İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/757 E. 2026/192 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/757
Karar No
2026/192
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/757 Esas KARAR NO : 2026/192

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2025 KARAR TARİHİ : 06/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirketten 61.043,89 litre D-1 tipi ...(%96) ürününü satın almış ve ilgili ürünler teslim edildiğini, bu satış işlemine istinaden müvekkili tarafından 11.04.2025 tarihli, ... no'lu ve 15.06.2025 tarihli, ... no'lu e-faturalar düzenlendiğini, ilgili faturaların bulunduğu cari hesaptan kaynaklı bakiye alacak (kısmi ödeme mahsup edildikten sonra) miktarı olan 34.471 USD olup bu tutar vadesi geçmesine rağmen davalı tarafından ödenmediğini, ilgili faturaların davalıya ayrıca ... 16. Noterliği ... tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile tebliğ edildiğini, davalıdan 1 hafta içerisinde ödeme yapması aksi halde yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiğini, davalı ilgili faturalara herhangi bir itiraz da bulunmadığını, ödenmeyen alacağa istinaden ... 35. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı borçlu itiraz etmiş ve takip durduğunu, davalının itirazları hukuken dayanaksız olduğunu, cari hesap ekstresi ve tarafların defter kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediğini, davalının itirazları haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, alacağın likit bir alacak olduğunu, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takip durduğunu, müvekkili şirketin mağdur olduğunu, bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesine göre, alacak ve tazminat taleplerine ilişkin davalardan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olduğunu, bu çerçevede, 19.09.2025 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosu’na ... başvuru numarasıyla başvuruda bulunulduğunu, ancak yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, anlaşma sağlanamadığından dolayı mahkemeye başvuru zorunluluğu doğduğunu, davanın kabulünü, davalının ... 35. İcra Dairesi ...E. sayılı dosyaya yaptığı itirazının iptalini, alacağın likit olduğu göz önüne alındığında davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ... 35. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası nezdinde başlatılan icra takibi, takibin dayanağını oluşturan iddiaların doğru olmaması ve hukuki dayanaktan yoksun bulunması nedeniyle tarafımızca haklı ve hukuka uygun olarak yapılan itiraz neticesinde durdurulduğunu, davacı huzurdaki davayı ikame etmişse de müvekkilin itirazları meşru sebeplere dayandığını, davacının iddia ettiği 34.471 USD (Dava tarihinde 1.444.303,87 TL) tutarındaki alacak miktarı gerçeği yansıtmadığını, davacının ibraz etmiş olduğu cari hesap kayıtlarında alacağın dolar üzerinden hesaplandığı görülmediğini, fakat taraflar arasındaki ticari ilişkide, davacının beyan ettiği fatura ve cari hesap kayıtları tek taraflı olduğunu, müvekkili şirketin defter ve kayıtları ile uyum göstermediğini, müvekkilinin cari hesap kayıtlarında alacaklar toplam 1.205.066,03 TL olduğunu, dolar üzerinden talepte bulunulması mümkün olmadığını, davacının alacağını dayandırmış olduğu ... numaralı faturada alacak miktarı 35,42 dolar kuru üzerinden hesaplandığı ve 1.205.066,24 TL karşılığı olarak faturalandırıldığını, bu suretle davacının fatura tarihindeki dolar kurunu tercih ettiği anlaşıldığı, davacının ileri sürmüş olduğu 1.444.303,87 TL alacağın hukuki bir dayanağı ve gerçekliği bulunmadığını, bu nedenle, iddia edilen alacak miktarı ve varlığı ihtilaflı olduğunu, davacı tarafından gönderildiği iddia edilen ihtarname, TTK 21/3 kapsamında teyit mektubu niteliğinde olduğunu, teyit mektubunun içeriğinin hukuken sonuç doğurması için usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olması mecburi olduğunu, ancak davacı tarafından gönderilen ihtarname tarafımıza usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, usulüne uygun tebliğ edilmeyen işbu ihtar, müvekkilinin nezdinde hüküm ifade etmeyeceğini, kaldı ki ihtarnamede ileri sürülen iddialara itiraz edilmemesi alacağın varlığını ve davacının iddialarının doğruluğunu ispat unsuru olarak kabul edilemez olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebi ise mesnetsiz olup reddine karar verilmesini, Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihadına göre likit (belirlenebilir) olmayan alacağa konu takibe yapılan itiraza karşı açılan iptal davalarında alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün olmadığını, somut olayda taraflar arasındaki alacak miktarı ihtilaflı olduğunu, bu itibarla davacının likit olmayan bir alacak üzerinden icra inkar tazminatı talep etmesinin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, dolayısıyla davacının iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, davanın ve haksız icra inkar tazminatı talebinin reddini, ... 35. İcra Dairesi ... E. Sayılı takibin iptalini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Davacının davası itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı aleyhine ... 35. İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasında başlatmış olduğu icra takibinden dolayı davalından alacağının bulunup bulunmadığı, ödeme emri ve takip talebinin usule uygun tanzim edilip edilmediği. hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. 