İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/744 E. 2025/1374 K. – Mail Yazışmaları İle
Konu: Mail Yazışmaları İle Davacının
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/744
- Karar No
- 2025/1374
- Karar Tarihi
- Konu
- Mail Yazışmaları İle Davacının
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/744 Esas KARAR NO : 2025/1374
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 24/10/2018 KARAR TARİHİ : 17/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin uluslararası taşımacılık ve lojistik sektöründe faaliyet gösteren köklü bir firma olduğunu, müvekkili ile davalı borçlu şirket arasında davacının göndericisi, dava dışı ....'nin alıcısı olduğu 27 kap 5.625,00 KG ağırlığında taze mantar emtiasının müvekkili şirkete ait ... plakalı tır ile Tekirdağ/Türkiye - Fırenze/İtalya güzergâhında taşınması hususunda anlaşıldığını, ilgili emtianın sözleşmede kararlaştırıldığı üzere İtalya’da alıcısı ...’ye teslim edilmekle müvekkili şirketin sözleşmesel yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ayrıca emtianın niteliği sebebiyle doktor kontrollerinin de yaptırıldığını, davalı borçluya 24.10.2017 tarih ... nolu 4.000.00 Euro bedelli navlun bedeli faturası ile 27.10.2017 tarih ... nolu 361.00 Euro ve 27.10.2017 tarih ... nolu 325.00 Euro bedelli doktor kontrol faturalarının kesildiğini, e-fatura olarak davalı borçluya gönderilen bu faturalara itiraz edilmediği gibi faturaların iade de edilmediğini ancak fatura bedellerinin tüm sözlü taleplere rağmen ödenmediğini, bu nedenle 3 adet faturadan kaynaklı 4.686,00 Euro asıl alacak ve 13,66 Euro takip öncesi faiz olmak üzere 4.699,66 Euro'nun davalı borçlunun itirazına konu Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, iş bu takibin davalı borçlunun haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazı neticesinde durduğunu, müvekkili şirketin alacağının İİK anlamında likit bir alacak olması sebebi ile likit alacağa itiraz eden borçlunun İİK madde 67 mucibince itiraz etmiş olduğu meblağ üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, gelinen aşamada davalı tarafa yapılan tüm yazılı ve sözlü uyarılara rağmen bu güne kadar ödeme yapılmamasıyla birlikte alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de sırf zaman kazanabilmek için itiraz edildiğini iddia ederek; davalı borçlunun Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E Sayılı dosyasından başlatılan ilamsız icra takibinde faiz ve fer’ileri ile birlikte tüm borca karşı yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... E . Sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibinin 4.686,00 Euro asıl alacak ve 13,66 Euro takip öncesi faiz olmak üzere 4.699,66 Euro üzerinden takip sonrası bankalarca Euro mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte devamına, takibe haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalının takip konusu alacağın %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, faiz, masraflar ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık süresi içinde açmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde de belirttiği üzere müvekkili ile davacı şirket arasında dava dışı ...