İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/820 E. 2025/1204 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/820
Karar No
2025/1204
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/820 KARAR NO : 2025/1204

DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 17/09/2025 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili tarafından Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan 17/09/2025 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin bölgesel olarak ülkemiz ile genel olarak dünya ölçeğinde ekonomik buhran ve daralma neticesinde bir konkordato projesi çerçevesinde faaliyetlerini değişen şartlara göre revize ve uyarlama ile yeni koşullara uyum sağlayarak daha sağlıklı şekilde faaliyetlerine devam etme kararı aldığını, bu yönü ile de aktifler ile pasifler dengesini düzeltmek sureti ile mevcut borçlarını, şu an içinde bulunduğu ödeme güçlüğünden kurtararak ödeme ve ifa imkanına erişeceğini, bu nedenlerle İİK 286. Maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak hazırlanmış olması sebebi ile 287. Maddesinde belirtilen 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, İİK 287/2 gereği geçici komiser tayini kararı verilmesine, davacı şirketin İİK nın 297/2. Maddesinin doğrultusunda, malvarlıklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasına karar verilmesini,

İİK 288/1 maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından, mühlet içinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın davacı aleyhine her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmesini, geçici Mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine, İcra İflas Kanununda belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama sonucu konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, İİK'nın 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkindir. Mahkememiz dosyasında düzenlenen tensip tutanağı uyarınca belirtilen gider avansı eksikliğinin borçlu vekilince süresinde tamamlanması üzerine borçlu hakkında üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine ve geçici konkordato komiseri görevlendirilmesine karar verildiği, ilgili kurumlara gereken bildirimlerin ve ilanların yapıldığı, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alındığı görülmüştür. Geçici komiser toplantı tutanağı ile; konkordato talep eden şirketin tüm malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespit ettirilmesine, şirket malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespiti işlemi teknik ve özel bilgiyi gerektirdiğinden bu konuda bilirkişiye başvurulmasına, şirkete ait stoklar hesabı altındaki demirbaş ve taşıtların rayiç değerlerinin tespiti için bilirkişi görevlendirilmesine dair toplantı tutanağı mahkememizce onaylanmıştır. Konkordato komiseri ...... tarafından mahkememize sunulan 26/11/2025 tarihli raporunu özetle ; Borçlu ..... nun ..... vergi kimlik numaralı gelir vergisi mükellefi olup, gerçek kişi tacir sıfatıyla hareket ettiği, konkordato talebine dayanak yapılan 30.06.2025 tarihli gelir tablosunda 235.357,74 TL kar raporladığı, 18.10.2025 geçici mühlet ve 31.10.2025 tarihli mali verilerinde ise - 4.218.591,96 TL zarar raporladığı, hazırlanan 31.10.2025 tarihli rayiç bilançoya göre borçlunun rayiç özvarlıklarının - 29.060.859,53 TL olduğu ve borca batık olduğu, borçlu tarafından konkordatonun başarı ihtimalini ortaya koyan yeni bir proje ve buna dayanak veriler sunulmadığı, zira; salt mali verilerin sunulmasının konkordato bakımından tek başına anlam ifade etmediği, konkordato ön projesinde yer alan proforma gelir tablosunda 2025 (6Aylık ) için 308.105,05 TL, 2026 yılı için 816.241,38 TL, 2027 yılı için 2.930.376,06 TL, 2028 yılı için 5.560.800,79 TL ve 2029 için 11.492.871,25 net kar hedefine yer verildiği, ancak; 01.01.2025 – 31.10.2025 döneminde - 4.218.591,96 TL zarar gerçekleştiği, Net Kar/ Net Satış Oranları yıllara sair satışları artmasına rağmen 2025 yılından itibaren zarar raporlayan davacının sırf bu verisinin bile ön projenin inandırıcılıktan uzak olduğunu gösterdiği, 2025 (6 aylık) yılı ve devamı yıllar için ön gördüğü; yukarıda sıralanan – net kar hedeflerinin afaki olduğunun net bir şekilde anlaşıldığı, dolayısıyla sunulan konkordato ön projesinin başarıya ulaşmasının mümkün gözükmediği, borçlunun ait son 3 yıllık bilanço incelendiğinde 2022 ve 2023 yılları sonunda piyasadan ticari alacağının bulunmadığı, 31.12.2024 döneminde 387.654,07 TL, 30.06.2025 tarihinde 6.035.654,07 TL, olan alacağının 18.09.2025 tedbir tarihinde ise kalmağı, başka bir anlatım ile; tedbir tarihinde borçlunun piyasan