İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/506 E. 2025/685 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/506
- Karar No
- 2025/685
- Karar Tarihi
T.C. ......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/506 Esas - 2025/685
T.C. ......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/506 Esas KARAR NO : 2025/685
...............x..........x........... x.....x.........x............x ............x..............x........... .x...............x..................x
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/07/2025 KARAR TARİHİ : 20/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 20/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; her ne kadar kaza Samsun ilinde meydana gelmiş olsa da, ............. Sigorta A.Ş'nin .........'da İç Anadolu Bölge Müdürlüğü bulunması nedeniyle dvayı görmekte ......... Mahkemelerinin de yetkili olduğunu, müvekkilinin kaza gerekçesiyle sürekli maluliyet durumu oluştuğundan hali hazırda çalışamadığını ve dava masraflarını karşılayabilecek ekonomik güce sahip olmadığını, esasa ilişkin olarak; 15/07/2017 tarihinde .............. sevk ve idaresindeki ............ plaka sayılı aracı ile Çarşamba istikametinden Samsun Merkez istikametine sağ şeritten seyrettiği esnada Kerimbey Mevkii Hıdrellez Köprüsü üzerine geldiğinde önünde seyreden kamyonun yavaşladığını fark edip, orta şeride geçtiği esnada yaya konumundaki müvekkiline çarpması sonucu tek araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası gerçekleştiğini, söz konusu kazada yaya konumunda olan müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremezliği ile bakıcı gideri zararının oluştuğunu, kazanın meydana gelişinde ............ plakalı araç sürücüsü ..............'in kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin bu kaza sonucu ağır şekilde yaralandığını, vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar meydana geldiğinden ağır ve zorlu ameliyatlar geçirdiğini, kaza anında ............ plaka sayılı aracın Zorunlu Karayolu Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortasından kaynaklanan sorumluluk gereği, davalı ............. Sigorta Anonim Şirketinin kaza tarihi (15/07/2017) itibariyle kişi başı sakatlanma halinde 330.000,00-TL ve kişi başına tedavi gideri 330.000,00-TL olmak üzere teminat sağladığını, kaza anında kusuru ile kazanın meydana gelişine sebebiyet veren ............ plakalı araç sürücüsünün sigortacısı ............. Sigorta Anonim Şirketine teminat limitleri içinde 8 iş günü içerisinde ödeme yapması ihtarının e-posta yoluyla gönderildiğini, ............. Sigorta Anonim Şirketi ile mail üzerinden yapılmış görüşmeler akabinde şirket tarafından taleplerinin sonuçlandırılmadığını ve dosyanın sürüncemede bırakıldığını, ihtarı tebliğ alan ve 8 iş günü içerisinde ödeme yapmayan davalı sigorta şirketinin, Trafik Kanunun 99. maddesi gereği 8 iş günü içerisinde tarafımıza ödeme yapmayarak temerrüde düştüğünü, işbu dava bakımından zorunlu dava şartı olan Arabuluculuk bürosuna başvuru yapıldığını, görüşmelerin Anlaşamama tutanağı ile sonlandırıldığını beyan ederek; fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile, adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talepler ile ilgili müvekkili şirket nezdinde 20........... numaralı hasar dosyalarının mevcut olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, aleyhe hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yetki itirazlarının bulunduğunu, davanın belirsiz alacak olarak yapılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde, HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat olmadığını, dava konusu talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla, başvuran taraf Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulden reddinin gerektiğini, hasar aşamasında sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı ve tedavi evrakları ile desteklenmediği için hükme esas alınmaya haiz olmadığını, kaza tespit tutanağı ile sabit olduğu üzere kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, hal böyle iken müvekkili şirkete usulüne uygun yapılmış bir hasar başvurusu bulunmadığından davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, öncelikle davanın reddini aksi kanaat halinde kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacının maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'ne sevk edilmesi gerektiğini, dosyada kusur durumunun tespitinin gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere tazminat hesaplamasının aktüeryal esaslara uygun olarak yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici iş görmezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, anılan nedenlerle bu talebin reddi gerektiğini, aksi kanaat halinde, davacının gerçek zararının tespiti için mezkur kaza nedeniyle gerçekte çalışamadığı sürenin tespitini, sgk hizmet dökümünün celbini talep ederiz. davacın pasif dönemde ise geçici iş göremezlik talebinin reddi gerektiğini, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında olduğu yargıtay içtihatları ile de kabul edildiğini, davacının savcılık aşamasında sigortalı araç sürücüsüyle uzlaşıp uzlaşmadığı tespit edilerek, uzlaşmanın tespiti halinde CMK madde 253/19 gereğince davanın reddini, aksi kanaat halinde ise alınan ödemenin hesaplamadan mahsup edilmesini talep ettiklerini, kabul manasında olmamak üzere, işbu dava tarihi öncesinde müvekkili şirkete yapılan başvuru usulsuz olduğundan geçersiz olduğunu, işbu nedenle aleyhe hüküm kurulması halinde, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması, faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini, herhalde müvekkil şirketin kaza tarihi itibariyle bir sorumluluğu bulunmadığını, tüm bu sebeplerle, davanın reddi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili UYAP sistemi üzerinden mahkememize sunduğu 18/08/2025 tarihli dilekçesinde, davacı yan ile sulh olunduğunu, davadan feragat ettiklerini, davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 24/09/2025 tarihli dilekçesi ile davalı taraf ile sulh olduklarını, dosya kapsamında davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirmiştir. Dosyaya sunulan vekaletnameler incelendiğinde feragat yetkisini içerdikleri görülmüştür. Feragat HMK'nın 307-309-310-311. md'leri hükmüne göre davaya son veren taraf işlemlerinden olup hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabildiği gibi Mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığından, davadan feragatin aynı zamanda davaya konu haktan da feragat anlamına geldiğinden, usule uygun yapılmış feragat beyanı doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Yargılama giderlerinin taraflara yüklenmesine gelince, HMK'nın ''Feragat ve Kabul Halinde Yargılama Giderleri'' başlıklı 311/1. maddesine göre; ''Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir.'' düzenlemesi ışığında davalı vekilinin vekalet ücreti talep etmemesine göre yargılama giderleri davacıya yüklenmiş, davalı yararına vekalet ücretine takdir olunmamıştır. Dosya kapsamına göre aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeni ile reddine, 2-Davadan feragat ilk celseden önce vuku bulduğundan, Harçlar kanununun 22. maddesi gereğince harcın 205,13-TL olarak kabulü ile bakiye 410,27-TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talebi halinde davacıya iadesine, 3-Dava şartı olan zorunlu arabuluculuk gideri 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 4-Davalı vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısım var ise talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ......... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2025