İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/709 E. 2025/899 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/709
- Karar No
- 2025/899
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/709 Esas KARAR NO :2025/899
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:03/06/2016 KARAR TARİHİ:24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında 14/10/2014 tarihinde ... ...'ına katılmak için sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşme ile üzerine yüklenen sözleşmenin sorumluluklarını kabul ettiğini, bu sözleşmeden dolayı müvekkilinin davalıdan 7.047-TL alacaklı olduğunu, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla.... İcra Müdürlüğünün 2015/... e. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının yapmış olduğu itirazda haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile takibin devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Müvekkili ile davalı arasında 26.02.2015 - 01.03.2015 tarihlerinde Mısır’da yapılacak olan bir fuara katılmak üzere 3.600 USD bedel üzerinde anlaştıklarını, sözleşme bedelinin 25.10.2014, 25.11.2014, 25.12.2014 ve 25.01.2015 tarihlerinde 900 USD’lik 4 eşit taksitle ödenmesine karar verildiğini, Müvekkili tarafından 25.10.2014 tarihinde sözleşmenin ilk taksiti ödendiğini, ancak bu tarihten sonra müvekkili şirket yapılacak olan fuara katılmaktan vazgeçtiğini ve durumu hemen davacıya bildirdiğini, müvekkilinin vazgeçme sebebi Mısır’da yaşanılan darbe sonrası ülkede güven ortamının sarsılması olduğunu, Müvekkili şirket çalışanı olan ...'in derhal davacı şirketi arayarak fiıara katılmayacaklarını bildirdiğini, söz konusu telefon görüşmesinin tarihi, ilk taksitin ödenmesinden hemen sonra olduğunu, ... tarafından davacı şirket yetkililerine “söz konusu fuara katılmayacaklarını, bu nedenle sözleşmenin kalan bedelinin ödenmeyeceğini, kendileri için ayrılan standın başka firmalara kiralanabileceğini, kendilerince ödenen ilk taksitin ise sözleşme cayma bedeli olarak geri istenmeyeceği” bilgisi verildiğini, davacı şirket yetkililerince bu şekilde anlaşmaya varıldığını, Müvekkili şirketin davacıya, fuar tarihine daha 4 aydan daha uzun bir süre varken bildirimde bulunduğunu, Müvekkilinin amacı davacının zarar etmesine sebebiyet vermemek, kendisine ayırmış olduğu standı başka bir firmaya kiralayacak zamanı kendilerine vermek olduğunu, davacı da müvekkilinin bu talebine olumsuz cevap vermemiş, taraflar arasında bu şekilde sözlü bir anlaşmaya varıldığını, Yargılama esnasında davacının ticari kayıt ve defterlerinin incelenmesi ile söz konusu standın başka bir firmaya kiralanıp kiralanmadığını, davacı taraf varılan sözlü anlaşmaya rağmen fuar tarihinden 2 ay gibi uzun bir süre geçtikten sonra müvekkili hakkında icra takibinde bulunduğunu, davacının bu tutumu kötüniyetli olup anlaşılacağı üzere hem müvekkili için ayrılan standı başkasına kiralamış hem de müvekkiline kötüniyetli olarak icra takibi yaparak mükerrer kazanç amacı güttüğünü, Bir diğer hususunda davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin Borçlar Kanununda 20. Maddede belirtilen “bir sözleşme yapılırken düzenleyenin ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek basma hazırlayarak karsı tarafa sunduğu” genel işlem koşullarına tabi tek tip bir sözleşme olduğu açık olduğunu, iş bu sözleşme davalı müvekkiline açıklanmadan imzaladığını, davalı müvekkiline pazarlık imkânı verilmediğini, bu nedenlerle davanın reddine, davacının % 20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. - 29/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; tarafların ticari defterlerinin delil niteliğine haiz olduğunu, davacı firmanın, ticari defterlerinde davalıdan 3.600 $ karşılığı 9.320,04 TL alacaklı olduğu, davacı şirket, davalı şirketten 900 $ karşılığı 2.010 TL’yi tahsil etmişse de, sonrasında davalı şirkete 2.010,00 TL nakit ödenmiş gibi muhasebe kaydı düzenlenmiş olduğundan davalının borcunun 9.320,04 TL göründüğü ancak davacı tarafın 2.010 TL ödemeyi kabul edip, icra takibini bakiye alacağı 2.700 $ karşılığı TL’yi talep ettiği, davalı şirketin ticari defterlerinde, davacı şirketin alacağına rastlanılmadığı, Davacı firmanın 6.994,35 TL asıl alacağı ve bu tutar üzerinden, icra takip tarihinden itibaren talebi yıllık % 9 yasal faizi talep edebileceği kanaati bildirilmiştir. 