İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/2 E. 2025/1246 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/2
Karar No
2025/1246
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/2 Esas KARAR NO : 2025/1246

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 09/06/2020

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 17/12/2020 KARAR TARİHİ : 24/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; ASIL DAVADA TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı firma arasında 09/04/2017 tarihli İmar Yapı Ruhsatı Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme gereğince müvekkili şirkete 6.000.000.00 TL ödeneceği konusunda anlaşıldığını, sözleşme gereği davalı yana İstanbul İli, ..... İlçesi, ..... Mah. ..... Ada, .... Parsel’de kayıtlı taşınmaza ilişkin olarak Esenyurt Belediye Başkanlığı nezdinde yapılacak imar işlemleri ve inşaatın ruhsata bağlanması, gerek halinde emsal transfer işlemleri için arsa alımı ve diğer tüm işlemlere ilişkin olarak muhtelif işlerin yerine getirileceğinin taahhüt edildiğini, bu taahhüt karşılığında da davalı firmanın yetkilisi tarafından müvekkili şirket yetkilisine ve dava dışı kardeşine bir takım tapu devirleri, araç devri ve çek teslimleri gerçekleştirildiğini, müvekkilinin sözleşme edimlerini yerine getirdiğini, işin sonunda sözleşmeye konu yapı ruhsatının ilgili belediyeden çıkartıldığını, Sözleşmeye konu ..... ada ..... parselde söz konusu inşaat projesinin 100 milyon TL civarlarında bir otel inşaat yapım projesi olduğunu, müvekkilinin aldığı rakam yüksek bir meblağ gibi gözükse de, otel projesinin değeri göz önüne alındığında yüksek olmadığını, sözleşmede anlaşılan bedellerin davalı firma yetkilisi tarafından hukuki bir baskı aracına çevrilerek ve bezdirme politikası izlenerek, tüm sözleşme şartlarını ve edimlerini yerine getirmiş olan müvekkilinden hak ettiği ve davalı yanca verilen bir takım sözleşme bedellerinin (taşınır, taşınmaz, çek vs.) geri alındığını, davalı tarafça müvekkilinden aşırı ve haksız bir şekilde yararlanıldığını, müvekkiline karşı Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde de tapu iptal ve tescili davası açıldığını (sözleşmeye istinaden devredilen taşınmazların iptali için), ..... Esas , .....Karar numaralı dosyada davanın reddine karar verildiğini, Müvekkilinin üzerine düşen tüm edimleri sözleşme şartlarına uygun olarak tamamen yerine getirdiğini ve işin sonunda yapı ruhsatının çıkartıldığını, müvekkili tarafından sözleşmeye istinaden devri gerçekleşen mal varlıklarının büyük bir çoğunluğunun müvekkili aleyhine girişilen ve piyasadaki itibarını zedeleyecek girişimler sonucu oluşan baskılar nedeniyle o tarihlerde geri iade edildiğini, bunun nedeninin müvekkilinin edimini yerine getirtmiş olmasına rağmen, karşı tarafla uğraşmak istememesinden kaynaklandığını, Davalı firma yetkilisinin kötü niyetle, en zorlu aşamalar ve prosedürler atlatıldıktan sonra, yapı ruhsatının çıkmasına yakın bir zaman kala haksız davalar ve şikayetler ikame ederek müvekkilinin emeğinden haksız yarar sağladığını, davalı tarafça açılan davalar müvekkilinin haklı görüldüğünü, müvekkilinin üzerinden yasal baskılar kalkınca hakkı olan alacağının tahsilini için iş bu davayı ikame ettiğini, Taraflar arasındaki ana sözleşmenin 09/004/2017 tarihli olup, bu sözleşme tarihinden çok sonra, 09/11/2017 – 26/01/2018 – 24/04/2018 tarihlerinde ana sözleşmeye ek olarak yeni sözleşmeler imzalandığını, müvekkiline gayrimenkul ve araç devirleri gerçekleştirildiğini, bu durumun açıkça ana sözleşmenin üzerinden 1 sene geçmesinden itibaren bile aradaki danışmanlık sözleşmesinin devam ettiğinin kanıtı olduğunu, hizmetten memnun kalındığını gösterdiğini, davalı vekilince Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin son duruşmasında sözleşmeyi sona erdirmek için herhangi bir ihtar çekilmediğinin ikrar edildiğini, bunlara rağmen davalının müvekkilin sözleşme şartlarına uymadığını iddia ederek müvekkile karşı hukuki yollara başvurarak, gerçek dışı iddialarla müvekkiline karşı edimlerini yerine getirmediklerini, müvekkiline devredilen mal varlıklarını geri talep ettiklerini, Taraflarına devredilen mal varlıklarının biri haricinde (İstanbul İli, ..... İlçesi, ..... Mah. .... Ada, ..... Parsel'de