şirketine teslim edilmek üzere müvekkili şirketçe üretilmiş olan 27 kap 5.625.00 kg ağırlığındaki taze mantar emtiasının sevkini gerçekleştirmek için anlaşma imzalandığını, davacı şirketin iddia ettiği üzere sevkıyatı belirlenen tarihlerde gerçekleştirdiğini ancak sözleşmeye uygun şekilde sevkiyat yapamadığını, taşıma sözleşmesine konu malın mantar olduğunu, bu ürünün kendine özgü doğası gereği hasara karşı dayanıksız olup çok çabuk bozulduğunu, bu nedenle de oldukça duyarlı davranıp gerekli önlemler alınarak taşınması gerektiğini, mantarın sıcaklığın yüksek olduğu bir yerde saklanırsa şapkaların açıldığını ve hızla çürüdüğünü, bu sebeple toplandıktan sonra mantarların buzdolabı ya da hava soğutmalı bir mekanda +2-+4 derecede saklanması gerektiğini, ancak davacı tarafından bu şartların sağlanmadığını, dava dışı emtia alacaklısı ... tarafından mantarların bozulmuş olduğunun bildirildiğini, ... ile aralarındaki satım sözleşmesi uyarınca gereği gibi teslim edilmeyen emtia için başka bir nakliye firması ile anlaşarak sevkıyatın sorunsuz şekilde gerçekleştirildiğini, gıda taşımacılığı yapan firmaların taşınacak ürünlerin tanımlanması, onların - ve + değerler olmak üzere taşınacak gıda ürününe göre ortamın sıcaklığının belirlenmesi, kalibreli cihazlarla yol boyunca ortamdaki sıcaklık ve nem kontrolünün sağlanması gerektiğini, somut olayda taşınan malın bozulması sonucunda tamamen değerini yitirdiğini, dilekçe ekinde sunulan ürünlerin taşıma sonrası zayi olduğuna dair fotoğraflar ve taraflar arasındaki mail yazışmaları ile davacının davasının haksız olduğunu net bir şekilde gösterdiğini, müvekkili şirketin dava dışı alacaklı şirket ile aralarındaki satım sözleşmesi gereği yeniden mantar tesis etmek ve yeniden emtianın sevkinin gerçekleştirilmesi için yeni harcamalar yapmak zorunda kaldığını, davacının kusurlu davranışı sebebi ile müvekkili şirketin 10.000,00 Euroya yakın zararının mevcut olduğunu, taşıyıcı davacı şirketin ziya ve hasar nedeniyle ödeyeceği tazminata ek olarak zararın saptanması için yapılan zorunlu giderleri de tazminle yükümlü olup 3. Şirketle yapılmış olan taşıma sözleşmesinden ve yeni mal tahsisinden kaynaklanan zararları da kanunen karşılamakla yükümlü olduğunu, davacı tarafın taşıma sözleşmesine uygun taşıma işi yapmadığı için kendi zararı nedeniyle davalı müvekkiline karşı sorumlu olmasına rağmen sözleşmeden doğan bedeli talep ettiğini, davacının davasının bu nedenle haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak; davacının davasının reddi ile takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşıma ve lojistik sözleşme ilişkisi kapsamında navlun ve masraf alacaklarının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Usulünce duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Alacaklı (davacı) ... A.Ş vekili vasıtası ile 06/12/2017 tarihinde borçlu (davalı) ... Dış Tic A.Ş aleyhine Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile fatura alacağını dayanak göstererek 4.000,00 Euro fatura alacağı, 11,78 Euro işlemiş faiz, 325,00 Euro fatura alacağı, 0,89 Euro işlemiş faiz, 361,00 Euro fatura alacağı, 0,99 Euro işlemiş faiz olmak üzere, toplam 4.699,66 Euro alacağın, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %4,00 değişen oranlarda mevcut faizi, icra masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili amacıyla takibe geçtiği anlaşılmıştır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi üzerine sadece davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. İddia, savunma ve toplanan deliller üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; dava konusunun, davacının, davalı ile olan ticari ilişki kapsamında oluşan fatura alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğunu, davacının ticari defter ve belgelerinin müteakip kez istenmiş olmasına rağmen herhangi bir evrak sunulmadığını, 2017 ve 2018 yılları ticari defterlerin ibraz edilmemesinden dolayı lehine delil niteliği konusunda değerlendirme yapılamadığını, davalının 2017 ve 2018 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (06/12/2017 ) itibariyle davalının davacıya 4.686,00 Euro karşılığı 21.955,32 TL borçlu olduğunu bildirmiştir. Mahkememizce lojistik uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır. Bu rapora göre; yükün taşıması sırasında meydana gelen hasarda davacı taşıyıcı ... Tic A.