23/01/2019 tarihli ek raporda; Davacı vekilinin 26.10.2018 tarihli dilekçesi ekinde ibraz ettiği resimlerden, davalı tarafa tahsis edilen standın boş olduğu, stant da davalı firma unvanı yazılı olduğu ve bir başkasına tahsis edilmediği, davalı taraf, fuarın yapılacağı Mısır'daki darbeden dolayı fuara katılmayacaklarını 4 ay önceden davacı tarafa sözlü bildirimde bulunduklarını iddia etmişlerse de, fuar sözleşmesinin 3. Maddesinde fuara katılamayacağın yazılı bildirilmesi gerektiği, davalı şirketin, davacı tarafa fuara katılmayacaklarını bildirdiğini belgeyle kanıtlayamadığı, kök rapordaki görüşte değişiklik olmadığı belirtilmiştir. GEREKÇE: Dava, bakiye fuar katılım alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizden verilen 26/02/2019 tarih ve ... sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından İstinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2022/41 Esas, 2025/1074 Karar sayılı kararında "eldeki davanın esasının incelenebilmesi için öncelikle .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/... Esasında kayıtlı davada verilen kararı kesinleştirmek üzere davacı tarafa süre verilerek sonucunun beklenmesi ve oluşacak sonuca göre derdestlik itirazı hakkında bir karar verilmesi gerekirken.." gerekçesiyle, mahkememizin anılan kararının kaldırılmasına karar verilmiş olup, İstinaf ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/... Esas sayılı dosyasında 01/03/2016 tarihli "davanın açılmamış sayılmasına" dair ek kararın 16/06/2017 tarihinde kesinleştiği, bu bağlamda iş bu davanın açılması ile doğmuş bulunan derdestlik durumunun, davanın açılmamış sayılması kararının kesinleşmesiyle son bulması nedeniyle davalının derdestlik itirazı yerinde değildir. Dosyaya getirtilen.... İcra Müdürlüğü'nün 2015/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 7.047-TL asıl alacacağın tahsili amacıyla 01/04/2015 tarihinde örnek 1 nolu ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalı borçlunun borca itiraz ettiği, itirazın ve davanın süresinde olduğu görülmüştür. Mahkememizce dosyanın bilirkişiye tevdi ile taraf şirketlerinin 2014, 2015 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacı alacağının varlığı ve miktarının hesaplanması yönünden rapor düzenlenmesine karar verildiği, alınan raporda; tarafların ticari defterlerinin delil niteliğine haiz olduğu, davacı firmanın, ticari defterlerinde davalıdan 3.600 $ karşılığı 9.320,04 TL alacaklı olduğu, davacı şirket, davalı şirketten 900 $ karşılığı 2.010 TL’yi tahsil etmişse de, sonrasında davalı şirkete 2.010,00 TL nakit ödenmiş gibi muhasebe kaydı düzenlenmiş olduğundan davalının borcunun 9.320,04 TL göründüğü ancak davacı tarafın 2.010 TL ödemeyi kabul edip, icra takibini bakiye alacağı 2.700 $ karşılığı TL’yi talep ettiği, davalı şirketin ticari defterlerinde, davacı şirketin alacağına rastlanılmadığı, davacı firmanın 6.994,35 TL asıl alacağı ve bu tutar üzerinden, icra takip tarihinden itibaren talebi yıllık % 9 yasal faizi talep edebileceği; ek raporda ise, davacı vekilinin 26.10.2018 tarihli dilekçesi ekinde ibraz ettiği resimlerden, davalı tarafa tahsis edilen standın boş olduğu, stant da davalı firma unvanı yazılı olduğu ve bir başkasına tahsis edilmediği, davalı taraf, fuarın yapılacağı Mısır'daki darbeden dolayı fuara katılmayacaklarını 4 ay önceden davacı tarafa sözlü bildirimde bulunduklarını iddia etmişlerse de, fuar sözleşmesinin 3. Maddesinde fuara katılamayacağın yazılı bildirilmesi gerektiği, davalı şirketin, davacı tarafa fuara katılmayacaklarını bildirdiğini belgeyle