İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/492 E. 2026/64 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/492
Karar No
2026/64
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/492 Esas KARAR NO : 2026/64

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/07/2023 KARAR TARİHİ : 21/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/02/2026

Bakırköy ... İş Mahkemesinin .... esas, 13/03/2025 tarih ve .... sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Bakırköy ... İş Mahkemesine sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın müvekkili şirket nezdinde 01.01.2020 tarihinde işe başladığını, 06.11.2022 tarihinde kendi isteği ile istifa ettiğini, işverene bağlı olarak proje teknik ressam olarak çalıştığını, pazarlama ve satış pozisyonunda da yer aldığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 13.maddesinin rekabet etmeme yükümlülüğünü, 14.maddesinin de sır saklama yükümlülüğünü düzenlediğini, davalının belirsiz süreli iş sözleşmesi ile davacı firmada işverene bağlı olarak proje teknik ressam statüsünde çalıştığını, ancak proje, pazarlama, satış pozisyonunda da iştigal ettiğini, yeni işyerinde de aynı işleri yapmakta olup, çalıştığı firmanın iş alanının müvekkili firma ile aynı olduğunu, davalının müvekkili firmada aniden işi bıraktığını, zaman geçirmeden rakip firmada çalışmaya başladığını, çalıştığı dönemde müvekkili firmanın tüm ticari sırlarına, müşteri çevresine, mali ve teknik bilgilerine, üretim yöntem ve sırlarına vakıf olduğunu, müvekkili şirkette çalışırken proje çalışanı olan davalının işten istifa ederken de dürüst davranmadığını, müvekkiline Silivri'ye taşınacağını ve burada bir soba fabrikasında çalışacağını söylediğini, müvekkilinin de istifa eden işçisi hakkında başkaca bir artniyet aramadığını, ancak .... Home Collection Tekstil San. Ve Tic. A.Ş. firması ile iş yapmak üzere, müvekkili şirket yetkilisinin bu firmaya ihale teklifi vermeye gittiğinde davalı ile karşılaştığını, davalının ..... firmasında çalıştığını öğrendiğini ve çok şaşırdığını, halbuki o güne kadar müvekkiline Silivri'de bir soba fabrikasında çalıştığını söylediğini, müvekkili şirketin .... firmasına göndermiş olduğu işçilerin ayartıldığına ilişkin ihtarnamede haklı olduğunun ortaya çıktığını, müvekkili şirket ile davalının çalıştığı .... İstifleme Sistem ve Donanımları San.Tic.Ltd.Şti'nin iştigal konularının aynı olup, rekabet halinde olduklarını, ...... firmasının müvekkili şirketin eğitimli ve tecrübeli çalışanlarını telefonla aradığını, daha iyi imkanlarla kendi şirketlerine geçmeleri için çalışanları ticari örf ve teamüllere aykırı olarak ayarttığını, müvekkilinin eğittiği, işi öğrettiği, emek verdiği kişiler vasıtasıyla iş sırlarını ele geçirdiğini, bu aramalarının ısrarlı hal alması üzerine, müvekkili şirket tarafından ...... firmasına Bakırköy ....Noterliğinin 15.12.2022 tarih ... yev.no ile ihtarname keşide edildiğini, haksız rekabet teşkil eden bu davranışlarına derhal son vermesi, aksi halde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunacaklarının bildirildiğini, müvekkili şirketin 22.05.2023 tarihinde ..... Home Collection Tekstil San.ve Tic.A.Ş.ye iş tekliflerinde bulunduğunu, bu şirkete ihale bağlantısı için gittiğini ancak müvekkilinin eğittiği ve emek verdiği, ticari ve mesleki sırları öğrettiği, birdenbire istifa ederek işten ayrılan ... adındaki çalışanıyla karşılaştığını, bu kişinin müvekkili şirkette işe başladığında raf sistemleri, proje işlerinden anlamadığı halde, bu kişiye müvekkili şirket tarafından bir yıla yakın eğitim ve emek verildiğini, iş öğretildiğini, ancak yeni çalıştığı firma tarafından ayartıldığını, ..... Home ihalesini müvekkili firmanın alması gerekirken, müvekkilinin eğitip emek verdiği davalının bu bilgilerini ...... firması için kullandığını ve ihaleyi almayı sağladığını, bu nedenle eğitim ve emek giderlerini ödemesi, ayrıca müvekkilinin teklif ettiği iş bedeli ile ...... firmasının aldığı iş bedeli arasındaki farkı da müvekkili şirkete ödemesi gerektiğini, bu kişinin çalışırken müvekkili .... 'in alt şirketi olan .... Metal Sist.San.ve Tic.Ltd.Şti.nde kayıtlı olduğunu, bu kişinin çalıştığı şirketin ihale için teklif sürecinde de rol aldığını, müvekkilinin mesleki ve ticari bilgisi ile, ihaleyi çalıştığı şirketine haksız rekabet ile, rekabet yasağı ve sır saklama yükümlülüğünü ihlal ederek kazandırdığını, bu kişinin tanıklarla da sabit olduğu üzere, ayartılmasa idi, çalıştığı firmanın ihaleyi almasının kesinlikle mümkün olmadığını, müvekkilinin milyonluk ihale görüşmelerinin, verdiği tekliflerin olumsuz sonuçlanmasına yol açtığını, davalının yalan beyanı nedeniyle müvekkili şirketin itibar kaybı yaşadığından manevi tazminat hakkı bulunduğunu, davalının çalıştığı ...... firmasına da haksız rekabet nedeniyle Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını, davalının iş sözleşmesinin 13.ve 14.maddelerinde yer alan, rekabet etmeme yükümlülüğü, sır saklama yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini ve müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, bu kişinin satış ve pazarlama da yaptığını, çalıştığı pozisyon ve yaptığı iş nedeniyle, müvekkilinin müşteri çevresine, ihale teklif ve şartlarına, üretim yöntem sırlarına, mali, işletmesel, satış ve pazarlama teknik verilerine vakıf olup, bu müşteri çevresini şu anda çalıştığı firma lehine çektiğini, müvekkili firma ile yaptığı iş sözleşmesinde, işten ayrıldıktan sonra da kendi adına veya başka rakip firmada çalışmamayı kabul ve taahhüd ettiğini, bu nedenle bu kişiden maddi ve manevi tazminat, müvekkili firmada çalışırken kendisine sarf edilen emek ve eğitim masrafları, çalıştığı firma olan ......'ın kazandığı ihale ile müvekkilinin teklif ettiği fiyat arasındaki fark tazminatı, iş sözleşmesi gereği 6 aylık brüt ücret oranında cezai şart, 12 ay brüt ücret oranında tazminat, munzam zarar, fazlaya ilişkin diğer talep ve diğer dava hakları saklı olarak dava açma gereği hasıl olduğunu, zorunlu arabulucuya da başvurulduğunu ancak olumsuz sonuçlandığını iddia ederek; davanın kabulü ile, davalının 2.000,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminat ödemesine, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Bakırköy .... İş Mahkemesine sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından dilekçede yer verilen hususların gerçeklik payı olmadığı gibi sözü edilen rekabet yasağı hükümlerinin de geçersiz olduğunu, rekabet yasağının gerek mer'i mevzuat kapsamında gerekse yeknesak Yargıtay uygulamasında sıkı koşullara bağlandığını, zira rekabet yasağı sözleşmelerinin işçinin ekonomik geleceğini ve çalışma hayatına dair faaliyetlerini doğrudan etkileyen sözleşmeler olduğunu, bu kapsamda geçerli bir rekabet yasağı düzenlemesinden söz edebilmek için her şeyden önce işçinin, işyerindeki üretim sırlarına veya işverenin müşteri çevresine ulaşabilme yahut işverenin yaptığı işler hakkında doğrudan bilgi edinme imkanına sahip bir görevde çalışıyor olması gerektiğini, oysa ki müvekkilinin ne davacının şirketinde ve ne de halihazırda çalışmakta olduğu dava dışı ...... şirketinde kilit bir personel olmadığını, müvekkilinin iş akdi süresi boyunca davacı şirkette teknik ressam olarak çalıştığını ve halihazırda da yine teknik ressam olarak çalışmaya devam ettiğini, bu kapsamda müvekkilinin görevinin proje çizimi ve gerekli malzemelerin icmalinden ibarett olduğunu, örnek vermek gerekirse ölçüleri belirli bir duvarın inşaası için kaç adet tuğla kullanılacağını hesapladığını, müvekkilinin davacı şirket bünyesinde hiçbir zaman iddia edildiği gibi satış pazarlama bölümünde yer almadığını, maliyetlendirme işlerinde de bulunmadığını, kaldı ki, teknik ressam olarak müvekkilinin görev aldığı projelendirme bölümü ile satış, pazarlama yahut maliyetlendirmenin birbirinden tamamen ayrı departmanlar olduğunu, bir işçinin tüm bu alanlara aynı anda vakıf olmasından bahsedilemeyeceği gibi müvekkilinin böyle bir işçi olmadığının aşikar olduğunu, zira davacı şirket ile müvekkili arasında akdedilen ve dosyaya sunulmuş olan iş sözleşmesinde müvekkili için belirli bir görev dahi belirlenmediğini, yapacağı işin "işçilik hizmetlerinden" ibaret olduğunun açıkça belirtildiğini, nihayetinde müvekkilinin gördüğü işin niteliği itibarıyla Yargıtay uygulamasında aranan kriterlerden uzak, sıradan bir işten ibaret olup rekabet yasağına konu edilmesinin mümkün olmadığını, geçerli bir rekabet yasağı düzenlemesinden söz edebilmek için mer'i mevzuat ve Yargıtay uygulamasında aranan bir diğer şartın ise düzenlemenin işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürmemesi, yer ve zaman bakımından sınırlandırılması ve hangi işlerin yasak kapsamına alındığının açıkça belirtilmesi gerektiğini, davacı tarafından iş sözleşmesine dahil edilen rekabet yasağı düzenlemesine bakıldığında "Personel bu güven sorumluluğuna sadık kalacak ve iş sözleşmesinin sona erme tarihinden itibaren 2 yıl süreyle "Marmara Bölgesinde, Ege Bölgesinde, İç Anadolu Bölgesinde, Akdeniz Bölgesinde ve Karadeniz Bölgesinde" faaliyet gösterilen işlerde, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmamayı, başka bir rakip işletmede ücret karşılığı olsun olmasın çalışmamayı, İşveren'in müşterileri ve bayileri dahil iş ortaklarını ayartmamayı veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmemeyi taahhüt etmektedir. Yukarıda belirtilen coğrafi bölge sınırları dışında gerçekleştirilen ve fakat fiilen söz konusu bölge sınırları dahilinde doğrudan veya dolaylı olarak İşveren ile rekabet sonucu doğuran faaliyetler de işbu rekabet etmeme yükümlülüğü kapsamına dahildir." ibarelerine yer verildiğini, düzenlemede Marmara, Ege, İç Anadolu, Akdeniz ve Karadeniz olmak üzere 5 ayrı bölgenin rekabet yasağı kapsamına alınmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu ve düzenlemeyi geçersiz kıldığını, zira Yargıtay uygulamasınca, rekabet yasağı düzenlemelerinin işçinin ekonomik hayatını kısıtlamayacak şekilde yer bakımından sınırlandırılması gerektiğini, oysa ki gayet sıradan nitelikte bir işte çalışan müvekkilinin neredeyse tüm Türkiye'de çalışmasının önüne geçilmek istendiğini, işbu düzenlemenin adeta müvekkilinin ekonomik felcini hedeflediğini ve geçerliliğinden söz edilemeyeceğini, yine ayrıca iş akdinde yer verilen mezkur düzenlemede hangi iş türleri açısından rekabet yasağı getirildiğinin açıkça belirtilmediğini, şirketin yaptığı ve müvekkilinin yapabileceği tüm işlerin kapsam altına alındığını, oysa ki yukarıda da belirildiği üzere, Yargıtayın hangi iş türlerinin rekabet yasağı kapsamına alındığının tek tek belirtilmesini aradığını, aksi halde düzenlemeyi geçersiz saydığını, bununla birlikte, rekabet yasağı düzenlemelerinin yasal üst sınırı olan 2 yıllık sürenin doğrudan müvekkiline