İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/840 E. 2026/292 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/840
Karar No
2026/292
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/840 Esas KARAR NO : 2026/292 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2025 KARAR TARİHİ : 12/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 11.08.2022 tarihinde davalı ---------Ş. ile GSM hatları için kurumsal abonelik sözleşmesi imzalayarak başka bir operatörde olan 22 adet mobil hattını bu operatöre taşıdığı, anılan tarihten, aboneliğin sonlandırıldığı Temmuz 2025 tarihine kadar davalı taraftan kurumsal müşteri olarak kullandığı mobil hatlar için hizmet aldığını, müvekkili şirkete aboneliğinin başladığı zamandan beri hiçbir zaman davalı tarafça taahhüt edilen meblağlarda fatura düzenlenmediği, çeşitli bahanelerle (indirim sisteme tanımlanamamış, hata olmuş bir sonraki dönemde indirim tanımlarız, hediye olarak --------- veririz vb gibi bahane ve geçiştirmeler ile) taahhüt edilenden fazla fatura bedeli ödemek zorunda kaldığını, 2022 Temmuzdan itibaren 1 yıl için öncelikle 2.050 TL olarak taahhüt edildiğini, ardından faturaların bu meblağdan yüksek gelmesi sebebiyle yıllık olarak aynı indirim oranını yakalayabilmek için Kasım 2022 ayından itibaren faturaların 1.870 TL olacağı vaad edildiği, 2023 Temmuzdan itibaren 1 yıl için 4.909 TL (Telsiz kullanım ücretleri dahil), Devam eden aylarda yine faturaların taahhüt edilenden yüksek gelmesi sebebiyle Ocak 2024 ayı faturasının 2.500 TL, devam eden ayların faturasının vergiler ve limitinde durmalar dahil 4.500 TL olacağı taahhüt edildiğini, 2024 Temmuz ayında müvekkilin eskiden sahibi olduğu ve fakat kullanılmayıp yedekte tutulan 9 adet hattın kapatılacağı, 20 yeni hat verileceği ve 2 -------- ile birlikte 12 ay sabit fiyat 10.000₺ olarak anlaşıldığının taahhüt edildiği, devam eden aylarda yine taahhüt edilen meblağda fatura gelmemesi sebebiyle Ocak 2025 ayında aşağıdaki gibi anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafça düzenlenen faturalar celp edildiğinde görüleceği üzere hiçbir zaman müvekkili şirkete taahhüt edilen meblağlarda fatura düzenlenmediğini, müvekkili şirketin sürekli olarak sorun yaşamış ise de, GSM aboneliğinin başkaca operatörlere taşınmasının güçlüğü ve davalı tarafın taahhüt edilenden daha yüksek fatura gelmeyeceğine yönelik ısrarlı beyanları sebebiyle yıllar içinde abonelik sözleşmesi yenilendiğini, son olarak 2024 yılı Temmuz ayında 1 yıl için daha yenileme yapıldığını, yenilemede ilgili operatörün saha temsilcisi tarafından müvekkili şirkete indirim sağlanabilmesi için 20 yeni hat verilmesi gerektiğinin ifade edildiği, Müvekkili şirketin mevcuttaki yedek hatlarını dahi kullanmaya ihtiyaç duymadığını, 20 yeni hattı da hiçbir surette almak istemese de yetkili saha temsilcinin ısrarı ve aksi halde 2 katı fatura çıkacağına yönelik yanıltıcı beyanları sebebiyle bu durumu kabul etmek zorunda kaldığını, mobil hat sağlayıcılarının indirim sağlama vaadiyle özellikle kurumsal abonelere ilave hizmetler sattığının da herkesçe malum olduğu, 2024 yılı temmuz ayındaki abonelik yenileme süreci sonrasında 20 yeni hat faturalara dahil edilmişse de müvekkiline hiçbir zaman hatlara ait simkartların teslim edilmediğini, bu hatları kullanmaya ihtiyacı olmayan müvekkili şirketin, yine de hatların teslimi için talepte bulunsa da bu taleplerinin sonuçsuz kaldığını, çağrı merkezine bu hususa ilişkin şikayet kaydı da oluşturulduğunu, devam eden aylarda faturaların yine Temmuz 2024 ayında taahhüt edilen şekilde gelmemesi üzerine 2025 Ocak ayında davalı tarafı temsilen saha temsilcisi müvekkili