İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/731 E. 2025/643 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/731
- Karar No
- 2025/643
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/731 KARAR NO : 2025/643 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/08/2025 KARAR TARİHİ : 10/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği 01/08/2025 havale tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin, "... Mah. ... Konak / İZMİR" adresinde bulunan...in sahibi olduğunu, müvekkili ile davalı belediye arasında hizmet alım sözleşmeleri yapıldığını ve bu sözleşmeler kapsamında İzmir ili sınırları içerisinde bulunan yardıma muhtaç insanlara konaklama hizmeti verdiğini, bu hizmet kapsamında davalı belediyece yardıma muhtaç insanların müvekkiline ait ... Otel'e yönlendirildiğini ve müvekkilinin de sözleşme uyarınca edimini yerine getirerek konaklama hizmetini yönlendirilen yardıma muhtaç insanlara verdiğini, hizmet alım sözleşmeleri ve doğrudan temin ile 2023 yılı ve 2024 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarında da müvekkilinin aynı şekilde davalı belediye tarafından yönlendirilen yardıma muhtaç insanlara konaklama hizmeti vermeye devam ettiğini, son olarak davalı belediye görevlisi ve birim sorumlusunun da imza ettiği 24.04.2024 tarihli tutanak ile müvekkilinin verdiği hizmetin sonlandırıldığını, araya yerel seçimlerin girmesi, belediye bürokratlarının istifa ederek belediye başkanlıklarına aday olması, vekaleten göreve getirilen kişilerin ödeme yapmaması ve bu ödemeleri seçim sonrasına ötelenmek istenmesi ve benzeri gerekçeler ile müvekkilinin sağladığı konaklama hizmetinin bedeli ödenmediğini, müvekkilinin uzunca bir süre bekletildikten sonra belediye yetkilileri tarafından faturanı kes getir ödeyelim dendiğini ve müvekkilinin, belediye tarafından teyit edilen konaklama listesine istinaden faturasını düzenleyerek belediyeye ilettiğini, müvekkilinin 2023 yılı Kasım ve Aralık aylarına ait 381 gün hizmet bedeli ile 2024 Ocak ayı 2335 gün hizmet bedeli, 2024 Şubat ayı 2296 gün hizmet bedeli, 2024 yılı Mart ayı 1711 gün hizmet bedeli, 2024 Nisan ayı 525 gün hizmet bedeli olmak üzere toplam 7248 gün hizmet bedeli olan 2.398.429,09-TL'nin tahsili amacıyla 05.05.2025 tarihli ... numaralı faturayı düzenleyerek davalı belediyeye göndermesine rağmen müvekkilinin bu alacağı ödenmediğini, taraflarınca 20.05.2025 tarihinde Karşıyaka ... Noterliği'nin ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı belediyeye sözleşmeden doğan ücret borcunu ödemesi aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edilmiş olup davalı belediye tarafından faturaya ve ihtara itiraz edilmemesine rağmen fatura bedelinin ödemediğini, 02.06.2025 tarihinde fatura alacağını tahsil amacıyla İzmir.. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, akabinde davalı belediyenin 04.06.2025 tarihli dilekçesi ile müvekkiline borcu bulunmadığından bahisle itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, bu sebeple itirazın iptali davası açma zorunluluğu doğduğunu, 04.06.2025 tarihinde 2025/89260 arabuluculuk dosya numarası ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve arabuluculuk sürecinin 16.07.2025 tarihinde ANLAŞAMAMA ile sonuçlandığını, belediye yetkililerince biz bu hizmeti aldık, bize Sosyal Hizmetler Şube Müdürlüğü tarafından fatura ile hak ediş dosyası iletilsin anlaşalım ödeme yapalım dendiğini ancak kurum içerisinde yazışarak yapabilecekleri bir işlemin müvekkili üzerine yıkıldığını, müvekkilinin ise hak ediş dosyasını hazırlayıp ileteceği bir muhatabı bulamaması nedeniyle sonuç alamadığını, davacı Mehmet Solak'ın, konaklama sektöründe faaliyet gösteren ve ... Oteli'nin sahibi olup; faaliyetlerini mevzuata uygun şekilde yıllardır sürdürdüğünü, müvekkilinin otel işletmeciliği alanında deneyimli bir ticari işletmeci olup, birçok kurumsal aktörle çalıştığını ve kamu hizmetlerine destek sunduğunu, son olarak da İzmir Valiliği ile yaptığı sözleşme kapsamında evsiz kişilere konaklama hizmeti vermeye devam ettiğini, davalı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı, sosyal belediyecilik kapsamında yürüttüğü yardım faaliyetleri çerçevesinde, özellikle evsiz ve maddi durumu yetersiz kişilere geçici konaklama imkânı sağlamak amacıyla çeşitli otel işletmeleriyle hizmet alım sözleşmeleri imzaladığını, bu kapsamda müvekkili ile belediye arasında 18.04.2022, 21.10.2022 ve 19.08.2023 tarihli Hizmet Alımı Sözleşmeleri düzenlendiği ve karşılıklı imzalandığını, söz konusu sözleşmenin tarafları İzmir Büyükşehir Belediyesi ve işletme sahibi sıfatıyl... (müvekkilin babası) ve ... olduğunu , sözleşme kapsamında belediyenin yönlendirdiği ve sosyal hizmetler birimi tarafından belirlenen kişilerin, müvekkilinin otelinde geçici süreyle konaklamalarının sağlandığını, sözleşmede müvekkilinin otelinde belediye tarafından bildirilen ihtiyaç sahibi kişilere konaklama hizmeti sağlayacağı bunun karşılığında da belediye tarafından ücret ödeneceği belirtildiğini, bu hizmetlerin karşılığı olan bedelin, faturanın tebliğinden itibaren belirli süre içerisinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin, sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini olması gerektiği şekilde yerine getirdiğini ve davalı belediyenin yönlendirdiği kişilere kusursuz hizmet sunduğunu, belediyenin ilgili birimi tarafından düzenli olarak yönlendirilen ihtiyaç sahipleri müvekkilinin otelinde barındırıldığını , gerekli hijyen, güvenlik, konaklama ve