2004 sayılı İİK m. 67/1 hükmüne göre; takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Dosyaya celp edilen ... 35. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı (takip alacaklısı) tarafından davalı (takip borçlu) aleyhine 34.471,00 USD para alacağının tahsili için ... ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalıya (takip borçlusuna) tebliğ edilmesi üzerine davalının (7) günlük yasal süre içinde borca itiraz ettiği, itiraz üzerine 2004 sayılı İİK m. 66 uyarınca takibin kendiliğinden durduğu, eldeki itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık hak düşürücü sürede 30/08/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmemiş olması nedeniyle, geçerli (usulüne uygun) bir icra takibinin bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak itirazın iptali davasına özgü dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır. Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hâllere dava şartları denir. Dava şartlarının amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır (Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2016, s.190). Dava şartlarının neler olduğu 6100 sayılı HMK'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında sıralanmış olup anılan Kanun'un ikinci fıkrası "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır" hükmünü içermektedir. 6100 sayılı HMK'nun 114 üncü maddesinde sıralananlar dışında başka kanunlarda da dava şartı olarak öngörülmüş hâller söz konusu olabilir. İtirazın iptali davaları (2004 sayılı İİK m. 67); alacaklının takip talebi (2004 sayılı İİK m. 58) sonrasında borçlunun kendisine gönderilen ödeme emrine itirazı (2004 sayılı İİK m. 60, 61, 62) üzerine duran (2004 sayılı İİK m. 66/1) takibin devamını sağlamaya yönelik bir davadır. Tüm takip yolları bir takip talebiyle başlar. Alacaklı bu takip talebinde herhangi bir belgeye dayanmak zorunda değilse de uygulamada sıklıkla borçlunun borcun sebebini anlaması ve takibe itiraz olması hâlinde açılacak davalarda dayanak teşkil etmek üzere fatura, sözleşme, cari, hesap, tespit hükmü yahut ödeme dekontu gibi belgeler takip sebebi olarak gösterilmektedir. İlâmsız takibin konusunu değer ölçüsü ve değişim aracı olma özelliğine sahip tüm para alacakları oluşturur. Yabancı para alacaklan da bu koşulları taşımaktadır. Takip talebi ve muhtevasının ne şekilde olması gerektiği 2004 sayılı İİK'nın 58 inci maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin konuyla ilgili üçüncü fıkrasında "Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi"nin gösterilmesi kanun koyucu tarafından zorunlu kılınmıştır. Aynı şekilde ... tarih ve ... sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 20 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre de, takip talebinde talep olunan alacağın Türk parası ile tutarı ve yabancı para alacaklarında alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği gösterilmelidir. 6098 sayılı TBK'nun 99 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre kural olarak "Konusu para olan bir borç Ülke parasıyla ödenir". Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise; bu kuralın aksinin kararlaştırılması yani Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması konusunda anlaşma bulunması hâlinde "sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla ödenebilir". Maddenin üçüncü fıkrasında ise borcun ödeme gününde ödenmemesi hâlinde alacaklının "aynen veya vade yada fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini" isteyebileceği hükme bağlanmıştır. Şayet takip talebi yukarıda sayılan hususları ihtiva etmekteyse, bu aşamadan sonra hâkim geçerli bir takibin varlığını gözeterek itirazın iptali davasında işin esasının incelenmesine geçebilecektir.(Bkz. Aynı yönde Yargıtay 3. HD'nin 24/02/2025 tarih ve ... E.,... K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararı ile Yargıtay 11. HD'nin 25/09/2024 tarih ve... E.,... K. sayılı kararı ve aynı yönde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... Karar sayılı kararı) Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmeden takip başlatıldığı, ödeme emrinin de aynı şekilde olduğu, 2004 sayılı İİK m. 58/3 ve 60/1-1 hükümleri uyarınca alacaklı, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını takip talebinde göstermek zorunda olup buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerektiği, bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olduğundan bu hususun takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulması gerektiği (Yargıtay HGK'nun 12/05/1999 tarih ve ... E. - ... K. sayılı kararı), itirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunmasının ise bu daya özgü bir dava şartı olduğu, somut olayda takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının davasının usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-)Davacının davasının usulden REDDİNE, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar harcının peşin yatırılan 24.665,10-TL harçtan mahsubu ile bakiye 23.933,10-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 3-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 220.202,54-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 -TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 6-)Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/03/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/757, K. 2026/192, T. 06.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-757-e-2026-192-k-b6d52fbeacb5