İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/651 E. 2026/310 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/651
Karar No
2026/310
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/651 Esas KARAR NO : 2026/310

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalıya konser etkinliklerinde LED ekran kurulumu hizmeti verildiğini, 3 adet LED ekran kurulum bedeli olarak davalı adına 15.04.2025 tarih ... no.lu ve 16.200 Euro bedelli fatura düzenlendiğini, davalı tarafından 21.04.2025 tarihinde 43,2496 kur üzerinden 500.000 TL (11.560,00 EUR) ödeme yapıldığını, ödenen bu tutarın toplam alacaktan mahsup edildiğini, kalan 4.640 Euro'nun ödenmediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, arabuluculukta anlaşma sağlanamadığını belirterek davalı tarafından ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasına yapılan haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile, alacağın %20' sinden az olmamak üzere davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının borcunu eksik ve hatalı ifa ettiğini, davacı şirketin borcunu ifa etmediğini davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacağı kalmamasına rağmen kötü niyetle müvekkili şirkete karşı takip başlatıp, huzurdaki davayı açtığını, davacının, müvekkili tarafından davacıya yapılan ödemeler dikkate alınmaksızın ifa etmediği bir hizmet bedelini müvekkiline fatura etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davacı tarafından açılan davanın reddine, davacı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, fatura sureti, sözleşme, whatsapp yazışmaları, BA-BS formları, ticari defter ve belgeler celp edilmiş incelenmiştir. SMMM Bağımsız Denetçi ... 18/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "...Tarafların hesap bakiyeleri arasında 500.000 TL(700.643,52 TL- 200.643,52 TL) fark bulunduğu, bu farkın, ilgili fatura bedeli için davalı tarafından 21.04.2025 tarihinde yapılan 500.000 TL'nin davalının kendi ticari defter kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı tespit edilmiş olup, davalı tarafından davacıya yapılan 500.000 TL ödeme davacının kabulünde olduğu, davacı tarafından; davalı adına tanzim edilen fatura 16.200 Euro bedeli olup, ilgili fatura bedelinin fatura tarihindeki (Euro/TL 43,2496) karşılığı ile ticari defterlerde kayıt altına alındığı, davalı tarafından davacıya 21.04.2025 tarihinde yapılan 500.000 TL'nin (Euro/TL 43,2526) kuru üzerinden 11.560 Euro kabul edilerek hesaptan düşüldüğü ve kalan 4.640 Euro(16.200 -11.560)'nun icra takibine ve yapılan itiraz sonrasında da huzurdaki konu edildiği tespit edildiği, ticari defter kayıtları ve dayanağı belge ve bilgiler üzerinde yapılan incelemede; Tarafların incelenen yasal ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapıldığı ve delil vasfını haiz olduğu, davacının kendi yasal ticari defter kayıtlarına göre davalıdan icra takip tarihi itibariyle 4.640 Euro alacaklı gözüktüğü, davalının kendi yasal ticari defter kayıtlarına göre davacıya, tanzim edilen 16.200 Euro tutarlı faturadan kaynaklı 16.200 Euro(700.643,52 TL) borçlu olduğu kanaatine varıldığı..." tespit edilmiştir. Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan (bakiye) fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. .... 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası celp edilip incelendiğinde, davacının takip alacaklısı davalının takip borçlusu olduğu, davacının 4.640,00 Euro asıl alacak ve 37,06 Euro işlemiş faiz olmak üzere 4.677,06 Euro için davalı hakkında ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, duran takibe devam edilmesi amacıyla İİK m. 67/1 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmış, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir. Davacı icra takibinde yer alan 4.640 Euro bakiye fatura alacağını (asıl alacak) dava konusu etmiş, bu tutar üzerinden dava değeri gösterilmiş ve harçlandırılmıştır. Başka bir anlatımla, icra takibinde yer alan işlemiş faiz dava konusu edilmemiştir. Nitekim, 15/04/2026 tarihli celsede bu durum tutanağa şerh düşülmüş, davacı vekilinin beyanları ile HMK m.31. uyarınca talep sonucu ayı yönde somutlaştırılmıştır. Taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı noktasında çekişme bulunmamaktadır. Davacı, konser etkinlikleri için LED ekran kurulum hizmetine karşılık davalıdan takibe dayanak fatura sebebiyle (bakiye fatura tutarı kadar) alacaklı olduğunu ileri sürmektedir. Davalı, faturaya konu hizmetin verilmediğini, hizmetin verildiğini ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu belirterek takibe konu fatura sebebiyle borcunun bulunmadığını savunmuştur. Davacının LED ekran kurulum hizmetine yönelik 15/04/2025 tarihli ve 16.200 Euro bedelli fatura düzenlendiği, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen fatura incelendiğinde "e-fatura" şeklinde tanzim edildiği, dolayısıyla davalıya tebliğ edildiği hususunda duraksama bulunmadığı, davalının faturayı tebliğ almasına rağmen yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, bu faturayı davacı tarafa iade de etmediği, bilakis faturayı kabul ederek BA formu verdiği vergi kayıtları ile çekişmesiz olup, davacının edimini yerine getirdiği ve faturaya konu hizmetin verildiği sabit görülmüştür. Öte yandan, hizmetin verildiği noktasında whatsapp yazışma kayıtları da mevcuttur. Uyuşmazlık, takibe dayanak fatura sebebiyle (kısmi ödeme yapıldığından) davacının bakiye bir alacağı olup olmadığı ve varsa bakiye fatura alacağının miktarı noktasında toplanmaktadır. Her iki taraf delil olarak, ticari defter ve belgelere dayanmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m.222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m.222/4). Mahkememizce, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali bilirkişi tarafından sunulan 18/03/2026 tarihli raporda belirtildiği üzere, hem davacının hem de davalının ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı ve davalı lehine delil olma vasfını taşıdığı, davacının kendi defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle dava konusu fatura sebebiyle davalıdan 16.200 Euro karşılık 200.643,52 TL alacaklı gözüktüğü, davalının kendi defter kayıtlarına göre ise takip tarihi itibariyle dava konusu fatura sebebiyle davacıya 16.200 Euro karşılık 700.643,52 TL borçlu gözüktüğü, tarafların ticari defter ve belgeleri arasındaki farklılığın 21/04/2025 tarihinde yapılan 500.000 TL.lik kısmi ödemenin davalı kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, ancak 21/04/2025 tarihli 500.000 TL.lik kısmi ödemenin banka havalesi yoluyla gerçekleştirildiği, bu ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, esasen ödemenin davacı tarafından dava dilekçesinde de açıkça kabul edildiği nazara alındığında 16.200 Euro bedelli fatura alacağından mahsubu gerektiği, nitekim davacının bu ödemeyi mahsup ederek bakiye fatura alacağını dava konusu ettiği, böylelikle ihtilafsız olan kısmi ödeme tutarı(21/04/2025 tarihinde 500.000 TL ödeme yapılmış olup, ödeme tarihi itibariyle Eur kur 43,2526 TL olduğundan 11.560 EURO kısmi ödeme vardır) düşüldüğünde 16.200 Euro - 11.560 Euro = 4.640,00 Euro alacak için tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği, cari hesap bakiyeleri arasında herhangi bir farklılık bulunmadığı, davacı tarafça tanzim edilen faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ticari defterler uyarınca davacının takip tarihi itibariyle davalıdan bakiye 4.640 Euro alacaklı olduğu sübuta ermiş/ ispatlanmıştır. Bakiye fatura alacağının davalı tarafça kısmen veya tamamen ödendiğine yönelik muhasebesel yönden defterlerde davalı lehine herhangi bir kaydın bulunmadığı tespit edilmiş, bu suretle davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 4.640 Euro alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı, bilirkişi raporuna karşı faturaya konu hizmetin verilmediğinden bahisle itiraz etmiştir. Ancak, takibe konu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması karşısında, davacı tarafça faturaya konu hizmetin verildiğinin kabulü zorunludur. Zira, basiretli hiçbir tacir almadığı bir hizmetin bedelini - karşı tarafın faturasını, kendi ticari defterine (alacak olarak) kaydetmez. Kaldı ki, usulüne uygun tutulsun ya da tutulmasın ticari defterler sahipleri aleyhine kesin delil teşkil eder (HMK m.222/4). Açıklanan nedenlerle, davalı itirazları yerinde görülmemiştir. Öte yandan, davalı, hizmetin ayıplı olduğunu ileri sürmüş ise de, ayıplı bir edimin varlığını diğer söyleyişle davacının edimini - hizmetini ayıplı bir şekilde yerine getirdiğini ispatlayamamıştır. Mali bilirkişinin 18/03/2026 tarihli bilirkişi raporu ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup, muhasebesel yönden sunulan bilimsel mütalaanın isabetli ve dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillerle uyumlu olduğu tespit edilmiş, mahkememizce raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır. Yapılan açıklamalar karşısında, hükme esas alınan 18/03/2026 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davanın kabulüne, davalının ... 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 4.640,00 Euro Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, yerleşik içtihatlarda vurgulandığı üzere yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde, icra inkar tazminatına takip tarihindeki kur karşılığı Türk Lirası üzerinden hükmedilmesi gerektiğinden takip tarihindeki kur esas alınarak (Bkz. Yargıtay 19. HD. ... E., ... K.) alacağın faturaya dayanması, likit bir alacak olması ve 2004 s. İİK 67/2. maddesi uyarınca yasal koşulları oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KABULÜ ile, 1-Davalının ... 26. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 4.640,00 Euro Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, 2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, asıl alacak 4.640,00 Euro'nun 07/08/2025 takip tarihindeki (1 Euro = 47,0238 TL) karşılığı olan 218.190,43 TL'nin %20'si oranındaki 43.638,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 14.904,58 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 2.626,48 TL.nin mahsubu ile bakiye 12.278,10 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 2.626,48 TL peşin harç, 120,00 TL posta ücreti, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.746,48 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/04/2026

Katip

Hakim

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/651, K. 2026/310, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-651-e-2026-310-k-315107f31f91