İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/829 E. 2025/718 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/829
Karar No
2025/718

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/889 Esas - 2025/350 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/889 Esas KARAR NO : 2025/350 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2024 KARAR TARİHİ : 22/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/06/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Fiilden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalı maliki, davalı ise sürücüsü olduğu plakalı araç; 25/08/2023 tarihinde %100 kusurlu olarak müvekkiline ait plakalı araca arkadan çarpılmasına neden olarak hasarlanmasına yol açtığını, meydana gelen kazada plakalı araç KTK 56/1-C maddesi ihlal ettiğinden araç sürücüsü %100 oranında kusurlu olduğunu belirterek değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafından Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü 2024/5552 E sayılı dosya ile 23.095,35 TL araç mahrumiyet bedeli talep edildiğinden, derdestlik itirazında bulunduklarını, mahrumiyet bedeli belirli olduğundan, bu konuda açılan belirsiz alacak davasının da reddi gerektiğini; dava konusu trafik kazasında, kusur durumuna ilişkin olarak kesin bir tespit yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava, haksız fiilden kaynaklandığı ileri sürülen maddi zararın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık; davacının alacaklı olup olmadığı, mahkememizin görevli olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşıldı. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller Dosya kapsamında davacının gerçek kişi olduğu, davacının tarafın UYAP sistemi üzerinden alınan GİB sorgu raporunda Kiralanan Gayrimenkulün Kiralanması ve İşletilmesi kaydının bulunuyor ise de davaya konu olayın davacının iş bu ticari iş ve işletmesi ile ilgili olmadığı, zarar gören sigortalı aracın Otomobil vasfında hususi araç olduğu görülmüştür. IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 2025/829 E. Ve 2025/718 K. Sayılı ilamında "...olayın haksız fiil sorumluluğundan kaynaklandığı, davacının dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre tacir olmadığı, yürütmekte olduğu faaliyetin esnaf faaliyeti sınırları içinde bulunduğu anlaşılmakla davaya bakmakla görevli mahkemenin Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu..." belirtilmiştir. V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler Somut olayda her ne kadar trafik kazasına dayalı olarak açılmış bir tazminat talebi mevcut ise de, sigorta hukukundan kaynaklı bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Talep sonucu, haksız fiile dayalı olarak kazanç kaybı talebi içermektedir. Dolayısıyla da taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup, bu hususun TTK’da düzenlenmediği sabittir. Dava konusu aracın dosyaya yansıyan bilgilerden hususi araç olduğu, ticari araç olduğuna dair bir kayıt görülmediği ve bu bağlamda davacının tacir olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğundan da bahsedilemeyeceği, buna göre davanın ticari dava olarak nitelendirilemeyeceğinden davaya bakmakla görevli mahkemenin Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davaya bakma görevinin Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, düşünce ve yargısına varılmış ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere): 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/05/2025 Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/829, K. 2025/718, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-829-e-2025-718-k-150b3be5a37b