İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1075 E. 2025/1257 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1075
Karar No
2025/1257
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1075 Esas KARAR NO : 2025/1257

DAVA : Tazminat (Uluslar Arası Hava Taşımacılğı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 26/11/2025 KARAR TARİHİ : 28/11/2025 YAZIM TARİHİ : 28/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Uluslar Arası Hava Taşımacılğı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Hava yolu işletmecisi ...., yolcu ....’nin 26.05.2023 tarihinde bilet almış olduğu 25.11.2023 tarihli ve ... sefer numaralı ... uçuşunu (“Uçuş”) gecikmeli gerçekleştirildiği, bunun sonucunda ... bağlantılı uçuşunu kaçırmış ve varış noktasına 3 saatten fazla gecikerek ulaştığı, yolcu ..., müvekkili ...’a uçuş’un gecikmesi ve bağlantılı uçuşunu kaçırması ilgili her türlü alacaklarını ve tazminat haklarını temlik etmiş olduğu, müvekkilinin uçuşun gecikmesi sebebiyle oluşan tazminat alacağı ödemesinin yapılması için ...'ye başvuruda bulunulduğu, nitekim Havayolu ile Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmelik (“...”) Madde 2/1-a “Türk menşeli hava taşıma işletmelerinin Türkiye’deki havaalanlarına/havaalanlarından, yabancı menşeli hava taşıma işletmelerinin ise Türkiye’deki havaalanlarından gerçekleştirdikleri tarifeli ve tarifesiz tüm uçuşlarda” hükmünü havi olduğu, dolayısıyla, Türk menşeli bir hava taşıma işletmecisi olan ...’nin varış havalimanı İstanbul/Türkiye’ye olan uçuşu SHY-YOLCU hükümlerine tabi olduğu, uçuşun gecikmesi ve yolcu ...’nin bağlantılı uçuşunu kaçırması sebebiyle de Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından 02.09.2015 tarih ve .... sayılı, “Yolcu Hakları Uygulama Esasları Genelgesi-2015” (“HUD-2015/3”) genelgesi madde 2/a ve ilgili genelge hükümleri gereğince yolcu ...’nin en az 600,00 EUR tutarında tazminat alacağı doğduğu, ancak, ... “Uçuş’un gerçekleştiği rota itibariyle tazminat hakkının doğmadığı” iddiası ile tazminat ödemesi başvurusunu reddedildiği, ...’nin Uçuş’un gecikmesi sebebiyle yolcunun tazminat alacağının doğduğunu ikrar etmesi, yolcu ...’nin Uçuş’a ilişkin haklarının müvekkili ...’a temlikinin geçerli olması ve Uçuş’un gecikmiş olması sebebiyle .... ve sair mevzuat uyarınca hak kazanılan tazminat alacağı tutarlarının ... tarafından Müvekkile ödenmemiş olması sebebiyle, Müvekkilinin Uçuş’a ilişkin haklarını temlik almış olduğu yolcu ...’nin Uçuş’un gecikmesi ve geciken uçuş sebebiyle bağlantılı uçuşun kaçırılması nedeniyle hak kazandığı 600 Euro’nun bilet alınan 26.05.2023 tarihindeki kurla karşılığı 20.932,02 TL tutarındaki tazminat alacağının uçuş tarihinden itibaren işlemiş/işlemekte olan faizi bile birlikte ...’den tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme ,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir. TTK'nun 4.maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle) nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre "her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/1-k maddesinde tüketicinin " ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak tanımlanmıştır. Aynı yasanın 3/1-ı maddesinde tüketici işleminin ise " Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere, her türlü sözleşme ve hukuki işlem " olarak tanımlanmış olduğu anlaşılmıştır. Tüketici Mahkemelerinin görevini düzenleyen 73/1 maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. " 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 83/2 maddesinde Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve, bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmüne yer verildiği anlaşılmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 183.maddesinde "Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir." ve yine aynı kanun 189.maddesinde " Alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer" hükmüne haizdir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri somut olayla birlikte değerlendirildiğinde, davacının bu davayı dava dışı ...'den aldığı temliknameye dayalı olarak açtığı, alacağın temlikinde temlik alanın, temlik edenin yerine geçeceği ve görev hususunun temlik eden ile davalı arasındaki ilişkiye göre belirleneceği, somut olayda temlik edenin tüketici konumunda olduğu, bu nedenlerle davaya bakmakla görevli mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi olduğu, görev hususunun kamu düzenine ilişin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında hakim tarafından resen dikkate alınacağı anlaşılmakla, Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;

1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin BAKIRKÖY TÜKETİCİ MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.28/11/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1075, K. 2025/1257, T. 28.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1075-e-2025-1257-k-686701d86a2a