kayıtlı A2 Blok, 7.Kat 35 No'lu bağımsız bölüm) diğer mal varlıklarının tümünün davalı yana geri devredildiğini, iş karşılığında başkaca herhangi bir ücret alınmadığını, sözleşme alacağı olarak 5.000.000,00 TL civarı daha alacağı kaldığını ancak harçları karşılayacak maddi durumu olmadığından işbu davanın kısmi dava olarak ikame edildiğini, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... esas sayılı dosyası celp edilip getirildiği taktirde de görüleceği üzere daha müvekkili ile anlaşma öncesi söz konusu parsele ilişkin bir takım hukuki sorunların mevcut olduğunu, bu sorunların giderilmesi ve mahkeme kararının çıkmasına kadar bir takım izinlerin alınmasının mümkün olamadığını, dava dilekçesinde belirtmiş olduğu belgelerin ve bu dosyanın celbi ile sözleşme konusu edimlerin yerine getirildiği yönündeki iddiaların ispatlanacağını, Müvekkili firmaya sözleşme şartlarını yerine getirmediği, eksik iş yapıldığı vs. konularında bugüne kadar hiç bir ihtar çekilmediği gibi bugüne kadar söz konusu sözleşmenin feshedildiğine dair bir ihtar, bildirim vs. yapılmadığını, halihazırda iptal edilen bir sözleşme olmadığını, taraflar arasında imza altına alınan sözleşme hükümlerinde sözleşmenin "Süre Uzatımı, Mücbir Sebep, Gecikme Cezası" başlığı altında 8.maddesinde; "1- Tarafların kontrolü dışında gelişen ve tarafları bu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmelerini engelleyici ve/veya geciktirici hallerin meydana çıkması mücbir sebep hali olarak değerlendirilecektir. 2-… resmi makamlarca yapılan kısıtlama veya fiiller, imtinalar veya müdahaleler mücbir sebeptir. 3- taraflar mücbir sebep nedeniyle yükümlülüklerini tam olarak ve zamanında yerine getirememekten dolayı sorumlu tutulmayacaktır. 4- …bu durumda taraflar işin tamamlanmamış kısmıyla ilgili herhangi bir hak ve/veya talepte bulunamazlar. 5- …Danışman dışında kaynaklanan sebeplerden dolayı süre uzatımlarından danışman sorumlu değildir…" "Sözleşmenin feshi" başlıklı 11.maddesinde; "2- …İşveren 15 gün öncesinden yazılı olarak Danışman’a bildirmek koşulu ile hiçbir şekilde haklı neden olmasına gerek olmaksızın sözleşmeyi her zaman feshedebilir." hükümleri olduğunu, yapılan işin niteliği gereği resmi kurumlardan pek çok sorun çıkma ihtimalinin mevcut olduğunun tüm tarafların imzaladığı sözleşmeye de derç edildiğini beyan ederek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik taraflar arasında imza altına alınan 09/04/2017 tarihli "imar yapı ruhsatı danışmanlığı hizmet sözleşmesi" bedelinden müvekkilinin alacağı olan 6.000.000,00 TL'nin 110.000.00 TL'lik kısmı için arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yetkilisi ..... ’e ait ..... İnşaat Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti’nin arsa sahibi ve müteahhidi olduğu İstanbul İli, ..... İlçesi, ..... Mah, ..... Ada, .... Parsel’de kayıtlı gayrimenkule ilişkin olarak 09/04/2017 tarihli "İmar Yapı Ruhsatı Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi" imzalandığını, davacı şirket ve yetkilisi .... 'nin hiçbir edimini ifa etmediğini, Davacı şirket ile müvekkili arasında 09/04/2017 tarihli ana sözleşmenin devamı niteliğinde 09/11/2017 tarihli ve 24/04/2018 tarihli iki adet inançlı temlik sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeler kapsamında .... Gayr. İnş. Tur. Rekl. San. ve Tic. Ltd. Şti’ne ait bir kısım gayrimenkullerin davacı şirket yetkilisi ..... 'ye ve kardeşi ..... 'ye devir edildiğini, sözleşmeler gereğince işin yapılmaması halinde gayrimenkullerin derhal ..... Gayr. İnş. Tur. Rekl. San. ve Tic. Ltd. Şti’ne iade edileceği kararlaştırılmasına ve davacı şirketin sözleşmeye ilişkin olarak hiçbir edimini ifa etmemesine rağmen taşınmaza kötü niyetli ipotek tesis ettirdiğini, Dava dilekçesinde "sözleşmeye konu yapı ruhsatı ilgili belediyeden çıkarılmıştır" şeklinde beyanda bulunarak, iddia edilen yapı ruhsatının Esenyurt Belediye Başkanlığı'nın 08/05/2018 tarihli ..... no.lu ve 21/02/2019 tarihli ..... no.lu yapı ruhsatı olduğu belirtilmekte ise de söz konusu yapı ruhsatının incelenmesi halinde bunun hiçbir şekilde bir tadilat ruhsatı olmadığı, müvekkil şirkete ait 18/06/2015 tarih ..... sayılı ruhsatın yenilenmesinden ibaret bir ruhsat olduğunun tespit edileceğini, müvekkili şirkete ait 