İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/80 E. 2026/246 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/80
Karar No
2026/246
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/80 Esas KARAR NO : 2026/246

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/02/2025 KARAR TARİHİ : 10/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; davalı ... 'nin müvekkili şirket nezdinde 07/02/2024 – 02/062024 tarihleri arasında ... (Müşteri ...) olarak görev yaptığını, müvekkili şirketin, Insider markası altında, dijital pazarlama alanına yönelik çok kanallı müşteri deneyimi platformu sunan bir teknoloji şirketi olduğunu, müvekkili şirket tarafından oluşturulan uygulamalar aracılığı ile müşterilerin dijital pazarlama anlamında web, mobil web, mobil uygulamalar ve reklam kanalları üzerinden kişiselleştirilmiş deneyimler oluşturmalarına, kullanıcı ediniminden sadık müşteri kitlesi oluşturmaya kadar tüm pazarlama süreçlerinde müşterilerine çözüm ve teknoloji sunduğunu, davalının müvekkili şirket müşterileri, müvekkili şirket tarafından oluşturulan uygulamalar, müşteri sorunları ve ihtiyaç olan çözüm önerileri, sektör gerekliliklerine birebir erişim imkanına sahip olmakla gerek müvekkili şirket/müşteri verileri gerekse de müvekkili şirket tarafından oluşturulan teknolojilere görevi gereğince son derece hakim olduğunu, davalının müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra, müvekkili şirket ile birebir aynı alanda ... markası altında ticari faaliyetlerini sürdüren ve rekabet oluşturan, ticari ünvanı ...ŞİRKETİ (...) olduğu bilinen şirket nezdinde "..."(Stratejik Hesap Satış Müdürü) olarak görev yapmaya başladığını, davalının müvekkili şirketten sonra çalışmaya başladığı tespit edilen anılan işverenlikte, müvekkili şirkette görev tanımı gereğince bilgi sahibi olduğu müşteri ve teknoloji buluşları kullandığının, müvekkil şirketi maddi ve prestij olarak zarara uğratacak rekabet yasağına aykırılık teşkil edecek faaliyetlerde bulunduğunun anlaşıldığını, davalının, özellikle müvekkili şirket nezdindeki görev tanımı gereği, Insider ürünlerinin kullanıldığı ... panelinin ve ürünün nasıl çalıştığı konusunda da detaylı bilgiye sahip olduğunu, davalının, çalıştığı süre içerisinde müvekkili şirketten aldığı ve sahip olduğu bilgi, doküman ve belgelerle hem Revotas içerisinde bilgi paylaşımı yaptığı, (ürün geliştirme vb.) hem de Insider'ın ticari, fiyat vb. bilgileri üzerinden Revotas adına müvekkili şirket müşterilerine giderek agresif teklifler verdiği ve müşterilerini Revotas'a geçirmeye çalıştıklarının öğrenildiğini, anılan hususların müşterileri tarafından da harici olarak müvekkili şirket ile paylaşıldığını, rekabet yasağına aykırılık nedeniyle müvekkil şirketin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın tazmin hakkının saklı olduğunu, davalı tarafça rekabet yasağına aykırı davranılmayacağı, davranılması halinde cezai şartın / tazminatların ödeneceğinin sözleşme hükmünde hüküm altına alındığını, ancak söz konusu yükümlülüğü rağmen davalı tarafın, sözleşmede belirlenen 6 aylık süre içerisinde müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren ... markası altında ticari faaliyetlerini sürdüren ve rekabet oluşturan, ticari ünvanı ... LİMİTED ŞİRKETİ (...) olduğu bilinen şirket (Adres: ...) nezdinde ".." olarak görev yapmaya başladığının tespit edildiğini, davalı ile müvekkil şirket arasında imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca davalının rekabet yasağı hakkında düzenleme yapıldığını ve sözleşmenin 9. Maddesi uyarınca davalının 6 aylık son net ücreti tutarında cezai şart bedelinin tespit edildiğini, davalının taraflar arasında imzalanan sözleşme hükmüne aykırı davranışlarının tespiti akabinde, ...bul Arabuluculuk Bürosu ... Arabuluculuk dosya numarası ile zorunlu arabuluculuk yoluna başvurduklarını, taraflar arasında gerçekleştirilen görüşmeler gereğince anlaşmaya varılamadığını akabinde işbu davanın ikamesi zorunluluğunun hasıl olduğunu bildirerek fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile; davalının müvekkili şirket ile akdetmiş olduğu 02.01.2024 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi md. 9 gereğince düzenlenen "Rekabet Etmeme" başlıklı maddesine aykırı olarak dava dışı ... markası altında ticari faaliyetlerini sürdüren ..Şti. (V.K.N: ...) nezdinde çalıştığının tespiti ile, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talep, ıslah ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili birlikte müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; huzurda açılmış olunan işbu davayı görmede görevli mahkemelerin İş Mahkemeleri olduğunu, huzurda açılmış olan bu davanın öncelikle görev yönünden reddinin gerektiğini, müvekkili ... 'nin, Felsefe bölümünden 2020 senesinde mezun olduğunu ve 5 sene boyunca çeşitli şirketlerin satış departmanı bölümlerinde çalıştığını, son beş senedir kariyerini yazılım alanında hizmet veren şirketlerin satış bölümünden ilerleyerek inşa ettiğini, müvekkilinin mesleğinin, yazılım ürünlerinin satış temsilciliği olduğunu, bu mesleğin görev tanımının, şirketin satışını gerçekleştirdiği ürün hakkında şirketin müvekkiline sağladığı genel bilgileri yazılım ürünü alıcısı olan markalara aktarmak ve alıcının talep etmesi halinde şirketin belirlediği teklifleri iletmek olduğunu, geçmişte ve günümüzde çalıştığı şirketlerde de isimler farklı olsa bile bu işi icra ettiğini, davacı şirkette ... yani Müşteri ...olarak 4 ay çalıştığını ve çalışmış olduğu sürenin tamamının deneme sürecinden oluştuğunu, müşteri başarı yöneticisinin iş tanımının ise mevcut müşterilerin ürün veya hizmetten en iyi şekilde yararlanmasını sağlamak olduğunu, müvekkilinin ilgilenecek olduğu müşterileri ise şirketin belirlediğini, ... isimli şirkette ise stratejik müşteriler satış yöneticisi olarak çalıştığını, öncelikle belirtmek gerekir ki müvekkilinin Türkiye'de çalışabileceği, yazılım alanında hizmet veren şirketlerin sayısının çok az olduğunu, söz konusu bu şirketlerin, ... (...), ... (.../), ... (.../), ... (../) ... (.../), ... ../) ve ... (.../) şirketlerinden oluştuğunu, görüleceği üzere müvekkilinin Türkiye sınırları içerisinde mesleğini icra edebileceği çok az şirket olduğunu, yazılım alanında faaliyet gösteren tüm şirketleri rakip olarak kabul eden davacı şirketin, müvekkili 'Sas' isimli şirketten transfer ederek işe alım yaptığını, bu durumda, davacı şirketin işe alım sürecinde, sözde rekabet içinde olduğu bir şirketten çalışan temin etme gerekliliği duyarken, aynı personelin kendi bünyesindeki görevi sona erdikten sonra yazılım sektöründeki başka bir şirkete geçmesini engellemeye çalışmasının hakkaniyetle bağdaşmadığını, müvekkilinin ... bir diğer adıyla ... Ltd. Şti.'de çalıştığı süre zarfında Türkiye'de bulunan birçok marka ile görüşme gerçekleştirdiğini, bu görüşmelerde ise sadece çalıştığı şirketin sattığı yazılımın özelliklerini aktardığını, davacı şirketin ürünleri hakkında herhangi bir söylemde bulunmadığını, davacı şirketin müvekkiline sağladığı kısıtlı bilgilerin o şirkete ait ürünlerin genel özellikleri olup müvekkilinin ...'ta bu bilgileri kullanmasının mümkün olmadığını, tüm bu bilgilere ek olarak ise müvekkilinin ...'ta çalıştığı süre zarfında davacı şirketin hizmet sunduğu markalardan müvekkilinin çalıştığı şirket olan ...'a geçiş yapan bir markanın da bulunmadığını, davacı şirketin uğramış olduğu bir zararın olmadığını, müvekkilinin iş akdinin işveren tarafından haklı bir neden gösterilmeksizin feshedildiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 447/2. maddesi uyarınca, “Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer.” buna göre, iş