İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/473 E. 2025/820 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/473
Karar No
2025/820
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/473 Esas KARAR NO : 2025/820

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 08/07/2025 KARAR TARİHİ : 05/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 07.07.2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... 5. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası ile davalı borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlular tarafından, aleyhine yapılan takipten ötürü borcu olmadığı iddia edilerek bu sebeple borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, 27.10.2022 tarihinde müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpıştığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı aracın sürücüsü davalı ... olduğu, işleteni ..., kaza tarihindeki sigortacısı ise ... A.Ş olduğunu, söz konusu aracın kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, işbu durumun kaza tespit tutanağı ile tutanak altına alındığını, meydana gelen kaza neticesinde ... plakalı araç 40.000-TL tutarında değer kaybına uğradığını ve aracın onarımda kaldığı süre boyunca ticari işlevini yerine getiremediğinden 7.000-TL tutarında kazanç kaybına uğradığını, müvekkili şirket, araç kiralama faaliyeti yaptığını, hasara uğrayan aracın onarımda kaldığı süre boyunca ticari gelir elde edemediğini ve kazanç kaybına uğradığını, icra takibinin 17.05.2024 tarihinde açıldığını, davalı ... A.Ş'nin 16.02.2024 tarihinde 15.000-TL tutarında değer kaybı ödemesi yaptığını, takip açılmadan önce yapılan ödeme tenzil edilerek ... 5. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasında 25.000-TL değer kaybı tazminatı talep edildiğini, 25.000-TL değer kaybı ve 890-TL ekspertiz ücreti tüm borçlulardan, 7.000-TL kazanç kaybı talebi ise davalı ... ve davalı ...'den talep edildiğini, müvekkili şirket, trafik kazasından doğan zararın miktarının belirlenebilmesi için uzman görüşü raporu almak durumunda kaldığını ve bunun karşılığında KDV dahil 890-TL ödeme yaptığını, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğu ancak anlaşmaya varılamadığını, kazaya davalı araç sürücüsü %100 kusuru ile sebebiyet verdiğini ve ilamsız takibe haksız olarak itiraz ettiğini bu sebeple işbu davayı açtığını, davalının itirazları haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, alacak likit bir alacak olup, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takibin durduğunu, müvekkili şirketin mağdur olduğunu, bu nedenle davanın kabulünü, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptalini ve takibin devamını, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili ...şirketinin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın, kaza tarihini de kapsar şekilde ...A.Ş.'ye kiralandığını; ... şirketinden ise dilekçe ekinde paylaşılan İhale Sözleşmesi ile ...'ne uzun süreli olarak kiralandığını, 2918 sayılı KTK’nın 3. maddesi "İşleten: (…) veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde olduğunu, bahsedilen Kanun maddesi kapsamında müvekkili şirketin, davaya konu aracın sadece maliki ve kiralayanı olduğu, işleteni olmadığını, aracın zilyetliği, uzun süreli kiralama sözleşmesi ile ... 'sine devredildiği ve sözleşme süresi boyunca ve aracın devrine dek ekonomik mülkiyetin kiracıya ait olduğunu, kaza tarihinde araç, ... tarafından işletildiğinden müvekkili şirketin kazanın meydana gelmesinde hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle müvekkili şirket yönünden davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili 28/08/2025 tarihli talep dilekçesi ile, davalı olarak "...Şirketi'nin gösterildiğini, ancak davalı ... cevap dilekçesinde görüldüğü üzere ... plakalı araç kaza tarihinde ... A.Ş'ye kiralandığını, ...şirketinden ise İhale Sözleşmesi ile ...'sine uzun süreli olarak kiralandığını, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunda, davalı ...tarafından aracın uzun süreli olarak kiralandığına ilişkin bilgi belge davacı tarafa sunulmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin uzun süreli kiralama durumundan haberi bulunmadığını, davalı ...