İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/703 E. 2026/352 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/703
- Karar No
- 2026/352
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/703 Esas KARAR NO : 2026/352
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 02/06/2025 KARAR TARİHİ : 20/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalının servis taşımacılığını yapmak üzere ihalesini aldığı ... Üniversitesi personeline/yolcularına ihale süresi boyunca servis taşımacılığı hizmeti vermek üzere davalı ile anlaştığını ve bu hizmeti sağladığını, davalının ihale süresi boyunca ödemelerini düzenli şekilde yaptığını ancak ihale süresinin bitimine yakın müvekkiline ödeme yapmamaya başladığını, müvekkilinin verdiği hizmet karşılığında ilgili faturaları tanzim ederek davalıya usulüne uygun olarak tebliğ ettiğini ancak ödeme alamadığını bu nedenle davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz edildiğini, müvekkili ile davalı arasındaki hizmet ilişkisinden dolayı müvekkilinin personel/yolcu taşıma faaliyetini gerçekleştirerek sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili tarafından davalıya gönderilen faturaların tebliğ edildiğini ve davalının da herhangi bir itirazının bulunmadığını ve fatura içeriğini kabul ettiğini, bununla birlikte takip başlatılmadan önce borcunun bir kısmını ödediğini, davalı tarafından sadece müvekkiline karşı değil birden fazla servis taşımacısı esnafa karşı aynı hukuka aykırı iş ve işlemlerde bulunulduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ve ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemek için alacaklılarını mağdur ettiğini, servis taşımacılığı sektörünün teamülünde ihaleyi alan firmanın, taşımacılık hizmetini gerçekleştiren kişilere yükümlü olduğu ödemeleri yapması karşılığında aldığı ibraname evraklarını kuruma ibra etmesi ve kurumun da bu ibranamenin getirilmesi koşuluyla firmaya ödeme yapması şeklinde uygulandığını ancak davalının bu iş ve işlemleri gerçekleştiremediği için ... Üniversitesi kurumunun da davalı firmaya hakedişini ödeyemediğini, müvekkilinin davalıdan alacağının takibin başlatıldığı tarih itibariyle 221.669,70-TL olduğunu, davalının borcunu ödememekte ısrar ettiğini belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptalini ve takibin devamını, davalının kötü niyetli olması nedeniyle davalının alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davacı veya dilekçede bahsi geçen şahıs ya da işletmelere karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı dava dilekçesinde müvekkil şirketin .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini iddia etmiş ise de müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı müvekkil şirkette servis taşımacılığı yaptığını, bu hizmeti sağladığını iddia ettiğini fakat dava konusu faturada belirttiği hizmeti yerine getirmediğini veya eksiksiz tam olarak yaptığına dair herhangi bir evrak sunmadığını, müvekkilinin imzasının bulunmadığı, salt faturanın borç varlığı tek başına ispat edilebilecek nitelikte olmadığını, faturanın herhangi bir akdin ifası olarak düzenlenmediğini, hizmetin verildiğinin ispatının davacıya ait olduğunu, davacının servis taşımacılığı hizmetini tam ve eksiksiz olarak ifa ettiğine dair dosyaya herhangi bir delil sunmadığını, davacının alacak iddiası asılsız ve yersiz olduğunu, davacı dava dilekçesinde müvekkil şirketin servis taşımacılığını yapmak üzere ihalesini aldığını, ... Üniversitesi personeline ihale süreci boyunca hizmet verdiğini iddia ettiğini, bu iddiasının mesnetsiz olduğunu, hizmeti tam ve eksiksiz olarak verdiğine ilişkin olarak da dosyaya herhangi bir belge sunmadığını, davacı müvekkil şirkete hizmet vermediğini ve hizmetin ifasını tam ve eksiksiz olarak gerçekleştirdiğini ispat edemediğini, davacı müvekkil şirketin servis taşımacıları ime itilaflı olduğunu belirttiğini fakat müvekkil şirket ile iş gören servis taşımacıları ile arasında herhangi bir itilaf bulunmadığını, müvekkil şirket servis taşımacıları ile itilaflı olduğunu belirtse de müvekkil şirket alacaklılara borcunu ödediğini, davacının sunduğu listede bir kısım icra dosyalarına ise ödeme yaptığını, davacı şirket müvekkil şirketin imzasının bulunmadığı salt faturaların sunduğunu, davacının iddia ettiği yerine getirilmiş hizmeti bulunmadığını, üniversite dahi davacının hizmetinin varlığını kabul etmediğini ve ödeme yapmadığını, davacının alacak iddiasının asılsız olduğu açıkça ortada olduğunu, davacının müvekkil şirkete vermiş olduğu bir hizmetin bulunmadığını, davacı tarafından verildiği iddia edelin hizmetin bedeli fatura ile kesilen miktarın çok altında olduğunu, davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesinin gerektiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, borca dayanak olarak gösterdiği faturada müvekkil şirketin imzasının bulunmadığını, dava konusu borca ilişkin olarak davacının elinde müvekkil şirkete ait imzası bulunan hiçbir evrakın bulunmadığını, davacının haksız olarak icra takibi başlattığını bu sebeplerden ötürü haksız ve hukuka aykırı olarak talep edilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında % 20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne hitaben yazılan dilekçe ile açılan dava, .... Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilerek ... esas sırasına kaydedilmiş ve dava şartları yönünden dosyanın resen incelenmesi neticesinde 11/06/2025 tarihinde 2025/... karar sayılı kararında "...Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı hizmet bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ... ve 115. maddelerine göre görev, dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Dava konusu uyuşmazlık, taşıma hukukundan(TTK'nun 850 vd. mad.) kaynaklanmakta olup, niteliği itibariyle mutlak ticari davadır. Açıklanan nedenlerle mutlak ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın görüm ve çözüm yeri Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı kararının taraflarca istinaf edilmemesi nedeniyle kesinleşmesi üzerine dosya Mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2025/703 esas sırasına kaydedilmiştir. Dava, faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ...Dış Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibin 211.669,70-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının fatura olduğu, 19/02/2025 tarihli ödeme emrinin 27/02/2025 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 28/02/2025 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi 06/04/2026 tarihli raporunda özetle; Davacı’ ya ait 2024 yılı işletme defterinin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davacı ...' e ait 2024 yılı işletme defterinde davalı ... Ltd Şti adına düzenlenmiş 12 adet faturanın kayıtlı olduğu, fakat 3 adet fatura ile ilgili takip talebinde bulunulduğu, davacının davalıdan 19.02.2025 takip tarihi itibariyle 211.669,70 TL alacaklı olduğu, takip talebinin de asıl alacak olarak 211.669,70 TL olarak gözüktüğü, davalı şirket tarafından 27.12.2024 tarihinde ödeme yapıldığından Ekim ve Kasım ayındaki taşıma hizmetinin alındığının bir göstergesi, hizmet alınmadığı takdirde ödeme yapılmayacağının bir ticari uygulama olduğu, Dava dosyasında mevcut olan 09.12.2025 tarihli ... nolu ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün Sayın Mahkeme adına gönderdiği yazı ekinde var olan 2024 BA (Alış) bildiriminde ... adına 12 adet fatura 998.265,00 TL KDV hariç olarak davalı şirket tarafından bildirim yapıldığı, bu bildirilen faturaların Ekim, Kasım ve Aralık ayalarına ait faturaları da içerdiği, dolayısıyla Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait faturaların davalının yasal defterlerinde kayıtlı olduğunun kabulünün gerektiği, İcra takibinin davalıya tebliğinin 26.02.2025 tarihli olduğu, davalı borçlunun ise 27.02.2025 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği, şeklinde kanaatte bulunduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ...Dış Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibin 211.669,70TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının fatura olduğu, 19/02/2025 tarihli ödeme emrinin 27/02/2025 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 28/02/2025 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 02/06/2025 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Dava ve takibe konu edilen alacağın faturadan kaynaklandığı dikkate alındığında, Mahkememizce mali bilirkişi incelemesi hususunda 25/02/206 tarihli celse ara karar kurulmuş ve incelemeye dair ara kararda inceleme gün ve saati, tarafların ticari defter kayıt ve dayanağı belgelerini hazır etmesi gerektiği hususu ve hazır edilmemesinin sonuçları açıklanmış, davacı vekili ve davalı vekilinin duruşma sırasında hazır bulunmaları nedeniyle inceleme gün ve saati ile tarafların ticari defter kayıt ve dayanağı belgelerinin sunulması gerektiği ve sunulmamasının sonuçları hususu taraf vekillerine tefhim edilmiş, ancak davalı taraf incelemeye katılmamış, davalının defterleri sunulmamış ve yerinde inceleme talebi de bulunmadığından davalı tarafın ticari defter kayıt ve dayanağı belgeleri incelenememiştir. Davacının incelenen işletme defterlerinin usule uygun tutulduğu ve davacı lehine delil vasfının bulunduğu belirlenmiş, davacının davalı adına düzenlediği 12 adet fatura bulunduğu, bu faturaların 31/10/2024 tarih ve ... nolu, 30/11/2024 tarih ve ... nolu, 31/12/2024 tarih ve ... nolu faturalarının dava ve takibe konu edilen faturalar olduğu, faturaların davacı ve davalı tarafından vergi dairesine bildirimlerinin yapıldığı, faturaların davalıya bildirildiği ve fatura içeriklerine itiraz edildiğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığından fatura içeriklerinin kesinleştiği, davacı kayıtlarına göre, davalının davacıya 27/12/2024 tarihinde yaptığı belirlenen 102.366,00-TL tutarındaki ödeme de dikkate alınarak davacının davalıdan 31/12/2024 tarihi itibariyle bakiye 211.669,70-TL tutarında alacaklı olduğu, bakiye alacağın ödendiğine dair de dosya kapsamında delil bulunmadığından davacının takip tarihi itibariyle 211.669,70-TL tutarında alacaklı olduğu, takiple istenen tutarın da aynı olduğu değerlendirildiğinden davalının takibe itirazının haksız olduğu anlaşılmakla itirazın iptali ile takibin aynı koşullarla devamına karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve faturadan kaynaklanan alacak likit olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulüne, .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin aynı koşullarla devamına, 2-Alacağın %20'si oranında 42.333,94 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 14.459,16-TL harçtan peşin alınan 2.556,44-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.903,02-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 2.556,44-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı, 157,50-TL tebligat/ posta gideri, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.416,84-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/05/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır