İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/624 E. 2026/257 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/624
Karar No
2026/257
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/624 Esas KARAR NO : 2026/257

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/08/2025 KARAR TARİHİ : 01/04/2026

Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araca 08.09.2024 tarihli kazada davalı ... Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin sahibi olduğu ...'nın da sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucunda hasarlandığını, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracı ile yolcu nakli yaptığını, günlük kazancının 3.000 TL olduğunu, 7 gün aracının serviste kaldığını bu sebeple kazanç kaybına uğradığını beyanla şimdilik 100,00 TL kazanç kaybı bedelinin 08.09.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan işbu davada husumetin yanlış yöneltilmiş olup söz konusu aracın hak mahrumiyet bedelini ödeme sorumluluğunun sigorta şirketinde olduğunu, kusur tespitinin hatalı yapıldığını, diğer davalının mevcut şartlarda %100 kusurlu olmasının mümkün bulunmadığını, kaza esnasında zarar gören kişinin ağır kusurunun bulunduğu durumda müvekkili şirketin sorumlu olmayacağı, zarar görenin kusuru bulunması halinde ise tazminat miktarının indirilmesi gerektiğini, olayda diğer davalı ...' nın %100 kusurlu olmadığı, davacının asli kusurunun bulunduğunu, davacı tarafça, aracın onarım işlemlerinin 7 gün sürdüğünün iddia edildiğini, aracın hasar durumuna bakıldığında ise aksine bu kadar uzun süreli bir tadilata ihtiyaç duyulmadığı ve davacının haksız kazanç elde etme gayesinde olduğunun açıkça görüleceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; olay günü kendilerinin park halinde iken araçlarına çarparak maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna neden olduklarını, kendi aracına zarar verildiğini, kendisinin rızası ve bilgisi dışında tutanak tutulduğunu, haksız ve mesnetsiz iddialarda bulunulduğunu, kazanın oluşumuna davacının sebebiyet verdiğini ve %100 kusurun davacıya ait olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle meydana gelen kazada davacının uğradığı kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce davacı yönünden Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak tacir araştırması yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115 maddeleri gereğince görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle görev noktasında incelenmiştir. TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır. 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile 6762 sayılı TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Anılı kanuni düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; davanın trafik kazasından kaynaklanan kazanç kaybı istemine ilişkin olduğu, haksız fiil temelinden kaynaklandığı ve TBK 49. maddesi gereği yargılama yapılacağı, nispi ticari dava olup olmadığının irdelenmesi sonrası davacının tacir sayılıp sayılamayacağının tespiti ile görevli mahkemenin belirlenmesi yoluna gidilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabında davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, Vergi Dairesinden gelen cevapta ise ödevlinin son beyanında hesap özetine göre defter tuttuğu , davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Bu hali ile eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı tespit edilmiş olup işu dava için genel mahkeme sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır. (Emsal ilam: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi 2022/1523 Esas 2022/1438 Karar, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2021/2423 Esas 2022/1814 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. H.D nin 2023/3099 Esas ve 2023/3932 Karar ) Açıklanan nedenlerle uyuşmazlığın HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, süresi içinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine, 3-HMK nın 331. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Dosyanın kanuni süresi içinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize verilecek ya da gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 01/04/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/624, K. 2026/257, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-624-e-2026-257-k-e330898997fe