İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/591 E. 2026/236 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/591
- Karar No
- 2026/236
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/591 Esas KARAR NO : 2026/236
DAVA : İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/08/2025 KARAR TARİHİ : 01/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin taşımacılık işi ile iştigal ettiği ve bu kapsamda davalıya verilen hizmetler karşılığında 15/07/2024 tarihli fatura ile ... Nakliye Bedeli olarak 4.200 USD ve 19/11/2024 tarihli fatura ile 900 USD alacağının bulunduğunu , davalının müvekkiline borcu 900 USD lik fatura ve 4.200 USDİik faturanın ise 2.100 USD olmak üzere Toplamda 3.000 USD ödemediğinden aleyhine ... 7. İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı şirketin kendisine tebliğ edilen ödeme emrine rağmen borcunu ödemediği ve borca itiraz ederek, aleyhine açılan icra takibini durdurduğu beyanıyla borçlunun borca itirazının iptaline, icra takibinin devamına, davalı şirkete ait menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz konulmasına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıya ödettirilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER : ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı uyap dosyası, e-fatura örnekleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, davacının ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususundadır. ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı uyap dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturadan kaynaklanan 2.100,00 Usd fataru, 900,00 Usd Fatura olmak üzere toplam 3.000,00 Usd alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Deliller toplandıktan sonra, tarafların ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, talep edilen alacaklarının ticari kayıtlara işlenip işlenmediği, takip talebindeki alacak ve faizin yerinde olup olmadığı, davacının ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında iddia, savunma ve icra dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek rapor hazırlanması hususunda dosya mali müşavir bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle, "...a. Cari Hesap yönünden: Taraflar arasında Türk Ticaret Kanunu'nun 89. maddesi anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Ancak taraflar arasında süreklilik arz eden ticari işlemler bulunduğundan, bu durum açık hesap ilişkisi olarak nitelendirilmektedir. b. Ticari Defterler bakımından: Davacı şirketin ticari defterleri, Türk Ticaret Kanunu'nun 64 ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun olarak tutulmuş ve delil niteliğine haiz kabul edilmiştir. Söz konusu defter kayıtlarında davalı taraftan ticari defter kayıtlarında 5.100 USD karşılığı, 179.638,83 TL tutarında bir alacak kaydının bulunduğu tespit edilmiş olmasına rağmen davacının, davalıdan 3.000 USD karşılığı, 104.453,10 TL talep ettiği anlaşıldığından, taleple bağlılık ilkesi gereğince 3.000 USD alacaklı olabileceği değerlendirilmiştir. c. BA-BS Beyannameleri ile Fatura Uyumu Bakımından: Dava konusu fatura, davalının bağlı bulunduğu vergi dairesi tarafından celp edilen BA-BS beyannamelerinde yer almakta olup, tarafların muhasebe kayıtlarının birbirini teyit ettiği görülmektedir. Bu da fatura içeriğinin teslim edilen mal veya hizmet karşılığı düzenlendiği ve taraflarca kabul edildiği yönünde güçlü bir karina olarak kabul edilmektedir. Davacı tarafın, davalı aleyhine başlatmış olduğu ilamsız takipte 104.453,10 TL karşılığı 3000 USD. tutarında alacak talep ettiği anlaşılmaktadır. Yapılan inceleme ve sunulan ticari defter kayıtları, BA-BS mutabakatları ve diğer deliller ışığında, davacının bu tutarda alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır Davacı alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasa 4/a maddesi gereği Devlet Bankalarının USD para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekecektir..." Görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi... Esas,...Karar Sayılı Kararı ) Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Mahkememizin 17/12/2025 tarihli ara kararı ile, ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup verilen kesin süreye rağmen davalı taraf ticari defter ve belgelerini inceleme gün ve saatinde hazır etmediği bu hususta bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı lehine delil niteliği taşıdığı anlaşılmıştır. Davacı ile davalı arasında açık hesap ilişkisi bulunduğu, dava konusu faturalar ile BA-BS formlarının birbirini teyit ettiği, faturalara konu hizmetlere somut olarak itiraz edilmediği, faturaların davalıya tebliğ edildiği ve davalı tarafça itiraz edilmediği anlaşılmıştır. Davacının düzenlediği nakliye faturalarına süresi içinde itiraz yoksa, karine olarak işin görüldüğünü de kabul etmek gerekir. Davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda yapılan tüm incelemeler doğrultusunda, davacının alacağını ispatladığı ve talep edebileceği anlaşıldığından, Davanın kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 104.453,10 TL alacağın %20'si olan 20.890,62 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasa 4/a maddesi gereği Devlet Bankalarının USD para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 104.453,10 TL alacağın %20'si olan20.890,62 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 8.355,73 TL ilam harcından peşin yatırılan 1.564,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.790,78 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.564,95 TL peşin harç, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 685,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 10.865,35 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/04/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır