İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/725 E. 2025/711 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/725
- Karar No
- 2025/711
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/774 Esas - 2025/664 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/774 KARAR NO : 2025/664
HAKİM : ..... KATİP : .....
DAVACI : ... - (T.C:.....) - ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : .....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/10/2025 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 K.YAZIM TARİHİ : 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.06.2025 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ..... cadde kavşağına geldiği esnada ...’ın sağından ..... cadde istikametinden gelen müvekkil ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda davaya konu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde, sürücü ...’ın herhangi bir kusuru bulunmamakta olup; ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... tam kusurludur, aleyhe kusur/kusur oranlarının kabulü mümkün olmadığını, işbu kaza neticesinde müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı araç ağır şekilde hasarlandığını, davalı ..., yargılama konusu trafik kazasına sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle ruhsat sahibi (aynı zamanda ..... bayii olup); ... Şirketi ise ... plakalı aracın .....'daki su satışına ilişkin bayisinde işletilmesi ve araç üzerindeki çıkartmaların bu şirkete ait olduğu ve aracın şirkete ait malları taşıdığı gözetildiğinde kaza tarihi itibariyle işleteni, hukuken bağlı bulunduğu teşebbüs olup; ... ise aracın kusurlu sürücüsü olmakla müvekkili davacının maddi zararların tazmininden tüm davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, öncelikle davalılar tarafından müvekkilin hakkını elde etmesini engellemek amacıyla ve dosya kapsamında göz önüne alındığında dava konusu aracı ve adına kayıtlı malvarlığını 3. kişilere devri söz konusu olabileceğinden davalılar adına kayıtlı olması halinde ... plakalı ve ... plakalı araçların ve UYAP kanalıyla tespit edilecek davalılar adına kayıtlı taşınmaz, araçların ve 3. kişilerdeki alacaklarının dava sonucunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar geçecek sürede 3. kişilere devrinin engellenmesi amacıyla uygun görülecek şekilde ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilerek kayıtlarına şerh edilmesine, müvekkili ...'in maliki olduğu ... plaka sayılı aracın ağır şekilde hasarlanması nedeniyle şimdilik 1.000,-TL araç değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte yönünden tüm davalılardan (... Şirketi, ... Şirketi, ... ve ...) müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenemsine, şimdilik 1.000,-TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte ... Şirketi, ... ve ... yönünden müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, her türlü yargılama harç ve gideriyle vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya tebligat yapılmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sebebiyle değer kaybına ve araç mahrumiyet bedeline dair maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizin .....esas sayılı dosyası ile açılan davada, davalı ... Şirketi'ne yönelik davadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvurması ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini tebliğden itibaren iki haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması için davacı vekiline tebligat çıkartıldığı, ancak bu zorunluluğa uymadan davayı ikame ettiği, 07.10.2025 tarihli ara karar ile davalı ... Şirketi aleyhine açtığı davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verildiği anlaşıldı. HMK'nun 114. maddesinde dava şartları sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 S.Y'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında; "Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüştür. Dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise; HMK'nun 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" hükmü öngörülmüş, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü öngörülmüştür. Açıklandığı üzere arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden eldeki davanın ikame edildiği anlaşıldığından HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN DAVANIN REDDİNE, Alınması gereken 615,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Artan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair; Tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/10/2025
Katip ..... ¸[e-imzalıdır]
Hakim ..... ¸[e-imzalıdır]