İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/496 E. 2025/1221 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/496
- Karar No
- 2025/1221
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/496 Esas KARAR NO : 2025/1221
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/03/2017 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin 05.05.2014 tarihinde ... Ticaret sicil no. ile kurulduğunu, şirketin kurucu ortaklarının; ..,...., ..., ... olduğunu, şirket müdürlerinin ilk on yıl için ... ve ... olduğunu, münferiden temsile ve ilzama yetkili olduklarını, şirketin sermayesinin 10.000,00 TL olduğunu, şirket ortaklarının her birinin 25 paya sahip olduklarını, Eşi ... ve oğlu ...'in ortak olduğunu, şirketin ortağı olmayan ancak işlerin yürümesi için finansal ve kredi desteği sağlayan ...'in bankalardan alacağı krediye karşılık oturduğu evi ve yazlığını ipotek karşılığı aile şirketi .... iletişime destek olduğunu, şirketin yönetiminin iş hayatında tecrübeli ve sektörü bildiğini düşündüğü şirket müdürleri ... ve ....'e bıraktığını, o ana kadar gönül rahatlığında işlerin yürüdüğünü sandığı bir anda .... (... Bankası) den Üsküdar ... Noterliğince ... yevmiye no.lu 14.04.2016 tebliğ tarihli Hesap Katı ihtarnamesi ile kredilerin ödenmediğinden haberdar olduğunu, bankanın 29.706,72 TL tutarındaki kredi alacağının ödenmemesi halinde takibe geçeceğini ihbaren bildirdiğini, ....'in şirket lehine vermiş olduğu kefalet sermaye desteği hukuki ve mali sorumlulukları nedeniyle olaya el koyarak ... ve ...'den hisselerini devralarak tek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olduğunu, ...'ün müdürlüğünün sona ermesinin 27.05.2016 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, ...'in şirket müdürü olarak göreve başladığında boş kasa teslim aldığını, yaptırdığı incelemelerde Kebir ve Kasa defter kayıtlarına göre kasada sürekli para gözüktüğünü, ... tarafından Hesap Katı yapılan tarihte 89.154,95 TL kasa hesap bakiyesi olduğunu, 30.05.2016 Tarihinde ödenmeyen DBS kredi borç ve faizlerine karşılık olmak üzere şirket ortağı .... tarafından 29.900,00 TL, 30.05.2016 tarihinde 290,00 TL, 23.05.2016 tarihinde 600,00 TL ödenerek bankanın takibe geçmesinin engellendiğini, ... tarafından 24.05.2016 tarihinde 4.521,89 TL 2015/12 2016/1-2-3 SGK borçlarının ödendiğini, şirket müdiresi ...'ün şirketin deposu olarak kullanılan yer için gider aidatı 40,00 TL olduğu halde 50,00 TL göstererek haksız çıkar elde ettiği ve emniyeti suistimal ettiğini, 06.05.2016 günü ...bank ... Şubesi ... no.lu hesabından çekilen 22.688,00 TL'nin şirket kasasına girmediği halde kasaya giriş gösterildiğini, ...'in ... İletişim Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş.'ye 06.06.2016 tarihinde 22.500,00 TL bono verdiğini ve bunu kendi öz kaynaklarından ödediğini, belediyeye ödenmesi gereken 3.494,00 TL tutarındaki reklam vergi ve İPC.'nin ... tarafından ödendiğini, 30.000,00 TL tutarında emtianın stoklarda kayıtlı olmadığını, satıcı ... San. Tic. A.Ş. kayıtlarında 31.12.2015 sene sonu 13.952,81 TL alacaklı gözüktüğü halde ... İletişim 2015 kurumlar vergisi beyannamesi ve eklerinde hiç borcu gözükmediğini, ...'in ... Bankası 26.01.2016 ve 26.02.2016 tarihli 8.186,37 TL kredi borçlarını 04.03.2016 tarihinde şahsi hesabından ödediğini, 10.05.2016 1.850,00 TL ve 699,71 TL, 27.04.2016 tarihinde 3,850.00 TL şahsi hesabından ödediğini, ... Bankası tarafından şirkete açılmış olan 30.000,00 TL DBS kredisinin tümünün kullanılmış olduğunu, satın alınan malların satış ve stok kayıtlarının kayıt dışı hale getirilmiş belge düzenine uyulmamış olduğunu, 2015 yılına ait yevmiye kayıtları 01.07.2015 tarihinden başlatılmış, 2015 kebir kayıtlarının hiç yazılmamış olduğunu, ortaklar cari hesabı hayali ve gerçek dışı kayıtlarla şirketi borçlu ortak ve müdür ...'ü alacaklı olarak göstererek gerçek dışı mali tabloların oluşmasına sebebiyet verildiğini, neticeten; Davalıların yöneticisi olduğu ... İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ni zarara uğratmaları yasal defter ve belgeleri usulüne ve muhasebe tekniklerine uygun tutmamaları ve tutturmamaları gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek şirket sermayesini ve gelirlerini kendi menfaat ve çıkarlarına uygun kullanmaları nedeniyle şirketi ve şirket ortaklarını zarara uğrattıklarından dolayı yapılacak inceleme sonucu HMK.107.md. gereğince uğranan zararın bilirkişilerce hesaplanıp tespit edilen miktarın faiz ve masrafları ile davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini istemiştir. CEVAP; Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ana bayilerinin ilk açılışta 3 ay boyunca hak ediş (kira personel maaş prim) hiçbir şekilde destek almadıklarını, 16.500,00 TL'lik dükkan kirası ile 3 ay boyunca stopajlarıyla beraber ...'den satılan cihaz bedellerinin bir kısmının davacı, bir kısmının da kendileri tarafından borca girilerek ödendiğini, davalı olarak kardeşi ve kendisinin dükkan açıldığı zaman müşteri ihtiyaçlarına karşılık verebilmek adına aksesuar, kırılmaz cam filmi, telefon kapağı piyasadan satın alınarak dükkana konulduğunu, bu alımlar için 15.000,00 TL ödeme yaptıklarını, dükkan açılışı esnasında reklam giderleri, muhasebe açılışı, noter masrafları ayriyeten mal sahibine verilen depozito eski mal sahibi ...tarafından, ...'e borç olarak verildiğini, dükkan devir alınırken bayi sahibine 70.000,00 TL peşin 100.000,00 TL'si 36 ay vadeli aylık 2.778,00 TL taksitle alındığını, peşin verilen 70.000,00 TL tutarın 50.000,00 TL'sinin 2 parça halinde ... tarafından davacı ...'e verilmiş ve davacı sadece 20.000,00 TL ekleyerek ....'a ödeme yaptığını, ..., ... ve ... birleşmesinden ötürü dükkanın yeni yüzü için tadilat yapıldığını, tadilatın masrafının yaklaşık 50.000,00 TL olduğunu ve dükkanın bir ay boyunca kapalı kaldığını, bu süre zarfında 40.000,00 TL artı masraf olduğunu, şirketin kuruluş aşamasında davalılar ... ve ... adına olması gerekirken, önceden haber vermeden noter aşamasında oğlu ... ve eşi ...'i de dahil ederek davacı planlı ve art niyetli bir davranışta bulunduğunu, eşinin Bağ-kur giderlerini her ay şirketten ödettirdiğini, ortaklık payı hariç ...'e her ay maaş, yol parası, yemek parası, Bağ-kur primleri ve kullandığı araca benzin parasının şirket gelirleri tarafından karşılandığını, 2016 yılı Ocak ayından itibaren davacının kardeşi ve kendisine maaş ve prim alacaklarını ödemediğini, davacının ise dükkan kapatılana kadar maaş ve tüm giderlerini aldığını, ayrıca dükkana yakın bir yerde ofis adı altında 141 daire tutarak orada istirahat ettiğini, davacının dükkandan kendisine ve eşine ... ve ... marka telefonları (yaklaşık 6.000,00 TL) aldığını, davacının dükkanda oluşan giderlerin sorumluluğunu kardeşi ...'e yüklettiğini, 625 hissesini almak için sürekli asker olduğunu vurgulayarak üzerinde taşıdığı silahla tehdit ederek baskı kurarak zorla imza attırarak ortaklık ödemeden hissesini devraldığını, davacının yaptığı tehditler sebebiyle can güvenlikleri bulunmadığını, akrabalık bağları bulunduğu ve kimseleri olmadığı için şikayette bulunma cesareti gösteremediklerini, .. Bankası ... Şubesinden çekmiş olduğu ve kullanmış olduğu krediyi eşinin ve ortak olduğu şirketin üzerine devrettiğini, kardeşinin 20.04.2016 