İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/50 E. 2025/1020 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/50
- Karar No
- 2025/1020
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/50 Esas KARAR NO : 2025/1020
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/01/2025 KARAR TARİHİ : 11/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:; müvekkili şirketin yetkilisi ve Çocuk Hastalıkları Uzmanı Medikal Profesör Doktor olan .....’ın, davalı şirketin işletmiş olduğu hastanede, kendisinin yetkilisi olduğu davacı şirket üzerinden fatura karşılığında sağlık hizmetleri sunduğunu, taraflar arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki olduğunu, müvekkil şirket tarafından Prof. Dr. .... üzerinden sunulan sağlık hizmetlerinin düzenli olarak faturalandırıldığını, ancak davalı şirkete sunulan sağlık hizmetlerine ilişkin düzenlenmiş olan dava konusu fatura bedelinin ödenmemiş olduğunu ve borç yükümlülüğünü yerine getirmediğini, 6645 Sayılı Kanunun 49ncu maddesi uyarınca 5510 Sayılı Kanuna ek madde 10 hükmü gereği dava taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, müvekkil şirket adına yetkilisi olan Prof. Dr. ..... tarafından verilen sağlık hizmetlerinin şirketi üzerinden faturalandırıldığını; davalı şirketin borcunu ödemediği, bu nedenle davalı borçlu aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyasında, hak edişi olan fatura alacağından kaynaklı olarak 310.000.- TL tutarında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirketin takibe itiraz ederek “borca, faize, faiz oranlarına ve borcun tüm ferileriyle birlikte alacağın tamamına yönelik” itirazda bulunduğunu ve itiraz sonucunda icra takibinin durduğunu, bu nedenle de doğan uyuşmazlığın çözümlenmesi için iş bu davanın açıldığını, Prof. Dr. ...., davalı şirketin işlettiği hastanede çocuk hastalıkları uzmanı olarak çalıştığını ve hizmet verdiğini, bu hususun İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, Küçükçekmece İlçe Sağlık Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıt ve reçeteleri ile sabit olduğunu, davalı şirkete sunulan hekimlik hizmeti karşılığı aylık kdv dahil 235.000.-TL üzerinden faturalar düzenlenmekte ve davalı şirket tarafından bunların ödenmekte olduğunu, ancak son kesilen 40 günlük hizmet karşılığı düzenlenen fatura karşılığı olan kdv dahil 310.000.-TL’lik alacağın ödenmediğini, faturaya dayalı alacaklı olduklarını, icra takibine dayanak yapılan faturadan görüleceği üzere davacı şirket yetkilisi Prof. Dr. .... tarafından davalı şirket nezdinde 01.06.2024- 10.07.2024 tarihleri arasında vermiş olduğu hizmet karşılığı müvekkil şirketin davalıdan KDV Dahil 310.000- TL bakiye hesap alacağı bulunduğunu, davalının itirazı ve borcunun bulunmadığını ileri sürmesinin kötü niyeti gösterdiğini, arabuluculuktan sonuç alınmadığı, borca itiraz eden borçlu şirket tarafından, borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir dekont veya ödeme belgesinin icra dosyasına ibraz edilmediğini, takip konusu borç ödenmediği gibi, takibe haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edildiği, tüm bu sebeplerle, davalı borçlu şirketin haksız itirazının iptali ve takibin devamının sağlanması ile asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu fatura karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuyla davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 310.000,00 TL asıl alacak olduğu belirtilmiştir. Davalı şirketin söz konusu faturaya itiraz etmeyerek takipten sonra 06/11/2024 tarihinde aynı içerikli hizmet iadesi faturası düzenlediği anlaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takipten sonra düzenlenen iade faturalarının hükme esas alınmasının hakkaniyete aykırı olduğu anlaşılmakla davacı defterleri hükme esas alınmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 400.000,21 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 310.000,00TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 62.000,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 21.176,10TL ilam harcından peşin alınan 3.744,03TL harcın mahsubu ile bakiye 17.432,07TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 6.000,00TL bilirkişi ücreti, 100,00TL posta masrafı, 615,40TL başvuru harcı, 3.744,03TL peşin harç olmak üzere toplam 10.459,43TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 49.600,0TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/11/2025
Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır