İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/637 E. 2025/637 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/637
- Karar No
- 2025/637
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/637 Esas - 2025/805 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/637 Esas KARAR NO : 2025/805
HAKİM :...... KATİP :......
DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ......
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/08/2025 KARAR TARİHİ : 18/11/2025 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 21/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki fuar katılım sözleşmesi kapsamında fatura düzenlendiğini, davalının borcunu kısman ödememesi üzerine ...... esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığını, davacının kusuru nedeni ile müvekkilinin fuara katılamadığını, sözleşmedeki hükümlerin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, davacının vize alınması sürecinin yönetilmesini üstlendiğini, vize çıkmayınca dava dışı ... şirketine yönlendirildiklerini, vize çıkmadığı için fuara katılamadıklarını, standın kurulmasının ücrete hak kazanmak için yeterli olmadığını, sözleşmenin ifa edildiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davacının talebi doğrultusunda çalışanına 13.000,00 TL ödeme yapıldığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile bu miktarın mahsubu gerektiğini, davacının kusuru nedeni ile müvekkilinin fuara katılamadığını ve zarara uğradığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ...... esas sayılı dosyası, BA-BS formları, ... cevabi yazısı, sözleşme, fatura, ihtarnameler dosya arasına alınmıştır. DEĞERLENDİRME: Dava, fuar katılım sözleşmesinden doğan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında ... imzalandığı, davalının fuara katıldığı, davacı tarafından düzenlenen 10/05/2024 tarihli 452.525,67 TL bedelli faturaya karşılık davalı tarafından 16/05/2024 tarihinde 228.654,97 ödeme yapıldığı, bakiye kısmın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi eldeki davanın açıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacının edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirip getirmediği, davalının faize itirazının yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. Davalı yan icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazda bulunmuş ise de, kesin yetkinin söz konusu olmadığı, tarafların tacir olduğu ve sözleşmede ...... mahkemeleri ile icra dairelerinin yetkili kılınmış olması karşısında HMK'nun 17. maddesi uyarınca yetki itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğine ilişkin dosya kapsamında bir iddia ve delil bulunmadığı, ...'nın cevabi yazısı uyarınca davalının sözleşmeye konu fuardaki stant alanının 27 m2 olduğu, ancak fuara katılmadığının belirlendiği, fatura bedelinin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak belirlendiği ve vadesinden sonra takibin başlatıldığı, tarafların BA-BS bildirimlerinin birbirini doğruladığı anlaşılmıştır. Davalı, davacının sorumluluğunda olan vize işlemlerini tamamlanamadığından fuara katılamadığını savunmuş ve faturaya süresi içinde itiraz etmiş ise de, taraflarca itiraza uğramayan sözleşmenin konusunun standın fuar süresince kullanımına ilişkin olduğu, sözleşmenin 22 ve 24. maddelerinde vize uygulamalarında davacının sorumluluğu bulunmadığı, vize alınamamasından kaynaklı fuara katılım sağlanamadığı takdirde sorumluluğun davacıda olmayacağına dair hükümler bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı bu hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu savunduğu görülmüş ise de, genel işlem koşulunun oluşabilmesi için bu hükümlerin sözleşmenin koşullarını oluşturması, sözleşme kurulmadan önce düzenlenmesi, birden fazla sözleşme ilişkisinde kullanılmak üzere düzenlenmesi ve genel işlem koşulları kullanan tarafından sözleşmeye dâhil edilmek niyetiyle karşı âkide sunulması olup tarafların tacir oldukları, TTK'nun 18/2. maddesi uyarınca basiretli davranma zorunlulukları bulunduğu, tacirler arasındaki genel işlem koşullarının daha sıkı kurallara bağlı olduğu ve davalının davacı karşısındaki konumunun eşit olduğu, sözleşme serbestliği ilkesi dikkate alındığında davalının bu yöndeki savunmasına itibar etmek mümkün olmamıştır. Davalı vize işlemleri için davacı çalışanına yapılan ödemenin mahsubu gerektiğini savunmuş ise de, ödemenin vize işlemleri için yapılmış olması karşısında sözleşme dışı olmakla sözleşme kapsamındaki davacı alacağından mahsubunun mümkün olmadığı, davalı tarafça sözleşme kapsamında yapıldığı iddia edilen başkaca bir ödeme savunmasında bulunulmadığı da dikkate alındığında davalının icra takibine vaki itirazının yerinde olmadığı ve iptaline karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davalı her ne kadar işlemiş faize itiraz etmiş ise de, davacının dava dilekçesinde işlemiş faiz yönünden talepte bulunmadığı gözetildiğinde itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne ve davalının icra takibine vaki itirazının asıl alacak üzerinden iptaline, takibin devamına, alacak faturadan kaynaklandığından likit olduğu değerlendirilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına (takip tarihindeki kur üzerinden-...... sayılı ilamı) hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, DAVANIN KABULÜ İLE, ...... esas sayılı dosyasında takibin 16.848,00 Euro asıl alacak üzerinden devamına, Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 157.489,37 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gereken 56.556,19 TL harçtan peşin alınan 9.800,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 46.756,07 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA, 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat KAYDINA, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 130.190,15 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 87,50 TL yargılama gideri ve 9.800,92 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/11/2025
Katip ...... Hakim ...... ¸¸ ¸¸