İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/470 E. 2026/139 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/470
Karar No
2026/139
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/470 Esas KARAR NO : 2026/139

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/05/2025 KARAR TARİHİ : 03/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;Davalı ile müvekkili banka arasında 20.12.2023 tarihli Bireysel Müşteri Sözleşmesi ve 04.04.2025 tarihli Ticari Müşteri Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeler kapsamında 24.09.2020 - 07.06.2022 tarihleri arasında haimli olduğu banka kart/kartlarından yurt dışından para transferleri yapıldığını, bu para transferlerine konu bedellerin Türk Lirasına çevrilmesinde uygulanacak kurun belirlenme esasları bu sözleşmelerde açıkça düzenlendiğini, bu düzenlemelere rağmen, banka sistemlerinden kaynaklanan nedenlerle kurun belirlenme esaslarında bir sorun yaşandığını ve sehven, ödenmesi gerekenden daha fazla bir tutar müşteri hesabına geçtiğini, bu hatalı hesaplamanın müvekkili banka tarafından fark edilmesi üzerine müşteri ile iletişime geçilerek konu açıklandığını, fazla ödenen bedelin iadesi talep edildiğini ancak müşteri tarafından bu talep gereği yerine getirilmediğini, alacağın tahsili amacıyla ... Banka Alacakları İcra Dairesi... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak icra dosyasına itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek; ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptaline, takibin devamına, borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı Banka'nın yurtdışından yapılan para transferleri sonucunda müvekkili lehine 24.09.2020-07.06.2022 tarihleri arasında 04.04.2025 tarihli sözleşmeye dayanarak (iddia edilen tarihlerden 3 yıl sonra imzalanan) 57.380,73-TL sehven fazladan para kaydedildiği iddia edildiğini, davacı tarafça sunulan iddianın kabulünün taraflarınca mümkün olmadığını, müvekkilinin hesabına gelen döviz tutarlarının, davalı bankanın müvekkiline önermiş olduğu kur oranı üzerinden dönüştürülerek hesabına yatırıldığını, sehven fazladan yatırılmış bir tutarın söz konusu olmasının davalı bankanın 3 yıl sonra, müvekkiline yanlış kur oranından hesaplama yapıldığını bu nedenle fazla hesaplanan tutarın iade edilmesi gerektiğini ifade ettiğini, davalı bankanın, müvekkiline mobil bankacılık üzerinden bir kur oranı önerdiğini müvekkilininde bu öneriyi kabul ettiğin, bu neticede, hazır olanlar arasında Davalı bankanın onayı ile sözleşme kurulduğunu, davalı banka tarafından aradan 3 yıl geçtikten sonra 'biz size yanlış bir kur vermişiz' demenin kötü niyetli olduğunun hukuka da aykırı olduğunu, söz konusu olayda davalı bankanın bir zararı olmadığını müvekkiline sehven yapmış olduğu bir ödeme de olmadığını, yapılan tüm işlemlerin irade birliği ile icap, kabul edilerek gerçekleştirildiğini, iş bu nedenle müvekkilinin davalı bankaya karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davalı banka, ... 56. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkiline ihtarda bulunduğunu, taraflarınca ... 8. Noterliği ... yevmiye numaralı... tarihli İhtarname ile cevap verildiğini, ... Bankası A.Ş.'nin tüketici olan müvekkiline karşı ben sana yanlış kur önerdim bana paramı geri ver dendiğini bu durumunun oldukça komik olduğunu Borçlar Kanunu'na aykırı olduğunu, müvekkilinin kardeşi ... (T.C. ...) müvekkilinin ... aracılığıyla iş bu banka ile çalışmaya başlamış olduğunu müvekkilinin ...'ın tacir olduğundan ve çalışanları söz konusu bankadan avantajlar elde ettiği için ailece ve şirketçe iş bu banka ile çalışıldığını, ancak aynı taleplerin ...ve çalışanı ... (T.C. ...)'dan da talep edildiğini, dava ekinde sunulan sözleşmenin kabulünün taraflarınca mümkün olmadığını, zira sunulan 20.12.2013 tarihli sözleşme imzasız ve karekodsuz bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin sayfalarında müvekkilinin herhangi bir imzası olmadığını, davacı tarafın sunmuş olduğu sözleşmelerin bir an bile kabul anlamına gelmemekle birlikte bireysel müşteri sözleşmesi olduğunu ticari sözleşmeler olmaığını aksi bir durumda müvekkilini bağlamadığını, müvekkilinin tacir olduğunu söz konusu işlemlerin ticari iş kapsamında gerçekleştirildiğini belirterek öncelikle usulden mahkememiz aksi kanaatte ise huzurdaki davanın esastan reddi ile dava masraf ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ... 10.Tüketici Mahkemesinin 30/05/2025 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı dosyasında; "...6502 sayılı TKHK'un “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde; “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3.maddesine göre: "Tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder.” "Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi" "Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder." "Tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." Davaya konu edilen 04.04.2025 tarihli sözleşmenin, Ticari Müşteri Sözleşmesi olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere; 1- 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. md. gereğince davanın görev nedeniyle usulden reddine; Mahkememizin görevsizliğine, 2-Görevsizlik kararı kesinleştikten sonra, 6100 sayılı HMK'nın 20/1. maddesinde belirtilen 2 haftalık süre içinde, taraflardan birinin talebi halinde, dava dosyasının davayı bakmaya görevli İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne gönderilmesine; yargılama gideri, harç, vekalet ücretleri, gider avansı vb. hususların 6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi gereğince görevli mahkemece değerlendirilmesine..." kararı verildiği, bu nedenle mahkememizin 2025/470 Esas sayılı dosyasına kaydı yapıldığı görüldü. Bilirkişi tarafından düzenlenen 31/12/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...Davalı ... ile Davacı ... Bankası A.