İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/46 E. 2025/434 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/46
- Karar No
- 2025/434
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2025/46 KARAR NO : 2025/434
DAVA : MENFİ TESPİT (İlamsız İcra Takibinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/01/2025 KARAR TARİHİ : 23/06/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen MENFİ TESPİT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine ... 23. İcra Müdürlüğünün ....E. Numaralı dosyası ile davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 28.09.2024 tarihinde gönderildiğini ancak müvekkilinin evde olmadığı için tebligatın mahalle muhtarına yapıldığını, bu sebeple müvekkilinin kendisine gelen tebligattan haberi olmadığını, icra takibinin kesinleştiğini, ödeme emrinde takip dayanağı belge olan çeklin 14.08.2004 tarihli olduğunu, müvekkilinin bu icra takibinden ve çekten kaynaklanan hiçbir borcu bulunmadığını, çekte müvekkilinin hiçbir şekilde imzası bulunmadığı gibi müvekkilin çekten haberi bile olmadığını, müvekkilinin imza örneklerinin aşağıda belirtmiş oldukları ilgili kurumlardan celbini talep etiklerini, müvekkilinin borcu bulunuyor olsaydı dahi söz konusu çekin zaman aşımına uğradığını, kambiyo senetlerinde zaman aşımı süresinin 3 yıl olduğunu, çekin kambiyo vasfını kaybettiğini, genel alacak zaman aşımı süresinin de TBK.nun 146.maddesi gereğince 10 yıl olduğunu, keşide-vade tarihi olan 14.08.2004 tarihinden itibaren 20 seneden fazla bir süre geçtiğini, kötü niyetli icra takibi başlatıldığını, müvekkilinden para tahsil edilmeye çalışıldığını, davalı şirket yetkilileri hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, başlatılan icra takibinin öncelikle teminatsız, olmadığı takdirde uygun görülecek bir teminat karşılığında durdurulmasını, ... 23. İcra Müdürlüğünün ... E. Numaralı dosyası açısından icra veznesine girecek para olması durumunda davalıya/alacaklıya ödenmemesini ve müvekkile ait ... Plakalı araç üzerinde bulunan yakalama şerhinin kaldırılarak haciz şerhi olarak devam etmesine, yargılama sonunda da müvekkilin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, ... 23. İcra Müdürlüğünün ... E. Numaralı dosyasına konu icra takibinin iptaline, eski hale iadesine, kötü niyeti aşikar olan davalı (alacaklı) tarafa İİK 68/5 md. uyarınca davada talep edilen miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ... unvanıyla müvekkilinden toptan veya perakende olarak birçok kez alışveriş yaptığını, müvekkilinin de davaya konu edilen dosyadan davalı aleyhinde icra takibi başlattığını, davacı tarafın ''...'' sahibi olarak uzun zaman borcunu ödemediğini, buna rağmen de kesinleşen icra dosyasından menfi tespit davası açtığını, borçlunun aracının haczi ve yakalama işlemleri üzerine kötü niyetli bir şekilde yaklaşık 6 ay sonra huzurdaki davayı açtığını, davacının ödeme emrinden bu tarihe kadar haberdar olamamasının düşünülemeyeceğini, bu durumun hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davacının, müvekkiline olan borcunu ödememek ve geciktirmek amacıyla huzurdaki davayı ikame ettiğini, ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne (...) müzekkere yazılarak davacının ortağı veya sahibi olduğu firmalar ile ... vergi kimlik numaralı Mican Mobilyanın sahibi, ortağı ve yetkililerinin sorulmasını talep ettiklerini, akabinde davacıdan ticari defterlerinin ve muhasebe kayıtlarının da sunmasını talep ettiklerini belirterek, davanın arabuluculuk sürecinin kanuna ve usule aykırı şekilde yapılmış olması nedeniyle usulden reddine, aksi takdirde esasa geçilmesi halinde ise kanuna ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı aleyhinde huzurdaki davanın haksız ve kötü niyetli olarak açılmış olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ilamsız icra takibi ve dayanağı zamanaşımına uğramış, yazılı delil başlangıcı mahiyetindeki çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin, İİK.nun 72/3.maddesine göre açılmış Menfi Tespit davasıdır. Davalının ... 23. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 19.09.2024 tarihinde, davacı ile dava dışı ..., ... aleyhine, dava ve takip konusu 14.08.2004 tarihli 10.000.000.000,00.-TL bedelli çeke dayanarak, 18.125,00.-TL alacak, 437.443,15.-TL alacak kalemleri üzerinden toplam 455.568,15.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 28.09.2024 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emrine itiraz edilmediği, alacaklı vekilinin 08.10.2024 tarihinde talebi üzerine icra müdürlüğünce 09.10.2024 tarihli "Karar Tensip Tutanağı" ile takibin İİK.16.maddesi uyarınca İcra hukuk mahkemesine 7 gün içerisinde şikayet yolu açık olmak üzere kesinleştirilmesine karar verildiği, takibin kesinleştiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 19/02/2019 tarih ve ... E...K. Sayılı ilamı ile benzer içtihatlarında da işaret edildiği üzere: 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. Kanunun 5. maddesi uyarınca ticari davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, dava tarihi itibariyle de Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Huzurdaki dava; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan mutlak ticari dava değildir. Zira davanın dayanağı olan ve 19.09.2024 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinin dayandığı belge 14.08.2004 tarihli, zamanaşımına uğramış ve kambiyo vasfını yitirmiş, yazılı delil başlangıcı niteliğindeki çektir. Ortada kambiyo senedinden kaynaklanan bir takip olmadığından dava mutlak bir ticari dava da değildir. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Gelir İdaresi Başkanlığı ... Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 23.05.2025 tarihli cevabi yazılarına göre davacının 01.06.2024 - 30.07.2011 tarihler arasında kurumlarında faal vergi mükellefi olduğu ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir. Buna göre davacının tacir olmadığı ...sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde Gelir Vergi Beyannameleri ile eki performans bilgileri tablosu ve işletme hesap özetlerine göre VUK 177/1-3 madde hükümleri uyarınca 1. sınıf tacir olmadığı, bilanço esasına göre defter tutan kimselerden olmadığı, yıllık alış satış hadlerine göre esnaf olduğu, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır. 6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Açıklanan nedenlerle huzurdaki dava, davacının esnaf olması nedeniyle ticari bir dava değildir. Davada, mahkememiz görevli olmayıp, genel mahkemeler görevli olduğundan (Emsal: Yargıtay 3.HD.nin 24.11.2022 tarih ve ... E. ...K.ile 06.10.2022 tarih ve... E. ...K.ile 16/06/2022 tarih ve ... E. ... K. ile 19.01.2016 tarih ve ...E. ...K.ile Yargıtay 23.HD.nin 28.12.2015 tarih ve ...E. ... K.ile 25.11.2015 tarih ve ... E. ... K. Yargıtay 11.HD.nin 23.05.2023 tarih ve ...E.... K. İle 29.04.2015 tarih ve ... E. ... K.ile Yargıtay 17.HD.nin 16.04.2015 tarih ve ...E. ...K. Vb), görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE, 6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Karar kesinleştiğinde kasaya alınan belge asıllarının görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, İhtiyati tedbir kararı görevli mahkemece verilebileceğinden, Mahkememizin 22/01/2025 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.23/06/2025
KATİP
HAKİM