İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/659 E. 2026/72 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/659
Karar No
2026/72
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/659 KARAR NO : 2026/72

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23.07.2025 KARAR TARİHİ : 20.01.2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında et alım - satımdan kaynaklanan ticari iş ilişkisi olduğunu, müvekkilinin teslim ettiği malların irsaliyeli elektronik faturalarını süresi içerisinde düzenlediğini ve davalıya gönderdiğini, davalının, almış olduğu malların bedelini belli aralıklarla müvekkilinin bildirdiği banka hesabına EFT yoluyla toplu şekilde ödemeler yaptığını ancak müvekkilinin, yapmış olduğu hesaplamalar neticesinde, ödemelerin eksik yapıldığını, bakiye kalan 133.968,19-TL bedelli teslim ettiği etlerin ücretinin kendisine ödenmediğini fark ettiğini, taraflar arasında devam eden ticari ilişkiler nedeniyle karşılıklı güven duygusunun geliştiğini, müvekkilinin müşteri memnuniyetini ve işlerinin sürekliliğini de gözeterek davalı ile cari hesap alacağı olacak şekilde ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, devam eden ticarette davalının ödemelerini geciktirmesi, bir kısım ödemelerini hiç ya da eksik yapması üzerine müvekkilinin defaatle davalı tarafı uyardığını, ödemelerin yapılmamış ve cari hesaptaki alacak miktarının artması üzerine müvekkilinin davalıya ürün vermeye son verdiğini, bakiye borçlarını ödemesi için davalıyı defaatle arayarak alacağını talep ettiğini, davalının çeşitli bahaneler ileri sürerek müvekkilini oyalaması üzerine taraflarınca davalı aleyhine haksız itiraza konu icra takibi başlatıldığını, müvekkillinin kendisine yapılan ödemeleri banka aracılığıyla aldığını, elden ödeme almadığını, davalının, müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, borcunu ödemediğini, davalı borçlunun, icra takibine konu bedeli elden yaptığı gerekçesiyle borcunu ödemekten imtina etmesi ve hakkında açılan icra dosyasına itiraz etmesinin kötü niyetli olduğunu, işbu hususun ispatı açısından müvekkiline ait banka hesap hareketlerinden de görüleceği üzere ödemelerin eksik yapıldığının açık olduğunu, malların teslim edildiği müvekkilinin düzenlemiş olduğu irsaliyeli faturalar ve düzenlenmiş sevk irsaliyeleri ile sabit olduğunu, tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile ilgili icra dosyasındaki itirazın iptalini ve icra takibinin devamını, davalının haksız ve kötü niyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı davaya cevap vermemiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE; Dava; cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine -----. İcra Dairesi'nin ------ esas sayılı dosyasında 133.968,19 TL ödenmeyen cari hesap alacağı ve 4.299,83 TL ödenmeyen cari hesap alacağına işlemiş faiz olmak üzere toplam 138.268,02 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalının borca ve faize itiraz ettiği, yetkiye itiraz ederek ---- İcra Daireleri'nin yetkili olduğunu beyan ettiği, icra takibinin halihazırda -------. İcra Dairesi'nde başlatıldığı, takibin durduğu anlaşılmıştır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavram olup her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir.Somut davada, gelen müzekkere cevapları dikkate alındığında davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, ikinci sınıf tüccar olarak işletme hesabına göre defter tutuğu ve VUK 177 maddesinde belirtilen hadleri aşmadığı belirtilmiştir. Başka bir deyişle davalı tacir değildir. Eldeki davada davalı tacir olmadığı gibi dava konusu cari hesap alacağında kaynaklanan uyuşmazlık da Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde öngörülen mutlak ticari davalardan değildir. O halde olayda tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu değildir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalının tacir olmaması, eldeki davanın mutlak ya da nispi ticari dava olmaması sebebiyle mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı ve uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine, 2-Yargılama giderleri ile harçların görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın bu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 haftalık süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/659, K. 2026/72, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-659-e-2026-72-k-375eb9a79e7c