mevcuttur. 6102 sayılı TTK'nın 5/1 maddesine göre; “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.” Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi tarafından, adlî yargı ilk derece mahkemelerinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin “ihtisas kararları” 30/11/2021 tarihli ve 31675 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Anılan ihtisas kararlarının 15/12/2021 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanacağı da ilgili Resmi Gazete'de yayımlanarak duyurulmuştur. HSK Birinci Dairesinin “Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemelerin belirlenmesine ilişkin” 25/11/2021 karar tarihli ve 1232 sayılı kararına göre; “26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceğinin düzenlendiği, Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağının değerlendirildiği, Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlendiği, Bu itibarla; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'dan, kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; ... f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, ... örneğin f) İstanbul'da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, ancak 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine karar verilmiştir. 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un "Hukuk Mahkemelerinin Kuruluşu" başlıklı 5. maddesinin 17/4/2013 tarihli ve 6460 sayılı kanunun 10. maddesiyle değişik beşinci fıkrası hükmüne göre; "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazetede yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır." Görüldüğü üzere, yukarıdaki madde hükmünde açıkça bir yerdeki birden çok aynı tür mahkeme arasındaki iş dağılımından bahsedilmiş, iş dağılımını belirleme yetkisi ise Hâkimler ve Savcılar Kurulu'na verilmiş, dairelerin belirlenen iş dağılımına göre tevzi edilen davalara bakmak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır. Buna göre; bir yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi var ise bunlar arasındaki ilişki “görev ilişkisi değil”, “iş dağılımı ilişkisi”'dir. Bir başka ifade ile mahkemeler arasındaki “iç ilişki” niteliğindedir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 29/03/2021 tarihli, 2021/857 E. ve 2021/4342 K. sayılı ilamı da açıkça vurgulandığı üzere; bir yerde aynı mahkemeden birden fazla sayıda bulunması halinde, bu mahkemeler arasındaki ilişki “görev veya iş bölümü ilişkisi olmayıp”, “iş dağılımı ilişkisi”'dir. Somut olayda; mahkememize (İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesine) açılmış olan dava dosyasının, “Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu tarafından yukarıda belirtilen HSK (Hâkimler ve Savcılar Kurulu) kararı gereğince dosyaya bakacak finans konusunda uzman mahkemeler olan İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri dışında başka bir mahkemeye (mahkememize) atanmış olması durumu hiçbir şekilde davacı tarafın hatası olmadığı gibi, eldeki davanın davacı tarafça görevli olmayan bir mahkemede açıldığının iddia edilmesi de hukuken mümkün değildir. Bilindiği üzere; davanın görevli olmayan (yani görevsiz) bir mahkemede açılması halinde, davanın açıldığı mahkemece “görev dava şartı yokluğu nedeniyle” verilen “usulden ret kararı”, 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca farklı sonuçlar doğurmaktadır. Anılan maddede belirlenen sürelere uyulmamasına bir takım kesin sonuçlar bağlanmakta ve davacı tarafa bazı sorumluluklar yüklenmektedir. Bu nedenle, görevli bir mahkeme nezdinde açılan eldeki davada tevzi bürosunun hatalı işleminden dolayı görevsizlik kararı verilerek, davacı yana bazı sorumluluklar yüklenmesi hakkaniyete uygun olmadığı gibi yasal da değildir. Yukarıda değinilen mevzuat hükümleri ve açıklamalardan da anlaşıldığı üzere; İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri ile mahkememiz (İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi) arasında “görev ilişkisi değil”, “iş dağılımı ilişkisi” bulunduğundan eldeki uyuşmazlığın TTK 4/1-f bendi kapsamında kaldığı dikkate alınarak uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin yukarıda değinilen yasal düzenleme ve HSK kararı gereğince İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu, öte yandan İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri ile mahkememiz arasındaki ilişki görev ilişkisi olmayıp, iş dağılımı ilişkisi olduğundan ve bu durumda görevsizlik kararı da verilemeyeceğinden, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/12196 Esas, 2018/874 Karar sayılı kararı). KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere; 1-6102 sayılı TTK'nin 5/2. maddesi ve HSK Birinci Dairesi’nin 25/11/2021 karar tarihli ve 1232 sayılı kararı uyarınca dosyanın “iş dağılımı nedeni ile” İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, 2-Esasın bu şekilde kapatılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda tensiben karar verildi.10/12/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/915, K. 2025/906, T. 10.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-915-e-2025-906-k-b64a58d7e299