İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/64 E. 2025/366 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/64
Karar No
2025/366
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/64 Esas - 2025/366 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/64 KARAR NO : 2025/366

.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali DAVA TARİHİ : 10/02/2025 KARAR TARİHİ : 02/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili ile muteriz markalarına bakıldığında sadece harf değil şekilsel olarak da hiçbir benzerliğin bulunmadığını, müvekkiline ait marka başvurusunda yer alan yazım tarzı, kullanılan renk ve genel görünüş bakımından itiraz sahibi firmalara ait markalardan oldukça farklı olduğunu, markalar arasında işitsel, görsel, kavramsal ve bütün olarak izlenim bakımlarından benzerlik bulunmadığını, müvekkili ana faaliyet alanı ile davalı faaliyet alanlarının farklı olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını beyan ederek .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; taraf markalarının asli unsurlarının “.... ibareleri olduğunu, markaların özellikle fonetik olarak yüksek düzeyde benzerlik taşıdığını, kulakta ve hafızada oluşan izin ayırt edilemeyecek düzeyde benzeri olduğunu, markalar arasında asli unsur itibariyle var olan benzerliğin, SMK 6/1 anlamında tescil engeli olabilecek düzeyde olduğunu, markalar arasındaki benzerlik sebebiyle daha önce davalıya ait markayı gören, işiten, bu markalı emtialardan veya hizmetlerden yararlanan, reddedilen sınıflar olan 6, 11, 20, 21, 35, 37, 41 mal ve hizmetlerin yararlanıcısı veya tüketicisi olan kitlenin, sonraki zaman diliminde davaya konu marka başvurusu ile karşılaştığında, davaya konu malları satın almak veya hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı davalılara ait markalardan farklı bir marka olarak algılayamayacağını, marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı kurabileceğini ve sunulan malın veya hizmetin ticari kaynağında yanılma yaşayabileceğini, nitekim davacının başvurusuna konu olan mal ve hizmetler, redde mesnet markaların da kapsamında bulunmakta olup işaret benzerliğinin yanı sıra mal ve hizmet benzerliği kriteri de sağlandığından SMK 6/1 hükmü uyarınca reddedilen mal ve hizmetler bakımından tescil engelinin mevcut olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı belediye vekili dilekçeleriyle; dava konusu marka ile müvekkili markası arasında görsel, kavramsal ve bütün olarak izlenim bakımından benzerlik bulunduğunu, davacı markasının yazım tarzı, kullanılan renk ve genel görünüş bakımından müvekkili kuruma ait olan marka ile benzerlik bulunduğunu, aradaki bir harf farklılığın markaları ayrıştırmaya yetmediği, kurum kararının yerinde olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalının yargılamaya katılımı olmamıştır. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, davacı şirket tarafından 14.10.2022 tarihinde 2022/153703 başvuru numarası ile “tisaş 1993 trabzon silah sanayi a.ş.” ibareli marka için 01 / 02 / 03 / 04 / 05 / 06 / 07 / 08 / 09 / 10 / 11 / 12 / 13 / 14 / 15 / 16 / 17 / 18 / 19 / 20 / 21 / 22 / 23 / 24 / 25 / 26 / 27 / 28 / 29 / 30 / 31 / 32 / 33 / 34 / 35 / 36 / 37 / 38 / 39 / 40 / 41 / 42 / 43 / 44 / 45 / sınıflardaki malları/hizmetleri kapsayan marka başvurusunda bulunulmuş; söz konusu marka başvurusu Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından kabul edilerek 12.12.2022 tarihli ve 410 sayılı Resmi Marka Bülteni'nde ilan edilmiş, söz konusu yayına davalı şirket ve davalı şahıs tarafından itiraz edilmiş, işbu itirazlar Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 06, 11., 20., 21., 35., 37. ve 41. Sınıflarda yer alan mallar/hizmetler bakımından kısmen kabul edilmiş, davacı şirket tarafından söz konusu karara .... nezdinde yapılan itiraz, Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu tarafından incelenmiş ve Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu tarafından... sayılı kararı ile nihai olarak reddedilmiş, anılan karar ilgililere tebliğ edilmiş ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER Taraf Markaları Arasında Karıştırılma İhtimali; 6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” hükmüne amirdir. 6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi anlamında benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu markaların tescilli oldukları sınıfların birbirine benzerliğidir. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal ve hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Eğer her iki koşul da gerçekleşmiş ise markalar arasında iltibas olduğuna karar verilecektir. Markalar arasındaki benzerlik incelenirken, Markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik, Çağrıştırma, Bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat, Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, Markayı taşıyan mal veya hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman kriterleri ele alınmalıdır. Yerleşik Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere; bir markanın bir başka marka ile benzer olup olmadığı müşterisi hafızasında bıraktığı imaja göre belirlenir. Bir marka, hizmet veya malın, diğer bir marka, hizmet veya malla karşılaştırılarak benzerliği tespit edilirken marka, mal veya hizmete bütünsel bir açıdan yaklaşılmalı ve müşterileri nezdinde bıraktıkları izlenim dikkate alınmalıdır. ....sayılı kararında; “…556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/1-b bendi uyarınca markaların iltibas yaratıp yaratmadıklarının belirlenmesinde, markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığının tespiti gereklidir. Bunun için de işaretleri oluşturan harf, kelime, şekil gibi asıl ve yardımcı unsurların değerlendirilmesi zorunludur... Dairemizin bu konuda yerleşik içtihatları uyarınca asıl unsurun; bunların ayırt edici ve baskın unsurları unutulmaksızın markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin tümüne hâkim olan görünüş ve ayırt ediciliği vurgulayan imajda aranması gereklidir...” denmektedir. İltibas, kanunlarda tanımlanmamış olmakla birlikte öğretide “bir markanın aynen veya benzerinin kullanılması suretiyle, alıcı zihninde gerek emtiaların (veya hizmetlerin), gerekse müteşebbisin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırılması ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldüklerinin düşündürülmesi, bu yönden çağrışımlar yapması” olarak tanımlanmıştır. Sadece alıcıların belirli bir mal veya hizmet yerine başka mal veya hizmeti almak istemeleri halinde değil; alıcıların mal veya hizmetlerin birbirinden farklı olduklarını anlamalarına rağmen, bunların kaynağının aynı işletme olduğuna veya malları satan yahut hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanmaları halinde de iltibas ihtimali vardır. Dolayısıyla, iltibas bulunduğunun kabulü için işaretin marka ile bağlantı kurulmasına ve düşünsel olarak markayı çağrıştırmasına elverişli olması gerektiği anlaşılmaktadır. Karıştırılma ihtimalinin varlığı 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca “halk” nezdinde olmalıdır. Bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır. Dolayısıyla, markaların hitap ettiği tüketici ya da kullanıcı dikkate alınmak suretiyle, markaların bu kişiler nezdinde karıştırılıp karıştırılmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yasada geçen “halk” tabiri amaca uygun şekilde “markayı taşıyan ürünlerin nihai tüketici kitlesi” olarak anlaşılmalıdır. Benzerlikte görüşüne başvurulacak kişi markalı ürünün yöneldiği hedef kitleye mensup/makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatla değerlendirme yeteneğine sahip kişinin değerlendirmesidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının tespitinde, mal ve hizmetlerin aynı veya benzer alıcı çevresine hitap edip etmediklerine ve aynı veya benzer ihtiyaçları gidermede kullanılıp kullanılmadıklarına; markaların kullanıldığı mal veya hizmetin ekonomik değerine; bunların hitap ettiği alıcı grubunun sosyal ve ekonomik düzeyine ve orta yetenekteki alıcıların markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri aldıkları sırada sarf edecekleri dikkat ve özene de bakılır. Emtiaların Aynı/Benzer/İlişkili Olup Olmadığı; Dava konusu .... ibareli markanın kapsamından çıkartılan dava konusu mallar/hizmetler ile davalılara ait redde mesnet markaların kapsamlarındaki mallar/hizmetler incelediğinde, dava konusu markanın kapsamından çıkartılan dava konusu mallar/hizmetlerin davalıların redde mesnet markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken de çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörler dikkate alınmalıdır. Tüketicinin dikkat ve bilinç seviyesi, markalar arasındaki iltibas riskini etkileyecek bir unsurdur. Dikkati düşük olan tüketici kitlesine yönelik emtiaların tescillendiği markalarda iltibas riskinin daha yüksek olacağı açıktır. Diğer yandan, tüketicinin bilinç ve dikkat seviyesi tek başına iltibas riskini oluşturan unsurlardan değildir. Marka işaretlerinin ne derece ayırt edici olduğu, markanın ne derece iltibas riski taşıdığı, markaların korunma düzeyinin ne aşamada değerlendirileceği de iltibas riskinin tespitinde önem taşımaktadır. Marka İşaretlerinin Benzer Olup Olmadığı ; Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, yukarıda da değinildiği üzere, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılması gerekmektedir. Global değerlendirme gereği, markaların unsurları bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla aslolan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır. ATAD kararlarından da izlenebileceği gibi, karıştırma olasılığının değerlendirmesi, aslında ileriye dönük bir tetkiktir. Bu tetkikte; “Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları” ve “davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak, global olarak yapılmalıdır”. Bununla birlikte markalar esas ve yardımcı unsur olmak üzere iki unsurdan meydana geldiği asla göz ardı edilmemelidir. Markayı benzerlerinden ayırt etmeye yarayan markada diğer unsurlara göre daha ön planda olan unsur esas unsur iken; esas unsura göre nispeten arka planda olan, malın ve hizmetin temel özelliklerini veya sair özelliklerini belirten ve esas unsura bağlı ve onunla ilişki içinde bulunanlar yardımcı unsurdur. Markaları benzerlerinden ayıran en önemli unsur esas unsurlardır. Markanın ayırt ediciliği ve iltibasa sebebiyet verip vermediği gibi hususlar esas unsur nazara alınarak tespit edilir. Benzerlik değerlendirmesine ilişkin bu genel tespitler çerçevesinde yapılması gereken temel değerlendirme, dava konusu marka ile davalıların redde gerekçe gösterdiği markalar arasında SMK md. 6/1 uyarınca karıştırılmaya yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olup olmadığı ile ilgili olacaktır. Dava konusu marka, beyaz zemin üzerine, mavi renkte, ilk harfi büyük “....” ibaresinin yer aldığı, bu ibarenin solunda bir kuş figürünün bulunduğu karma bir markadır. Marka hukukunda “söz görünümden yüksek sesle konuşur” ilkesi gereğince, dava konusu markanın esas unsurunun “....” ibaresi olduğu, Redde gerekçe markalardan “....” ibareli marka, beyaz zemin üzerine, siyah renkte, büyük harflerle, standart karakterlerle, “...” ibaresinin yer aldığı, herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markasıdır. Söz konusu markanın esas unsurunun “....” yer aldığı, herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markasıdır. Söz konusu markanın esas unsurunun “....” olduğu, Redde gerekçe markalardan “....” ibareli marka, beyaz zemin üzerine, siyah renkte, büyük harflerle, “TİSA” ibaresinin yer aldığı, bu ibarenin üzerinde sarı ve kırmızı renk tonlarının kullanıldığı laleye benzer bir figürün bulunduğu karma bir markadır. Marka hukukunda “söz görünümden yüksek sesle konuşur” ilkesi gereğince, dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, Dava konusu marka ile davalılar markalarında “tisaş/tisa” ibarelerinin ortak olarak yer aldığı anlaşılmış, Bu açıklamalar kapsamında; karşılaştırmaya konu olan markalar görsel, işitsel ve kavramsal olarak incelendiğinde, redde gerekçe markalardan “....” ibareli marka dava konusu markayı aynen içerdiği, redde gerekçe markalardan “...” ibareli markanın ise dava konusu markanın ilk dört harfini aynen içerdiği, markalar arasında oldukça yüksek işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, tek harf değişikliğinin markaların kısa ibareler olmaması nedeniyle markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı, davacı markasında yer alan şekil unsurunun markaları farklılaştırmaya yeterli olmadığı, zira markalarda yer alan kelime unsurlarının tüketici algısında daha ön planda olduğu, ilgili tüketici markaların farklı olduğunu algılasa bile dava konusu markayı davalının markalarının serisi gibi algılamasının kuvvetle muhtemel olduğu, dolayısıyla markaların aynı işletmenin markaları olarak düşüneceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu marka ile davalıların markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunduğu, Sonuç olarak, hem dava konusu markanın kapsamından çıkartılan mallar/hizmetlerin redde gerekçe markaların kapsamlarında aynı/aynı tür/benzer olarak yer alması, hem de dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle bilinçli tüketici nezdinde bile dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, Netice itibariyle, Dava konusu markanın kapsamından çıkartılan malların davalıların markalarının kapsamlarında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, Dava konusu marka başvurusu ile davalılar markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, Dava konusu marka ile davalılar markaları arasında dava konusu mallar/hizmetler bakımından .... sayılı kararının yerinde olduğu, sonuçlarına ulaşılmış aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Davalı kurum ile belediye kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı belediyenin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şahsın yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile davalı belediye vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.02.10.2025

Kâtip Hâkim ..... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/64, K. 2025/366, T. 02.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-64-e-2025-366-k-d58418dfe443