18/06/2015 tarih ..... sayılı Yapı Ruhsatının inşaatta fazla imalat olduğu gerekçesiyle tutulan 18/05/2015 tarih .... numaralı Yapı Tatil Tutanağı nedeniyle verilen para cezası ve yıkım kararı çerçevesinde iptal edildiğini, yapı ruhsatının iptaline karar verildiğini, bu karara ilişkin olarak İstanbul ..... İdare Mahkemesi’nin .... Esas ..... Karar sayılı ilamı ile dava açıldığını, 11/10/2017 tarihli karar ile Esenyurt Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenmiş olan Yapı Tatil Tutanağı ile buna ilişkin yıkım kararı ve para cezasının iptaline karar verildiğini, akabinde Esenyurt Belediye Başkanlığı tarafından 07/03/2018 tarih ..... Sayılı Encümen Kararı verildiğini, yapı hakkındaki yıkım kararının kaldırılmasına ilişkin yeni karar tesis edildiğini, bu karar sonrasında düzenlenmiş olan 08/05/2018 tarihli ve ..... no.lu ve 21/02/2019 tarihli ..... no.lu ruhsatların verildiğini, bu ruhsatların düzenlenmesi iptal edilen idari işlem ve sonrasında verilen encümen kararı itibari ile yapılan mutat bir işlemin, alınan bu ruhsata ilişkin başvurunun da yine müvekkil şirket tarafından yapıldığını, Müvekkili şirketin buna ilişkin olarak Esenyurt Belediye Başkanlığı’na 18/01/2018 tarih .... sayılı ve 10/12/2018 tarih ..... sayılı müracaatlarda bulunduğunu ve buna istinaden bu ruhsatların düzenlendiğini, 2015 yılında var olan ruhsatın aynısının yenilenmesi ile davacının sözleşme konusu edimi arasında tek bir bağ bulunmadığını, aynı ruhsatın yenilenmesinden ibaret bir işleme ilişkin olarak davacı yana 6.000.000 TL ödenmesi şeklinde bir durumun asla söz konusu olamayacağını, davacı yanın sözleşmedeki edimini ifa ettiğine dair tek bir kayıt dahi sunamayacağını, Sözleşme gereğince davacı yanın yapıya ilişkin olarak yeni tadilat projeleri çizdirmiş olması, bu projelerin tamamına müvekkil şirketin onayını almış olması, bu projeleri Esenyurt Belediye Başkanlığı’na sunmak suretiyle Belediye onayını aldırmış olması ve Belediyece onaylanmış tadilat projelerine istinaden verilmiş bir tadilat ruhsatı alarak müvekkiline teslim etmiş olması gerektiğini, davacı tarafça henüz hazırlanmış ve müvekkili şirketin onayına sunulmuş bir proje dahi bulunmadığını, davacının yaptığını iddia ettiği işin sözleşme ile uzaktan yakından ilgisi olmayan ve davacı ile hiçbir ilgisi olmayan bir işlem olduğunu, bu tarihe kadar Esenyurt Belediye Başkanlığı tarafından onaylanmış herhangi bir tadilat projesi bulunmadığı gibi alınmış herhangi bir tadilat ruhsatı da bulunmadığını, davacı yanın yapmış ve tamamlamış olduğunu iddia ettiği işin ne olduğu dahi belirsiz olup, sözleşmenin konusu olan işe ilişkin olarak halen daha alınmış bir ruhsat bulunmadığı hususunun tüm kayıtlar ile sabit olduğunu, davacı yanın beyanlarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile bu tarihte bile bir tadilat ruhsatı alınacaksa müvekkili şirketin sözleşmedeki rakamı ödemeye hazır olduğunu, Müvekkili şirketin 2015 yılında almış olduğu 18/06/2015 tarih ..... sayılı Yapı Ruhsatının toplam inşaat m2’si 59.654 m2 olup, davacı şirketin tadilat projeleri ile onaylatmayı ve tadilat ruhsatı almayı vaat ettiği inşaat m2'sinin ise 73.662,37 m2 olduğunu, buna ilişkin olarak davacı taraf, müvekkil şirket tarafından hazırlanan taslak projeleri de imzalamak suretiyle ana sözleşmeye konu tadilat ruhsatını da bu taslak projelere uygun olarak alacağını ve bu tadilat ruhsatın taslak projelerde belirtilen 73.662,37 m2'den az olmayacağını taahhüt ettiğini, belirtilen bu yöndeki edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmesi karşılığında kendisine sözleşmeye konu ödemenin yapılacağının belirlendiğini, bu kapsamda davacı şirket yetkilisi ve sahibi olan ..... de hem ana sözleşmeye hem de müvekkili şirket tarafından hazırlanan taslak projelere imza atarak belirtilen hususu kabul ettiğini, müvekkili şirket tarafından her bir kata ilişkin olarak hazırlanmış taslak projelerde de yine davacı şirket yetkilisinin 06/04/2017 tarihinde imzasının alındığını, dilekçeleri ekinde sunulan katlara ilişkin taslak projeler itibariyle davacı şirket yetkilisi .....’nin imzası ile kat planlarının imzalanan taslaklara göre ruhsata bağlanacağını taahhüt edildiğini, kısacası davacı şirketin sözleşme ile yükümlendiği hususun müvekkili şirkete 73.662,37 m2 inşaat alanı tanıyan tadilat projesini onaylatmak ve buna ilişkin tadilat ruhsatı almak olduğunu, ortada henüz çizilmiş bir tadilat projesi dahi bulunmadığını, müvekkili şirketin 2015 yılında almış olduğu ruhsatın yenilenmesi ile eski ruhsattaki inşaat m2 sinin aynısının yeniden ruhsata bağlanması için davacı yana 6.000.000 TL gibi bir bedeli ödemesi için akli dengesini kaybetmiş olması gerektiğini, Davacı yanın sözleşmedeki edimi açık olup, davacı şirkete yenileme ruhsatı alması şeklinde bir görev verilmediği gibi, buna ilişkin müvekkil şirketin yaptığı açık olan işlemden davacı yanın bir menfaat temin etmesinin de söz konusu olmayacağını, Dava dilekçesinin 7.maddesinin 1.paragrafında davacı yan kendisine vekaletname verildiğini beyan etmekte ise de sözleşme tarihinden hemen sonra sözleşme konusu işlerin takibine yönelik vekalet verilmesi normal bir durum olup, vekaletname verilmesinin davacı şirketin sözleşmeye ilişkin işleri ifa ettiği anlamı taşımayacağını, ayrıca söz konusu vekaletnamenin Büyükçekmece ...... Noterliği’nin 02/10/2018 tarih ..... yevmiye numaralı azilnamesi ile iptal edildiğini ve vekaletten azil hususunun 02/10/2018 tarih ...... sayılı yazı ile Esenyurt Belediye Başkanlığı’na bildirildiğini, Dava dilekçesinin 7.maddesinin 2.paragrafında 06/06/2017 tarihli ..... sayılı dilekçe ile Belediyeye başvurulduğu ve buna ilişkin olarak Belediye tarafından ..... sayılı cevap verildiğine ilişkin beyan mevcut ise de söz konusu yazı içeriği ve Belediye tarafından verilen cevap incelendiğinde emsal transferi için bir taşınmazın uygunluğu sorulmakla söz konusu taşınmazın müvekkili şirket veya müvekkil şirketle ilgili herhangi bir kişiye ait olmadığını, sözleşmede emsal transferi yapılacak taşınmazın davacı şirket tarafından satın alınacağı ve Belediyeye hibe edileceğinin yazılı olduğu, davacı tarafça sadece işlem yapmış görünmek için bir uygunluk başvurusu yapıldığını, ortada sözleşme gereğince yapılmış tek bir somut işlemin söz konusu olmadığını, Dava dilekçesinin 7. Maddesinin 3.paragrafında belirtilen Belediye’ye müracaat ve buna ilişkin cevabi yazınında sözleşme konusu ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, yine sadece işlem yapmış görünmek adına bu şekilde bir başvuru yapıldığı hususu sabit olduğunu, dava dilekçesinin 7.maddesinin 4 ve 5.paragrafında davacının aldığını iddia ettiği encümen kararının müvekkili tarafından ikame edilen ve idari işlemin iptali ile sonuçlanan İstanbul ..... İdare Mahkemesi’nin ..... Esas, ..... Karar sayılı 11/10/2017 ilamı itibari ile verilmiş bir encümen kararı olduğunu, davacı şirket yetkilisinin imzasını havi belgeler itibariyle sabit olduğu üzere İmar Barışı Yasası’ndan yararlanılacağı ve durumun çözüleceği taahhüdü ile müvekkil şirketten toplamda 3.694.000 TL'lik 11 adet çek alan davacı şirket yetkilisinin hiçbir işlem yapmadığını ve söz konusu çekleri alarak müvekkili şirketi bir kez daha dolandırdığını, söz konusu yapıya ilişkin olarak İmar Barışı Yasasından yararlanılmadığı ve herhangi bir şekilde Yapı Kayıt Belgesi alınmamış olduğunu, Dava dilekçesinin 7.maddesinin 7.paragrafında belirtilen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... Esas sayılı dava dosyasının huzurdaki dava ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, sözleşme tarihinin 09/04/2017 tarihi olduğunu, sözleşme tarihinde derdest olan iş bu davanın davacı şirket veya dava konusu sözleşmeyle ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, davacı yanın sözleşmeyi ifa etmesine engel olduğunu beyan ettiği davanın sözleşme tarihinden sonra karara çıktığını, lehlerine sonuçlanan söz konusu dava ile davacı şirketin ilgisi bulunmadığını, Mevcut durum itibariyle Esenyurt Belediye Başkanlığı’nın 15/01/2020 tarih ..... numaralı Encümen Kararı ile müvekkili şirkete 473.712,18 TL para cezası uygulandığını, yapı hakkında yeniden yıkım kararı verildiğini ve yapının tekrardan mühürlendiğini, davacının yaptığını ve teslim ettiğini iddia ettiği ruhsatın olması halinde yapıya ilişkin bu şekilde bir yapı tatil tutanağı düzenlenmesinin mümkün olamayacağını, davacı şirket yetkilisi ..... tarafından Esenyurt Polis Merkezi’ne verilmiş olan 17/05/2019 tarihli ifadede "müvekkil şirketin talebi olan ruhsatı çıkarttığını, ancak .....’