diğer hizmetler eksiksiz sağlandığını, bu süreçte otel personeli özel olarak görevlendirildiğini , odalar tahsis edildiğini ve sözleşmeye uygun şekilde hizmet sunulduğunu, müvekkilinin konaklatacağı kişilerin isimleri kimlikleri Belediye yetkililerince bildirilmiş olup buna dair bir kısım whatsapp yazışmaları da dilekçe ekinde sunulu olduğunu, müvekkilinin otelinde konaklayan kişilerin isimleri ile kaçar gün konaklatıldığına ilişkin konuk bilgileri listeleri dahi Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Şube Müdürlüğünün kayıtları esas alınarak faturalandırıldığını, bu listelerden toplam kaç kişinin kaç gün konaklatıldığı yazılı olup belirtilen ay dahilinde gün ve kişi sayılarının çarpılması sonucunda o ay toplam hizmet verilen gün sayıları listede yazılı olduğunu, faturada belediyenin verdiği bu kayıtlara uygun olarak düzenlendiğini, sunulan bu hizmetlerin karşılığı olarak müvekkili tarafından 05.05.2025 tarihinde 2.398.429,09 TL bedelli fatura düzenlenerek belediyeye tebliğ edildiğini, fatura ekinde, hizmet verilen kişilerin listesi, konaklama tarihleri ve süreleri, sözleşme hükümlerine uygun şekilde sunulduğunu ancak belediye, kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen bu faturaya rağmen müvekkilinin oyalamaya devam etmiş ve herhangi bir ödeme gerçekleştirmediğini, müvekkilinin, 15.05.2025 tarihli noter ihtarnamesiyle borcun ödenmesini talep ettiğini fakat davalı belediye, bu ihtarnameye de herhangi bir cevap vermediğini, bunun üzerine, müvekkilinin yasal haklarını kullanarak İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız genel haciz yoluyla icra takibi başlattığını ancak davalı belediye, takibe süresi içinde itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, belediyenin icra takibine yaptığı itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasındaki yazılı sözleşmeler ve hizmetin fiilen yerine getirildiğine ilişkin belgeler hizmetin verildiğini açıkça ortaya koyduğunu, faturanın düzenlenmesine neden olan konaklama hizmetleri sözleşme çerçevesinde ve belediyenin bilgisi ve yönlendirmesiyle gerçekleştirildiğini, Emniyet Müdürlüğü nezdinde de konaklayan kişilerin kayıtları da tutulduğunu, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü'ne de bu durumun müzekkere ile sorulabileceğini, davalı Belediyenin haksız olarak borca itiraz ettiğini, sunulan sözleşmeler, fatura, konuk bilgileri, otel ve Emniyet kayıtları, whatsapp yazışmaları ile sunulan ve sunulacak diğer delillerle hizmetin verildiği ve alacağın varlığı ispatlanacağını, belediyenin itirazı açıkça kötü niyetli olup, sadece borç ödemesini sürüncemede bırakmayı amaçladığını, borcun dayanağının belgeli ve net olduğunu, davalının bu kötü niyetli ve dayanaksız itirazı neticesinde, müvekkilinin ciddi mağduriyet yaşadığını, halihazırda ticari faaliyetlerini sürdüren bir işletme sahibi olan müvekkilinin, sözleşme ile taahhüt ettiği yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmiş, ancak ücretini alamadığını, bu nedenle davalının itirazının iptali ve İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi gereğince icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talep etme gereği hasıl olduğunu belirtmiş , davalının İzmir ... İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden işlemiş ve işleyecek avans faizi ile devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar davacı tarafça taraflar arasında imza altına alınan sözleşmeden kaynaklanan alacağın ödenmediğinden bahisle alacağın tahsiline yönelik olarak davalı hakkında icra takibi başlatılmış ve davalının itirazı üzerine duran takibin devamına karar verilmesine yönelik olarak Mahkememize dava açılmış ise de; davanın yasal dayanaklarının 6098 sayılı TBK' da düzenlenen Eser Sözleşmesi hükümleri olduğu dolayısıyla mutlak ticari davanın söz konusu olmadığı, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile de nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapıldığı, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiği, davacının şirket olup tacir sıfatına haiz olduğu ancak davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin dolayısı ile davanın taraflarından birinin tacir sıfatına haiz olmadığı bu hususlar göz önüne alındığında davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı ve Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği, Türk Ticaret Kanunu İle Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 sayılı yasanın 2. Maddesi ile 6102 sayılı yasanın 5. Maddesinin değiştirildiği, bu değişiklik sonucu, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağının belirlendiği, davanın açıldığı tarih itibariyle davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı içerisinde kalıp, Mahkememizin görev alanı içerisinde olmadığı, görev hususunun kamu düzeni ile ilgili dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınmasının ve 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Taraflardan birinin HMK' nın 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, 3-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca, görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Taraflardan birinin 2 hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde Mahkememizce resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aynı karar ile harç ve yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına, Dair, tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.10/09/2025
Başkan... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip... E-imzalıdır