İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/844 E. 2026/54 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/844
Karar No
2026/54
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/844 KARAR NO : 2026/54

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2025 KARAR TARİHİ : 20/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya lojistik ve gümrükleme hizmetleri verdiği ve bunun karşılığında ------ nolu, 24.03.2025 tarihli, 770 Euro bedelli faturayı keserek davalıya teslim ettiğini, davalının iş bu fatura bedelini süresinde ödemediğini ve davalı aleyhine ---- İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosya ile icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafça icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, sonuç olarak davanın kabulü ile davalının -----Esas Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın zaman aşımına uğradığını, dava dilekçesinin hukuk mahkemeleri kanunun 119. Ve 318. Maddesine sayılan unsurları içermediği ve davacının iddialarını genişletmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, davacının davalı şirketçe ödenmemiş bir fatura alacağının bulunmadığını, sonuç olarak; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır. Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir ------ Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir. Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez. Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir ------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 770,00 euro TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 30/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 27/06/2025 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür. Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı lojistik ve gümrükleme hizmetleri karşılığı oluşturulan faturanın tahsili için başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, haklı değil ise davalının sorumluluğunun kapsamı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından, davalı aleyhine girişilen icra takip dosyasında hem takip talebinde hem de ödeme emrinde, davacının alacağını yabancı para cinsinden istediği, herhangi bir şekilde harca esas değer veya yabancı paranın Türk Lirası karşılığının gösterilmediği, yabancı paranın aynen tazmininin istendiği, TBK'nin 99. ve İİK'nın 58/3 maddeleri uyarınca icra takibinin usulsüz olduğu anlaşılmıştır.İİK m.67 hükmüne göre itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması ve takibe süresi içinde itiraz edilmiş olması özel dava şartıdır. İİK'nın 58/3, 6098 sayılı TBK m. 99/son maddelerine aykırı şekilde yabancı para alacağı üzerinden takibin yapıldığı, UYAP sistemi üzerinden icra dosyasının incelenmesinde takip talebinde ve daha sonra yetkili icra dairelerince gönderilen ödeme emirlerinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmediği tespit edilmekle itirazın iptali davasına konu usulüne uygun bir icra takibinin olmadığının kabulü gerekir . (Aynı yönde Yargıtay ----- Karar sayılı kararı)HMK m.114/1 hükmünde dava şartları sınırlı olarak sayıldıktan sonra anılan maddenin ikinci fıkrasında da "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü ile diğer kanunlardaki dava şartlarına ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınması gerekliliğine vurgu yapılmıştır. HMK m.115 hükmü de "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde olup buna göre Mahkemenin dava şartı eksikliği durumunda yapacağı işlemler düzenlenmiştir. Davacı alacaklı, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmekteyken bu zorunluluğa uyulmadığı, buna göre davacı vekili tarafından yöntemine uygun başlatılmış bir icra takibinden söz edilemeyeceği, yöntemine uygun bir icra takibinin bulunması itirazın iptali davalarında özel dava şartı olduğundan davanın, HMK m.114/2 ve 115/2 hükümleri uyarınca yöntemine uygun icra takibine ilişkin özel dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın HMK m.114/2 ve HMK m.115/2 hükümleri kapsamında geçerli bir takibin bulunmaması sebebiyle usulden REDDİNE, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 17.996,80 TL (19/09/2025 tarihli euro efiektif satış değeri olan 48,64 TL cinsinden) vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, b-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okundu.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/844, K. 2026/54, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-844-e-2026-54-k-a9f6ba3db331