ün istediğimiz ruhsatı çıkartmadınız diyerek verdiği çekleri, gayrimenkulleri ve aracı geri istediğini, kendisinin bunun üzerine kendisine verilen aracı, çekleri ve 3 adet tapuyu .....’e iade ettiğini, geri kalan bir taşınmazı ruhsat alma aşamasında Belediye’ye yatırdığı harç, tapu kadastro için yatırdığı harçlar ve proje çizdirmesi karşılığında yapmış olduğu masraflar nedeni ile vermediğini" beyan ettiğini, davacı şirket yetkilisi .....’nin iş bu ifadesinde sabit olduğu üzere sözleşmenin sona erdiğini, yapmış olduğunu iddia ettiği masraflara ilişkin olarak 1 adet taşınmazı uhdesinde tuttuğunu, iş bu ifade uyarınca davacının söz konusu masrafları yapıp yapmadığı ve sözleşme gereğince bu masrafları talep edip edemeyeceği hususlarının araştırılması gerektiğini, Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin..... Esas, ..... Karar sayılı ilamının gerekçesinde tamamı ile hatalı bir şekilde taraflar arasındaki 09/04/2017 tarihli sözleşmenin feshedilmediği şeklinde bir karar verildiğini, davacının ise bu hatalı mahkeme kararından hareketle aynı beyanları tekrar ederek bir taraftan sözleşmenin feshedilmediği ve devam ettiği iddiasında bulunmakta iken, diğer taraftan ise sözleşmenin ifa edildiği, işin teslim edildiği yani sözleşmenin ifa ile sona erdiğini iddia ettiğini, davacı şirket ve yetkilisi hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunulmuş olması, tapu iptali ve tescil davası ikame edilmiş olması, vekaletnameden azledilmiş olması ve belirtilen tüm hususlar itibari ile devam eden bir sözleşmenin olduğunun iddia edilemeyeceğini, Davacı taraf dilekçesinin 5. maddesinde kendilerine bir ihtarname çekilmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin davacı taraftan memnun kaldığını iddia etmiş ise de davacı yanın vekaletnameden azledilmiş olması ve nitelikli dolandırıcılık suçlaması ile savcılığa şikayet edilmiş olması karşısında davacı şirketten memnun olunmadığının ortada olduğunu, davacı şirkete sözleşme kapsamında verilen taşınmazların kaçırılmamasının sağlanması amacıyla ihtar çekilmeksizin direkt olarak dava ikame edildiğini, müvekkili şirketin davacı şirket ve yetkilisi hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunmuş olması, vekaletnameden azletmiş olması, söz konusu azil işlemini Esenyurt Belediye Başkanlığı ve Esenyurt Tapu Sicil Müdürlüğü’ne bildirilmiş olmasının ortada bir memnuniyetin olmadığını açıkça gösterdiğini, Dava dilekçesinde bir adet bağımsız bölüm haricindeki tüm mal varlıklarının iade edildiği ve müvekkili şirketten herhangi bir ücret almadığı iddia edilmiş ise de davacı şirketin müvekkili şirket yetkilisi ....... adına kayıtlı ....... plakalı aracın sözleşmeler kapsamında 500.000 TL bedelle davacı yana verildiğini ve davacı şirket yetkilisinin iş bu aracı satarak parasını uhdesine geçirdiğini, müvekkili şirketin keşide ederek davacı yana teslim ettiği ve davacı yanın icra takibine konu ettiği 110.000,00 TL ve 144.000,00 TL bedelli iki çek haricindeki diğer tüm çeklerin davacı tarafça tahsil edildiği, davacı şirket yetkilisine çok baskı yapıldığı, bu nedenle çeklerin bedelsiz olarak iade edildiği belirtilmekte ise de müvekkili şirket tarafından bedeli ödenemeyen çekleri karşılıksız olarak yazdırmak suretiyle icra takibine konu eden davacı şirket yetkilisinin, diğer taraftan çekleri bedelsiz olarak iade ettiğini söylediğini ancak bu çelişkiye dair açıklama yapmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 09/04/2017 tarihli İmar Yapı Ruhsatı Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi bu sözleşmeye ek olarak 24/04/2018 tarihli İnançlı Temlik ve Teminat Sözleşmesi imzalandığını ve sözleşemer uyarınca davalı şirkete toplam bedeli 4.504.000,00 TL bedelli 14 adet çek verildiği, bu çeklerden 12 adet toplam 4.250.000,00 TL bedelli olan çeklerin davalı tarafça tahsil edildiği, diğer 2 adet çekin ise icra takibine konu edildiğini ve müvekkili tarafından menfi tespit davasına konu edildiğini, işbu davanın konusunu bedeli ödenen keşide tarihleri 15/06/2018 ila 30/12/2018 olan 12 adet çekin oluşturduğunu, davalı tarafça sözleşme konusu edimler yerine getirilmediği için bedelsiz kaldığını, davalı şirket yetkilisi ..... 'nin tüm işlemlerden asli sorumlu olduğunu, yine davalılar ..... ile ..... 'in ise 09/04/2017, 09/11/2027 ve 24/04/2018 tarihli sözleşmeler nedeniyle sorumlu olduğunu, davalı ..... çeklerin banka kanalı ile ödenmesi halinde ayrıca KDV ve gelir vergisi miktarını da müvekkilinden talep edeceğini, ödenmemesi halinde sözleşme konusu hiçbir işlemi yapmayacağını söyleyerek müvekkilini tehdit etmesi sebebiyle çeklerin elden ödenerek iade alındığını beyan ederek, sözleşme kapsamında müvekkilinden alınan ve sözleşmeye ilişkin olarak hiçbir işlem yapılmaması itibariyle bedelsiz kalmış çeklere ilişkin olarak, haksız tahsil edilen tutarın tespiti ile şimdilik 50.000,00 TL tutarın davalılardan ödeme tarihindeki alım gücünün ortalama olarak hesaplanması sonucu ulaşılacak tutarın işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar ..... Mimarlık Müh. Danış. Hiz. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ..... ve ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; kısmi olarak açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, dava konusu sözleşme davacı ve davalı şirketler arasında imzalanmış olup müvekkilleri ..... ve .... 'nin sözleşme nedeniyle sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, sözleşmenin iki tüzel kişilik adına şirket yetkililerince imzalanmış olmakla beraber davaya konu çeklerin gerçek kişi olan ...... 'ye verildiğini, üstelik bu çeklerin sözleşmeye istinaden verilmiş olduğuna dair herhangi bir protokol bulunmadığını, kambiyo senetlerinin ödeme aracı olup sebepten yoksun olması sebebiyle çeklerin sözleşmeye istinaden verildiğinin ispatlanması gerektiğini, müvekkilinin sözleşme edimlerini yerine getirdiğini, işin sonunda sözleşmeye konu yenileme ve sözleşme edimini de aşarak, karşı yanın lehine olacak şekilde yapı ruhsatının ilgili belediyeden çıkartıldığını, Belediyeye yapılan başvurular, bunların neticesinde alınan kararlar ve yapı ruhsatları karşı yanında kabulünde olduğunu, ayrıca sözleşme konusu edimlerin yerine getirilmediğini iddia etmesine rağmen süreç içerisinde sözleşmenin feshedilmediği gibi müvekkiline ihtar da gönderilmediğini, Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk .... Esas, ..... Karar numaralı kararı ile müvekkillerin edimini yerine getirdiği, karşı yanın TTK fesih şekil şartlarına uymayarak edimleri yerine getirdiklerini kabul ettiği, sözleşme süresinin uzatılmasının, sözleşme devam ettiği sürece bir takım devirlerin müvekkillerine yapılmasının bu duruma karine teşkil ettiği, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünde olan davacının sözleşme süresi içerisinde her hangi bir "eksik iş" ihtarı çekmemesinin müvekkillerinin bir kusurunun olmadığını gösterdiği vs. gerekçelerle müvekkillerin haklılığının sabit hale geldiğini, müvekkili tarafından tüm edimler yerine getirilmesine rağmen davacı tarafça asılsız iddialarla müvekkilin ve dönemin Ak Parti Esenyurt Belediyesi ve Belediye Başkanı ..... 'yle birlikte ortak hareket edip kendilerini dolandırdığı iftiralarında bulunarak savcılığa müvekkilleri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, seçimlere kısa bir süre kalması nedeniyle müvekkilinin karşı yanın tehditlerine boyun eğerek tüm devir aldığı mal varlıklarını geri iade etmek durumunda kaldığını, belediye seçimlerinin sonlanmasının ardından Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını ve yukarıda yer verildiği üzere haklılıklarının ispatlandığını, davacının 4 milyon TL ödeme yaptığını iddia etmesine rağmen 2 sene boyunca neden herhangi bir ihtar çekmediği ve dava açmadığı hususunun izaha muhtaç olduğunu, denkleştirici adalet ilkesinin ancak sebepsiz zenginleşme halinde uygulanabileceğini, somut olayda müvekkillerinin herhangi bir haksız kazancı olmadığı gibi aksine alacaklı olduklarını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca, edimlerin yerine getirildiği ancak davalı tarafça sözleşme bedelinin ödenmediği iddiasıyla, sözleşme bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Birleşen dava ise davalı tarafça sözleşme konusu edimlerin yerine getirilmediği ve verilen çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasıyla çek bedellerinin, sebepsiz zenginleşme hükümleri ve denkleştirici adalet ilkesi uyarınca tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizden verilen 06/04/2022 tarih ve ..... Esas ..... sayılı karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin ...... Esas .... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla iş bu esas numarasını almıştır. Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası ile Esenyurt Belediye Başkanlığı müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememiz tarafından yeniden Esenyurt Belediye Başkanlığına müzekkere yazılmış, dava konusu taşınmazın ruhsat dosyasının, davacı tarafça sözleşme konusu taşınmaza ilişkin yapılan tüm işlem evraklarının, yenileme dahil tüm ruhsatların ve işlem talep dilekçelerinin gönderilmesi istenmiş olmakla Esenyurt Belediye Başkanlığından gelen yazı cevabı doğrultusunda davacı tarafça yapılan iş ve işlemler var ise bunların 09/04/2017 tarihli İmar Yapı Ruhsatı Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesinde belirlenen yükümlülükler kapsamında olup olmadığı hususları ile tüm dosya kapsamı göz önüne alınarak bilirkişi ek raporu hazırlanması istenmiş, bu kapsamda dosyaya sunulan 10/06/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; yapılan tespitler ve değerlendirmeler ışığında, taraflar esasında kök rapora karşı itirazlarında evvelce sundukları ve heyetimizce kök ve ek raporlardaki detaylıca incelemelerimiz ve itirazlara yönelik açıklamalarımız kapsamında kök ve ek raporlarda yer alan görüşümüzü aynen muhafaza etmekteyiz, şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı sonucu yapılan incelemede somut olayda taraflar arasında İmar Yapı Ruhsatı Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi başlıklı sözleşme bulunduğu, sözleşmenin 1.maddesinde Davacı şirket adına ..... 'nin "Yüklenici", davalı şirket adına ..... 'ün "İşveren" olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Sözleşmenin konu ve kapsamının ise imar kirliliğine neden olan ve projeye aykırı olarak yapılan yerlerin tadilat projesi çizilmesi sureti ile imara uygun hale getirilmesi, bodrum kattaki fazlalıklar ile binanın içindeki ve çatı katındaki fazlalıklarının projelendirilmesi, inşaata ilişkin fazla imalatın emsal transferi ile imara uygun hale getirilmesi mümkün ise emsal transferi yapılacak taşınmazın bulunması, tadilat projesi ve tadilat ruhsatının alınması olduğu anlaşılmıştır. 09/04/2017 tarihli hizmet sözleşmesinin işveren sıfatıyla ....., yüklenici sıfatıyla .... tarafından imzalanmış ayrıca ..... 'nin imzasının altında ....... isim ve imzasının bulunduğu, 09/11/2017 tarihli inançlı temlik ve teminat sözleşmesinin .... Gayr. İnş. Tur. ve Rekl. San. ve Tic. Ltd. Şti., .... Mimarlık Mühendislik İnş. Taah. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ..... tarafından imzalanmış olduğu ve 24/04/2018 tarihli inançlı temlik ve teminat sözleşmesinin .... Gayr. İnş. Tur. ve Rekl. San. ve Tic. Ltd. Şti., Neria İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti, .... Mimarlık Mühendislik İnş. Taah. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti., .... ve ..... tarafından imzalanmış olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında İstanbul İli Esenyurt İlçesi .... Mah. ..... Ada .... nolu parsel arazinin imar kirliliğine neden olan ve projeye aykırı olarak yapılan yerlerin tadilat projesi çizilmesi sureti ile imara uygun hale getirilmesi (Bodrum kattaki fazlalıkları ile binanın içindeki ve çatı katındaki fazlalıklarının projelendirilmesi)” hizmeti verilmesi için 09.04.2017 Tarihli “İmar Yapı Ruhsat Danışmanlığı Sözleşmesi” akdedildiği hususunda anlaşmazlık bulunmamaktadır. Davacı taraf sözleşme konusu edimlerin yerine getirildiği, bu edimler karşılığında davalıdan 1 adet daire haricinde herhangi bir ödeme alınmadığı iddiası ile hizmet karşılığındaki alacağın tahsili amacı ile iş bu davayı açmış olmakla yüklenici olan davacının sözleşme konusu yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği hususunda yargılama sırasında alınan bilirkişi ek raporu doğrultusunda Esenyurt Belediye Başkanlığından gelen cevabi yazılar uyarınca davacının sözleşme konusu edinimlerini yerine getirmediği, sözleşmenin konusunu teşkil eden dava konusu yapıya ilişkin tadilat ruhsatının alınmadığı sabit olmuştur. Davacının sözleşmede kararlaştırılan edimini ifa etmediği dolayısıyla alacağa hak kazanmadığı belediye cevabi yazısı ve Mahkememiz tarafından alınan 10/06/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamı doğrultusunda anlaşıldığından açılan asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen dava yönünden yapılan incelemede taraflar arasında imzalanan İmar Yapı Ruhsatı Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi'nin davacı birleşen davalı şirket adına birleşen dosya davalısı .... tarafından imzalandığı, 09/11/2017 tarihli İnançlı Temlik ve Teminat Sözleşmesinin 09/04/2017 tarihli sözleşmeye yapılan atıflarla ..... ile dava dışı ..... Gayr. İnş. Tur. ve Rekl. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalandığı, yine 24/04/2018 tarihli İnançlı Temlik ve Teminat Sözleşmesinde .......'nin müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldığı, çeklerin keşide tarihlerinin bu sözleşme ve protokol tarihlerinden sonra 15/06/2018 ila 30/12/2018 tarihleri arasında olduğu, taraflar arasında başkaca bir ticari ilişki olduğu hususunun iddia ve ispat edilmediği gibi birleşen dosya davalısı .......'nin Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... Soruşturma sayılı dosyasında Esenyurt Polis Merkezinde müdafii eşliğinde 17/05/2019 tarihinde alınan ifadesinde "...Ruhsat harçları için toplamda 13 adet banka çeki aldım. Bu çeklerin toplam fiyatı 4.360.000,00 TL (dört milyon üçyüz atmış)dır. Biz şirket olarak ruhsatı çıkarttıktan sonra ....... bize istediğim ruhsatı çıkartmadınız, size verdiğim çekleri, tapuları ve aracımı geri verin dedi. Bende bunun üzerine bana verilen aracı, çekleri ve 3 adet tapuyu .......'e verdim." şeklinde beyanı ile çeklerin taraflar arasındaki sözleşme gereği alındığını beyan etmiştir. Davalı .......'nin yukarıda yer verilen beyanı ile dosya kapsamında yer alan 09/04/2017 tarihli İmar Yapı Ruhsatı Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi, 09/11/2017 tarihli İnançlı Temlik ve Teminat Sözleşmesi, 24/04/2018 tarihli İnançlı Temlik ve Teminat Sözleşmesi içeriği ve taraflar arasındaki ihtilafa ilişkin dosya içerikleri dikkate alındığında, .......'nin Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... Soruşturma sayılı dosyasında Esenyurt Polis Merkezinde müdafii eşliğinde 17/05/2019 tarihinde alınan ifadesi ikrar niteliğinde olup senetlerin sözleşme nedeniyle verildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda asıl davada davacı, birleşen davada davalıların taraflar arasında imzalanan sözleşmeler gereği edimlerini yerine getirmedikleri, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında 12 adet 4.250.000,00TL'lik çeklerin verildiği, söz konusu çeklerin bedelsiz kaldığı, birleşen davada davalıların sözleşme konusu edimleri yerine getirmediği halde çeklerin bedellerinin ödendiği, sözleşme ve protokollerde bulunan imzaları göz önüne alındığında davalıların sorumluluğunun bulunduğu, çeklerin birleşen dava davacısının elinde olmasının davacının çek bedellerini ödediğine karine teşkil ettiği, ödediği çek bedellerinin iadesini talep edebileceğinden asıl dava ve dosyada mevcut rapor ve ek raporlar dikkate alındığında birleşen dava bakımından davacının davasını ispatladığı anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; MAHKEMEMİZİN .... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN AÇILAN ASIL DAVANIN REDDİNE, 1-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.878,53 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.263,13 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın reddi nedeniyle davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6- HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ..... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN AÇILAN DAVANIN KABULÜNE, 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 1-Alınması gerekli 3.415,50 TL harçtan peşin alınan 853,88 TL peşin harcın mahsubu ile 2.561,62 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yatırılan 54,40- TL başvuru harcı, 853,88 TL peşin nispi harç, 7,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 916,08- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/12/2025

Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır

"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/2, K. 2025/1246, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-2-e-2025-1246-k-b7218c7f5ec4