Şirketinin davada taraf olarak gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından ve kazaya karışan aracı uzun süreli olarak kiralayan ... dava açılması gerektiğinden işbu davada tarafta iradi değişilik yapılması gerektiğini, bu nedenlerle HMK 124. Maddesi çerçevesinde davanın ...'ne yöneltilmesi taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 03/09/2025 tarihli ara kararı ile; davacı vekilinin 28/08/2025 tarihli talebinin HMK 124.maddesi uyarınca kabulü ile; davalı ... Şirketi'nin taraf kaydının silinerek, yerine ...'nin davalı olarak kaydının yapılmasına karar verildiği görülmüştür. Davalı... vekili cevap dilekçesi ile, Davada müvekkili idarenin taraf olarak sıfatı bulunmadığını, İİK m.67 uyarınca “itirazın iptali” davası, icra takibinde borçlu olup itiraz eden kişiye karşı açılabilir. 2024/14833 sayılı takipte müvekkili Belediyenin borçlu olmadığını, takibe muhatap olmadığını ve itiraz eden sıfatı da bulunmadığını, takipte taraf olmayan Belediyeye karşı “itirazın iptali” davası açılması husumet yokluğu nedeniyle mümkün olmadığını, dava şartı arabuluculuk müvekkili idare yönünden gerçekleşmediğini, müvekkili belediyenin arabuluculuğa davet edilmediğinden dava şartı yokluğu söz konusu olduğunu, icra inkar tazminatı talebi müvekkili Belediye bakımından hukuken İmkânsız olduğunu, olayda müvekkili idarenin sorumluluğu bulunmadığını, davanın müvekkili Belediye yönünden pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, hasar ile müvekkili Belediye arasında illiyet bağı bulunmadığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE / Dava, 27/10/2022 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı ... kiraladığı, ...'ün sevk ve idaresinde olan ve diğer davalı ... AŞ'nin ZMM sigortası kapsamında sigortaladığı ... Plakalı aracın maddi hasarlı kazası sebebiyle davacının davalılar ..., ... AŞ. ve dava dışı ... San ve Tic. AŞ'ne karşı kazanç kaybı, değer kaybı ve ekspertiz ücretine ilişkin alacakları olduğu iddiası ile ... 5. İcra Müdürlüğünün ... başlattığı icra takibinde haklı olup olmadığı, davalıların bu takibe yaptığı itirazda haklı olup olmadığı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olup, aleyhine icra takibi başlatılan tarafın icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali için alacaklı tarafından açılan bir davadır. İcra dosyasının incelenmesinde ... aleyhine icra takibi açılmadığı ve aleyhine icra takibi açılmaması sebebiyle Sarıyer Belediyesince takibe itiraz yapılmadığı anlaşılmakla, aleyhine icra takibi yapılmayan taraf aleyhine itirazın iptali davası açılması hukuken mümkün değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda taraf sıfatı(husumet), dava konusu edilen hak ile taraflar arasında bulunması gereken maddi hukuk ilişkisini ifade eder. Davanın doğru kişiye yöneltilmesi pasif husumetin varlığını gerektirir. Somut olayda yapılan incelemede; ... aleyhine icra takibinin olmaması ... taraf olmadığı takibe bir itirazın bulunmaması karşısında Sarıyer Belediyesine karşı itirazın iptali davası açılması hukuken mümkün değildir. İtirazın iptali davasında davalı ...'nin pasif husumeti bulunmamaktadır. Bu sebeple davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Öte yandan dosyada yer alan diğer davalılar ... ve ... A.Ş yönünden yargılamanın devam etmesi gerektiğinden, HMK'nın 167. Maddesi uyarınca davanın davalılar ... ve ... A.Ş yönünden davanın eldeki 2025/473 Esas sayılı dosyadan tefrik edilmesine karar verilmesi üzerine mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına kaydı yapılarak diğer davalılar ... ve ... A.Ş yönünden mahkememizin 2025/886 Esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davanın ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davalılar ... ve ... A.Ş yönünden tefriki ile mahkememizin yeni esas numasına kaydına, davacı vekiline 615,40TL başvurma harcını yeni dosya üzerinden yatırmak üzere süre verilmesine, tefrik işlemlerinin davacı vekilince yapılmasına, 3-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davalı ... yönünden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 37.496,40-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk giderinin 1/3'ü oranında 1.566,67-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/12/2025

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/473, K. 2025/820, T. 05.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-473-e-2025-820-k-0ac81391ff46