İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/910 E. 2026/117 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/910
- Karar No
- 2026/117
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/910 Esas KARAR NO : 2026/117
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 08/10/2025 KARAR TARİHİ : 09/02/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigortacılık faaliyetleri hakkında hizmet sunmakta olup müşterilerine karşı saygın bir konumda olduğunu, dava dışı sigortalı .... Ağaç Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ..... poliçe numarası ile müvekkili şirket sigortalısı olduğunu, davalı ..... Loj. Taş. Tic. A.Ş., sigortalı .... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait parkelerin Türkiye’den İtalya’ya kadar olan denizyolu nakliyesi için taraflar arasında bir emtia sözleşmesi gerçekleştirildiğini, davalı olarak ....... Lojistik Taşımacılık Ticaret A.Ş yer alsa da olaydan sonra işbu şirketin birleşme yolu ile .... Lojistik A.Ş.'ne devredildiğini, geminin Genoa Limanı’na varışı sonrasında konteynerin ara nakliyeci ..... firması sorumluluğunda 12.01.2023 tarihinde alıcı firmaya teslim edildiği sırada konteyner tavanının delik ve hasarlı olduğunun görülmesi üzerine ara taşıma sevkiyat belgesi üzerinde hasar notu düşülerek durumun sigortalı yetkililerine bildirildiğini, sevkiyata konu emtianın nakliyesinin ....... LOJ. TAŞ. TİC. A.Ş firması tarafından gerçekleştirildiğinin, tam ve sağlam olarak teslim alınan emtianın nakliye esnasında konteyner tavanının delik ve hasarlı olması sebebiyle ıslak ve hasarlı teslim edildiği ve tek taraflı hasardan fiili nakliyecinin CMR sorumluluk sigortası kapsamında sorumlu olduğunun açık ve net olduğunu beyan ederek; davanın kabulü ile davalı-borçlu tarafın yetkiye ve borca ilişkin Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazlarının iptaline, icra takibinin takipteki şartlarla devamına, davalı-borçlu tarafın kötü niyetli olduğu iddiası ile ve alacağın likit bulunduğu beyanıyla takip konusu miktarın %20’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı-borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ....... LOJİSTİK A.Ş. (Eski Ticari Ünvan ....... Lojistik Taşımacılık Ticaret A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunmakla uyuşmazlığın deniz ticaretinden kaynaklandığı beyanıyla Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin görevli olduğunu, işbu davada zarar gören tarafın alıcı olduğunu, işbu davaya konu taşımada satıcı tarafın iddia edildiği şekilde zarara uğrayan taraf olmayacağını ve bu kapsamda da davalıya karşı bir dava hakkı olmayacağını beyanla davacının aktif husumet ehliyetine ilişkin itirazlarını sunmakla müvekkili şirketin dava konusu edilen taşımada taşıyan sıfatının bulunmadığı beyanıyla pasif husumet itirazında bulunmuş olup; eğer bir zarar varsa iddia edilen her türlü zarardan fiili taşıyan ..... A/S şirketinin sorumlu olduğunu, ..... numaralı konşimentonun düzenlenme tarihi 20.12.2022 olduğunu, 11.01.2023 tarihine kadar ise geminin boşaltma limanına vardığını, hatta yük boşaltma limanında alıcısına teslim edildiğini, huzurdaki davaya konu icra takibinin ise 20/08/2025 tarihinde yani deniz taşımasının tamamlanmasından 2,5 yıl sonra açıldığını, davacı tarafın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde herhangi bir talepte bulunmadığını, iddia olunan zarardan taşıyan veya müvekkilinin sorumlu olmadığını, sigortacının tek taraflı ve kendi talepleri doğrultusunda yaptırmış olduğu ekspertiz raporunun taşıyanı bağlamayacağını, taşıyana ihbarın süresinde yapılmadığını ve müvekkili şirketin veya taşıyanın zarardan/hasardan sorumlu olmadığını, meydana geldiği iddia edilen hasara ilişkin konşimentoda hiçbir surette hasar şerhi düşülmediğini, sorumluluğu kabul anlamına gelmemek üzere müvekkil şirketin taşıyıcı olarak sorumluluğunun TTK Madde 1186/3 gereğince sınırlı sorumluluk kapsamında tespitinin gerekli olduğunu beyan ederek; davanın görevsizlik nedeni ile reddine davanın aktif ve pasif husumet itirazları yönünden reddine, bu talepleri kabul görmez ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, davanın reddi halinde takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün, mahkememizin 09/10/2025 tarih ve ..... Esas sayılı müzekkeremize cevabi 13/10/2025 tarihli ve .... sayılı cevabi yazısında; davalı ....... Lojistik Taşımacılık Ticaret Anonim Şirketi'nin tüm aktif ve pasifiyle kül halinde .... ticaret sicil numarasında kayıtlı ...... lojistik anonim şirketi tarafından devir alındığı 20/11/2024 tarihinde tescil edildiğinden İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğündeki kaydının kapatıldığı bilgisi verilmiş olup mahkememizin 14/10/2025 tarihli ara kararı ile Davalı .... Lojistik Taşımacılık Ticaret Anonim Şirketi'nin taraf kaydının silinmesine, ..... Lojistik Anonim Şirketi'nin ....... Lojistik Taşımacılık Ticaret Anonim Şirketi yerine davalı olarak kaydedilmesine karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun Kararı 06/10/2021 tarih, 730 nolu Karar Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere görevlendirilen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi ve İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevrelerinin, o ilin mülkî sınırları olarak belirlenmesi teklifine ilişkin 30.09.2021 tarihli ve E.21646783-1079-20712 sayılı yazısı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca görüşülerek; 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 7. maddesinde, “Hukuk mahkemelerinin yargı çevresi, bulundukları il merkezi ve ilçeler ile bunlara adlî yönden bağlanan ilçelerin idarî sınırlarıdır. (Ek cümle:22.7.2020-7251/55 md.) Ancak özel kanunlarla kurulanlar da dâhil olmak üzere, hukuk mahkemelerinin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenebilir.” hükmü düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4. Madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Kurulumuz Birinci Dairesinin 10.07.2012 tarihli ve 1888 sayılı kararı ile daha sonrasında alınan 08.09.2014 tarihli ve 1945 sayılı kararlarıyla, asliye ticaret mahkemelerinin Türk Ticaret Kanunu’ndan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi ve İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevlendirilmelerine karar verilmiştir. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 07.07.2021 tarihli ve 608 sayılı kararıyla, 5235 sayılı Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresi İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi; İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresi ise İzmir ilinin mülki sınırları (Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi hariç) olarak belirlenmiştir. 6102 sayılı Kanun’un mezkûr hükmü ile Kurulumuzun yukarıda belirtilen diğer kararları dikkate alınarak, Türk Ticaret Kanunu’ndan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere görevlendirilen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi ve İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevrelerinin bu illerin mülki sınırları olarak belirlenmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir. Bu itibarla, teklifin kabulüyle; Türk Ticaret Kanunu’ndan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere görevlendirilen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin İstanbul ilinin mülki sınırları, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin İzmir ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesine, İş bu kararın 11.10.2021 tarihinden itibaren uygulanmasına, 06.10.2021 tarihinde karar verildi. Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatlı ticaret mahkemesi ile diğer ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olduğu, Denizcilik ihtisas mahkemelerinin görev alanının tayininde uyuşmazlığın deniz ticaretinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı esas alınır. Görev hususu resen ve davanın her aşamasında incelenmesi gereken hususlardan olduğu anlaşılmakla tüm dosya kapsamı incelendiğinde uyuşmazlığın deniz taşımacılığından kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaati ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin Deniz Ticaretinden doğan davalara bakmakla görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/02/2026
Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır