İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/516 E. 2025/516 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/516
- Karar No
- 2025/516
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/516 Esas - 2025/767 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/516 Esas KARAR NO : 2025/767
BAŞKAN : KATİP : DAVACI : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/05/2024 KARAR TARİHİ : 20/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/11/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının toptan aldığı ayakkabıları yine toptan şekilde ayakkabıcılara satma işi yaptığını, davalının da ayakkabı dükkanı olduğunu, davalının davacıdan toptan ayakkabı satın aldığını ve bu ayakkabıları perakende şekilde dükkanında sattığını, davacı ve davalı arasındaki bu ticari ilişkinin yıllardır devam ettiğini, davalı tarafın davacıdan toptan satın aldığı ayakkabıların bedellerini değişik zamanlarda kısmen ödediğini, davalı ve davacı arasındaki ticari ilişkiye göre cari hesaba davalıya gönderilen ayakkabıların ücretleri eklendiğini ve davalının yapmış olduğu kısmi ödemelerin de düşürüldüğünü, davalının davacıya ödemediği 136.775,00 TL tutarındaki toptan ayakkabı bedeli ve faizi için Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2025/8948 Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı ise haksız yere ilamsız takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, açıklanan nedenlerle dava dilekçesinin ve delillerinin kabulüne, davanın kabulü ile Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2025/8948 Esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, davalı tarafın haksız olması nedeniyle %20 'den az olmamak kaydıyla davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile aralarında ticari ilişki dışında, Hukuk Mahkemeleri Kanunu (HMK) kapsamında yetkili Sakarya mahkemelerine veren yazılı veya sözlü bir yetki anlaşması bulunmadığını, davalı olarak ikametinin Esentepe Mahallesi Kopdağ Sokak No: 13/2 Kartal / İstanbul olduğunu, bu nedenle davanın Kartal veya İstanbul Ticaret Mahkemeleri'nde açılması gerektiğini, Sakarya Ticaret Mahkemesi'nin yetkisiz olduğunu, Sakarya 3. İcra Dairesi'nin 2025/8948 Esas sayılı dosyası ile aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine karşı borca ve ferilerine süresinde itiraz ettiğini, davacının talep ettiği 214.690,00 TL'lik dava değeri ve 136.775,00 TL 'lik toptan ayakkabı bedeli borcu gerçeği yansıtmadığını, açıklanan nedenlerle yetki itirazının kabulüne, dava dosyasının yetkili İstanbul veya Kartal Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, yetki itirazının reddi halinde davacının haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddine, davacının talep ettiği icra inkar tazminatına hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava, irade fesadına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; davacının, iradesinin fesada uğratılıp uğratılmadığı, irade fesadı nedeni ile maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, edecekse miktarı ve mahkememizin görevli olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşıldı. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller Dosya kapsamında davalını gerçek kişi olduğu görülmüştür. IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar HMK'nun 2. maddesinde "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlenmiştir. TTK'nun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." belirtilmiştir. TTK'nun 4. maddesine göre, Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ayrıca maddede sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. TTK'nun 5. Maddesinde ''Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder.'' şeklinde düzenleme bulunmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 30 ve devam maddelerinde düzenlenen irade fesadı hâlleri arasında yer alan aldatma 36. madde hükmünde;“Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir. Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı değildir." şeklinde açıklanmıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 23/06/2025 T. 2024/3986 E. Ve 2025/3504 K sayılı ilamında "Aynı zamanda haksız fiil teşkil eden hile, yalnızca hukuk yargılamasının değil, ceza yargılamasının da konusudur. Nitekim ceza hukuku öğretisinde hile ile ilgili olarak; “Olaylara ilişkin yalan açıklamaların ve sarf edilen sözlerin doğruluğunu kuvvetlendirecek ve böylece muhatabın inceleme eğilimini etkileyebilecek yoğunluk ve güçte olması ve bu bakımdan gerektiğinde birtakım dış hareketler ekleyerek veya böylece var olan hâlden ve koşullardan yararlanarak, almayacağı bir kararı bir kimseye verdirtmek suretiyle onu aldatması, bu suretle başkasının zihin, fikir ve eylemlerinde bir hata meydana getirmesidir” (Dönmezer, S.: Kişilere ve Mala Karşı Cürümler, İstanbul, 2004, s. 453) şeklinde tarif edilmiştir." belirtilmiştir. V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler 6102 sayılı TTK'nda değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesi ile 6102 sayılı kanunun 5.maddesinin 3.fıkrası değiştirilmiş ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir. Davanın konusu irade fesadına uğratıldığı iddiası ile talep edilen maddi ve manevi tazminata ilişkindir. Bir davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için; her iki tarafın tacir olması, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili bulunması ya da uyuşmazlığın TTK'nda düzenlenen hususlardan kaynaklanması veya davanın ticari dava sayılacağına ilişkin özel bir düzenleme bulunması gerekir. Somut olayda, yanlar arasındaki uyuşmazlık 6098 Sayılı TBK'nun 30 ve devamı maddesinde düzenlenmiş bulunan irade fesadı (haksız fiil teşkil eden hile) ve yine anılı kanunun 49 ve devamı maddesinde düzenlenmiş bulunan haksız fiil hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle hukuki sebep haksız fiil olduğundan görevli mahkeme HMK'nın ilgili hükümlerine göre belirlenir. her ne kadar davalı banka tacir ise de; davalı gerçek kişinin ve davacının tacir olmaması ve açılan davanın 6102 sayılı TTK'da sayılan ticari davalardan olmaması, davanın, (banka alacağından borçlu olunmadığının tespiti davası olmayıp) irade fesadına uğratıldığı iddiası ile talep edilen maddi ve manevi tazminat davası olduğu hususları göz önüne alındığında mahkememizin davaya bakmakla görevli olmayıp, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davaya bakma görevinin, 2004 Sayılı İİK 261/1 ve Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun 07/07/2021 gün ve 608 Sayılı kararı gereği ve olayın meydana geldiği yerin Arifiye ilçesi olması hususu da gözetildiğinde, Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, düşünce ve yargısına varılmış ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere): 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Sakarya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 3-Görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde Sakarya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluşacağından, yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine, 4-Vekalet ücreti harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, Davacı .....'in ve Davalı ....Şirketi Vekilinin yüzünde, diğer davalı .....'ın yokluğunda; HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/11/2025
Katip e-imza
Hakim e-imza