İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/615 E. 2025/872 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/615
- Karar No
- 2025/872
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/615 Esas KARAR NO :2025/872
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:19/08/2025 KARAR TARİHİ:09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; davacı şirketçe sigortalı ... adresinde 06.01.2021 tarihinde tavandan geçen ısıtma fancoil cihazlarının 3 adetinin flexlerinin patlaması sonucu dahili su hasarı meydana geldiğini, sigortalının hasar ihbarı üzerine, hasarın nedeni ve miktarının tespiti amacı ile Sigortacılık Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca uzman ve bağımsız eksper tayin edildiğini, tespit edilen hasar nedeni ile sigortalıya 6.742,50 TL ödenerek TTK’ nın 1472. maddesi kapsamında sigortalı haklarına halef olunduğunu, davacı yanca karşılanan zararın rücu işlemi .... İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatıldığını, bunun üzerine davalı borçlu icra dosya borcuna itirazda bulunduğunu, mevcut tüm delillere ve olayların oluş şekline rağmen aleyhine ilamsız takip başlatılan davalı-borçlunun haksız ve hukuka aykırı şekilde borcuna itiraz etmesi nedeniyle davalının itirazının iptali ve takibin devamı için mahkemeye başvurma zorunluluğu oluştuğunu, davalının .... İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı dosyasına olan itirazının, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 6.742,50 TL ana para üzerinden iptali ile takibin devamına karar verilmesini; borçlu aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; davacı sigortalı şirketin, davalı şirkete rücu edebilmesinin sebebi, dava dışı sigortalı şirketin haklarına halef olmasından kaynaklandığını, bu yönden, sigortalı şirket davalı şirketten hasar miktarına yönelik bir talepte bulunacak olsaydı taraflar arasındaki kira sözleşmesine dayalı olarak dava ikame etmesi gerekecektiğini, davacı şirket ise dava dışı şirketin haklarına halef olduğundan ana uyuşmazlığın "kira sözleşmesi"nden kaynaklı olduğunun dava açılırken gözetilmesi zorunlu olduğunu, burada, davacı şirketin talebinin konusu da kira sözleşmesi nedeniyle hasar miktarını davalı şirketten tahsilidir. dava konusu uyuşmazlık konusu ise "sulh Hukuk Mahkemeleri"nin görev alanına girdiğini, bilindiği üzere, görev hususu kamu düzeninden olup resen gözetilmesi gerektiği gibi aynı zamanda dava şartlarından olduğunu, bu nedenle, görevli mahkemede açılmayan işbu davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının rücu talebinin muhatabı davalı şirket olmadığını, davalı şirketin hasarın meydana gelişinde hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davanın görev yönünden reddine, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının pasif husumet yönünden reddine, davalı aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı esastan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlığın işyeri sigortacısı olan davacının ödemiş olduğu maddi tazminatın, davalının sorumluğu olduğu iddiasıyla davalıdan rücuen tahsiline ilişkin yapılan icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması ve mahkememize açılan itirazın iptali davası ile inkar tazminatına hükmedilmesi talebi hususlarında olduğu, davacının sigortalısı ile davalı arasında kira sözleşmesinin bulunduğu tespit edildi. 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Somut olayda davacı sigorta şirketi, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir. TTK'nın 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için sigortalı hangi mahkemede dava açabilecek ise sigortacının da aynı mahkemede dava açması gerekir. Bu durumda, davacı sigortacının dava dışı sigortacısı ile davalı arasında kira sözleşmesinin bulunduğu, davacının sigortası ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin kira sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmakla, "kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara" bakma görevi sulh hukuk mahkemesine aittir. Kira ilişkisi söz konusu olduğunda tarafların tacir olup olmadıklarının da önemi yoktur. Bu nedenle eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesi uyarınca sulh hukuk mahkemesine aittir. Bu nedenlerle davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2.maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına, 3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır