İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/542 E. 2025/748 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/542
Karar No
2025/748
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/542 KARAR NO : 2025/748

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - (T.C No: ...) VEKİLİ : Av. ... -..... DAVALI : 1- ... - (T.C. No: ...) - ..... VEKİLİ : Av. ... - ..... DAVALI : 2- ... - ... .....

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 17/07/2025 KARAR TARİHİ : 27/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkile ait ... plakalı araç ile davalı şirkete ait olup davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç 13.03.2024 tarihinde çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, meydana gelen kazada müvekkiline ait aracın maddi hasar gördüğünü, kazanın oluşumunda davalı taraf %100 kusurlu olduğunu, ..... esas sayılı dosya ile Genel Haciz Yolu İle ilamsız takip başlatılarak zararın tazmini davalılardan talep edildiğini, davalı borçlular tarafından ise söz konusu icra takibine konu borca, başlatılan icra takibine ve tüm ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durmasına karar verildiğini, davalı taraflardan araç sahibinin ticari şirket olması sebebiyle dava işbu mahkemede ikame edildiğini, dava şartı arabuluculuk görüşmeleri görüşme sonu anlaşamama ile sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle davalının takip konusu borcun tamamına ilişkin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 47.572,08 TL'lik kısmı ve ferileri için itirazının iptaline ve davalı aleyhine başlatılan icra takibinin belirtilen kısmı için takip tarihi olan tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taleplerinin zamanaaşımına uğradığını, davanın reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığından davacının araç mahrumiyet bedelinden sorumlu olması da beklenemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile söz konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkile kusur atfı yapılabileceği varsayılsa dahi talep edilen bedellerin fahiş olduğunu, icra takibine konu alacağın likit kabul edilmesi mümkün olmadığını, hal böyle iken icra takibinde talep edilen fahiş tutara itirazda müvekkillerinin herhangi bir kötüniyeti olduğu iddiası kabul edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olarak ikame edilen haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, trafik kazası nedeniyle araçta mahrumiyet bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplanmaktadır. Doktrindeki yerleşik uygulama bu yöndedir. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK 4/1. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6102 sayılı m. TTK 19/2 fıkrası uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Taraflardan sadece birinin ticari işletmesi ile ilgili olması durumunda ticari dava kabul edilen davalar kanunda açıkça düzenlenmiştir. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda, davacıya ait ... plakalı araç ile davalı şirkete ait ... plakalı araç arasında 13/03/2024 tarihide trafik kazası sonucunda, davacıya ait araçta hasar meydana geldiği belirtilerek araç yoksunluk bedeli talep edildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari ilişkiden kaynaklanmadığı, davacının hususi nitelikteki aracı ile davalı şirketin hususi nitelikteki aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklandığı bu haliyle uyuşmazlığın haksız fiile dayalı tazminat davası olduğu, davanın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği nazara alınarak, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2.m.uyarınca davanın usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine ve dosyanın görevli ..... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin ..... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili ..... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine, 5-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı.27.10.2025

Katip ... ¸[e-imzalıdır]

Hakim ... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/542, K. 2025/748, T. 27.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-542-e-2025-748-k-e562bac3cde8