kanıtlayamadığı, kök rapordaki görüşte değişiklik olmadığı belirtilmiştir. Taraflar arasında 14.10.2014 tarihli 26.02.2015 - 01.03.2015 tarihleri arası, 3.600 $ bedelli Fuar Katılım Sözleşmesi düzenlenmiş olup, Ödeme Planı : 25 Ekim 2014-900 $, 25 Kasım 2014 -900 $, 25 Aralık 2014-900 $, 25 Ocak 2015-900 $ şeklinde düzenlendiği, Sözleşmenin 3. Maddesinde ; Müşteri, Organizatör’e kabul edilebilir mazeretini yazılı olarak bildirmek kaydı ile fuar açılış tarihinden 90 gün öncesine kadar fuara katılmaktan vazgeçebilir. Ancak bu durumda sözleşme bedelinin % 30’u ceza-i şart olarak Organizatöre ödenir. Kalan miktar müşterinin ödediği para birimi cinsinden 90 gün içerisinde müşteriye geri ödenir. Fuar açılış tarihinden az kalması durumunda organizatör tüm bedeli müşteriden talep ve tahsil eder." hükmünü içerdiği görülmüştür. Dosya kapsamı ile uyumlu bulunarak hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davacı firma defter kayıtlarında davalı ile ilgili borç-alacak ilişkileri 120.00.030 no.lu alıcı cari hesabında takip edildiği, davalı şirket ticari defterlerine göre iki taraf arasında ticari ilişki bulunmadığı, davalı taraf, fuarın yapılacağı Mısır’daki darbeden dolayı fuara katılmayacaklarını 4 ay önceden davacı tarafa sözlü bildirimde bulunduklarını iddia etmişlerse de, fuar sözleşmesinin 3. maddesinde fuara katılamayacağın yazılı bildirilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı ve davalı şirketin, davacı tarafa fuara katılmayacaklarını bildirdiğini kanıtlayamadığı, Davalı her ne kadar Fuar tarihinden 90 gün öncesi süresine uyduğunu ileri sürmekte ise de, Sözleşmedeki “Yazılı bildirim” ile fesih şartına uymadığı,sözleşmeye uymama gerekçesi olarak Mısır’da yaşanılan darbe sonrası ülkede güven ortamının sarsılması olarak gösterilmiş ise de ileri sürülen iddianın Mısır’daki olayların tarihi ile örtüşmediği davaya konu Sözleşmenin imza tarihi ise bütün bu olaylardan sonra 14 Ekim 2014 olup bu tarihte Sözleşmeyi imzalayan tacir kimliğindeki davalı şirketin, Sözleşme imza tarihinden önceki olaylara dayanarak Sözleşmeyi feshettiğini ileri sürmesinin mümkün olmadığı, bu durumda, davacı şirketin fuar katılım bedeli bakiyesi 2.700 $ karşılığı 6.994,35-TL alacağının olduğu kanaatine varılmıştır. Anılan durum karşısında takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle davalı-borçlunun İİK'nın 67/2. maddesine göre hükmolunan alacağın %20 oranı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatından da sorumlu olması gerektiği hususu da göz önünde bulundurularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile.... İcra Müdürlüğünün 2015/... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 6.994,35-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Davalının likit ve muaccel alacağa itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla alacağın %20 si olan 1.398,87-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 615,40-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 120,35-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 495,05-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 6.994,35-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Red edilen kısım yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 52,65- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 149,55-TL ilk gider, 468,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.400 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.017,55-TL yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 2.003,00-TL 'sinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan 40,00-TL tebligat ve müzekkere gideri ve 800 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 840,00-TL'nin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 6,28 TL' nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine. 7-HMK. 333. md. uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/12/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır