İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/625 E. 2025/1047 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/625
Karar No
2025/1047
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/625 Esas KARAR NO : 2025/1047

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/07/2025 KARAR TARİHİ : 18/11/2025 K.YAZIM TARİHİ : 11/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından kaybolan çekin iptali istemiyle dava açıldığını, teminat yatırılarak ödeme yasağı kararı alındığını, çekin davalı tarafından bankaya ibraz edildiğini, yapılan incelemede çek üzerinde davalının hak sahipliğinin bulunmadığını, çekin mülkiyet ve zilyetliğinin müvekkiline ait olduğunu, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir çeke dayalı ticari ilişki bulunmadığını, bu nedenlerle ... bankası ... şubesi 16/06/2025 Ödeme tarihli 1.600.000 TL ... seri numaralı çekin mülkiyet ve zilyetliğinin müvekkiline ait olduğunun tespitiyle, çekin ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından haksız ibraz edildiğinin tespiti ile çekin müvekkiline iadesine, ödeme yasağı kararının devamı yönünde tedbir kararı verilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu çekin davalı şirket tarafından ticari satış ilişkisindan kaynaklı olarak ciranta sıfatıyla ... Şti'ye ciro edildiğini, çekin 27/05/2025 tarihinde teslim alındığını ve bordroyla kayda geçirildiğini, devamında çekin vade tarihinde bankaya ibraz edildiğini, çek bedelinin ödenmemesi üzerine kendi cirantası olan firmaya rücu ettiğini ve çekin işleme alınmamasının davacı tarafın kötü niyetli kurgusundan ibaret olduğunu, bu nedenle davanın reddi ile davacının kötü niyetli hareket ettiğini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, meşru hamil olunduğunun iddiasına dayalı çeklerin istirdadı istemine ilişkindir. HMK'nın 114/1. maddesinde dava şartları tahdidi olarak sayıldıktan sonra anılan maddenin ikinci fıkrasında "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü ile diğer kanunlarda dava şartlarına ilişkin düzenlemelerinde dikkate alınması gerekliliğine vurgu yapılmıştır. Sözü geçen Kanun'un 115. maddesi hükmü de; "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde olup buna göre Mahkeme'nin dava şartı noksanlığı hâlinde yapacağı işlemler düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesine göre; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." Söz konusu hüküm uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülecek olan davalardan menfi tespit ve istirdat davalarında da dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı hâline getirilmiştir. Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi hukmü ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde olup madde ile arabulucuya başvuruyu dava şartı olarak kabul edilen davalarda, arabulucuya başvurmadan dava açılması halinde yapılacak işlem düzenlenmiştir. Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafından davalıda bulunan çekin istirdadı istemiyle arabulucuya başvurulmadan huzurdaki davayı açılmış ise de TTK'nın 5/A maddesi uyarınca huzurda görülen davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu açıktır. (Aynı yönde karar için bknz; İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/610, K. 2025/1242 sayılı kararı) Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile birlikte dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğuna ilişkin herhangi bir belge sunulmamış olup mahkememiz huzurunda da dava konusu uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı yönünde beyanda bulunulmuştur. Davacı tarafından yargılamanın aşamalarında arabulucuya başvuruda bulunulduğuna dair herhangi bir iddiası olmadığı anlaşıldığından Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Fıkrası uyarınca davacı vekiline herhangi bir süre vermeye gerek duyulmadan açılan davanın TTK'nın 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabulucuğa ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Açılan davanın arabuluculuğa ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 26.708,60-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'nin 7/2. maddesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde HMK’nun 333. maddesi uyarınca yatırana İADESİNE, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025

Katip .... e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/625, K. 2025/1047, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-625-e-2025-1047-k-840fb5e07706