şirkete görüşmeye geldiğini, Temmuz ayında faturaya dahil edilen 20 hattın Ocak ayının 29'u itibari ile "İşte Tarife" olarak adlandırdıkları tarifeye geçirileceğini ve bu hatların 25.02.2025 tarihinde iptal olacağını beyan ettiğini, sağlanan indirimin düşmemesi adına bu defa 10 adet yeni hat verileceğini, müvekkilinin 1 fatura daha 12.500₺ üzerinden faturalandırılacağını, vergiler ve her şey dahil 1 ay sonra 9.177 TL üzerinden faturalandırılacağını taahhüt ettiğini, bu tarihten sonra da hiçbir zaman taahhüt edildiği şekilde faturalandırma yapılmadığını, ödemelerin şirket finansı tarafından otomatik olarak yapıldığından bu durumun bir süre fark edilemediğini, fark edildiğinde de bu durumun sebebinin müvekkile davalı taraf çalışanları tarafından “Aşım yaptığınız içindir,” "Zaten yenileme döneminiz gelecek, fiyatlar çok yükselecek o zaman ekstra indirim sağlarız" vb beyanlarla açıklandığını, Haziran 2025 ayında ödenmesi gereken Mayıs 2025 ayı faturasının fahiş şekilde 36.365 TL gelmesi akabinde müvekkili şirketin faturalandırmayı detaylı şekilde incelediğini, 25.02.2025 tarihinde iptal olacağı beyan edilen hatların iptal edilmediğini ve bu hatlara çok yüksek meblağda faturalar geldiğini fark ettiğini, müvekkili şirkete bu hatlara ait sim kartlar hiçbir zaman teslim edilmemiş olduğundan ve hatların davalı beyanına göre esasen Şubat 2025'te iptal edilmesi gerektiğinden bu hatların davalı tarafça sehven 3. Şahıslara tekraren satıldığı ya da 3. şahıslarca kopyalandığının düşünüldüğü, derhal saha temsilcisine durum sorulduğunda ise kendisinin hatların kopyalanmış olabileceğini ifade ettiğini, ilgili hatların suç işlemek maksadıyla 3. Şahıslarla kopyalanmış olabilecekleri ihtimaline binaen ---------- Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayette bulunulduğunu, müvekkili şirketin, hem kopyalandıkları düşünülen 20 hattı hem de yine Ocak 2025 ayında verilen 10 adet hattı derhal iptal etmek istediğini, bu süreçte dahi davalı tarafça müvekkilinin mağdur edildiğini, hatlar için erken kapatma sebebiyle cezai şart uygulanabileceğinin ifade edildiği, cezai şart olmaksızın hatların kapatılabilmesi için saha temsilcisi işlemin çağrı merkezince değil kendisi tarafından yapılması gerektiğini söylediğini, kendisinin gelmesi ve hatları kapatmasının beklendiğini, ilgili şikayet yapıldıktan sonra da davalı tarafça iptal edilmeyen mezkur hatların 3.şahıslarca kopyalandığı ve suç işleme maksadıyla kullanıldıklarının anlaşıldığı, müvekkili şirket yetkilisinin çeşitli soruşturma dosyalarında davalının kusurlu davranışı sebebiyle şüpheli sıfatıyla ifade vermek zorunda kaldığını ve halen yargılandığını, müvekkil şirketin, daha önce haksız şekilde ödediği hukuken mesnetsiz fatura bedelleri dışında, davalı tarafça taahhüt edilen tarihte iptal edilseydi ödemeyeceği faturaları, hatlar kapanırsa ticari faaliyetleri zarar görür endişesi ile haksız ve hukuka aykırı şekilde ödemek zorunda kaldığını, ayrıca uzun yıllardır saygın bir iş adamı olarak faaliyet gösteren müvekkil şirket yetkilisi savcılık dosyalarında şüpheli sıfatıyla ifade vermek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin bu nitelikli dolandırıcılık dosyalarına şüpheli sıfatıyla taraf olarak eklendiğini, ticari itibarının zarar gördüğünü, bu durum sebebiyle keder ve endişe yaşadığı kişilik haklarının zedelendiğini, yaşananlar sonrasında Temmuz 2025 ayında müvekkilin ilk başta davalı operatöre taşıdığı hatları başka bir operatöre taşıdığı ve davalı ile olan sözleşme ilişkisini 10.07.2025 itibariyle sona erdirdiğini, davaya konu talepleri açısından Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk başvurusu