İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/799 E. 2026/371 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/799
Karar No
2026/371
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/799 Esas - 2026/371 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2025/799 KARAR NO : 2026/371

.... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2025 KARAR TARİHİ : 07/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; kuruluşlarına ait .... plaka sayılı otobüsün .... istikametinde seyir halinde iken ....'ye ait rögar kapağına çarpması sonucu hasar gördüğünü, hasarın meydana gelmesinden karşı tarafın sorumlu olduğunu, müvekkili kuruluşun otobüs şoförünün kusurlu olmadığının tespit tutanağı ile de sabit olduğunu, meydana gelen kaza sonucu kuruluşlarına ait otobüste maddi hasar oluştuğu gibi otobüsün bir süre servis dışı kalması sonucu gelir yoksunluğuna da uğradığını, kaza sonucu kuruluşlarının otobüsünde meydana gelen Maddi Hasar (malzeme ve işçilik 18.784,66 TL.), KDV (3.756,93-TL), Gelir Yoksunluğu (7.458,75 -TL) olmak üzere toplam 30.000,34 -TL bedelin ödenmesi için olumlu sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,34 TL alacağın olay tarihi olan 13/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; idare aleyhine açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, , tarafların kamu kurumu olması ve hizmet kusuru iddiası nedeniyle görevli mahkemenin İdare Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple davanın öncelikle usulden reddedilmesi gerektiğini,....tarafından yapılan incelemede idarenin kusur ve ihmalinin bulunmadığının tespit edildiğini, 5216 sayılı Yasanın 7. maddesinin (g) bendi uyarınca ana yolların bakım ve onarım sorumluluğunun .... Başkanlığında olduğunu, davanın müvekkili idareye yöneltilmesinin kanuna aykırı olduğunu, dava konusu yerde .... gibi kurumlara ait rögar kapaklarının da bulunduğunun araştırılması gerektiğini, idarenin yol bakım ve trafik düzeninden sorumlu olmayıp sadece su ve kanalizasyon işlerinden sorumlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b maddesine aykırı olarak hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlamadığını, dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullanarak hasarın oluşumuna sebebiyet verdiğini, kazanın meydana geldiği yerdeki hız limitlerinin ve sürücünün bu limitlere uyup uymadığının araştırılmasını talep ettiklerini, hasar tutanağı ile parça değişim bedellerinin davacı tarafından tek taraflı olarak belirlendiğini, gelir yoksunluğu ve KDV taleplerinin haksız olduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca gerçek zarar miktarının bilirkişi tarafından duraksamaya yer vermeksizin belirlenmesi gerektiğini, davacı kurumun kendi personelinin işçilik ücretlerinin dışarıdan özel olarak tutulmadıkça gerçek zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davacının faiz talebinin haksız olduğunu, idarenin dava konusu zarardan dava tarihi itibarıyla haberdar olduğunu, aleyhe bir hüküm kurulacaksa dahi faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, idarenin kusurlu veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın öncelikle görevsizlik ve husumet nedeniyle usulden, aksi halde esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce aldırılan 26/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; 13/03/2025 tarihli olayda: olayın meydana gelmesinde; belirleyici unsurun mazgalın bakım eksikliği ve yol güvenliğinin sağlanmamış olması ve zararın doğrudan idarenin hizmet kusurundan kaynaklanmış olduğu kanaati ile; .... Plakalı Araç Sürücüsü ....meydana gelen olayda: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında kural ihlalinin olmadığı yanı sıra kazada alabileceği bir tedbirin bulunmaması sebebiyle kusurunun olmayacağı, yolun bakım ve güvenliğinden sorumlu idarenin, meydana gelen olayda:Yol üzerindeki kırık-hasarlı mazgalın bakım ve yol güvenliği açısından gerekli önlemleri almaması, yol güvenliğinin sağlanmamış olması, zararın doğrudan idarenin hizmet kusurundan kaynaklanmış olduğu ve bu bağlamda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 10/b(1,4) maddesi gereği sorumluluk alanında olan 13. ve 14. yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması sebebiyle, %100 (yüzde yüz) kusurlu olacağı meydana gelen olay/kaza sonrasında 06 DY 8037 plakalı araçta oluşan; Hasar Zararının = 22.541,59 TL, Gelir Yoksunluğu Zarının = 7.458,75 TL; ve Davacı yanın toplam zararının = 22.541,59 +7.458,75 = 30.000,34 TL olacağı tespit edilmiştir. Davacı davalının haksız fiilinden dolayı alacak hakkının doğduğunu iddia ettiğinden Türk Medeni Kanununun 6. maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesi ve Türk Borçlar Kanununun 50. maddesinin 1. fıkrasına göre ispat yükünün davacıya düşmesi, ispat yükü kendisine düşen davacının yukarıda belirtilen şekilde dava konusu hasarın davalının eylemlerinden kaynaklandığını ispatlaması, Karayolları Trafik Kanununun 10/B(1-4) maddesine göre davalının karayolu yapısını trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlü olması, bilirkişi raporu ile dava konusu rögar kapağının yapım, bakım ve onarımından sorumlu olan davalının tamamen kusurlu olduğunun, dava konusu aracın bu haksız fiilden dolayı 22.541,59 TL hasar bedeli ile 7.458,75 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 30.000,34 TL zararının oluştuğu ve bu miktarı davacının istemekte haklı olduğu anlaşıldığından davacının davasının kabulü, 30.000,34 TL'nin 13.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Davacının davasının kabulü, 30.000,34 TL'nin 13.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 2.049,32 TL harçtan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.433,92 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 270,00 TL posta ve tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, dava açılırken ödenen 1.230,80 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 6.500,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 30.000,34 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/05/2026 .... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/799, K. 2026/371, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-799-e-2026-371-k-198203bea9c5