herhangi bir alacağının olmadığı, dolayısı ile Ön proje ile sunulan Proforma Nakit Akış Tablosu ve Konkordato kaynakları tablolarında 6.035.654,07 TL tutarındaki ticari alacağının tahsili ile birlikte 9.900.700,00 TL tutarında Stokların Nakde Dönüşmesine (Ticari Mal Satışı) yer verilmiş olup, işbu alacak tutarlarının 18.09.2025 tedbir tarihinde kalmamış olması nedeniyle kaynak açığı olduğu görülmüş olup, konkordato tasdik şartları içerisinde yer alan “teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması “(İİK md 305/1,b) şartını karşılamadığı, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmasını sağlayacak yeterli kaynağın sağlanamayacağı, geçici mühletten bu yana yaklaşık 69 günlük bir zamanın geçmesine rağmen borçlunun konkordato ön projesinde ön gördüğü şekilde faaliyette bulunduğuna ve kaynak yarattığına dair tespit yapmaya yarayacak (ödeme onayı, ödeme ve tahsilat listesi, satış raporu v.b.)bilgi ve belge ulaştırılmadığı, geçici mühletten sonra doğan işletme gideri borçları konkordatoya tabi olmadığından ve bu borçların olası bir iflas halinde masa borcu olarak telakki edileceğinden, borçlunun geçici mühletten faydalandığı her gün alacaklıların durumunun daha da kötüye gittiği, İcra ve İflas Kanununun 292.maddesinde kesin mühlet içerisinde maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, komiserin yazılı raporu üzerine mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceğinin düzenlendiği, Kanun’un 288.maddesinin ilk fıkrasında yapılan atıf gereğince, 292.maddenin geçici mühlette de uygulanacağı, yukarıda yer verilen tespit ve açıklamaların İİK’nın 292.maddesinin (a) ve (b) bentlerinin kapsamında değerlendirilebileceği, mahkemece iflas koşullarının oluştuğuna kanaat getirilmesi durumunda, İİK m.308, f.2 uyarınca tasfiyenin basit tasfiye usulüne göre yürütülmesine karar verilebileceği yönünde görüş ve beyan bildirmiştir. İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. MAhkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir.

İİK'nun 289/1 maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir.

İİK'nun 288/1 maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, İİK'nun 292.maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşecek durumlarda mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. "Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir. İİK m. 292'de konkordato sürecinin devam ettirilmesinin artık hukuken temelinin kalmadığı,konkordato sürecinin kesilmesi ve iflasın açılması gereken haller düzenlenmiştir. Mahkeme bu hallerden birinin gerçekleşmesi durumunda,herhangi bir talebe gerek olmaksızın,borçlu iflasa tâbi ise re'sen iflasın açılmasına;iflasa tâbi olmayan borçlu bakımından ise re'sen konkordato talebinin reddine karar verecektir.Ancak bu kararı vermeden önce bir duruşma açarak borçluyu,konkordatoyu bir alacaklı takip etmişse onu ve varsa alacaklılar kurulunu dinlemesi gerekir.Diğer alacaklıları da gerek görürse dinler. Kanun'un 292.maddesinin 1.fıkrasında konkordato mühletinin belirli sebeplerle kaldırılması düzenlenmiştir.Maddede sayılan hallerde mahkeme daha önce konkordato mühleti vermiştir;ancak mühlet içinde ortaya çıkan haller,konkordato mühletinin amacını ortadan kaldırdığı için mahkeme kesin mühleti kaldıracaktır. Mahkemenin mühleti kaldırması, aynı zamanda konkordato talebini de reddetmesini gerektirir.Maddede bu husus açıkça düzenlenmiştir.Mahkeme mühleti kaldırarak konkordato talebini reddedecek ve re'sen borçlunnu iflasına karar verecektir. Konkordato mühleti verildikten sonra mühletin kaldırılması ve iflasa karar verilmesini gerektiren sebeplerden ilki,borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılmasının gerekli olmasıdır.Özellikle borçlunun işletmesinin devamı,devamlı ve hissedilir ölçüde,aktiflerinin azalması ve pasiflerinin artmasına yol açmaktaysa ve bu durumun konkordato süreci içinde geri dönüşü olmayan bir aktif-pasif dengesizliğine yol açacağı öngörülüyorsa;iflasın derhal açılması ile borçlunun malvarlığının tasfiyesi sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edeceği tahmin ediliyorsa;işletmenin devamı mümkün gözükmüyor yahut çok düşük bir ihtimâl ise,malvarlığının korunması için kesin mühlet kaldırılarak iflasın açılması zorunludur. Sö z konusu şartlar altında iflasın derhal açılmasının "ultima ratio-son çare" olması gerekir. Eğer malvarlığının korunması, örneğin borçlunun tasarruf yetkisinin kaldırılması ve komisere tevdi edilmesi gibi,daha yumuşak uygun tedbirlerle sağlanabilecekse mahkeme ölçülülük ilkesi çerçevesinde bu daha yumuşak tedbirleri tercih etmelidir.

Kesin konkordato mühleti verildikten sonra konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren ikinci haldir.Bu halde mahkeme,komiserin raporundaki verilerden konkordatonun başarıya ulaşma şansının kalmadığı sonucuna varmalıdır. İİK'da iyileşmenin konkordato alacaklılar tarafından kabul edilmeden ya da mahkemece tasdik edilmeden önce gerçekleşmesi halinde, konkordatonun tasdikine kadar gidilmesine gerek kalmayacağı ve mühletin kaldırılacağı kabul edilmiştir (İİK m. 291). Mühlet içinde iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin aşikâr olması, yani tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilecektir. Örneğin, komiserin raporundan borçlunun mali ve finansal verilerinin iyileşmeyi imkânsız hale geldiği anlaşılıyorsa, komiser konkordatoyu reddedeceğini açık ve kesin şekilde ortaya koyan alacaklıların sayısından ve öneminden hareketle konkordatonun tasdiki için gerekli çoğunlukların hiç birinin sağlanamayacağı sonucuna varırsa, konkordatonun başarıya ulaşmayacağı önceden anlaşılmış olur ve bu halde mahkeme kesin mühleti kaldırarak iflasa tâbi borçlunun iflasına karar verir. Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Borçlunun kesin mühlet alabilmesi, mali durumunu iyileştirebileceği veya konkordatonun tasdik edileceğinin inandırıcı şekilde ispat edilmesine bağlıdır. Dosya kapsamı, borçlu şirket tarafından sunulan konkordato ön projesi, şirket yetkililerinin beyanları, muhasebe kayıtları, bağımsız inceleme raporları, ticari defterler ve konkordato komiserliği tarafından yapılan yerinde incelemeler birlikte değerlendirildiğinde; konkordato projesinin dayandığı kaynakların fiili durumu, borçlunun mali yapısı, faaliyet kapasitesi ve sürdürülebilirlik unsurları üzerinde durulması zorunlu görülmüştür. Borçlu ....., ..... vergi kimlik numarası ile gelir vergisi mükellefi olup, faaliyetlerini gerçek kişi tacir sıfatıyla sürdürmektedir. Bu kapsamda borçlu, Türk Ticaret Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde tacir sayılmakta olup, mali durumunun ve konkordato talebinin değerlendirilmesinde tacirlere özgü ölçüt ve yükümlülüklere tabidir. Borçlu tarafından konkordato talebine dayanak olarak sunulan 30.06.2025 tarihli gelir tablosunda, 235.357,74 TL tutarında net dönem kârı raporlandığı görülmüş ise de; 18.10.2025 tarihli geçici mühlet kararına esas mali veriler ile 31.10.2025 tarihli güncel mali tablolar incelendiğinde, bu kez -4.218.591,96 TL tutarında ciddi ve süreklilik arz eden bir zarar beyan edildiği tespit edilmiştir. Bu durum, borçlunun mali yapısında kısa süre içerisinde meydana gelen keskin bozulmayı açıkça ortaya koymakta olup, işletmenin faaliyet sonuçlarının istikrarlı olmadığını ve öngörülebilirlikten uzak olduğunu göstermektedir. Geçici konkordato komiseri tarafından düzenlenen ve 31.10.2025 tarihini esas alan rayiç bilanço incelendiğinde; borçlunun rayiç öz varlıklarının -29.060.859,53 TL seviyesinde olduğu, başka bir anlatımla aktiflerinin rayiç değerinin borçlarını karşılamaya yetmediği, dolayısıyla borçlunun açıkça borca batık durumda bulunduğu anlaşılmıştır. Bu tespit, borçlunun yalnızca geçici bir likidite sıkışıklığı içinde olmadığını, yapısal bir mali çöküş içerisinde bulunduğunu ortaya koymaktadır. Borçlu tarafından, konkordatonun başarı ihtimalini somut biçimde ortaya koyabilecek yeni, uygulanabilir ve denetlenebilir bir iyileştirme projesi ile bu projeyi destekleyen objektif, doğrulanabilir ve güncel mali veriler mahkemeye sunulmamıştır. Oysa ki, salt