İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/719 E. 2026/151 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/719
Karar No
2026/151
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/719 Esas KARAR NO : 2026/151

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/08/2025 KARAR TARİHİ : 09/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davacı şirket arasında geçmişte sadece araç kiralama ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasında herhangi bir kredi, finansman, borç, mal alım-satımı gibi ilişkinin mevcut olmadığını, taraflar arasındaki tek ilişkinin araç kiralama ilişkisi olduğunu, tüm bedellerin zamanında ve eksiksiz ödendiğini, araç kiralama işlemlerinin yazılı kira sözleşmeleri ve teslim formları ile yürütülmüş olduğunu, bu işlemler dışında davacı şirketin herhangi bir borçlandırıcı senet imzalamasının söz konusu olmadığını, davacı ... 'in ise söz konusu kira ilişkisi içerisinde dahi yer almadığını, davalı şirketle hiçbir ticari ve hukuki bağı bulunmadığını, müvekkili ....'in ... San. ve Tic. Ltd. Şti 'nin yetkilisi olması haricinde sözleşmenin tarafı dahi olmadığını, buna rağmen, davalı şirket tarafından 550.000,00 TL bedelli sahte veya gizlice sözleşme arasına konmuş bir senet düzenlenmiş olduğunu ve bu senede dayanılarak Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, bu takibe karşı arabuluculuğa başvurulduğunda ise davalı tarafın haciz isteyerek müvekkilini zor duruma düşürmeye çalıştığını, takibe konu senetteki imzaların, davacı şirket yetkilileri tarafından atılmamış olduğunu, eğer imzalar mevcutsa dahi, başka işlemler (örneğin teslim formları) için alınan açığa imzaların kötüye kullanılarak doldurulması suretiyle senetin oluşturulduğunu, bilindiği üzere uygulamada ceza davalarına da konu olduğu üzere bazı araç kiralama firmalarının araç kiralama sözleşmesinin alt tarafına senet koyarak sözleşmeymiş gibi imzalatarak bunu takibe koyduğunu, davalının da 550.000 TL miktarlı senedi olsa olsa bu şekilde almış olduğunu, hiç bir şart ve şekilde müvekkilinin bu senetten haberi bulunmadığını, ...’in hiçbir şekilde senetin, kira sözleşmesi veya borçlandırıcı belgeyi imzalaması söz konusu olmadığını, tamamen alakasız şekilde takibe dahil edildiğini, bir an için müvekkili ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin Davalıya araç kiralama hizmetinden ötürü bir borcu olduğu varsayılsaydı dahi yine de bundan ...'in sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını, ayrıca aynı alacak iddiasına dayanılarak ... aleyhine de Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. sayılı ayrı bir takip başlatıldığını, davalının aynı senet üzerinden birden fazla borçlu yaratmaya çalışmasının kötü niyetini açıkça göstermekte olduğunu, dikkat edilirse ... Esas sayılı dosyadaki alacağın tıpkı bu davaya konu Senet gibi 550.000 TL bedelli olduğunu, davalının bu konuda açıkça kötü niyetli olduğunun görüldüğünü, bu nedenlerle Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına konu edilen 550.000,00-TL tutarındaki borcun mevcut olmadığının tespitine ve takibin bu sebeple iptaline, davalının iş bu takibe geçmekteki kötü niyeti göz önüne alındığında yüzde 20'den aşağı olmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, HMK M.389 VE İİK M.72 gereğince, ilgili icra dosyalarında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların dava konusu ettikleri icra takibine esas bono nedeniyle müvekkiline borçlu olduklarını, davacıların haksız ve yersiz iddialarının hiçbirini kabul etmediklerini, dava konusu takibin dayanağının kambiyo senedi olduğunu ve sebepten mücerret olduğunu, davacı iddialarının hiçbirinin senetten anlaşılan defiler olmadığını, davacıların kambiyo senedine karşı itirazlarını senet niteliğindeki yazılı bir belge ile ispatlamaları gerektiğini, davacıların müvekkili şirkete olan borcu nedeniyle imzalarının açık bir şekilde davacı şirket yetkilisine ve davacıya ait olan bono sebebiyle Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra yoluyla davacı borçlular hakkında icra takibi yapıldığını, ödeme emirlerinin her iki borçluya da usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, borçluların süresi içerisinde İcra Hukuk Mahkemesi'ne herhangi bir itirazda bulunmadıklarını, davacının bu çelişkili beyanlarının bile senetteki imzaların davacılara ait olduğunu gösterdiğini, senedin sahte olarak düzenlenmesinin söz konusu olmadığını, davacıların borçtan kurtulmak için her türlü tuşa aynı anda basarak kötüniyetlerini açıkça ortaya koyduklarını, senet şeklen incelendiğinde de senet üzerinde neredeyse aynı hizada toplamda üç imzanın mevcut olduğunu, davacı ...'in adının kendi el yazısıyla yazılmış olduğunu ve şirketin kaşesinin de yine şirket yetkilisi olarak ... tarafından senede basıldığını, ...'in iş bu senetle, bilerek ve görerek hem kendini hem de şirketini borçlandırdığını, bu nedenle davacının ... yönünden yaptığı itirazların da kabul edilebilir bir yanı olmadığını, davacıların yaptığı savcılık şikayetinin de tamamen kötüniyetli ve borcu ödemeden kurtulmaya yönelik olduğunu, davacıların alacaklılarından mal kaçırma konusunda profesyonelleşmiş olduğunu, piyasaya yüklü miktarlarda borcu olan kişiler olduğunu, borcu ödememek için yasal haklarının kullanma kisvesi altında kötüniyetle müvekkiline iftira atarak ve haklarında suç uydurdukları gibi bu şekilde borcu ödemekten kaçınmak niyetinde olduklarını, öncelikle davacının haksız ve yersiz tedbir talebinin takibin kesinleşmesinden sonra açılan bir menfi tespit davası olması, iddiaların ispatı için bu aşamada yaklaşık olarak bile ispata yarar bir belge sunulmamış ve bu şekilde bir delile dayanılmamış olması nedeniyle reddine, davanın reddine, davacılar aleyhinde alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir. Uyuşmazlığın, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu 07/02/2025 düzenleme tarihli, 20/02/2025 vade tarihli 550.000,00-TL bedelli senetten dolayı davacıların davalıya borçlu olup olmadığı, davacıların menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Küçükçekmece CBS'ye müzekkere yazılarak .... soruşturma sayılı dosyasının dosyamız arasına kazandırıldığı anlaşılmıştır. Bakırköy ... Noterliği'ne, ... Bank'a, Gaziosmanpaşa İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne, ... Bankası'na, ...'a, ... Genel Müdürlüğü'ne, ... Bankası'na, ... Bankası'na, ... Bankası'na, Başakşehir İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne, ... Bankası'na, ... Bank'a, İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, evrak asıllarının dosyamız kasasın alındığı anlaşılmıştır. Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının uyaptan celp edilerek incelenmesinde; dosyamız davalısı şirketin, dosyamız davacıları aleyhine 574.490,07-TL(550.000-TL Bono Alacağı + 24.490,07-TL işlemiş faiz olmak üzere) alacağın tahsili ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek 3095 S. Yasa uyarınca Avans Faizi % 49,25 Yıllık ve değişen oranlardaki faizi ve icra masrafı ile vekalet ücretinin tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin geçen celse 3 ve 4 nolu ara kararlar uyarınca beyan dilekçesi sunmuş olduğu, davacı şirket yetkilisinin imza örneklerinin alınması için Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasını talep ettiği, Davacı şirket yetkilisinin imza örneklerinin alınması hususunda yazılan talimatın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sırasına kaydedildiği, talimatın tebligatın iade dönmesi nedeniyle bila ikmal edildiği anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi). Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. Menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı üzerinde olsa da eğer dava kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası ise, kambiyo senetlerinde mücerretlik ilkesi gereği, hukuki ilişkiye bakılmaksızın kambiyo senedinin borçlusu olan davacının kambiyo senedi alacaklısına borçlu olmadığı hususunu ispat etmesi gerekmektedir. İddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu 07/02/2025 düzenleme tarihli, 20/02/2025 vade tarihli 550.000,00-TL bedelli senedin keşidecisi görünen davacının senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı, şirket adına atılan imzanın şirket yetkilisi tarafından atılmadığından ve davalı taraf ile herhangi bir alacak borç ilişkisi olmadığından bahisle açmış olduğu menfi tespit davası olduğu, Mahkememizin 10/11/2025 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı uyarınca davacı tarafa; davacı şirket yetkilisini icra takibi konusu senedin keşide tarihi olan 07/02/2025 tarihi itibariyle geçerli bulunan imza sirküleri aslı ile birlikte celse arasında mahkememiz kaleminde hazır etmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, hazır edildiği takdirde imza örneklerinin sağ/sol elle ve normal yazma hızıyla en az 4 sayfa ve birçok kez yazdırılarak ile elde edilecek tutanakların Mahkememiz kasasına alınmasına karar verildiği, hazır edilmemesi halinde 07/02/2025 düzenleme tarihli, 20/02/2025 vade tarihli 550.000,00-TL bedelli senetteki imzanın inkarına ilişkin itirazdan vazgeçilmiş sayılacağının ihtar edildiği, ihtaratın duruşmada hazır bulunan davacılar vekiline tefhim edildiği, davacılar vekilinin 10/11/2025 tarihli talep dilekçesi ile şirket yetkilisinin Kocaeli ilinde ikamet ettiğini beyan ederek imza örneklerinin alınması için talimat yazılmasını talep ettiği görüldüğü, Mahkememizce davacı asil ve şirket yetkilisi ...'in imza örneklerinin alınması hususunda yazılan talimatın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sırasına kaydedildiği, talimat Mahkemesince "icra takibi konusu senedin keşide tarihi olan 07/02/2025 tarihi itibariyle geçerli bulunan imza sirküleri aslı ile birlikte mahkemeniz kaleminde 2 haftalık kesin süre içerisinde hazır edilmesi, hazır edilmemesi halinde 07/02/2025 düzenleme tarihli, 20/02/2025 vade tarihli 550.000,00-TL bedelli senetteki imzanın inkarına ilişkin itirazdan vazgeçilmiş sayılacağı" ihtarını içerir tebligat çıkarıldığı, çıkartılan tebligatın iade dönmesi üzerine talimatın bila ikmal edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin 29/12/2025 tarihli dilekçesi ile yargılamanın sürüncemede kalmaması için davacılar vekiline ihtarlı tebligat çıkarılarak davacı ...'in tebliğe yarar açık adresinin bildirilmesi için kesin süre verilmesini, davacı vekilinin adres bildirmesi akabinde de yazı ve imza örneğinin alınması için yeniden talimat yazılmasını talep ettiği görülmekle, bu hususta davacılar vekiline davacı asil ve şirket yetkilisi ...'in tebligata yarar açık adresinin bildirilmesi hususunda 2 haftalık kesin süre verildiği ihtaratını içerir tebligatın 03/01/2026 tarihinde tebliğ edildiği, duruşma günü olan 09/02/2026 tarihine kadar herhangi bir adres bildirilmediği, şirket yetkilisinin Mahkememize başvurmadığı, bu hali ile verilen kesin süreye ve yapılan ihtarata rağmen yazı ve imza örnekleri alınamadığından davacı tarafların imza inkarına ilişkin itirazdan vazgeçmiş sayılacakları, uyuşmazlık konusu senedin kambiyo senedi olduğu, sebepten mücerret olduğundan senedin hamili olan davalının bu senedin düzenlenmesine neden olan hukuki ilişkiyi ispat etme zorunluluğunun bulunmadığı, davacı tarafın iddialarının HMK' nın 200. Maddesi gereği yazılı ve kesin deliller ile ispat edilemediği, dolayısıyla ispat yükü üzerinde olan davacıların iddialarını ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varılarak; davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 9.392,63-TL harçtan mahsubuna, artan 8.660,63-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACILARA İADESİNE,

4-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 4.700,00-TL arabulucuk ücretinin davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine BIRAKILMASINA, 6-Davalı tarafça sarf edilen 320,00-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1.maddesi uyarınca tayin ve takdir olunan 88.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE, 9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin ( e duruşma yolu ile) yüzüne karşı, davacılar vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/02/2026

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/719, K. 2026/151, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-719-e-2026-151-k-ce9d76fad0ae