tarihinde kendisinin ise 12.05.2016 tarihinde dükkandan ayrıldığını 01.11.2016 tarihinde dükkan kapanana kadar hiçbir şekilde gelir ve giderlerinden bilgisi olmadığını, 01.11.2016 tarihine kadar ...'dan yatan hakkedişlerin hepsini davacının aldığını, davacının, ....'dan almış olduğu kira yardımını yüksek gösterip (16.500,00 TL) devlete sunmuş olduğu kira bedelini düşük (5.500,00 TL) göstererek vergiden muafiyet sağladığını, dükkanda yapılan hırsızlık sonucunda kendisinin fikrini almadan davacının işe almış olduğu ... isimli personel tarafından çalınan para ve cihazlarında maddi hasarını davacının kendilerine yükletmeye çalıştığını, neticeten; yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkememizden verilen 24/11/2021 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla işbu esasına kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşıldı Anılan bölge adliye mahkemesi kararında mahkeme ilamının kaldırılmasına ilişkin olarak gerekçesinde "...Davacı vekili tarafından iş bu davanın 23.03.2017 tarihinde açılmış olduğu; davacı şirketin tasfiyesinin 17.12.2017 tarihinde sona erdiği ve 22.12.2017 tarihinde tasfiyenin sonlandırıldığının sicile tescil edildiği, şirketin sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. Hüküm tarihi ise 24.11.2021'dir. Dosya kapsamından, davacı şirket hakkında şirketin terkin edildiğine dair herhangi bir değerlendirmeye rastlanmamıştır. Tüzel kişiliği tasfiye sonucu sona eren, sicil kaydı terkin edilen şirketin ihyasıyla ilgili bir işlem yapılmadığı, yargılamaya bu şekilde devam edilip karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı şirketin taraf ehliyeti, tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilmesiyle sona ermiştir. Davacının taraf ehliyetinin yargılama sırasında sona ermesine rağmen mahkemece yargılamaya devam edilmiştir. Oysa, HMK'nın 114/1.d maddesi uyarınca, taraf ehliyetinin bulunması dava şartlarındandır. HMK'nın 115.maddesi uyarınca dava şartları, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınır. Yargılama sırasında, tarafa ilişkin dava şartı ortadan kalktığına göre, mahkemece yapılması gereken, davacının ihyası konusunda süre verilmesi, ihya gerçekleşmesi hâlinde taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam edilmesi, aksi takdirde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekir." hususunun belirtildiği anlaşıldığından, istinaf kararı gözetilerek mahkememiz 30/05/2025 tarihli tensip tutanağının 1 numaralı ara kararı uyarınca terkin olunan şirketin taraf teşkilinin sağlanması amacıyla davacı tarafa şirketin ihyası davası açmak ve açtığına ilişkin belgeleri mahkememize sunmak üzere 2 haftalık süre verildiği, davacı vekilinin 17/06/2025 tarihli verilen sürenin 2 ay olarak uzatılması istemli talep dilekçesi sunduğu, mahkememiz 19/06/2025 tarihli ara kararı ile talebinin kabul edilerek verilen sürenin 2 ay olarak uzatılmasına karar verildiği, ancak davacı tarafa verilen sürenin dolduğu ve mahkemenin 19/11/2025 tarihli duruşmasına katılmadığı anlaşıldığından ihya davasının açıldığına ilişkin bilgi ve beyanın mahkemeye sunulmadığı dolayısıyla taraf teşkili sağlanmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL karar harcının peşin alınan 170,78 TL ve 1.826,01 ıslah harcından mahsubu ile bakiye 1.381,39-TL nin talebi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davalılar tarafından yapılan 12,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana İADESİNE, Dair, davalılar vekilinin yüzüne karşı, davacı taraf yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/11/2025
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır