İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/792 E. 2026/107 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/792
- Karar No
- 2026/107
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/792 Esas - 2026/107 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/792 Esas KARAR NO : 2026/107 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R H DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 26/09/2025 KARAR TARİHİ : 11/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/02/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan davalıya ait araçların gerçekleştirdiği ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içinde ödenmeyen geçiş ücretleri ile 6001 sayılı Kanun'dan kaynaklanan para cezalarının tahsili amacıyla İs... .... .... Esas sayılı dosyasına ödenmiş olması sebebiyle davanın konusuz kaldığını ileri sürerek, öncelikle davanın usulden reddine, mahkemenin yetki itirazını kabul etmemesi halinde davanın esastan reddine, aksi takdirde ödeme nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, İs.... .... .... Esas sayılı takip dosyası, icra dosyasına sunulan ödeme makbuzları, 21/12/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, otoyol ihlalli geçiş ücreti ve cezasından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Davacı şirket tarafından işletilen otoyoldan davalı şirkete ait araçların ihlalli geçiş yapması nedeniyle doğan alacağın tahsili için İstanbul 23. İcra Dairesi'nin 2025/21364 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davacı vekilinin davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise yetki itirazında bulunarak ve dava açıldıktan sonra icra dosyasına borcun tamamını ödediğini belirterek davanın konusuz kaldığını savunarak davanın reddini istediği görülmüştür. İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 246.375,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile... .... .... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 21/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 30/06/2025 tarihinde icra dairesine başvurarak, borca, yetkiye, faize ve fer'ilerine itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 26/09/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. Taraflar arasında otoyol hizmet sözleşmesi bulunmakta olup, HMK'nun 10/1. maddesinin "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ve sözleşmenin ifa yerini düzenleyen TBK'nun 89. maddesinin para borçlarında borcun alacaklının ödeme zamanındaki ikametgâhında ödeneceği düzenlemesi dikkate alındığında, davacı ikametgâhı mahkemesinde de dava açabileceğinden davalı vekilinin yetki itirazı yerinde görülmemiştir. HMK'nın 331/1. maddesi "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmünü amirdir. Bu düzenleme uyarınca, davanın açılmasından sonra dava konusunun ortadan kalkması halinde, mahkemece davanın esası hakkında bir karar verilmeyip, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. 21/12/2025 tarihli E.... .... .... Esas sayılı dosyasına toplam 330.646,84 TL ödeme yapılarak dosya borcunun kapatıldığı, ödemenin dava tarihinden sonra yapıldığı, bu nedenle icra inkâr tazminatına ilişkin takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Davalı vekili 08/01/2026 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, raporun bilirkişinin görev ve yetki sınırlarını aşarak hukuki değerlendirme içerdiğini, bu nedenle hükme esas alınamayacağını, icra dosyasına konu alacağın tamamı ödenmiş olduğundan davanın konusuz kaldığının tespiti ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde,.... .... .... Esas sayılı takip dosyası, icra dosyasına sunulan ödeme makbuzları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 21/12/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davacının otoyol ihlalli geçiş ücreti ve cezasından kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiği, davacının itirazın iptali için 26/09/2025 tarihinde bu davayı açtığı, davanın açılmasından sonra davalı tarafça 29/09/2025 ve devamı tarihlerde icra dosyasına borcun tamamının ödendiği, bu ödeme ile davanın konusuz kaldığı, HMK'nın 331/1. maddesi uyarınca davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği, dava açıldığı tarihte davacının alacağının mevcut ve muaccel olduğu, davalının borcu ödemeyerek ve takibe itiraz ederek davanın açılmasına sebebiyet verdiği, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması gerektiği, yine İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, davalının itirazının haksız olduğu anlaşıldığından ve takip konusu alacağın likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava konusuz kaldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, davalının icra takibine itirazında haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacak olan 246.375,00 TL'nin %20'si oranında 49.275,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davanın açılmasına davalı taraf sebebiyet verdiğinden ve dava açıldığı tarihte davacı haklı olduğundan, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmasına, 4-Dava konusuz kalmakla, alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 2.975,99 TL peşin harçtan düşümü ile artan 2.243,99 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 2.975,99 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.678,89 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının karşıladığı 60,00 TL yazışma gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.060,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 246.375,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır