İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/776 E. 2025/809 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/776
Karar No
2025/809
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/776 Esas KARAR NO : 2025/809 Karar

DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ : 05/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;19/10/2023 tarihinde müvekkili şirkete sigortalı ...'nün malik olduğu ... plakalı araç ile park halinde bulunan ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada, kaza tespit tutanağında belirtildiği üzere müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araç KTK Madde 52/1-B (Aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) maddesini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğunu, söz konusu kaza nedeniyle ... plakalı araçta meydana gelen hasara ilişkin olarak aracın kasko şirketi ... Sigorta A.Ş.'ye 29/01/2024 tarihinde 16.686,61 TL, değer kaybına ilişkin olarak 14/05/2024 tarihinde 32.000,00 TL olmak üzere toplam 48.686,61 TL müvekkil şirket tarafından ödendiğini, söz konusu kaza sonrası müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle müvekkili şirket ödediği tazminatı araç maliki ...'ne KTK madde 95/2 ve Trafik Sigortası Genel Şartları B.4.-F Maddesi gereğince rücu etmek üzere Tüketici Hakem Heyeti'ne başvuru yaptığını, ancak Tüketici Hakem Heyetince, başvurunun Hakem Heyetinin görev alanına girmediğine karar verildiğini, Hakem heyeti kararının kaldırılması için ... 2.Tüketici Mahkemesi ... Esas sayılı dosya ile dava açıldığını, ancak davaya bakmakla görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, tarafımızca davanın esastan değil, görev sebebiyle usulden reddedildiğine ilişkin tavzih edildiğini, tavzih talebimiz ise davanın hakem heyetine itiraz davası olduğundan görevsizlik kararı verilemeyeceği belirtilerek reddedildiğini, meydana gelen kaza sonrası olay yerini terk eden müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün vermiş olduğu hasarı gideren müvekkili sigorta şirketinin araç malikine KTK madde 95/2 ve Trafik Sigortası Genel Şartları B.4.-F Maddesi gereğince rücu hakkı bulunduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, dava şartı arabuluculuk yerine getirilmiş ancak anlaşma sağlanamadığını, izah edilen nedenlerle, sayın Mahkemenizce de re'sen gözetilecek nedenlerle, davamızın ve itirazlarımızın kabulü ile, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; müvekkili şirket tarafından ödenen toplam 48.686,61 TL tazminatın, hasara ilişkin ödenen 16.686,61 TL'lik kısmı için ödeme tarihi olan 29/01/2024 tarihinden itibaren ve değer kaybına ilişkin ödenen 32.000,00 TL'lik kısmı için ödeme tarihi olan 14/05/2024 tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankasınca kısa vadeli kredilere uygulanan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Huzurda ki davada Mahkemeniz görevsiz olup , görevli mahkeme İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu doğrultuda dava şartlarından olan görev itirazımızın öncelikle incelenerek davayı ve kusuru kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için müvekkili idareye ait aracı kullanan şoförün kazanın meydana gelmesinde kusurunun olduğu kabul edilse dahi, söz konusu kaza nedeniyle davacının dava dilekçesinde iddia ettiği şekilde fahiş bir zarara neden olunması mümkün olmadığını, zira kaza sonrasında davacının aracında ufak tefek çizikler meydana geldiğini, buda araçta söz konusu gibi bir değer kaybı oluşturacak mahiyette olmadığını, davacının aracında değer kaybı oluşmadığı sabit olmakla birlikte, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için bir değer kaybından söz edilse dahi bu zarar sigorta teminatı kapsamına girmediğini, araçta oluşan değer kaybının da gerçek zarar içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini ve bu zararında teminat kapsamında bulunduğuna dair Yargıtay'ın çok sayıda kararı bulunduğunu, ZMMS sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına aldığını, dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen “değer kaybı” da “gerçek zarar” kalemleri bulunduğunu, davacı aracındaki değer kaybından davalı sigorta şirketinin de sorumlu tutulmasında yasaya aykırılık bulunmadığını, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01.10.2001 tarihli, E..., K.... sayılı kararı) Trafik sigortasının teminatına, aracın kaza sonrasında yitirdiği değer de dahildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.01.2002 tarihli, E...., K.... sayılı kararı) Sigortalı araç için yapıldığı belirtilen masraflar ve davacının zarar olarak ileri sürdüğü miktarlar gerçeği yansıtmadığını, malumları olduğu üzere sigortacının rücu hakkı, ödediği tazminat ölçüsünde ve gerçek zarar miktarını aşmamak kaydı ile geçerlilik taşıdığını, somut olayda davacının zarar olarak ileri sürdüğü miktar gerçeği yansıtmadığını, hasarlı parça ve malzeme bedeli, onarım, montaj ve işçilik bedeli adı altında sigortalısına yaptığı ve müvekkili idareden talep ettiği miktarlar fahiş olduğunu, piyasanın çok üzerinde olduğunu, söz konusu nedenlerle bu miktardaki hasar bedelini kabul etmediklerini, yapılacak bilirkişi incelemesi ile gerçek hasar durumunun tespiti gerektiğini, bu nedenlerle, öncelikle görev yönünden davanın reddini, haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkili idare aleyhine ikame olunan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İhbar olunan Hüseyin Sevincer vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, meydana gelen kazada müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, davacının kusur iddialarının asılsız olduğunu, kazanın yaşandığı gün havanın yağışlı olduğunu, müvekkilinin ışıklara yaklaştığı anda kontrollü olarak frene bastığını, ancak havanın yağışlı ve kaza yerinin rampa olması nedeniyle aracın durmadığını, müvekkili üzerine düşen bütün sorumluluklarını yerine getirdiğini, müvekkili yıllarca ... bünyesinde şoförlük yaptığını, takdir edilen bir şoför olduğunu, kazanın gerçekleşmemesi adına tüm önlemleri aldığını, kusur raporu alınması halinde müvekkilinin kusursuz olduğununun tespit edileceğini, davacı tarafından talep edilen miktarların fahiş olduğunu, davacı tarafında hasar onarım bedeli ve hasar bedeli altında sigortalıya ödendiğini beyan ettiğini, davacının sigortalısının aracında bu kadar hasar çıkması mümkün olmadığını, dosyanın bilirkişi incelemesi aşamasındaki itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla davacı tarafından iddia edilen hasar miktarına itiraz ettiklerini, davacı tarafında kabul ettiği üzere davacıya bu kalemlere ilişkin sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığını, bu nedenle davacının bu hak ve alacak talepleri fahiş olduğu gibi sigorta şirketi tarafından bu kalemlere ilişkin ödeme yapıldığını, bu nedenle ZMMS sigorta şirketine dosyanın ihbarı ve limitinin sorulmasını, tüm bu nedenlerle davacı tarafın tüm iddialarına itiraz ettiklerini, müvekkili yönünden davanın reddini, yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının dava dışı ... plakalı araçta oluşan hasar için ödemiş olduğu tazminatı davalının kazanın oluşumunda kusurlu olduğu ve davalıya KTK madde 95/2 ve Trafik Sigortası Genel Şartları B.4.-F Maddesi gereğince rücu hakkı bulunduğundan bahisle açılan rücuen tazminat davasıdır. Davacı taraf dava dilekçesinde; 19/10/2023 tarihinde davacı şirkete sigortalı .... 'nün malik olduğu ... plakalı araç ile park halinde bulunan ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle ... plakalı araçta meydana gelen hasara ilişkin olarak aracın kasko şirketi ... Sigorta A.Ş.'ye 29/01/2024 tarihinde 16.686,61 TL, değer kaybına ilişkin olarak 14/05/2024 tarihinde 32.000,00 TL olmak üzere toplam 48.686,61 TL davacı şirket tarafından ödendiğini, davacı şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk etmesi sebebiyle kazada karşı taraf aracında oluşan hasarı gideren davacı sigorta şirketinin araç malikine KTK madde 95/2 ve Trafik Sigortası Genel Şartları B.4.-F Maddesi gereğince rücu hakkı bulunduğundan davacı şirket tarafından ödenen toplam 48.686,61 TL tazminatın, hasara ilişkin ödenen 16.686,61 TL'lik kısmı için ödeme tarihi olan 29/01/2024 tarihinden itibaren ve değer kaybına ilişkin ödenen 32.000,00 TL'lik kısmı için ödeme tarihi olan 14/05/2024 tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankasınca kısa vadeli kredilere uygulanan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davacı taraf meydana gelen kazada davalının kusurlu olduğunu ve davalının Trafik Sigortası Genel Şartlarına aykırı davranması sebebiyle, dava dışı 3. Kişiye ödemiş olduğu tazminatın davalıdan rücüen tahsili şartlarının oluştuğunu ispatlamak durumundadır. Dosyada bulunan trafik sigortası poliçesinin incelenmesinde davalıya ait ... Plakalı aracın davacı sigorta şirketi tarafından 06/09/2023-06/09/2024 tarihleri arasında ZMMS sigortası ile sigortalandığı görülmüştür. Kaza tespit tutanağının incelenmesinde ise kazanın 19/10/2023 tarihinde meydana geldiği, davalıya ait ... Plakalı aracın sürücüsünün olay yerini terk etmiş olduğu ve ... Plakalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf dava dışı ... plakalı aracın kasko şirketi ... Sigorta A.Ş.'ye 29/01/2024 tarihinde 16.686,61 TL, değer kaybına ilişkin olarak 14/05/2024 tarihinde 32.000,00 TL olmak üzere toplam 48.686,61 TL ödeme yapmıştır. Dosya, davacının dava dışı sigorta şirketine ödediği tazminatları davalıdan rücüen talep edip edemeyeceği noktasında rapor düzenlenmesi için bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu 20/08/2025 tarihli raporda; Meydana gelen kazada ... plakalı .. aracı sürücüsü % 100 kusurludur. Park halinde bulunan ... plakalı araç sürücüsüne kusur izafe edilmemektedir. Davacı sigorta şirketi, sigortalısına ödemiş olduğu 13.905,51 TL hasar bedeli ve 27.579,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 41.484,51 TL yi, kusurlu aracın işleteni olan davalı ...'den rücuen talep edebilir. Davacının bu talebinde bulunabileceği kanaatine varılmıştır. Şeklinde rapor ibraz etmiştir. Bilirkişi 29/09/2025 tarihli ek raporda ise;19.10.2023 tarihinde meydana gelen kazada, ... plakalı ... aracı sürücüsü %100 kusurludur. Park halinde bulunan ... plakalı aracın sürücüsüne kusur izafe edilmemektedir. Teknik inceleme sonucu belirlenen zarar tutarı 41.484,51 TL olmakla birlikte, sigorta şirketi tarafından fiilen yapılan ödemeler toplam 48.686,61 TL'dir. Rücu davasında esas alınması gereken tutar, sigorta şirketinin belgelerle sabit fiili ödemeleri olduğundan, davacı tarafın kusurlu araç işleteni davalı ...'den talep edebileceği miktar 48.686,61 TL'dir. 5. Sonuç olarak; önceki rapordaki teknik tespitler korunmakla birlikte, fiili ödeme belgelerinin dikkate alınması suretiyle davacı vekilinin itirazı haklı bulunmuş, rücuya esas alınabilecek toplam miktar 48.686,61 TL olarak belirlenmiştir. Davacının bu talebinde bulunabileceği kanaatine varılmıştır. Şeklinde rapor ibraz etmiştir. Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları B.4. Maddesinde Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Hükmü bulunmakta olup B.4.-Fmaddesinde Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibizorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, sigortacının ödediği tazminatı sigortalısına rücü edebileceği hüküm altına alınmıştır. Kaza tespit tutanağının incelenmesinde davalıya ait aracın sürücüsünün kaza yerini terk ederek Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları B.4. F maddesini ihlal ettiği anlaşılmış ve dosyada aldırılan kusur raporunda davalıya ait aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davacının davadışı sigorta şirketine 48.686,61 TL ödeme yaptığı anlaşılmakla davacının bu tutarı davalıdan rücüen talep edebileceği kanaatine varılmış ve Davanın kabulü ile 48.686,61TL'nin 16.686,61 TL'lik kısmının 29/01/2024 tarihinden, 32.000,00 TL'lik kısmının 14/05/2024 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile 48.686,61TL'nin 16.686,61 TL'lik kısmının 29/01/2024 tarihinden, 32.000,00 TL'lik kısmının 14/05/2024 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.325,78-TL karar harcından peşin olarak alınan 831,45-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.494,33-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcının 831,45-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 6.962,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/12/2025

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/776, K. 2025/809, T. 05.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-776-e-2025-809-k-571aaa3ae3eb