İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/460 E. 2025/976 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/460
- Karar No
- 2025/976
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/460 Esas KARAR NO : 2025/976 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/06/2025 KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;taraflar arasında sözlü olarak yapılan sözleşmeye göre müvekkilinin karşı tarafın ... ada ... parsel numaralı taşınmazda bulunan .... elektrik ve su tesisatı işi ile birlikte aynı taşınmazın su ve elektrik altyapısının hazırlanması işlerini üstlendiğini, İki adet 1+1 oda, İki adet personel odası , İki adet tek oda ve Bir adet buzhane yapılması yönünde anlaştıklarını, müvekkilinin bu projenin elektrik- su tesisatı ve altyapı işlerini yapmaya başladıktan sonra karşı tarafın projeye İki adet 1+1 oda, İki adet personel odası ve Üç adet 1+1 oda daha ekleme yaptığını bildirdiğini, üstlenilen işin yapımı aşamasında karşı tarafın projeye eklemeler yapması ve planları değiştirmesi sonucunda elektrik ve su tesisatı için müvekkili tarafından temin edilen malzemelerde fazlalıklar ve dolayısıyla zaiyat oluştuğunu, kararlaştırılan hizmetler dışında birçok ekleme ve proje değişikliği yapıldığını, müvekkilinin giderlerinin arttığını, karşı tarafın ödeme yapmadığını, ... .-TL tutarında faturanın düzenlendiğini, ... .-TL kısmi ödeme yapıldığını, müvekkilinin ödenmeyen ... .-TL alacağının tahsili amacıyla Kumluca İcra Müdürlüğü’nün ... /... esas sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak takip başlatıldığını, davalının kötüniyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek itirazın iptaline, %20'den az olmamak kaydı ile tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında sözlü olarak anlaşıldığını, işin yapılacağı taşınmazın karşı tarafa teslim edildiğini, davacının işini düzgün yapmadığını ve yarım bıraktığını, aldıkları bilirkişi raporunda yapılan işlerde ciddi eksiklikler ve kusurlar tespit edildiğini, eksik işlerin tamamlanması için gerekli işçilik bedelinin .... TL olarak hesaplandığını, anlaşmanın dışında işler talep edilmediğini, proje değişikliğinin işlerin uzamasına ve maliyetin artmasına bağlanmasının gerçeği yansıtmadığını, davacının yaptığı düzeltmelerin kendi kusurlarından kaynaklandığını, davacının düzenlediği faturaların fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibinde vaki itirazın iptali davası olup süresinde açılmıştır. Mahkememizce öncelikle görev hususu incelenmiş olup, bu kapsamda gerçek kişi davacının tacir olup olmadığı araştırılmış, ilgili kurumlara müzekkereler yazılmıştır. Dosyamız arasına alınan müzekkere cevaplarının incelenmesinde, davacının ticaret sicil müdürlüğünde rastlanmadığı, esnaf odasında kaydı bulunduğu, vergi dairesinde kayıtlı olup VUK 178. Madde hükümlerine tabi olduğu, 2024 yılına ait gayri safi hasılat miktarını gösteren YGV beyannamelerinin gönderildiği görülmüştür. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir. Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir. Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir. TÜİK verilerine göre, davacının yaptığı işe göre 2.bentteki sınırlara ilişkin 2024 yılında defter hadlerine göre gayrisafi hasılat ... TL olarak belirtilmekle davalının en son (2024) gayrisafi hasılatı vergi beyannamesi ile ... TL olduğu bildirildiğinden davalının esnaf olarak kabulü gerekmektedir. Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, davacı tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı.09/12/2025
Katip ... (e-imzalıdır)
Hakim ... (e-imzalıdır)