tatbik edildiğini, halbuki rekabet yasağı süresinin ancak işin ve işçinin niteliğinin lüzumlu kılması halinde 2 yıllık üst sınırdan konulabileceğini, davacı şirkette yalnızca birkaç sene, sıradan bir pozisyonda çalışan müvekkili hakkındaki 2 senelik rekabet yasağı süresinin de hukuka aykırı olduğunu, tüm bunlarla birlikte, müvekkilinin dava dilekçesinde iddia edildiği gibi davacı şirketten edindiği bilgileri halihazırda çalıştığı şirkette kullandığı ve böylece davacı şirkete ihale kaybettirdiği iddiasının da gerçeklikten uzak, soyut iddialardan ibaret olduğunu, dava dışı ...... şirketine karşı da müvekkilinin istihdamından kaynaklanan nedenlerle haksız rekabet davası açıldığını, bu dava nedeniyle öğrenildiği üzere müvekkilinin işe başlamadan yaklaşık 9 ay önce dava dışı ...... şirketi ile dava dışı ..... şirketinin iş görüşmelerine başladıklarını, müvekkilinin ise projenin son aşamasına denk gelen bir tarihte iş akdini haklı nedenlerle sonlandırdığını ve sonrasında yeni işyerinde çalışmaya başladığını, davacı şirkette ihracat biriminde teknik ressam olarak projelendirme bölümünde çalışan müvekkilinin davacı yan bünyesinde çalışırken bahsi geçen ..... projesinden haberi dahi olmadığını ve ihaleye dair tüm görüşmeler yapıldıktan ve davalı şirkette çalışmaya başladıktan da çok sonra proje aşamasından sonra haberi olduğunu, bu hususun dava dilekçesinde de hiçbir şekilde somutlaştırılmadığını, asılsız ve dayanaksız iddialar ortaya atıldığını, gerekçelendirme ihtiyacı dahi hissedilmediğini, bu projenin "adetlendirme çalışmaları" için müvekkilinin önüne gelmesinin Ocak- Şubat 2023 dönemini bulduğunu, bu nedenle müvekkilinin davacı şirkette çalışırken veya yeni işyerinde çalışmaya başladığında bu projeden haberinin dahi olmasının mümkün olmadığını, son olarak, davacı tarafından, müvekkilinin hangi sırları elde ettiği ve yeni çalıştığı şirkete bu sırları taşıdığının belirtilmediğini, temelde davacının da bir raf firması olduğunu, müvekkilinin halihazırda çalıştığı şirketin de bir raf firması olduğunu, ancak davacıya ait olup da müvekkilinin bilgi sahibi olduğu bir ticari sırrın, patentin, buluşun, özelde bir iş ilişkisinin veya her ne olursa olsun her hangi somut bir verinin varlığının ispatlanamadığı gibi, bunu müvekkilinin bildiğinin de iddia edilmediğini ve bu olmayan sırlardan hangisini yeni şirketine taşıyarak ihaleyi kaybettirdiğinin de açıklanmadığını, müvekkilinin iş akdini haklı nedenle sona erdirdiğini, yeknesak Yargıtay kararları uyarınca iş akdini haklı nedenle sona erdiren işçinin geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesi söz konusu olsa dahi artık bu yasakla bağlı olmayacağını savunarak; davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafından davanın Bakırköy ... İş Mahkemesinin ... Esasında açılmış olduğu; Bakırköy ... İş Mahkemesinin 10/03/2025 tarih ... Esas ve ... Karar Sayılı ilamı ile; "...Şu halde, TBK’nın 444 vd. maddelerinde düzenlenen rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ve buna bağlı olarak bu yasağın ihlali halinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkların, 7306 sayılı Kanun’un 5/1. maddesi kapsamında, iş ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlık olarak tanımlanması ve giderek İş Mahkemelerinin görevi kapsamında addedilmesi yerinde bir yaklaşım değildir. Bu çerçevede, İş Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemelerinin görev alanları bakımından bir hüküm uyuşmazlığından bahsedilemeyeceği gibi 7306 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi ile TBK’daki rekabet yasağına ilişkin