Ş. arasında; 20.12.2013 tarihli Bireysel Müşteri Sözleşmesi, 04.04.2025 tarihli Ticari Müşteri Sözleşmesi akdedilmiştir. Sözleşmelerin 16.5 maddelerinde işlemler ayrıntılı belirtilmekle birlikte, dava konumuz da olan 24.09.2020-07.06.2022 tarihleri arasında fazla ödeme yapılması konusu 04.04.2025 tarihinde imzalanan Ticari Müşteri Sözleşmesi 16.8 maddesinde yer almaktadır. Banka’nın davalıdan talebi, işlem tarihlerinden sonra imzalanan sözleşme maddesinde olması Sayın Mahkeme’nin takdirinde olduğu, Davacı Bankanın (14.07.2023) Takip tarihi İtibariyle, Davalılardan; (TALEBİ İLE BAĞLI OLMAK ÜZERE) 55.268,99 TL Asıl Alacağı (Yasal Faiz %9) 1.362,91 TL İhtarname Masrafı (Yasal Faiz %9) 722,28 TL Asıl Alacak Faizi (22.05.2023-14.07.2023) 26,55 TL İhtarname Masrafı Faizi (26.04.2023-14.07.2023) 57.380,73 TL Toplam Alacak olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı. ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı icra takip dosyası UYAP üzerinden incelendi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yönelik itirazın 2004 Sayılı İİK'nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafça itirazın iptali davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı. ...Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yapılan incelenme ile; davacı tarafça genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ''...'' ödeme emri düzenlendiği, borçlu tarafından icra takip dosyasına sunulan dilekçe ile; ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz edildiği, süresinde yapılan iş bu itiraz nedeniyle icra takibinin durdurulduğu, takibin devamı için huzurdaki davanın süresi içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı, toplanılan tüm deliller ile bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı banka ile davalı arasında bireysel ve ticari müşteri sözleşmeleri bulunduğu, davacı banka tarafından hesap hatası nedeniyle fazla ödenen bedellerin icra takip kanalı ile tahsilinin talep edildiği, davalı tarafından ise davalı banka tarafından yapılan iade gerektiren fazla bir ödemenin olmadığı, tarafların iradesi dahilinde olduğu, ayrıca 3 yıllık zaman zarfından sonra talepte bulunulmasının kötü niyetli olduğu iddiası ile davanın reddini talep ettiği, sebepsiz zenginleşmeden zenginleşen için doğan borç iade borcu olup, bu hal TBK'nun 77.maddesinde “Haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür” şeklinde ifade edilmiş olduğu, geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi denkleştirici adalet düşüncesine dayalı olduğu, denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğu, sebepsiz zenginleşme halinde iade borcunun doğması için haksız fiile dayalı borçlarda olduğu gibi borçlunun kusurlu olması şartı aranmadığı, iş bu nedenlerle davacının hata nedeniyle yaptığı fazla ödemeyi talep edebileceği, taraflar arasında imzalanan ticari sözleşme içeriğinde yer alan “16.8. Herhangi bir şekilde müşteriye fazla ödeme yapılması halinde, müşteri bunu derhal iade etmeyi, bu tutara işlemin yapıldığı tarih ile ödemeyi yapacağı tarih arasında geçecek günler için bu Sözleşme’nin Temerrüt hükümleri uyarınca faiz, fon ve gider vergisi tahakkuk ettirilmesini kabul ve taahhüt eder.”madde hükmü her ne kadar banka tarafından fazla ödemeye konu işlem tarihinden sonra yer alsa da genel kanun hükümleri çerçevesinde sebepsiz zenginleşme değerlendirilmesi yapılarak bankanın hata sonucu ödediği miktarı talep etme hakkının olduğu, 24.09.2020-07.06.2022 tarihleri arasında davalı tarafın kartına yurt dışından yapılan para transferi işlemi neticesinde, davacı banka tarafından kullandırılan kartların toplamına 1.878.589,49 TL alacak kaydedilmesi gerekirken sehven toplamda 1.933.858,48 TL alacak kaydedildiği, davacı banka tarafından fazladan alacak kaydedilen 55.268,99 TL ödemenin takibe konu edildiği, bilirkişi raporu ile yapılan hesaplamada davacı banka tarafından icra takibinde talep edilen miktarın fazla olmadığı, icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, kabul edilen alacağın %20’si olan 11.676,146 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla DEVAMINA, Kabul edilen alacağın %20’si olan 11.676,146 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gereken 3.919,67 TL harçtan peşin alınan 979,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.939,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 979,92 TL peşin harç toplamı olan 1.595,32 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 8.362,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.080,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma yolu ile) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/03/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/470, K. 2026/139, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-470-e-2026-139-k-27a1d14bf145