Ş firmasının kusurlu olduğunu, davaya konu taşımacılığın, CMR Konvansiyonunun 32 maddesi gereğince zaman aşımına uğradığını bildirmiştir. KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA VE GEREKÇE: Mahkememizin ... Esas 21/10/2020 tarih ve ... Sayılı kararı ile; "...Dava konusu taşıma İstanbul ile İtalya arasında uluslararası olarak yapılmıştır. Eşyaların karayolu ile uluslararası taşınmasında yükleme ve teslim yerinin iki ayrı ülkede olması bunlardan en az bir ülkenin CMR'ye taraf olması ve taşımanın kara yolundan taşıt ile bir ücret karşılığında yapılması halinde CMR hükümlerinin uygulanması için yeterli bulunmaktadır. Bu kapsamda dava konusu olay değerlendirildiğinde uyuşmazlığa ilişkin CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Kara yolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi ile ilgili anlaşma (CMR)'nin 17/1 maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan sorumludur. Ancak Konvansiyonun 17/4-b maddesinde malın ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmadan kaynaklanan hasardan taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı, 17/4-c maddesinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar hareket eden şahıslar tarafından kamyona taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması sebebiyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda yüklemenin gönderene ait olması halinde ve hasarın da yükleme hatasından kaynaklanması durumunda anılan hükümler uyarınca, taşıyıcının tazminatla tutulması düşünülemezse de yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının göndereni TMK2.maddesinde yer alan dürüstlük ilkesi gereği uyarması gerekmekte olup, bu durumda zararın gönderen ile taşıyıcı arasında BK 52.maddesi uyarınca kusur oranında paylaştırılması gerekir. Dava dosyasında sunulan e-maillerden yükün hasarlandığı kabul edilmektedir. Somut olayda yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığı taraflarca kabul edilmiştir. Ancak yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapılmış olması taşıyıcının sorumluluğunu nihai anlamda bertaraf etmemekte, taşıyıcının bu halde yükleme ve istiflemeye nezaret etmesi, gördüğü eksiklikleri gönderene bildirip durumu taşıma senedine yazması gerekmektedir. Buna göre taşıyıcı, yükleme ve istiflemenin aracın dengesini bozup bozmadığını, bunun taşıma sırasında fren veya hıza bağlı olarak tehlike yaratıp yaratmadığını kontrol ederek şayet hatalı görülen bir durum var ise bu hususu taşıma senedine kaydetmelidir. Somut olayda mantar emtiası taşındığı, davaya konu taşımacılığın sözleşmede belirtilen +2 ile+4 derece arasında olmadığı daha soğuk ortamda taşındığı ve taşıma sonunda taze mantarların zarar görmesine neden olduğu ürünlerin akşam teslim olduğu, eksper imkanı olmadığı, o gece daha ucuz bir fiyata dağıtıma çıkarılmasına karar verdikleri anlaşılmıştır, hasar miktarı belirlenememiştir. Yani mahkememizce hatalı taşımadan dolayı hasar meydana geldiği sonucuna varılmıştır. Bu açıklamalar çerçevesinde yükün hasara uğramasındaki esas sebebin taşıma hatası olduğu, bu işlemlerin taşıyan tarafından yapılması sebebiyle taşıyana kusur atfedileceği, davalı gönderenin ise CMR hükümlerine göre basiretli bir tacir gibi davranmayarak gereken uyarıları yapmadığı, bu hususta CMR 9. maddesine göre çekince koyma mükellefiyetini yerine getirmediği, bu sebeple müterafik kusurlu olduğu, davacı taşıyıcının % 50, davalı gönderenin % 50 oranında kusurlu bulundukları kanaati oluşmuştur. Yapılan tespit ve değerlendirmeler karşısında; taşıma sırasında meydana gelen hasarın taşıma hatasından kaynaklandığından davalı gönderen ile davacı taşıyıcının % 50'şer oranda müterafik kusurlu oldukları sonucuna varılmakla" gerekçesiyle davalının Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın asıl alacak 2.000 Euro yönünden iptali ile takibin devamına, bu miktar asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık CMR 27/1 uyarınca yıllık %5 oranına göre haplanacak temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. KALDIRMA KARARI SONRASI YARGILAMA VE GEREKÇE: Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından verilen 21/10/2020 tarihli kararı, taraf vekilleri tarafından İSTİNAF edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas 19/06/2025 tarih ve ... Sayılı ilamı ile: "...CMR'nin 32/1. Maddesine göre, CMR Konvansiyonu gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Dava açma süresi kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde, işlemeye başlar. Maddenin 2. fıkrasına göre ise, yazılı bir istemin, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteleyeceği düzenlenmiştir. Dava konusu taşımaya konu yük alıcısına 27/10/2017 tarihinde teslim edilmiş, icra takibi ise 06/12/2017 tarihinde başlatılmıştır. Buna göre icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle talep zamanaşımına uğramamıştır. CMR'nin 17/1. Maddesine göre, taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. CMR'nin 17/2. Maddesinde ise, eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacının sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Taşıyıcının anılan madde uyarınca sorumluluktan kurtulabilmesi için hasarın önlenmesine imkan bulunmayan bir halden meydana geldiğini kanıtlaması gerekir. Zira, taşıyıcının sorumluluğu ispat külfeti ters çevrilmiş bir kusur sorumluluğudur. Ancak, bunun için öncelikle, davalının yükün hasarlı olduğunu ispat etmesi gerekir. CMR'nin 18/4 maddesine göre, eğer taşıma malın sıcağa, soğuğa, ısı derecesindeki değişmelere ve rutubete karşı koruyacak şekilde donatılmış taşıtlarla yapılıyorsa, taşımacı Madde 17 paragraf 4 (d) deki avantajdan faydalanmayı talep edemez. Ancak, bu tür donanım seçilmesi ve kullanılması ile ilgili olarak kendisine düşen önlemleri aldığını ve verilen özel talimata uyduğunu kanıtlarsa böyle bir istemde bulunabilir. CMR belgesine alıcı tarafından bir şerh düşülmüştür. CMR belgesine düşülen şerh ihbar/bildirim niteliğinde olmakla beraber bu şerhin tercümesine dosyada rastlanılmamıştır. Ayrıcı, taşımayı gerçekleştiren araç sürücüsü de CMR belgesine, "mallar +2,7, +4 derecede olup 6-7 kasa bozuk olarak resimleri çekilerek teslim edildi" notunu düşmüştür. Ancak, CMR belgesi ve gümrük beyannamesine göre 1764 kasa ürün taşındığı anlaşılmaktadır. Dosyada, dava konusu yükün hasarlı teslim edildiği iddiasıyla ilgili olarak herhangi bir eksper incelemesi bulunmamaktadır. Davalı tarafça sunulan mail yazışmaları ise hasarlı teslim iddiasına ilişkin olup bu maillerde davacı tarafın hasarlı teslim ve hasarın kapsamına ilişkin bir kabulü bulunmamaktadır. Davalı, cevap dilekçesinde delil olarak zayi olan mantarlara ilişkin fotoğraflara delil olarak dayanmış, ancak ilk duruşmanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan HMK'nın 140/5. Maddesi uyarınca dilekçelerde dayanılan delillerin sunulması için süre verilmemiştir. Taraflar arasındaki mail yazışmalarında geçen bu fotoğrafların sunulması için sonraki duruşmalarda da bir süre verilmemiştir. CMR belgesindeki alıcının koyduğu şerhin tercümesi ve cevap dilekçesinde fotoğraflar dosyaya kazandırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu halde, yukarıda anılan eksiklikler giderildikten sonra taşıma uzmanı bilirkişiden rapor alınarak hasarlı teslim bulunup bulunmadığı, hasarlı teslim var ise davalının zararı tespit olunarak bu halde davacı alacağı bulunup bulunmadığı belirlenerek bir karar verilmesi gerekir." gerekçesiyle Mahkememiz kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce kaldırma kararından sonra yapılan yargılama aşamasında; taraf vekillerine usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekillerine İstinaf İlamında belirtildiği şekilde dilekçelerinde dayandıkları delilleri ve CMR Belgesindeki alıcı tarafça konulan şerhin tercümesini sunmak üzere süre verilmiş, taraf vekilleri ara kararlar gereği delillerini içerir dilekçeler sunmuştur. Beyoğlu .... Noterliğinin 13/10/2025 tarih ve ... yevmiye numaralı tercüme evrakının incelenmesinde; CMR Uluslararası Hamule Senedinin üzerinde alıcı tarafça "Mantarlar Çok Düşük Bir Sıcaklıkta Geldi. Şoför Sıcaklık Diskini bize vermedi. Mantarlar İyi Durumda Değil." şerhinin konulmuş olduğu görülmüştür. Mahkememiz dosyası, 24/09/2025 tarihli celse ara kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, B.A.M. Kararı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre; davaya konu taşıma nedeniyle hasarlı teslim bulunup bulunmadığı, hasarlı teslim var ise davalının zararı bulunup bulunmadığı, zarar miktarının tespiti, zararın bulunması halinde davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti hususlarında rapor düzenlenmek üzere taşıma/lojistik konusunda uzman bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından bila tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; Bila tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...BAM kararında da yerinde olarak tespit edildiği gibi, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların; davalı şirket tarafından ihracat maksadıyla İtalya'daki müşterisine satışı yapılıp davacı şirketin taşımasını üstlendiği mantar emtiasının alıcısına hasarlı teslim edilip edilmediği, davacının navlun alacağının bulunup bulunmadığı, hasar ihbarının yapılıp yapılmadığı, bu bağlamda emtianın taşıması sürecinde hasar görüp görmediği ve miktarı hususlarında toplandığının anlaşıldığı; davacı ... şirketi tarafından İtalya'ya taşınarak alıcısına teslim edilen mantar emtiasının, alıcının hasar konusunda ihtirazi kaydı olduğuna dair CMR belgesine şerh düşmesi ile teslim edilmesine göre ayrıca hasarın taşıma sürecinde meydana geldiğine dair ihbar yapılmasının gerekli olmadığı (CMR m.30); Konu CMR taşıma belgesinde aynı zamanda araç şoförünün de “Aşağıda yazılanları anlamıyorum. Mallar +2,7-+4 derecede olup, 6-7 kasa bozuk olarak resimleri çekilmek suretiyle teslim edildi” şeklinde şerhi bulunduğu, ancak teslimat CMR belgesinin taşıyıcı elinde olmasından dolayı bu beyanın teslimat sonrası olma ihtimalinin de gözetilmesi gerektiği; ayrıca dava dosyasına davacının elinde olması gereken CMR belgesinin orijinalinin sunulmadığı; kaldı ki şoförün tamamen atık durumda olan emtiayı hasarlı kabul etmiş olabileceği; ancak iklimlendirme koşullarına uyulmadan yapılan taşıma nedeniyle taşıma konusu tüm mantar raf ömrünün kısalması şeklinde hasara yol açtığının değerlendirmesinin yerinde olacağı, taraflar arasındaki mail yazışmaları ve BAM kararı ile tespit edilen emtianın ucuz fiyattan derhal dağıtımının yapılmasına göre alıcının /gönderilenin bu satıştan 26.000 Euro gelir elde ettiği, buna göre davalı şirketin zararının 18.659-Euro olduğu; bu durumun iklimlendirme koşullarına uyulmadan yapılan taşıma nedeniyle raf ömrü kısalmış ve bu nedenle de acil satışa çıkan ve satış bedelinden aynı zamanda masrafların mahsup edildiği mantar emtiası için makul göründüğü; Ayrıca dava konusu olayda eksper incelemesinden söz edilmesine rağmen akıbeti ve sigortadan davalının tahsilat durumunun dosyadan anlaşılamadığı, ancak davalı vekilinin cevap dilekçesinde müvekkili şirketin 10.000-Euro zararının olduğunu beyan ettiği; bu durumda zarar miktarının tayinin ve takdirinin Sayın Mahkemede olduğu; her iki durumda da davalı şirketin zararlarının davacının navlun alacağından fazla olmasından dolayı davacının takas mahsup hakkı nedeniyle davacının talebinin yerinde olmayacağı; bununla birlikte sigorta veya başka bir üçüncü kişiden zararlarını tazmin etmiş olup olmadığı veya etmiş ise miktarının da gözetilmesi gerektiği; nihai sonuç olarak; davacının navlun alacağı, Sayın Mahkemenin davalı şirketin zararını 18.569 Euro kabul etmesi halinde 2.728,14 Euro, Sayın Mahkemenin davalı şirketin zararının 10.000 Euro olarak takdir etmesi halinde ise davacının navlun alacağının 3.627,27 Euro olarak CMR m.23/4 hükümlerine uygun olarak hesaplandığı; davalı şirketin zararının her hangi bir şekilde tazmin edilmediği değerlendirilecek olursa; yukarıdaki koşullarda mevcut olabilecek takas mahsup hakkı gözetildiğinde uğranılan zararın bu miktarları aştığı hususunun somut olaya uygun olacağı değerlendirmesi ile davacının alacak talep edemeyeceği'' değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekileri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Dava konusu taşımanın, Türkiye ile İtalya arasında gerçekleştirildiği anlaşıldığından somut uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. CMR Konvansiyonunun "IV. BÖLÜM" "TASIMACININ SORUMLULUGU" başlıklı 17. maddesinde; " 1. Taşımacı, yükü teslim aldıgı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve dogacak hasardan sorumludur. 2. Eger kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından degil de, istek sahibinin verdigi talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz." hükmü yer almaktadır. Buna göre, CMR Konvansiyonun 17/2 maddesi uyarınca taşıyıcı zayi ve hasarın kendisine isnat edilmeyecek bir sebepten ileri geldiğini kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulabilir. Yani taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için olayda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtlaması gerekir. CMR nin 18/4.maddesi gereğince eğer taşıma malın sıcağa, soğuğa, ısı derecesindeki değişmelere ve rutubete karşı donatılmış araçlarla yapılıyorsa, taşıyıcı madde 17.4 parağraf -d de yazılı avantajdan faydalanmayı talep edemez. Ancak, bu tür donanım seçilmesi ve kullanılması ile ilgili olarak kendisine düşen önlemleri aldığını ve verilen özel talimata uyduğunu kanıtlarsa böyle bir istemde bulunabilir. 17/2 ve 18/4 maddelerinin birlikte değerlendirilmesinde taşıyıcının eşyayı teslim aldığı durumda ve iyi bir şekilde muhafaza edilerek taşınması için en uygun taşıtı ve donanımı seçtiği karine olarak kabul edilmektedir. CMR'nin 30. maddesi gereğince, hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden itibaren 7 gün içinde ziya veya hasarın taşıyıcıya ihbar edilmemesi halinde, taşıyıcının emtiayı sağlam olarak teslim ettiği hususunda karine oluşacaktır. Gönderilen mal teslim alınırken ihtirazi kayıt konulması halinde malın taşıma sırasında hasara uğradığı, ihtirazi kayıtsız teslim alınması halinde ise maldaki hasarın taşıma sırasında oluşmadığı yönünde bir karine oluşur. Ancak bu karinenin aksinin ispatı her zaman mümkündür. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas 19/06/2025 tarih ve ... Sayılı ilamı, CMR Uluslararası Hamule Senedi, bila tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında uluslararası karayolu yolu ile taşıma işinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından navlun ve masraf faturalarına dayalı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir sıfatına haiz olup uyuşmazlığın ticari nitelik arz ettiği, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, davalı şirketin dava dışı ... şirketine satışını gerçekleştirdiği 27 kap 5.625 kg ağırlığındaki taze mantar emtiasının Türkiye-İtalya arasında gerçekleşen taşıma işinin davacı tarafça yapıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın yükün alıcısına hasarlı teslim edilip edilmediği, davacının navlun ve masraf alacağının bulunup bulunmadığı, hasar ihbarının yapılıp yapılmadığı, bu bağlamda emtianın taşıma sürecinde hasar görüp görmediği hususlarında olduğu, davacı taşımacının yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve dogacak hasardan sorumlu olduğu, dava dışı ... şirketinin CMR senedine "Mantarlar Çok Düşük Bir Sıcaklıkta Geldi. Şoför Sıcaklık Diskini bize vermedi. Mantarlar İyi Durumda Değil." şeklinde şerh düştüğü, bu durumda CMR 30. Maddesi gereğince ayrıca hasarın taşıma sürecinde meydana geldiğine dair ihbar yapılmasına gerek olmadığı, her ne kadar araç şoförünün de CMR belgesinde“Aşağıda yazılanları anlamıyorum. Mallar +2,7-+4 derecede olup, 6-7 kasa bozuk olarak resimleri çekilmek suretiyle teslim edildi” şeklinde şerhi bulunsa da bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi teslimat CMR belgesinin taşıyıcı elinde olmasından dolayı bu beyanın teslimat sonrası olma ihtimalinin de gözetilmesi gerektiği; ayrıca dava dosyasına süre verilmesine rağmen davacının elinde olması gereken CMR belgesinin aslının sunulmadığı, alıcı tarafça CMR belgesine konulan hasar kaydına göre CMR nin 18/4.maddesi gereğince taşıma süresince taşıma derecesi kayıtlarını tutma yükümlülüğünün davacı taşıyıcıya ait olduğu, ancak Mahkeme dosyasına sunulan herhangi bir kayıt bulunmadığı, davalı tarafça sunulan fotoğraflarda 00 + 2,7 arasında bir ısının ölçüldüğü ve ürünler üzerinde bozulmaların görüldüğü, Mahkememizce kaldırma kararı sonrasındaki yargılama aşamasında aldırılan ve yukarıda detaylı olarak özetlenen bilirkişi raporuna göre davalı şirketin zararlarının davacının navlun alacağından fazla olmasından dolayı davacının takas mahsup hakkı nedeniyle davacının talebinin yerinde olmayacağı, davacının alacak talep edemeyeceği hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; taşımanın gerçekleştirildiği, taşımaya davalının itirazının bulunmadığı değerlendirilerek; davacı şirketin davalı tarafa taşıma hizmeti verdiği ve faturadan kaynaklı borcun ödenmediği ancak hükme ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere taşıma konusu emtianın hasara uğradığı, hasardan davacının sorumlu tutulması gerektiği, davalı şirketin zararının 18.569 Euro kabul edilmesi halinde 2.728,14 Euro, davalı şirketin zararının talebi ile bağlı kalınarak 10.000 Euro olarak kabul edilmesi halinde ise davacının navlun alacağının 3.627,27 Euro olarak CMR m.23/4 hükümlerine uygun olarak hesaplandığı; davalı şirketin zararının her hangi bir şekilde tazmin edilmediği ve yukarıdaki koşullarda mevcut olabilecek takas mahsup hakkı gözetildiğinde uğranılan zararın bu miktarları aştığı ve davacının alacak talep edemeyeceği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın reddine, davalı tarafın şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın REDDİNE, Davalı tarafın şartları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 356,02-TL harçtan mahsubu ile bakiye 259,38-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yatırılan ve sarf edilen 57,20-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 27.170,61-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının (7.000,00-TL Bilirkişi ücreti dışında) HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi üzerinden, davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2025 Katip ... ¸¸
Hakim ... ¸¸