yapıldığı ve dosya kapsamındaki görüşmeler devam ederken; davalı tarafça, müvekkili şirkete 05.08.2025 tarihli bir yazı gönderilerek toplam 63.467,58 TL tutarında fatura borcu olduğu ifade edildiği ve ödeme yapılması gerektiği aksi halde yasal takibe geçileceğinin ifade edildiğini, söz konusu evrakta fatura içeriğine ilişkin bir açıklama olmadığından kesin olarak bilinmemekle beraber ana hat olarak tanımlı --------- numaralı hattın 25.07.2025 tarihli faturası olarak görülen faturasında 12.000 TL şeklinde cezai şart olduğu düşünülen meblağ bulunduğu, icra takibine ilişkin bir tebligatın müvekkili şirkete yapılmadığını, aleyhe bir hususu kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin davalı tarafa Haziran ve Temmuz 2025 aylarına ait yalnızca kendi kullandığı hatlar sebebiyle sabit olarak anlaşılan meblağ üzerinden bir borcu doğmuşsa dahi bunların müvekkilin davalı taraftan olan alacaklarından mahsup edilmesi gerektiğini ve müvekkilinin davalı tarafa hiçbir ad altında borcunun bulunmadığını, dilekçe ekinde ulaşılabildiği kadarıyla sunulan faturalardan görüleceği üzere düzenlenen faturalarda KDV, ÖİV, Diger Vergiler, Harçlar, Fonlar, Yuvarlama Farkı, Telsiz Kullanım Aylık Taksiti, Telsiz Kullanım Aylık Taksit, Yeni Tesis Özel Iletisim Vergisi Taksidi, Telsiz Ruhsat Taksidi gibi kalemler bulunduğu, bu kalemlerin faturadan faturaya değişiklik gösterdiğini, Ayrıca bazı faturalarda ne şekilde hesaplandığı bilinmeyen------- Fatura İndiriminin yer aldığını, taraflarca imzalanan sözleşmenin ve eklerinin bir nüshasının dahi müvekkiline teslim edilmediğini, ancak müvekkili tarafından fotoğrafları çekilen karışık ve eksik sözleşme sayfalarının bulunduğu, öte yandan müvekkili şirketin davalı ile arasındaki sözleşmeyi sona erdirmiş olduğundan --------- ekranındaki yetkilerinin de kaldırıldığını, geçmiş faturalara ait ayrıntıları, kullanımları da göremediğini, müvekkili şirketin kullandığı ve faturaların iletildiği ---------- e-posta adresi üzerinde yapılan kontrolde de geçmişe ait birçok faturanın iletilmediğinin görüldüğü, müvekkilince fazla ödenen meblağların tam olarak hesaplanması mümkün olmadığından, bu meblağın ancak davalı tarafça düzenlenen sözleşme ve tüm faturaların celbi ile bu faturaları inceleyerek alanında uzman bilirkişi tarafından yapılacak hesaplama sonrasında kesin olarak belirlenebileceğinden; alacak taleplerinin belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, Maddi ve Manevi tazminat olmak üzere ilave dava ve talep hakları ile her ad altında haklarını da saklı tutarak: davanın kabulü ile; davalı tarafından haksız ve hukuken mesnetsiz şekilde müvekkilden tahsil edilen miktarın belirlenebilen asgari tutarı üzerinden HMK m. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak, yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde kesin olarak belirlenmesi akabinde verilecek talep artırım dilekçesi ile artırmak ve eksik harcı ikmal etmek üzere şimdilik 1.000 TL'nin, davalı tarafından tahsil edildiği tarihlerden itibaren işleyecek Ticari Avans Faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesine, müvekkili şirketin kullanılan mobil hatlar sebebiyle davalı tarafa herhangi bir borcu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya bakmaya --------- Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın yetkili mahkemede açılmaması nedeniyle usulden reddinin gerektiği, HMK'nın 6. Maddesine göre "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Müvekkil şirketin merkezi her ne kadar --------- Adliyesi yargı sınırları çevresinde olsa da davacı taraf ile imzalanan abonelik sözleşmelerinde yer verilen yetki sözleşmesi kapsamında uyuşmazlık durumunda yetkili mahkemenin --------- Ticaret Mahkemeleri olacağının düzenlendiğini, Davacı şirket ile müvekkili şirket arasında akdedilen Abonelik Sözleşmesinin Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri başlıklı 7. maddesine göre ‘’ İşbu Abonelik Sözleşmesi’nin uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların çözümünde öncelikle Turkcell tarafından mevzuata uygun bir şekilde oluşturulan Tüketici Şikayetleri Çözüm Mekanizması kapsamında uyuşmazlık çözülmeye çalışılacak, çözüm bulunmadığı takdirde; kurumsal aboneler için İstanbul mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olacaktır.’’ dendiğini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 17’ye göre - ‘’Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.’’ Madde lafzından da görüleceği üzere yetki sözleşmesi olduğu ve tarafların aksini kararlaştırmış olmadıkları yahut birden fazla mahkemeyi yetkili kılmadıklarından dolayı da davanın yalnız sözleşmeyle yetkili kılınan mahkemede açılması gerektiği, bu husus doğrultusunda da yetkili mahkemenin -------- mahkemeleri olduğu, bu nedenle Mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini talep ve beyan etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Taraflar arasındaki kurumsal abonelik sözleşmesi kapsamında davacıdan haksız ve hukuken mesnetsiz şekilde tahsil edilen bedellerin iadesi, davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti talebinden ibarettir. ---------Ş'ye yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede; davacının taraflar arasındaki kurumsal abonelik sözleşmesi kapsamında davacıdan haksız ve hukuken mesnetsiz şekilde tahsil edilen bedellerin iadesi, davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti talepli dava açtığı, davalının cevap süresi içinde süre uzatım talebinde bulunduğu, mahkememizce 30/09/2025 tarihinde cevap verme süresinin bittiği tarihten itibaren iki hafta ek cevap süresi verildiği, davalının 23/10/2025 tarihli cevap dilekçesinin süresinde olduğu, davalının ---------- Mahkemelerinin yetkili olduğuna yönelik yetki itirazında bulunduğu, taraflar arasında akedilmiş olan 11/08/2022, 31/07/2024, 30/01/2025, 28/05/2025 tarihli abonelik sözleşmelerinde yer verilen yetki sözleşmesi kapsamında uyuşmazlık durumunda yetkili mahkemenin --------- Ticaret Mahkemeleri olacağının düzenlendiğini, sözleşmeye yetki şartı getirildiği, 6100 sayılı HMKnın 17.md.sinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmünün düzenlendiği, her iki tarafın tacir olduğu,Yetki Sözleşmesi ile yetkili kılınan mahkemenin münhasır yetkili olacağı, genel ve özel yetkili mahkemelerinin yetkisinin ortadan kalktığı hükme bağlanmış olduğundan davalının yetki itirazında haklı olduğu kanaatine varıldığından HMK'nın 14/2 maddesi uyarınca HMK'nın 114/1-ç maddesindeki dava şartı yokluğundan HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin Yetkisizliğine, ---------- Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Yetki itirazının kabulüne; mahkememizin yetkisizliğine, ---------- Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunun tespitine, 2-6100 sayılı HMK.nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın yetkili --------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi gereği harç ve yargılama agiderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, davaya yetkili mahkemede devam edilmemesi durumunda, mahkemece talep üzerine dosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin hüküm altına alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/840, K. 2026/292, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-840-e-2026-292-k-27b1bf4c38d1