mali tabloların ibraz edilmesi, konkordato kurumunun amacı bakımından tek başına yeterli ve anlamlı değildir. Konkordato, borçlunun geleceğe dönük olarak borçlarını hangi somut faaliyet ve kaynaklarla ödeyebileceğini ortaya koyan ciddi ve inandırıcı bir planı zorunlu kılmaktadır. Borçlu tarafından sunulan konkordato ön projesinde yer alan proforma gelir tablosunda; 2025 yılı (6 aylık) dönem için 308.105,05 TL, 2026 yılı için 816.241,38 TL, 2027 yılı için 2.930.376,06 TL, 2028 yılı için 5.560.800,79 TL, 2029 yılı için ise 11.492.871,25 TL net kâr hedeflerine yer verildiği görülmektedir. Ne var ki, 01.01.2025 – 31.10.2025 döneminde fiilen gerçekleşen mali sonuç -4.218.591,96 TL zarar olup, bu gerçekleşme ile projeksiyonlar arasında son derece ciddi ve izah edilemeyen bir sapma bulunmaktadır. Yukarıda yer verilen tabloda da açıkça görüleceği üzere, Net Kâr / Net Satış Oranları, her ne kadar satış hacmi artmış görünse dahi, 2025 yılından itibaren negatif seyretmekte ve işletmenin zarar üretmeye başladığını göstermektedir. Bu durum, davacının yalnızca bu mali göstergesi itibarıyla dahi, ön projenin gerçeklikten ve ikna edicilikten uzak olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Özellikle 2025 yılı (6 aylık) ve izleyen yıllar için öngörülen net kâr hedeflerinin, mevcut mali yapı, faaliyet sonuçları, piyasa koşulları ve borçlunun geçmiş performansı dikkate alındığında afaki, temelsiz ve ulaşılması mümkün olmayan varsayımlara dayandığı net biçimde anlaşılmaktadır. Bu itibarla, sunulan konkordato ön projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.

Borçlunun son üç yıla ait bilançoları ayrıntılı olarak incelendiğinde; 2022 ve 2023 yılları sonunda piyasadan herhangi bir ticari alacağının bulunmadığı, 31.12.2024 tarihinde 387.654,07 TL, 30.06.2025 tarihinde ise 6.035.654,07 TL ticari alacak kaydı yer aldığı, ancak 18.09.2025 tarihli tedbir tarihi itibarıyla bu alacakların tamamının ortadan kalktığı, başka bir anlatımla borçlunun piyasadan tahsil edilebilir herhangi bir ticari alacağının kalmadığı tespit edilmiştir. Buna rağmen, konkordato ön projesi ekinde sunulan Proforma Nakit Akış Tablosu ve Konkordato Kaynakları Tablosu incelendiğinde; 6.035.654,07 TL tutarındaki ticari alacağın tahsiline ve ayrıca 9.900.700,00 TL tutarında stokların nakde dönüştürülmesine (ticari mal satışı) dayalı bir finansman öngörüldüğü görülmektedir. Ancak söz konusu ticari alacakların 18.09.2025 tedbir tarihi itibarıyla fiilen mevcut olmaması, projede ciddi ve giderilemeyen bir kaynak açığı bulunduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu haliyle sunulan konkordato teklifi, İcra ve İflas Kanunu’nun 305/1-b maddesinde yer alan “teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması” şartını açıkça karşılamamakta, borçlunun konkordatonun başarıya ulaşmasını sağlayacak yeterli ve gerçekçi kaynağa sahip olmadığı anlaşılmaktadır. Geçici mühlet kararından bu yana yaklaşık 69 günlük bir sürenin geçmiş olmasına rağmen,geçici konkordato komiserliğine; borçlunun konkordato ön projesinde öngörüldüğü şekilde faaliyetine devam ettiğine, gelir elde ettiğine veya kaynak yarattığına ilişkin ödeme onayları, ödeme ve tahsilat listeleri, satış raporları, banka hareketleri veya benzeri herhangi bir bilgi ve belge sunulmamıştır. Bu durum, projenin uygulamaya geçirilmediğini ve kağıt üzerinde kaldığını göstermektedir. Öte yandan, geçici mühletten sonra doğan işletme gideri borçları, konkordato kapsamına girmemekte olup, olası bir iflas halinde masa borcu niteliği taşıyacaktır. Dolayısıyla, borçlunun geçici mühlet korumasından faydalandığı her geçen gün, mevcut alacaklıların hukuki ve ekonomik durumunun daha da ağırlaşmasına yol açmaktadır. İcra ve İflas Kanunu’nun 292. maddesinde, kesin mühlet süresi içerisinde maddede sayılan hallerin gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği açıkça düzenlenmiştir. Kanun’un 288. maddesinin birinci fıkrasında yapılan açık atıf gereğince, 292. madde hükümlerinin geçici mühlet bakımından da uygulanacağı izahtan varestedir. Tüm bu değerlendirmeler ışığında, borçlu şirketin konkordato projesinde sunulan kaynakların fiilen mevcut olmadığı, projenin mali temellerinin çöktüğü, şirketin borca batık durumda bulunduğu, faaliyetlerini sürdürebilecek bir yapısının kalmadığı ve konkordatonun alacaklıların menfaatini koruyacak nitelikte olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı belirlenmiştir. İİK'nun 292.madde de, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile iflasa tabi borçlunun iflasına karar verileceği düzenlenmiş olup, komiser raporları ve dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgelerden, borçlu yönünden konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması ve borçlu şirketin borca batık olması nedeniyle İİK'nın 292 nci maddesinde belirtilen koşulların oluşması dikkate alınara iflasının açılmasının alacaklılar açısından daha avantajlı olduğu anlaşıldığından mahkememizce borçluya verilen geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine borçlu şirketin iflasına,İİK m.308/2 hükmü uyarınca, tasfiyenin basit tasfiye usulüne göre yürütülmesine karar verilmemesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere: 1-Borçlu hakkında Mahkememizce verilen geçici mühletin kaldırılarak borçlunun konkordato talebinin REDDİNE ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...... sicil numarası ile kayıtlı ve muamele merkezi "..... MAH. ..... CAD. L BLOK NO: 1C BAĞCILAR /İSTANBUL " olan ..... OTOMOTİV'in 11/12/2025 günü saat: 10:39 itibariyle İFLASINA, 2-İflas ile ilgili olarak Bakırköy Nöbetçi İflas Müdürlüğüne müzekkere YAZILMASINA, 3-İflas ile ilgili olarak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne BİLDİRİMDE BULUNULMASINA, 4-İflasın, iflas müdürlüğü tarafından İİK'nun 166.maddesinde yazılı usullere göre İLANINA, 5-İflas avansının Bakırköy İcra ve İflas Müdürlüğü'ne AKTARILMASINA, 6-İİK'nın 308/2.maddesi uyarınca iflas tasfiyesinin BASİT TASFİYE usulüne göre YAPILMASINA, 7-Konkordato komiserinin görevine SON VERİLMESİNE, 8-Mahkememizce verilen tüm tedbirlerin hükümle birlikte KALDIRILMASINA, 9-İİK'nın 308/1. maddesi uyarınca borçluların konkordato talebinin reddine ilişkin kararının Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında İLAN EDİLMESİNE ve İİK'nın 288 nci maddesinde belirtilen yerlere BİLDİRİLMESİNE, 10-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 11-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 12-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafından peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere borçlu vekili ile alacaklı ..... vekilinin yüzlerine karşı, diğer alacaklıların yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı..11/12/2025

Başkan..... ☪e-imzalıdır.☪ Üye..... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ..... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/820, K. 2025/1204, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-820-e-2025-1204-k-e23dae590da6