hükümlerin mutlak ticari dava olarak tanımlanmasına ilişkin TTK’nın 4. maddesi hükmünün zımnen ilga edilmiş olduğu da ileri sürülemez.” (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/1534 esas, 2021/6811 karar sayılı ilamı )İş akdinin sona ermesinden sonra, işçinin rekabet etmeme yükümlüğüne ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair YARGITAY .... Hukuk Dairesi ESAS NO: ... -KARAR NO : ... karar içeriğinde de belirtildiği üzere; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. Maddesinde yapılan düzenlemenin, TTK'nın 4/1-c maddesini ortadan kaldırdığından söz edilemeyeceği, iş akdinin sona ermesinden sonra davalının rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesine aykırılık oluşturduğu iddia edilen eylemlerinin iş akdinin sona erdiği döneme ilişkin olduğu, ve TTK 4/1-c maddesi gereği davanın mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği ile ticaret mahkemesinin görevli olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik karar verildiği, tarafların kararı İstinaf etmemesi üzerine hükmün 14/05/2025 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin talebi üzerine dosyanın Mahkememizin 2025/492 Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında mevcut iş ilişkisinin sona ermesi nedeniyle, iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ihlal edildiğinden bahisle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; davalının taraflar arasında imzalanan Belirsiz Süreli İş Sözleşmesine ve rekabet yasağına aykırı davranışlarda bulunup bulunmadığı, bulunmuş ise davacının bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı, davalının zarardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının cezai şart alacağı olup olmadığı; davalının savunması kapsamında, taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunup bulunmadığı, cezai şartın geçerli olup olmadığı, neticeten; davacının iş sözleşmesi ve rekabet yasağına aykırılık iddiasından kaynaklanan 2.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsili taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Başakşehir Sosyal Güvenlik Merkezinden; davalının SGK hizmet dökümü, işyeri ünvan listesi, Sosyal Güvenlik Kayıt Belgesi, İşyeri Tescil Belgeleri ile işe giriş - çıkış bildirgeleri celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacı vekili 09/08/2023 tarihli dilekçe ekinde; davalının özlük dosyasını dosyaya ibraz etmiştir. Dava dışı ...... İstifleme Sistem ve Donanımları San. Tic. Ltd. Şti.'ne müzekkere yazılarak; davalının işe başlama tarihi, yaptığı iş ve görev tanımının bildirilmesi istenilmiş; dava dışı şirketin 09/10/2024 tarihli cevabi yazısı ile davalının iş tanımının teknik ressam olduğu bildirilmiş, ayrıca İşe Giriş Bildirgesi ve görev tanımını gösterir evrak celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Taraf vekilleri tarafından bildirilen tanıklar Bakırköy ... İş Mahkemesince bizzat olmak üzere dinlenilmişlerdir. Davacı tanığı ... beyanında, ''Davacı ve davalıyı tanırım. Ben davacıya ait işyerinde 2018 yılından beri satış departmanında halen çalışıyorum. Davalı 2018 yılında girdi, 2023 yılı başına kadar proje departmanında çalışıyordu. Davalı temesis şirketinde proje departmanında çalışıyordu. ..... firması uzun yıllardır müşterimiz olan firmadır. ..... şirketi ile iş yaptık. Daimi müşterimiz olurdu. Davalı çalışmaya başlamadan önce ..... şirketi bizim müşterimizdir. Davacı işten iş yerinin uzak olması sebebi ile davacı işten çıktı. İşten çıktıktan sonra davalı ...... raf sistemlerinde çalışmaya başladı. Bu firma 2020 yılında hepimize teklif getirdi. Davalıdan sonra çeşitli çalışanlar bu şirkette çalışmaya başladılar''demiştir. Davacı tanığı .... beyanında, ''Davacı ve davalıyı tanırım. Ben davacıya ait işyerinde 2021 yılından beri genel müdürü olarak halen çalışıyorum. Davalı benden önce işe girmiş, 2023 yılına kadar proje biriminde gelen teklifleri projelendirip fiyat çıkarırdı. Kritik görevdeydi, şirketin satış ve proje bilgilerine sahipti. Projeyi çizmeden iş fiyatlanmazdı. ..... firmasını biliyorum. ..... şirketi ile iş yaptık. Daimi müşterimiz olurdu. Davalı çalışmaya başlamadan önce ..... şirketi bizim müşterimizdir. Davacı işten çıktı. sebebi iş yerinin uzak olması sebebi ile davacı işten çıktı. İşten çıktıktan sonra davalı ...... raf sistemlerinde çalışmaya başladı. Bu firma 4-5 arkadaşımıza da telefon ile ulaşarak teklif getirdi. Davalıdan sonra çeşitli çalışanlar bu şirkette çalışmaya başladılar''demiştir. Davalı tanığı ... beyanında, ''Davacı ve davalıyı tanırım. Ben davacı şirkette çalışmadım. Ben ...... istifleme şirketinde 25 yıldır satış bölümünün başında çalışıyorum. Davalı 1 yıl kadar proje bölümünde getirdiğimiz dosyaların projelerini hazırlar. Temesis şirketinde davalı ne iş yapar bilmem. ..... firması ile görüşmemiz vardır, 1 yıl görüşme sonunda projelendirmeye geçtik. Bu işin davacı firmaya gelmesinde davalının rolü yoktur''demiştir. Davalı tanığı ... beyanında, ''Davacı ve davalıyı tanırım. Ben davacı şirkette 2017-2021 yılları arasında mekik bölümünde çalıştım. Benim davacı işverene karşı açılmış bir davam yoktur. Davalı giriş çıkış tarihlerini bilmem. İhracat bölümünde teknik ressamdır. İşten çıktı mı çıkarıldı mı bilmem. İşten çıktıktan sonra rakip firmaya gitti mi bilmiyorum''demiştir. Davalı tanığı ... beyanında, ''Davacı ve davalıyı tanırım. Ben davacı şirkette 2018-2020 yılları arasında teknik ressam olarak çalıştım. Benim davacı işverene karşı açılmış bir davam yoktur. Davalı benden bir ay sonra girdi, bir iki yıl öncesine kadar çalıştı. Teknik ressamdır. İşten çıktı mı çıkarıldı mı bilmem. İşten çıktıktan sonra rakip firmaya gitti mi bilmiyorum. Davalı şirket sırlarına vakıf değildir.''demiştir. Bakırköy ... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasında; Davacının hak etmesi halinde talep edebileceği alacak miktarının tespiti için detaylı hesap yapılması gerektiğinden dosyanın bilirkişiye tevdii ile davacının alacak talepleri ile ilgili hesap raporu alınmasına karar verilmiş, Bakırköy .... İş Mahkemesine sunulan bilirkişiler .... ve ....'ın 02/01/2025 tarihli raporlarında özetle; "... Dosya tetkik edildiğinde, davacının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine, sadakat borcuna aykırı olarak çalışması devam ederken bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunduğuna ve kendi iş vereni ile rekabete giriştiğine, iş sırları gibi bilgileri, hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullandığına, başkalarına açıkladığına, hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra belirtilen yükümlülükleri ve sır saklama yükümlülüğünü ihlal ettiğine ilişkin dosyada yazılı kayda rastlanmadığı, iddia edilen eylemlerinin yol açtığı zararlara ilişkin somut bilgi ve belgelere rastlanmadığı" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinden; ..... esas sayılı dava dosyası celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davalının sigorta kayıtları incelendiğinde; 15/10/2018 - 31/12/2019 tarihleri arasında dava dışı ... Sistemleri San. Ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde, 01/01/2020 - 06/11/2022 tarihleri arasında ise davacı iş yerinde çalıştığı, davalı ile dava dışı .... Metal Sistemleri San. Ve Tic. Ltd. Şti. Arasında Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme içeriğine göre, davalının iş sözleşmesinin sona erme tarihinden itibaren 2 yıl süreyle Marmara, Ege, İç Anadolu, Akdeniz ve Karadeniz Bölgesinde faaliyet gösteren işlerde özellikle kendi hesabına rakip işletme açmamayı, başka bir rakip işletmede ücret karşılığı olsun olmasın çalışmamayı, işverenin müşterileri ve bayileri dahil iş ortaklarını ayartmamayı veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmemeyi taahhüt ettiği, iş sözleşmesinin 31/12/2019 tarihinde sona erdiği, davacı ile davalının imzaladığı yeni bir iş akdine dosyada rastlanmadığı, davalının dava dışı iş yerinde 14/11/2022 tarihinde işe başladığı, davalının davacı nezdinde 01/01/2020 - 06/11/2022 tarihleri arasında teknik ressam olarak çalıştığı ve kendi isteği ile istifa ettiği anlaşılmıştır. Rekabet yasağı 6098 sayılı TBK'nın Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ilâ 447. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın 444. Maddesinde: Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." şeklinde belirtilmiş; Madde 445'de ise rekabet yasağının sınırlandırılması "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz." şeklinde düzenlenmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, 02/01/2025 tarihli bilirkişi raporu, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası ve tüm dosya kapsamına göre; davalının dava dışı ...Metal Sistemleri San. Ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde 15/10/2018 - 31/12/2019 tarihleri arasında teknik ressam olarak işe başladığı, davalı ile dava dışı şirket arasında sadece davalının imzasını taşıyan Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin 13. maddesinde rekabet yasağı düzenlemesi getirildiği, iş bu maddede " ...Personel, İşveren tarafından istihdamı süresince, iş sözleşmesinde belirtilen işten ayrılması halinde de geçerli olacak rekabet etmeme ve sır saklama yükümlülüklerinin bir sonucu olarak kendisine İŞVEREN' in müşteri çevresine, üretim yöntem ve sırlarına, mali ve teknik verilerine nüfus ettiğini ve edeceğini kabul eder. Sözleşmenin sona ermesinin ardından personelin şirket ile rekabet etme anlamına gelebilecek faaliyetleri Türk Borçlar Kanun madde 444-445-446-447 uyarınca aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. Personel bu güven sorumluluğuna sadık kalacak ve iş sözleşmesinin sona erme tarihinden itibaren 2 yıl süreyle "Marmara Bölgesinde, Ege Bölgesinde, İç Anadolu Bölgesinde, Akdeniz Bölgesinde ve Karadeniz Bölgesinde" faaliyet gösterilen işlerde, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmamayı, başka bir rakip işletmede ücret karşılığı olsun olmasın çalışmamayı, İşveren'in müşterileri ve bayileri dâhil iş ortaklarını ayartmamayı veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmemeyi taahhüt etmektedir... Personel bu taahhüdüne aykırı davranması halinde en az altı (6) ay en fazla yirmi dört (24) ay olmak üzere çalışmış olduğu sürenin yarısı kadar (6 aydan az çalışanlar dahil) son brüt ücreti üzerinden hesaplanan tutarda cezai şartı ödemeyi kabul ve taahhüt eder. İşveren kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemine binaen, taahhüde aykırı davranışa son verilmesiyle birlikte cezai şartın ve doğacak ek (munzam) zararlarının cezai şart miktarı düşülmeksizin tazminini de talep hakkına sahiptir" hükmünün yer aldığı, davalının 01/01/2020 - 06/11/2022 tarihleri arasında ise davacı iş yerinde çalıştığı, ancak davacı şirket ile yeni bir iş akdi yapılmadığı, davalının kendi isteği ile istifa ettiği ve kısa bir süre sonra dava dışı ...... İstifleme Sistem ve Donanımları San. Tic. Ltd. Şti. bünyesinde teknik ressam olarak çalışmaya başladığı, taraflar arasındaki sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan ve bu itibarla somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağına ilişkin 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçinin, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği, rekabet yasağı kaydının ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olduğu, yukarıda özetlenen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalının mesleki alanda edindiği tecrübe ve portföy bilgilerini, davacı şirketin bünyesinde çalıştığı süreçte edindiklerini ve bu bilgilerin istifa sonrasında da davalı şirket faaliyetlerinde kullanıldığının dosyaya mübrez belgeler ile tevsik olunmadığı; hâl böyle olunca davalının TTK m. 55/d uyarınca haksız rekabete sebebiyet verdiğine ilişkin bir ibare bulunmadığı, davacı tanıklarının beyanlarından davalının davacı şirkette işe başlamasından önce ..... firması ile iş ilişkisinin olduğu, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında davacı şirket tarafından dava dışı ...... İstifleme Sistem ve Donanımları San. Tic. Ltd. Şti.'ne karşı açılan haksız rekabet davasının yapılan yargılaması sonucunda Mahkemenin 05/03/2025 tarih ve ... Sayılı Kararı ile" İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; daha önce davacı şirket çalışanı olan ...'ın daha sonrasında davalı şirkette çalışmasının davalı şirket yönünden tek başına haksız rekabet oluşturduğu anlamına gelmeyeceği, davacı ile çalışanı arasında iş hukukundan kaynaklanan uyuşmazlığın bulunmadığı, şirket çalışanı ...'ın davacı şirkete ait ürün ve ticari sırları elde ettiğine dair herhangi bir delilin sunulmadığı, tarafların ve dava dışı .... şirketinin ticari defterlerinin incelenmesinin davacı iddialarını ispatlayamayacağı aynı zamanda uyuşmazlık konusu olmayan mali kayıtların da taraflarca öğrenilmesinde hukuki yararlarının olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, belirtilen dosyada dinlenen ..... Home şirketinin projeler direktörü ....'ın beyanında davalıyı ihale süreci sonlandıktan sonra tanıdığını, davalının daha öncesinde davacı şirkette çalıştığını bilmediğini, davalının ihalenin davalı tarafa verilmesinde hiçbir etkisi bulunmadığı ve zaten kendisinin bu ihale sürecine etki edebileceği bir pozisyonu da bulunmadığına ilişkin beyanları da dikkate alınarak, davalının dava dışı ... Metal Sistemleri San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile imzaladığı sözleşme açısından rekabet yasağına aykırı davrandığı hususunun ve yine davalının, davacı nezdindeki çalışmaları sırasında davacı şirketin müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edindiklerinin ve bu bilgilerin kullanılmasının davacı şirketin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olduğunun ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın REDDİNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın peşin alınan 888,03-TL harçtan mahsubu ile artan 156,03-TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, bakiye kısmın HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan 300,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda yüzüne karşı, davalı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2026

Katip ... Hakim ...

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/492, K. 2026/64, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-492-e-2026-64-k-385d15ab8757