İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/74 E. 2026/201 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/74
- Karar No
- 2026/201
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/74 Esas KARAR NO :2026/201
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:29/01/2025 KARAR TARİHİ:11/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş., işletmesini yürüttüğü ... 'nda davalı ...'a ait ... plakalı çekici vasfındaki araçla 08.08.2023-14.10.2023 tarihleri arasında geçiş ücretleri ödenmeden ihlalli geçişler yapıldığını, 6001 sayılı Kanun uyarınca tanınan 15 günlük cezasız ödeme süresi içinde de bu geçiş bedellerinin ödenmediğini, bu nedenle.... İcra Müdürlüğü 2024/... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 21.11.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının ise borcun tamamına, faize, fer'ilerine ve yetkiye itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve alacağın en az %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin talep edildiğini, görev yönünden davacı, ihlalli geçiş yapan aracın çekici niteliğinde ticari araç olduğunu, bu aracın ticari kazanç elde etmek için kullanıldığını, dolayısıyla davalının tacir sayılması gerektiğini, uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğunu ve bu nedenle görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, bu kapsamda, Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtay uygulamasına atıfla, çekici ve römork türü araçlarla yapılan cezalı geçişlere ilişkin uyuşmazlıkların ticari dava sayıldığını ve asliye ticaret mahkemelerinin görev alanına girdiğini, yetki itirazı bakımından davacı, davalının Şanlıurfa icra dairesinin yetkili olduğu yönündeki savunmasının yerinde olmadığını, para borçlarında TBK m. 89 uyarınca borcun alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğini, ilamsız icrada da İİK m. 50 gereği HMK'daki yetki kurallarının kıyasen uygulandığını, bu nedenle alacaklının seçimlik hakkını kullanarak şirket merkezinin bulunduğu İstanbul icra dairelerinde takip başlatmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, borç ve faiz yönünden davacı; davalıya ait araçların otoyolu kullanırken HGS/OGS hesabında yeterli bakiye bulunmadığını, provizyon sorgularının “ürün sisteme tanımlı değil / OGS'de tanımlı olmayan plaka” şeklinde döndüğünü, bu nedenle geçiş ücretlerinin tahsil edilemediğini ve kanuni olarak geçiş bedelinin dört katı ceza uygulanmasının zorunlu olduğunu, gerek 6001 sayılı Kanun gereği tanınan 15 günlük cezasız ödeme imkanının kullanılmamış olması, gerekse HGS hesabını müsait tutmamanın tamamen davalının kendi kusurundan kaynaklanması nedeniyle davalı, kendi ihmalinin sonuçlarını davacı şirkete yüklemeye çalıştığını, ayrıca, ihlalli geçişlerin ... Bankası, ... Bankası ve ilgili internet/mobil kanallar üzerinden sorgulanıp ödenebileceği; davacının ihlalli geçişler için ayrıca bildirim yapma yükümlülüğü bulunmadığını, faiz bakımından, uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olduğunu, davalının ticari amaçla kullanılan araçlarla ücretli otoyolu kullandığını, bu nedenle 3095 sayılı Kanun m. 2 uyarınca ticari temerrüt faizi (TCMB kısa vadeli avans faizi) talep edildiğini, takipte de yürürlükteki oranlara göre kademeli faiz talep edildiğini belirtmektedir. Yargıtay 19., 11. ve 12. Hukuk Daireleri kararlarına atıfla ticari alacaklarda avans faizinin uygulanması ve değişen oranlara göre kademeli faiz hesabı yapılmasının yerinde olduğunu, alacağın likit nitelikte olduğu, davalının itirazının haksız ve süreci sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, İİK m. 67/2 gereğince itirazın iptali, takibin devamı ve davalı aleyhine alacağın en az %20'si oranında icra inkâr tazminatına, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi, talep ve dava edilmiştir. CEVAP: Davalı tarafından sunulan bir cevap dilekçesi bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden celp edildiği, işbu icra dosyasında; davacı şirketin davalı aleyhine 01/11/2024 tarihinde toplam 17.923,97 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu anlaşılmıştır. Ayrıca taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu; ... plakalı aracın ihlalli geçiş tarihi olan 08/08/2023-14/10/2023 tarihleri arasındaki kullanım amacını gösterir tescil kaydının Uyap sistemi üzerinden çıkarılarak dosya içerisine alındığı, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, ... ... Müdürlüğü'ne, .... Bölge Müdürlüğü'ne, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, ... Bankası A.Ş.'ne, ... A.Ş'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, cevabi yazıların dosyamız arasına alındığı görülmüştür. Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi Uğur Karadavut tarafından hazırlanan 10/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalı ... 17.936,68 TL olduğunun, 11.002,50 TL” ye takip tarihi itibari ile TC Merkez Bankası yıllık %16,75, %26,75, %31,75, %36,75, %41,75, %44,25, %51,75 olmak üzere ihlalli tarih aralıklarına göre değişen oranlarda işlemiş faiz yürütüleceği, Davalı ...” a ait ... plakalı aracın, 08.08.2023 ile 14.10.2023 tarihleri arasında ihlalli geçişlerine ait fotoğraflarının olduğu ve ihlalli geçiş provizyon bil listesi ile uyuştuğu, ayrıca davacı işletici firmanı larında yapılan protokol gereğince davalıya herhangi bir bildirim yapma yükümlülüğünün bulunmadığı ve yukarıda izahatlarının yapıldığı, ... tarafından gönderilen yazıda; ... plakalı araca tanımlı HGS etiketine ilişkin 08.08.2023 — 29.10.2023 tarihleri arasındaki bakiye, provizyon ve hesap hareketlerinin incelendiği, bu dönemlere ait tüm banka ve provizyon kayıtlarının mahkemeye iletildiği bildirilmiştir. ... Genel Müdürlüğü'nün cevabi yazısında; aynı plakaya ilişkin 08.08.2023-14.10.2023 tarih aralığı ve takip eden 15 günlük süreye ait banka geçiş hareketlerinin gönderildiği, ancak ... Köprüsü ve ... gibi yap-işlet-devret kapsamında olup özel işletmeci tarafından yönetilen otoyollara ait geçiş bilgilerinin KGM sistemlerinde görüntülenemediği belirtilmiştir. ... Bankası tarafından gönderilen yazıda ise; ilgili HGS etiketinin bankadan satın alındığı, ancak HGS sistem altyapısının ... tarafından işletildiği, etiket bakiyesi ve tahsil bilgilerinin yalnızca ... sisteminde tutulduğu, bu nedenle güncel veya geçmiş bakiye bilgilerinin bankada bulunmadığı ifade edilmiştir. Kurumlar tarafından gönderilen tüm liste ve hareket dökümleri incelendiğinde, davacı firma tarafından bildirilmiş olan ihlalli geçiş listesiyle uyumlu herhangi bir ödeme, provizyon veya tahsilat kaydının bulunmadığı sabit hale gelmiştir. Bu nedenle, belirtilen tarihlerde yapılan geçişler ihlalli geçiş olarak kabul edilmektedir. Davacının İcra İnkar Tazminatı talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, yapılan hesaplamalar ve incelemeler neticesinde kanaatine varılmıştır." şeklinde mütalaada bulunmuştur. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır. Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında ".... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/1124 Esas, 2021/347 Karar sayılı ilamı) Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; ihlalli geçiş görüntüleri ile provizyon kayıtları incelenmek suretiyle hazırlanmakla ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, davalının sahibi olduğu ... plakalı araç ile 08/08/2023-14/10/2023 tarihleri arasında davacıya ait ücretli otoyollardan HGS/OGS hesap bakiyesinde yeterli meblağ bulundurmadan çok defa ihlalli geçişler yaptığı ve geçiş ücretlerini 15 günlük süre içinde ödemediği, rapordaki tespitler uyarınca yasa gereğince geçiş bedelinin 4 katı tutarında ceza bedelini de ödemekle mükellef olduğu, ihlalli geçiş yapan aracın, ihlallerin yapıldığı tarihte davalıya ait olduğu hususunun tescil kayıtları ile sabit olduğu,ek bilirkişi raporunda tespit edilen geçiş ücreti ve 4 katı ceza bedeli toplamı 11.002,50-TL asıl alacak tutarı kadar davacı yanın davalı yandan alacaklı olduğu, anılan rapora taraflarca itiraz edilmediği, böylece davacının anılan bakiye tutar yönünden talebinde haklı olduğu, işlemiş faiz +KDV talebi yönünden yapılan incelemede ise davacı şirket tarafından geçiş ücretlerinin ve ceza bedellerinin tahsili noktasında uygulanması gereken yasal düzenleme, yasanın 30. maddesinin 5, 6 ve 7. fıkralarıdır. Zira 3. fıkrada düzenlenen tebliğ hükmünün, maddenin birinci fıkrasında belirtilen idari para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idari para cezaları yönünden geçerli olduğu açıkça düzenlenmiş olup, idari para cezalarının ise Genel Müdürlükçe yetkilendirilen personel veya trafik polisi, trafik polisinin görev alanı dışında kalan yerlerde jandarma personeli tarafından verileceği belirtilmiştir. Davacı şirket tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri ve cezalar ise bu kapsamda olmadığından, yasal düzenleme ile tebliğ zorunluluğunun olmadığı ve geçiş tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde ödenmesi gerektiği açıktır. Bu hükmün uygulanabilmesi için ihlalli geçişin, geçiş anında muhataba bildirilmesi gerekmektedir. Alacağın muaccel olduğu an, tarafların anlaşması veya bir ihbar ya da kanun hükmü veya hukuki ilişkinin mahiyeti ile belirlenir. Muacceliyet ile temerrüdü karıştırmamak gerekir. Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrüt olur. Ancak dava konusu somut olayda, ihlalli geçişlere ilişkin geçiş ücretlerinin geçiş anında tahsil edilemediğinin davalı tarafça bilindiği nazara alındığında 15 günlük süre sonunda temerrüt oluşacağından hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan tespitler ışığında işlemiş faize hükmedilmesi gerekmiştir. İcra İnkar tazminatı talebi bakımından da alacağın likid alacak olduğu ve bu bağlamda icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu anlaşılmakla (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2021/771 Esas, 2024/998 Karar) davanın kabulüne dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının.... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazların iptali ile; takibin taleple bağlılık ilkesi gereğince 11.002,50-TL asıl alacak, 5.767,86-TL işlemiş faiz ve 1.153,61-TL KDV'si olmak üzere toplam 17.923,97-TL üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek %51,75 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK.67/2. maddesi uyarınca takdiren % 20 oranında hesaplanan 2.200,50-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 1.224,39 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın düşümü sonucu kalan 608,99 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 5.865,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.923,97 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 6-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, 7-Davacı tarafça peşin yatırılan 615,40 TL ile 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2026
Katip ... (e-imza)
Hakim ... (e-imza)