İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/678 E. 2026/459 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/678
- Karar No
- 2026/459
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/678 Esas KARAR NO : 2026/459 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/08/2025 KARAR TARİHİ : 22/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ---------- numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı ---------- plakalı aracın 17.09.2024 tarihinde karıştığı trafik kazasında park halindeki ---------- plakalı araca çarptığını, sürücünün kaza yerini terk ettiğini, müvekkil şirketin ---------- plakalı aracın kasko sigortacısı olması sebebiyle 08.10.2024 tarihinde 52.575,62 TL tazminat ödemesi yaptığını, kazaya sebebiyet veren aracın trafik sigortasının da müvekkil şirkette bulunması nedeniyle bu tutarın trafik poliçesinden karşılandığını, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ederek kaza tutanağı ve alkol raporu gibi belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davrandığını, bu durumun Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca sigortalıya rücu hakkı doğurduğunu, ödenen tazminatın tahsili amacıyla ---------- İcra Dairesinin----------- E. sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, taraflar arasındaki arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketinin ---------- numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Trafik Sigortası poliçesiyle sigortalı olan müvekkil şirkete ait ------- plakalı aracın, park halindeki---------- plakalı araca çarptığı iddiasıyla açtığı davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın --------- numaralı hasar dosyası kapsamında ödediği 52.575,62.-TL tutarı rücuen talep ettiğini, ancak Trafik Sigortası Genel Şartları B. 4/f bendi uyarınca sigortacının sigortalıya rücu edebilmesi için kazanın bedeni hasara sebebiyet vermesi gerektiğini, somut olayda ise yalnızca maddi hasar meydana geldiğini, ---------- Hukuk Dairesi, Ayrıca ---------- Hukuk Dairesi ve ---------- Hukuk Dairesi tarafından verilen emsal kararlarda da maddi hasarlı kazalarda olay yerini terk etmenin rücu sebebi sayılmadığının hükme bağlandığını, müvekkil şirkete ait aracın okul servisi olduğunu ve kaza anında içerisinde öğrencilerin bulunması sebebiyle servis şoförünün beklemesinin mümkün olmadığını, kaza tutanağının gerçeği yansıtmadığını ve şoförün olay yerinden kaçmadığını,-------- Sokak --------- adresindeki kamera kayıtlarının dosyaya celbinin zorunlu olduğunu, kaza tutanağında imzası bulunmayan tanıkların beyanlarına itibar edilemeyeceğini, büyük araçlarda sürtme kaynaklı kazaların fark edilmesinin güç olduğunu, bu nedenle olay yerini terk kastının bulunmadığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin yargılamayı gerektirdiğini, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:-------- İcra Dairesi ----------- Esas sayılı dosyası, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi ve ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı, bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler.Davalı tanığı ----------- duruşmada alınan beyanları; "Ben olay günü davalı şirkete ait aracı kullanan şoförüm, --------- taraflarında tek yönlü bir yola girmiştim, seyrederken bir ses duydum, inip baktığımda aracın yan aynasının yerinden çıktığını gördüm, ayna kırılmamıştı, hatta klipsli olduğu için yerine yerleştirdim, araç park halindeydi, etrafta kimse yoktu, bu nedenle orada bulunan ---------- görevlisine durumu bildirdim, hatta telefon numaramı verdim, aracımın plakasını, fotoğrafını şirket ismimiz görünecek şekilde çektirdim, ben o gün çocukları okuldan almıştım, evlerine dağıtıyordum, çocuklar küçüklerdi, anaokulu öğrencisi idiler, bu nedenle orada daha fazla bekleyemedim, hatta durumu kendi firmama da bildirdim, numaramı bıraktığımı söyledim, onlarda ararlarsa bize yönlendir dediler, dedi." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, olay yerini terk nedenine dayalı rücuen tazminat talebine ilişkindir. --------- sayılı, "Bölge Adliye Mahkemesi Kesin Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair", bölge adliye mahkemeleri arasındaki farklı uygulamaların giderilmesine yönelik bu yöndeki kararları kapsamında oluşan uyuşmazlıkların giderilmesine ilişkin yeni tarihli kararı; "01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri bakımından uygulanmakta olan Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarının B.4-f maddesi metni çok iyi kaleme alınmamış olmakla birlikte, madde metninden anlaşılması gereken, maddi ya da bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında olay yerini terk ile kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hallerinde sigortacının üçüncü kişilere yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebilecek olduğudur. İstisnai durumlar ise "hariç" denilerek gösterilmiştir. Buna göre bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle uzaklaşması gibi zorunlu hallerde sigortalı bu maddeden kaynaklanan rücu sebebinden kurtulacaktır. Olay yerini terkin zorunlu olduğu haller ve kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması halleri sınırlı sayıda olmayıp örnek olarak sayılmıştır. Ancak istisnai haller madde metninin başına yazıldığı için sanki olay yerini terk etme hali sadece bedeni hasara neden olan kazalarda uygulanacakmış, maddi hasarlı kazalarda uygulama alanı yokmuş gibi bir anlama yol açmıştır. Oysaki bedensel hasarlı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. Açıklanan nedenlerle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğu açıktır." şeklindedir.Somut olayda; Davacı sigorta şirketi tarafından, sigortalı araç sürücüsünün trafik kazası sonrası olay yerini terk ettiği iddiasına dayanılarak, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4/f maddesi uyarınca ödenen tazminatlın rücuen tahsili talep edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları birlikte değerlendirildiğinde; sigortacının sigortalıya rücu edebilmesi için, rücu sebebinin kesin, açık ve ispatlanmış olması gerektiği, rücuya ilişkin istisnai hâllerin dar yorumlanması gerektiği kuşkusuzdur. Bu kapsamda, Genel Şartlar’ın B.4/f bendinde düzenlenen “olay yerinin terk edilmesi” hâlinin varlığının da davacı sigorta şirketi tarafından kuvvetli ve inandırıcı delillerle ispatlanması zorunludur.Huzurdaki davada; aynı zamanda tanık olarak dinlenen sigortalı araç sürücüsü ---------, kaza sonrası olay yerinden ayrıldığı hususu sabit olmakla birlikte, tanık beyanları ve mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, hasar gören aracın olay yerinde park halinde olduğu, küçük yaştaki çocukları ailelerine teslim etmek üzere servis taşımacılığı yapan davalı şirket araç sürücüsünün ne zaman geleceği belli olmayan zarar gören araç sürücüsünü, serviste bulunan çocuklar ile birlikte beklemesinin kendisinden beklenemeyeceği, zarar gören araç sürücünün kendisine ulaşabilmesi amacıyla servis şoförünün numarasını ve araç plakasını bıraktığı ve işine devam etmek zorunda kaldığı, dolayısıyla kazanın gizlenmesi, sorumluluktan kaçılması veya tespitlerin yapılmasının engellenmesi amacının bulunmadığı, davalı araç sürücüsünün kazanın tespiti ve hasar işlemlerinin yapılmasını engelleme kastının bulunmadığı, olay yerinin terk edilmesinin Genel Şartlar anlamında mutlak ve kusurlu bir terk niteliğinde olmadığı, davacı sigorta şirketi tarafından, sürücünün olay yerini Genel Şartlar kapsamında rücuya elverişli şekilde terk ettiğine dair kesin ve yeterli delil sunulamadığı, bu yönüyle ispat yükünün yerine getirilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 730,25 TL mahsubuyla bakiye 1,75 TL harcın davacı taraftan tahsil edilerek hazineye irad kaydına, 4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; --------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/06/2026