sözleşmesinin işverence haklı bir sebep olmaksızın feshedilmesi halinde rekabet yasağının sona ereceğini, iş sözleşmesinin, feshi haklı gösteren bir sebebin bulunmamasına rağmen işverence feshinde rekabet yasağının sona ermesinin öngörülmesinin nedeninin, işçinin iki defa mağdur duruma düşmesinin önüne geçmek olduğunu, bu durumda işverenin rekabet yasağı getirilmesini geçerli kılan korunmaya değer haklı bir menfaatinin kalmadığının söylenebileceğini, müvekkiline fesih bildirimi adı altında bir evrak imzaltıldığını ve iş tanımını karşılayamamak ve iş tanımı için yetersiz olmak gibi sebepler öne sürülerek iş akdinin sona erdirildiğini, aynı zamanda sigortalının işten ayrılış bildirgesinde de görüleceği üzere işten ayrılış kodu 04 olan işverenin haksız feshi olduğunu, müvekkilinin davacı şirkette çalıştığı süre boyunca psikolojik baskıya maruz kalmasına rağmen, ekonomik koşullar nedeniyle iş akdini sona erdiremediğini, ancak, işveren tarafından haklı bir sebep gösterilmeksizin işten çıkarılmasının müvekkilini maddi ve manevi açıdan ağır bir zarara uğrattığını, müvekkilinin zor şartlar altında yeni bir iş bulmasının ardından bu davanın açılmasının ise, davacı şirketin çalışanlarına yönelik tutumunun vahametini gözler önüne serdiğini, dava dilekçesinin 3. maddesinde belirtilen ve müvekkilinin iş tanımı olduğu iddia edilen görevlerin gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin imzaladığı iş sözleşmesinde de açıkça görüleceği üzere, görevlerine ilişkin herhangi bir sınırlama getirilmediğini, müvekkilin, çalıştığı dört aylık süre zarfında onboarding sürecinde bulunmuş olduğunu, bu süre boyunca gizli nitelikteki verilere erişmesinin mümkün olmadığını, ayrıca ilgili dönemde iki marka atamasının gerçekleştirildiğini, bu markalardan birinin müvekkiline atanmadan önce davacı şirket ile sözleşmesini feshettiğini, müvekkilinin görevinin, yalnızca kendisine atanan müşterilerin teknik sorunlarını raporlayarak çözüm ekibine iletmekle sınırlı olduğunu ve müşteri sadakati, memnuniyeti veya bağlılığına ilişkin ticari sır niteliğindeki bilgilere erişimi söz konusunun olmadığını, bu bağlamda, müvekkilinin rekabet yasağına aykırı bir davranışta bulunduğu yönündeki iddiaların dayanaksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin fiyatlandırma süreçlerine ilişkin herhangi bir gizli veya stratejik bilgiye sahip olduğu yönündeki iddiaların asılsız olduğunu, davacı tarafın rekabet yasağına aykırılık iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkiline yöneltilen suçlamaların soyut, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin çalışma özgürlüğünü aşırı şekilde kısıtlayan ve sektörde iş bulmasını engelleyen geniş kapsamlı rekabet yasağı hükmünün, iş hukukunun temel ilkelerine, Borçlar Kanunu'na ve Anayasa'ya aykırı olduğunu, bu düzenlemenin müvekkilinin müşteri çevresi ve ticari sırlarla doğrudan ilişkisi olmayan bir çalışan olarak sektörde çalışabilmesini engellediğini, hukuken geçersiz olduğunu, müvekkilinin iş akdinin, işveren tarafından haklı neden gösterilmeksizin feshedildiğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 447/2. maddesi uyarınca, işverenin iş akdini haklı sebep göstermeksizin sonlandırması halinde rekabet yasağına dayanmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla, işverenin rekabet yasağı hükmünü ileri sürerek işçinin çalışma özgürlüğünü kısıtlamasının hukuka aykırı olduğunu bildirerek fazlaya ilişkin işçilik alacak hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı şirket ... A.Ş. tarafından açılan haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle görev yönünden reddine, davacı şirket ...A.Ş. tarafından açılan haksız ve mesnetsiz davanın esas yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesi kapsamında davalının haksız rekabet oluşturan eyleminin bulunup bulunmadığı, davacının cezai şart talep edip edemeyeceği edebilecek ise miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşıldı. Davacı vekili tarafından 16.022.2026 tarihli ıslah dilekçesinde; dava dilekçesi ile işbu ıslah ve ve bedel artırım talepleri üzerinden davalarının kabulüne, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla, taraflar arasında akdedilen 02.01.2024 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi md. 9 gereğince düzenlenen "Rekabet Etmeme" başlıklı maddesine davalının aykırı davranışı ve anılan hususların Sayın Mahkeme dosyası kapsamında da ispat edilmiş olması karşılığında; dava dilekçesinde kısmi dava olarak 50.000,00-TL üzerinden yer verdikleri taleplerini, 193.000,00-TL artırdıklarını bildirirerek, toplam 243.000,00-TL cezai şart alacağının, dava ve ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... Karar sayılı kararında "İş akdinin sona ermesinden sonra, işçinin rekabet etmeme yükümlüğüne ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair YARGITAY 11. Hukuk Dairesi ESAS NO:... -KARAR NO : ... karar içeriğinde de belirtildiği üzere; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. Maddesinde yapılan düzenlemenin, TTK'nın 4/1-c maddesini ortadan kaldırdığından söz edilemeyeceği, davalının rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesine aykırılık oluşturduğu iddia edilen eylemlerinin iş akdinin sona erdiği döneme ilişkin olduğu, davanın mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, davanın ...3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." belirtilmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 447/2 maddesinde "Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer." belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, ... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabı incelendiğinde davalının 07/02/2024 tarihinde davacı şirkette çalışmaya başladığı, 03/06/2024 tarihinde davacı şirket ile olan iş sözleşmesinin sona erdiği, davacı şirketten ayrıldıktan sonra 12/08/2024 tarihinde dava dışı ... Şti.'de çalışmaya başladığı, dava tarihinde dava dışı bu şirkette çalışmasının devam ettiği, davacı şirket tarafından bildirilen işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış kodunun 04 belirsiz süreli iş sözleşmesinin iş veren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi olarak belirtildiği, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde davalının davacıya ait iş yerinde çalıştığı dönemde müşteri başarı yöneticisi olarak görev yaptığının, görevi gereği davacı şirket, davacı şirketin faaliyetleri ve müşterilerine ilişkin bilgi sahibi olduğunun, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra davacı şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren dava dışı ... Şti.'de çalışmaya başladığının, davacının müşteri bilgileri ile faaliyet bilgilerini paylaştığının, davacının bu eylemlerinin iş sözleşmesinde düzenlenen rekabet etmeme yasağına aykırı olduğunun beyan edilerek sözleşmede belirlenen cezai şartın talep edildiği, dava dilekçesinin ekinde taraflar arasında düzenlenen 02/01/2024 tarihli iş sözleşmesinin sunulduğu, sözleşmenin 9. maddesinde " İşbu Sözleşme süresince ve işbu İş Sözleşmesi’nin sona ermesini takip eden 6 ay boyunca Şirket’in özellikle hem Gizli Bilgileri’ni hem de müşteri portföyünü koruyabilmek amacıyla; Çalışan, Şirket’in faaliyette bulunduğu; şirketlerin dijital pazarlama çalışmalarını yönetmek, müşterilerine kişiselleştirilmiş deneyimler sunmak, müşterileriyle farklı kanallardan iletişim kurabilmek, çoklu kanal pazarlama otomasyonları kurmak için kullanılabilecek yazılım (SaaS) alanında Türkiye’de Marmara Bölgesi sınırları dâhilinde Şirket’in doğrudan veya dolaylı olarak faaliyet konusunu oluşturan işlerle iştigal eden kişi veya kuruluşlarda çalışamaz, herhangi bir iş ilişkisine giremez, bunların adına herhangi bir hizmet gerçekleştiremez, bunları doğrudan veya dolaylı şekilde yönetemez, kontrol edemez, bunlara bilgi veya danışmanlık hizmeti sağlayamaz, doğrudan veya dolaylı şekilde bunların hissedarı, yönetim kurulu üyesi, yöneticisi, danışmanı veya çalışanı olamaz. Şirket’in iş ilişkisi içinde olduğu, tedarikçi, danışman veya müşteri, veya dağıtımcı sıfatıyla hareket eden gerçek ve tüzel kişiler ile işbirliği içinde Şirket’in bünyesinde yürüttüğü iş kapsamında Şirket ile rekabet eden herhangi bir iş ile iştigal edemez. Şirket’in mevcut ya da müstakbel çalışanlarını işten çıkarmaya kışkırtamaz ve bunun için çaba gösteremez. Şirket’in faaliyet gösterdiği veya faaliyet göstermeyi planladığı konularda, yukarıda düzenlenen şartlara kendi adına, işin ortağı olarak ya da başka görevlerde haksız rekabet ortamı oluşturamaz, doğrudan veya dolaylı olarak Şirket ile rekabet içinde olacağı bir iş yapamaz ya da Şirket ile rekabet halinde olan üçüncü kişi ile herhangi bir iş ilişkisine giremez. Çalışan, rekabet etmeme maddesini ihlal ettiği takdirde Şirket’e her bir ihlal için ayrı ayrı olmak üzere [son aylık net ücretinin 6 katı] tutarında cezai şart olarak ödeyecektir. Şirket, uğradığı zararın bu tutardan fazla olması halinde ek tazminat talep etme hakkını saklı tutar ve Çalışan bu maddeye aykırı davranışları durduracağını taahhüt eder. Cezai şartın ödenmesi suretiyle işbu madde altında düzenlenen yükümlülükten kaçınma hakkını haiz değildir. Çalışan cezai şartın fazla olmadığını kabul eder ve bu cezai şart tenkisata tabi tutulamaz." rekabet yasağı ve uyulmaması halinde cezai şarta ilişkin düzenlemelerin bulunduğu, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde görev yönünden itirazda bulunulmuş ise de yukarıda belirtilen İstinaf ilamında da açıklandığı üzere davalının rekabet yasağına aykırılık oluşturduğu iddia edilen eylemlerin iş akdinin sona erdiği döneme ilişkin olduğu davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, 6098 sayılı TBK'nun 447/2 maddesinde sözleşmenin, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilmesi halinde, rekabet yasağının sona ereceğinin düzenlendiği, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında dosya içerisine bildirilen ve delil olarak dayanılan tanıklarının dinlendildiği, yukarıda belirtildiği üzere SGK'dan gelen kayıtlarda taraflar arasındaki iş sözleşmesi ilişkisinin kod:04 belirsiz süreli iş sözleşmesinin iş veren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi olarak belirtildiği, davacı tanıkları tarafından iş sözleşmesinin davalının performans düşüklüğü nedeniyle sona erdirildiği beyan edilmiş ise de, davacı tanıkları tarafından iş sözleşmesinin SGK'ya yapılan bildirimin aksine davalıdan kaynaklanan haklı bir nedenle sona erdirildiğine ilişkin şahit oldukları somut bir olayın belirtilmediği, anlatılmadığı bu şekilde somut bir beyanda bulunulmadığı, davacı tarafça SGK'ya yapılan bildirimin aksinin yani iş sözleşmesinin davalıdan kaynaklanan haklı bir nedenle sona erdirildiğinin somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği bu nedenle yukarıda belirtilen 6098 sayılı TBK'nun 447/2 maddesi kapsamında sözleşmede düzenlenen rekabet yasağının sona ereceği, davacı tarafça sözleşme kapsamında cezai şart talebinde bulunamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL karar harcının, peşin ve ıslah yoluyla alınan toplam 4.149,83 TL harcından mahsubu ile bakiye 3.417,83 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından sarf edilen toplam 645,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine, 6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 10/03/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/80, K. 2026/246, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-80-e-2026-246-k-f0f40d8064df