İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/811 E. 2026/289 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/811
Karar No
2026/289
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/811 Esas KARAR NO : 2026/289

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/09/2025 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış olup, davalı tarafından 17.07.2025 tarihinde borca ve yetkiye itiraz edildiğini, ancak davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilirken yetkili İcra Müdürlüğü'nün gösterilmemiş olması sebebiyle geçerli bir yetki itirazı bulunmadığını, davalının borca itirazı üzerine dava şartı arabulucuk süreci başlatılmış ise de 04.08.2025 tarihinde yapılan toplantıda anlaşma sağlanamadığını ve Anlaşmama Son Tutanağı düzenlendiğini, taraflar arasında ticari ilişki mevcut olup davaya konu edilen icra dosyasının dayanağının 18.693,60-TL tutarındaki 01/11/2024 vade tarihli cari hesap alacağına ilişkin olduğunu, davalı borçlunun takibe konu edilen e-faturalara süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığını ve iade etmediğini, bu nedenle faturaların kesinleşmiş ticari kayıt niteliğinde olup, davalının borcun ödendiğine dair herhangi bir delil sunmaması karşısında alacağın varlığının müvekkili şirket kayıtları, cari hesap ekstresi ve faturalar ile taraf defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceğini, davalının her ne kadar borcu olmadığını ileri sürse de, müvekkili şirket nezdindeki kayıtlar ve belgeler uyarınca borç tutarının usulüne uygun şekilde tahakkuk ettirildiğini, bu güne kadar da davalı tarafından herhangi bir ödeme yapıldığına ilişkin kayda rastlanmadığını, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edilmiş olması dolayısıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini iddia ederek; haklı davanın kabulü ile İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile (18.693,60-TL Asıl Alacak açısından) takibin asıl alacağa işleyecek Ticari Reeskont Avans Faizi oranı ile birlikte devamına, davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın iptali istemiyle işbu davayı açtığını, ancak davacı tarafın ileri sürdüğü alacak miktarının gerçek durumu yansıtmadığını ve hatalı hesaplamalara dayandığını, taraflar arasında ticari ilişki bulunmakla birlikte talep edilen tutarda bir borcun bulunmadığını, davacı tarafın dayandığı cari hesap ekstresi ve faturalarda yanlışlıklar, mükerrer kayıtlar ve mahsuplaşmaların dikkate alınmaması durumlarının söz konusu olduğunu, bu nedenle davacının ileri sürdüğü 18.693,60 TL tutarındaki alacak miktarının gerçeği yansıtmadığını, alacaklının hatalı hesaplama yaptığını, davacı tarafından ibraz edilen faturalardan bir kısmının daha önce kısmen veya tamamen ödenmiş olup, cari hesapta bu ödemelerin dikkate alınmadığını, ayrıca taraflar arasında zaman zaman mal iadeleri ve mahsuplaşmalar yapılmış olmasına rağmen, davacının bu hususları hesaba katmadığını, dolayısıyla davacı tarafın sunduğu hesap ekstresinin tek taraflı düzenlenmiş olup, gerçek borç miktarını yansıtmadığını, borcun miktarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi talep ettiklerini, müvekkili şirketin defter ve kayıtları ile banka hesap hareketleri incelendiğinde, davacının iddia ettiği meblağdan daha düşük bir bakiye bulunduğu, hatta bazı kalemler yönünden hiçbir borç doğmadığının açıkça ortaya çıkacağını, icra inkar tazminatı talebinin yersiz olduğunu savunarak; davacı tarafın iddialarının tamamen mesnetsiz olup, davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, delillerinin toplanmasına ve bilirkişi incelemesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında davacı tarafın talep edebileceği bakiye alacağı bulunup bulunmadığı, borcun ödeme ile sona erip ermediği, davacı tarafça mükerrer kayıt yapılıp yapılmadığı, mahsuplaşmaların dikkate alınıp alınmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, cari hesap alacağından kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 18.693,60-TL asıl alacak, 6.429,31-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.122,91-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 21/07/2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu vekilinin 17/07/2025 tarihli dilekçesi ile borcun tamamına, faizine ve ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 17/07/2025 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Güneşli ve İkitelli Vergi Dairelerinden; taraf şirketlerin 2024 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, takip dosyası, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve tüm dosya kapsamına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, dava ve takip konusu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, BA formlarında bildirilmiş olup olmadığı hususları ile takip ve dava tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı, davalı savunması kapsamında davacı tarafın talep edebileceği bakiye alacağı bulunup bulunmadığı, borcun ödeme ile sona erip ermediği, davacı tarafça mükerrer kayıt yapılıp yapılmadığı, mahsuplaşmaların dikkate alınıp alınmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 01/02/2026 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 01/02/2026 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''...Davacı tarafın 2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 23.01.2026 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, davacı tarafın davalı taraf hakkında 18.693,60 TL asıl, 6.429,31 TL işlemiş faiz olmak üzere 25.122,91 TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faiz