İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/441 E. 2026/201 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/441
- Karar No
- 2026/201
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/441 Esas KARAR NO:2026/201
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ :23/10/2019 KARAR TARİHİ:31/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 22.06.2019 tarihinde ZMMS sigorta poliçesi bulunmayan ... plakalı aracın dava dışı ... sevk ve idaresinde iken ... Caddesi üzerinden ... merkezi istikametinden ... Caddesi istikametine seyri sırasında olay mahalline geldiği esnada karşı yönden gelen müvekkilinin kullandığı bisiklete, karşı şeride geçmek suretiyle aracının sol ön kısmından çarpması ve kaldırıma çıkması ile neticesinde çift taraflı meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır yaralandığını ve malul kaldığını, dava öncesi davalı sigorta şirketine 23.10.2019 tarihinde yazılı başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketinin maluliyet raporunun bulunmaması ve tedavinin devam ettiği gerekçesi ile taleplerini 15 günlük yasal süre içinde olumlu cevaplamadıklarını, maluliyet raporunun düzenlenebilmesi için gereken 12 aylık sürenin 22.06.2020 tarihinde dolacağını, bu süre zarfında hak mahrumiyetinin oluşmaması için işbu davanın ikame edilmesi zorunluluğunun ortaya çıktığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4..600,00 TL daimi sakatlık (maluliyet) tazminatının 23.10.2019 davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle müvekkili kurumun rücu hakkını kullanabilmesi için kaza sırasında ZMMS sigortası bulunmayan araçmaliki ...’a davanın ihbarının ypılmasını talep ettiklerini, kabul anlamın gelmemek kaydıyla sorumluluklarının ... plakalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve ZMMS sigortası teminat limitleri dahilinde olduğunu, kusur durumunun tespitinin Adli Tıp Kurumu tarafından yapılmasının gerektiğini, maluliyet durumunun tespiti için ATK tarafından oranların belirlenmesi gerektiğini, kaza tarihi dikkate alınarak hesaplamanın TRH 2010 yaşam tabloları ve teknik faiz ile yapılmasını, dava tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olabileceklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. DELİLLER: ... Ceza Mahkemesi 2019/... esas sayılı dosyası, ... CBS'nın 2019/... soruşturma sayılı dosyası, davacıya ait tedavi evrakları, 156868 sayılı hasar dosyası, davacının SED araştırma raporu, SGK kayıtları ATK kusur raporu, ATK maluliyet rapour, arabuluculuk son tutanak aslı, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı. Mahkememizin 28/12/2021 tarihli 2019/1111 E. 2021/939 K. Sayılı ilamı ile "Davanın kabulü ile, davacı ... yönünden 295.953,87 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği, istinaf incelemesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 13/06/2025 tarihli 2022/478 E. 2025/946 K. Sayılı ilamı ile; "Somut olayda; kazanın 22.06.2019 tarihinde meydana geldiği anlaşılmakla davacının iş göremezlik oran ve süresinin kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekmesine rağmen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen ATK 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir. O halde, yerel mahkemece yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre tüm tedavi evraklarının incelendiği, gerektiği takdirde davacının bizzat muayenesinin yapılması suretiyle usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli şekilde düzenlenecek yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre (kararın sadece davalı tarafça istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklara riayet edilerek) bir karar verilmesinden ibarettir. Somut olayda; bisiklet sürücüsü konumunda bulunan davacının trafik kazasında baş bölgesinden de yaralandığı (maksiller kemik ve mandibula kırığı) sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52. maddesi gereğince Yargıtay ilgili Dairesi ve Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken davalı tarafın müterafik kusur savunmasına yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yargılama yapmak üzere dosyanın Mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacının 22/06/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle sürekli göremezlik talepli tazminat davası açtığı anlaşılmıştır. 22/06/2019 günü saat:08:10 sıralarında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... caddesini takiben ... Merkezi yönünden ... caddesi istikametine seyir halinde iken aracın kontrolünü kaybetmesiyle sola doğru yönelmesi ile karşı yönden gelen davacı ...'ün sevk ve idaresindeki bisiklete çarpması sonucunda davaya konu olay meydana gelmiş olup, ... hakkında mağdur ...'e yönelik olarak taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/... E. Sayılı dosyasıyla kamu davası açıldığı, ceza dosyasında alınan 03/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücüsü olan ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/d ve 84/g maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanuna bağlı Yönetmeliğin 95/d ve 157/a-7 maddesi uyarınca kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/... E. 2020/... K. Sayılı ilamı ile ... hakkında taksirle yaralamaya neden olma suçundan TCK 89/1, 89/2-b, 62/1 maddeleri gereğince neticeten 5.000,00 TL adli para cezası verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, dosyanın kusur incelemesi için ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 26/10/2020 tarihli raporuna göre; sürücü ...'ın idaresindeki araç ile olay mahalli yolda seyir halinde iken seyrini kendi istikametine ayrılan yön içerisinde kalacak şekilde sürdürmeye gerekli ve yeterli özeni göstermesi gerekirken bu hususa riayet etmeksizin kendi sevk ve idare hatasıyla sola yöneldiği ve karşı yönden gelen davacı idaresindeki bisikletle çarpışması neticesinde meydana gelen olayda %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ün idaresindeki bisiklet ile olay mahalli kendi istikametine ayrılan yöne içerisinde seyir halinde iken meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığının belirtildiği, söz konusu ATK Trafik İhtisas Dairesinin 26/10/2020 tarihli raporu hukuka uygun ve denetime elverişli, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ve olay mahalli özellikleri ile uyumlu olduğu anlaşılmakla tazminat hesabında ve hükümde esas alınmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. (Bknz. Yargıtay 4. HD'nin 05.02.2025 tarihli, 2023/2373 E. - 2025/1758 K., 25.04.2024 tarihli, 2022/8917 E. -2024/3796 K. sayılı vb. ilamları) Somut olayda; bisiklet sürücüsü konumunda bulunan davacının trafik kazasında baş bölgesinden de yaralandığı (maksiller kemik ve mandibula kırığı) sabit olduğundan buna göre davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52. maddesi gereğince Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına karar verilmiştir. ATK 2. İhtisas Kurulunun 23/02/2021 tarihli maluliyet raporuna göre 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucu davacının tüm vücut engellilik oranının %26,2 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. İstinaf kaldırma ilamı sonrası Mahkememizce alınan ATK 2. İhtisas Kurulunun 04/08/2025 tarihli maluliyet raporuna göre 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucu davacının tüm vücut engellilik oranının %23 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3119 E. 2021/2025 K. Sayılı ilamına göre yerleşmiş uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde malûliyetin varlığı ve oranına ilişkin belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Kazanın 22/06/2019 tarihinde meydana geldiği ve ATK 2. İhtisas Kurulundan 04/08/2025 tarihli Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmakla; düzenlenen rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmıştır. Dosya istinaf kaldırma ilamı öncesi aktüerya bilirkişine tevdi edilmiş olup bilirkişinin 08/05/2021 tarihli raporundan özetle: "davacının kaza tarihinde 40 yıl 5 ay 22 gün üzerinden 40 yaşında olduğu, TRH 2010 Erkek yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye ömrünün 35 yıl olduğu, 75 yaşına kadar muhtemelen yaşayacağı, davacının daimi sakatlık zararının 295.953,87 TL olduğu, 2019 yılı ilk 6 ayı için azami teminat limiti olan 390.000,00 TL'nin içinde olduğu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruda eksik belgelerin bulunduğu ve maluliyet raporu düzenlenmeden talepte bulunulduğundan dava tarihinin temerrüt tarihi olacağı ve yasal faiz talep edilebileceği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. İstinaf kaldırma ilamı sonrası aktüerya bilirkişiden ek rapor alınmış olup, bilirkişinin 02/01/2026 tarihli raporunda özetle; "Hükme esas alınan 08/05/2021 kök rapor tarihi itibariyle, Davacı ...’ ün 22/06/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası; %23 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 262.728,10 TL olduğu, davalı ... Hesabının sorumluluk azami limiti 390.000 TL ‘ nin içinde bulunduğu, İşbu rapor tarihi itibarı ile en son bilinen 2026 yılı asgari ücretlerle hesaplandığında; Davacı ...'ün 22/06/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası; %23 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 2.336.501,56 TL olduğu, davalı ... Hesabının sorumluluk azami limit 360.000 TL ile sınırlı olduğu, bir başka değişle ... Hesabından azami limit 360.000,00 TL talep edilebileceği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Davacı vekilinin 24/06/2021 tarihli talep arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 295.953,87 TL'ye arttırdığı anlaşılmıştır. Aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın Yargıtay 17. HD' nin 2020/2598 E. 2021/34 K 14.01.2021 tarihli kararı ve T.C. Yargıtay 17. HD. 2019/3292 E. 2021/1848 K. 24.02.2021 tarihli doğrultusunda, TRH 2010 Yaşama Tablosu ve progresif rant yöntemi olarak adlandırılan hesaplama yöntemi dikkate alınarak düzenlendiği anlaşılmakla dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmış olup karar sadece davalı tarafça istinaf edildiğinden usuli kazanılmış haklar gözetilerek hükme esas alınan 08/05/2021 kök rapor tarihi itibariyle, davacı ...’ ün 22/06/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası; %23 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 262.728,10 TL olduğu, davacının %20 oranında müterafik kusur indirimi sonucunda sürekli iş göremezlikten kaynaklı uğradığı maddi zararının 210.182,48-TL olduğu, ... plakalı aracın kaza tarihinde ZMMS sigorta poliçesinin bulunmadığı bu nedenle davalı ... Hesabının davacının sürekli iş göremezlik zararından sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, davanın kısmen kabulü ile davacının %20 oranında müterafik kusur indirimi sonucunda sürekli iş göremezlikten kaynaklı uğradığı maddi zarar karşılığı olan 210.182,48-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının %20 oranında müterafik kusur indirimi sonucunda sürekli iş göremezlikten kaynaklı uğradığı maddi zarar karşılığı olan 210.182,48-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 14.357,57-TL karar harcından daha önceden yatırılan toplam 1.044,40-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 13.313,17-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin kabul red oranına göre 1.171,76-TL'sinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 148,24-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 33.255,77-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 44,40-TL başvuru harcı, 44,40-TL peşin harç ve 1.000,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.088,80-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 4.800,00-TL Bilirkişi ücreti (Bozma Öncesi 800,00-TL), 5.770,00-TL ATK fatura ücreti (Bozma Öncesi 1.120,00-TL) ve 464,50-TL (Bozma Öncesi 286,00-TL) posta giderinden ibaret toplam 11.034,50-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 9.795,32-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yatırılan 150,00-TL posta giderinden ibaret toplam 150,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 16,84-TL'nin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026
Katip ... e-imzalı*
Hakim .... e-imzalı*