İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/56 E. 2025/1241 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/56
Karar No
2025/1241
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/56 Esas KARAR NO : 2025/1241

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 20/01/2025 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 K.YAZIM TARİHİ :06/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/10/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, kazadan sorumlu aracın plakası belli olmadığından sorumlu davalı ..... TBK M.54 uyarınca çalışma gücündeki geçici ve sürekli iş kaybı için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; daha önce Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... esas, ..... karar sayılı dosyası ile hükmedilen 313.636,45 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, iddia edilen "artan maluliyet" öğrenilmesinden itibaren 2 yıllık süre geçtiğini, açılmamış sayılma kararı sonrasında, arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddi gerektiğini, ibranamenin üzerinden, 6 yıl geçtiğini, tescilsiz araçlardan müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, davaya konu kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespitinin adli tıp vasıtasıyla yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetleri denetlenerek dosya kapsamında davalı sigorta şirketinden hasar dosyası, Sigorta Tahkim Komisyonu'ndan hakem kararı dosyası ve trafik kazasına karışan araçların trafik tescil kayıtları celbedilmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 31/05/2019- ..... başvuru tarih ve sayılı hakem dosyasının incelenmesinde; komisyona başvuran ile aleyhine başvuruda bulunulan güvence hesabının huzurda görülen davanın tarafları olduğu, başvuran tarafından 19/10/2018 tarihli trafik kazasına dayalı olarak geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderlerinin talep edildiği, tahkim komisyonu tarafından ispat olunamayan alacak talebinin reddine karar verildiği görüldü. Davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'nca verilen karar üzerine tarafları ve talep konusu aynı olan davanın açılarak mahkememiz esasına kaydının yapıldığı görüldü. Davalı cevap dilekçesi ile kesin hüküm itirazında bulunmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 303. maddesinde kesin hüküm düzenlenmiştir. Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. (HMK.m.303/1) Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder. (HMK.m.303/2) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır. (HMK.m.114/1-i) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (HMK.m.115/1) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. ( HMK.m.115/2 ). Yerel mahkeme tarafından sigorta tahkim komisyonu kararının maddi anlamada kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesi ile davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmiş olup İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin Dosya no: ...., Karar no: ..... sayılı kararı ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir: "Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davacının aynı olay ve aynı tazminat ile igili olarak kendisi yönünden ihtiyari olan sigorta tahkim komisyonu hakem heyetine başvuruda bulunduğu gözönünde tutulduğunda, davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." Dosya ve tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı güvence hesabı aleyhine tazminat talebinde bulunulmuş ise de davacı tarafından huzurda görülen dava açılmadan önce dava konusu trafik kazası nedeni ile geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemli olarak ihtiyari olan Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunulduğu; tahkim komisyonu tarafından işin esasına girilerek davacının talebinin reddine karar verildiği, başvuran tarafından söz konusu karara itiraz edilmeyerek kararın kesinleştiği, davacının bu kez de geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı talebi ile mahkememizce başvuruda bulunduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu kararının bu dava bakımından maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmekte olduğu kanaati ile açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Açılan davanın kesin hükme ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-i ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 5.239,53-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 6-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025 Katip ...... e-imzalı Hakim ...... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/56, K. 2025/1241, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-56-e-2025-1241-k-1e356b8f898f