oranlarıyla tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 16.07.2025 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak “CARİ ALACAK 18.693,60 TL” bilgilerinin yazıldığı, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait toplam 2 adet ve KDV dahil 18.693,60 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 18.693,60 TL tutar üzerinden takibe geçtiği, iş bu faturaların açıklama kısmına malzeme-hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediği tespit edilemediği, tarafların 2024 yılı BS-BA Formları ile birbirlerine ait herhangi bir faturayı beyan etmediği, 25.01.2021 tarihli ve 31375 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 523. Sıra Numaralı VUK Genel Tebliği ile 396 sıra Numaralı Tebliğde mal ve hizmet alımlarının Form BA ve Form BS ile bildirilmesine ilişkin esaslarda değişiklik yapıldığı, buna göre Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik olarak düzenlenen belgelerin 2021 yılının temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form BA ve Form BS bildirimlerine dâhil edilmeyeceğinin bildirildiği, 25 Eylül 2024 Tarihli ve 32673 Sayılı Resmi Gazetede “Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 565)” yayımlandı. Bu Tebliğ ile Eylül 2024 dönemi bildirimlerinden başlamak üzere Form BA ve Form BS bildirimlerinin verilmesi uygulamasına son verildiği, takibe konu cari hesaba ilişkin faturaların 2024 yılı ekim ve kasım ayında e-fatura olarak düzenlendiği ve taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edilmeyebileceği, takibe konu cari hesaba ilişkin 2 adet ve KDV dahil 18.693,60 TL tutarlı fatura dışında davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait toplam 6 adet ve KDV dahil 45.836,98 TL tutarlı faturanın olduğu, iş bu faturaların açıklama kısmına malzeme-hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, davalı tarafın davacı tarafa yaptığı 2024 yılına ait toplam 7 adet ve 45.836,98 TL tutarlı ödemenin olduğu, iş bu ödemelerin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, davacı tarafın davalı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin 03.01.2024 tarihli ve 7.122,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 01.11.2024 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 18.693,60 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 18.693,60 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın davalı tarafa 2024 yılında takibe konu cari hesaba ilişkin 2 adet ve 18.693,60 TL tutarlı fatura dışında 6 adet ve KDV dahil 45.836,98 TL tutarlı fatura daha düzenlediği, davalı tarafın davacı tarafa 2024 yılında 7 adet ve 45.836,98 TL tutarlı ödeme yaptığı, takibe konu cari hesaba ilişkin faturaların ödenmediğinin tespit edildiği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, Netice itibariyle, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 18.693,60 TL asıl alacağı talep edebileceği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...., 01/02/2026 tarihli bilirkişi raporu, BA/BS formları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, 01/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın 2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait toplam 2 adet ve KDV dahil 18.693,60 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 18.693,60 TL tutar üzerinden takibe geçtiği, tarafların 2024 yılı BS-BA Formları ile birbirlerine ait herhangi bir faturayı beyan etmediği, 25 Eylül 2024 Tarihli ve 32673 Sayılı Resmi Gazetede “Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 565)” yayımlandı. Bu Tebliğ ile Eylül 2024 dönemi bildirimlerinden başlamak üzere Form BA ve Form BS bildirimlerinin verilmesi uygulamasına son verildiği, takibe konu cari hesaba ilişkin faturaların 2024 yılı ekim ve kasım ayında e-fatura olarak düzenlendiği ve taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edilmeyebileceği, takibe konu cari hesaba ilişkin 2 adet ve KDV dahil 18.693,60 TL tutarlı fatura dışında davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait toplam 6 adet ve KDV dahil 45.836,98 TL tutarlı faturanın olduğu, davalı tarafın davacı tarafa yaptığı 2024 yılına ait toplam 7 adet ve 45.836,98 TL tutarlı ödemenin olduğu, iş bu ödemelerin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 18.693,60 TL alacaklı olduğu hususlarının tespit edildiği; davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan kaynaklı borcun ödenmediği, faturalardaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedellerinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ ile, Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 18.693,60-TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİ ile; takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA, İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (3.738,72-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.276,96-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harç ile icra dosyasına yatırılan 125,61-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 535,95-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL harç ile icra dosyasına yatırılan 125,61-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.356,41-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.042,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 18.693,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2026

Katip ... ¸¸

Hakim ... ¸¸

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/811, K. 2026/289, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-811-e-2026-289-k-249f61a51a08